Normalde temizlik yapınca oh tertemiz oldu hissi gelir ya, odayı kapatıp robota temizlettikten sonra o odaya girince bu his iki katına çıkıyor sanki. Odanın havası bile temizlenmiş geliyor. Daha fazla farkediliyor o temizlik hissi. Evin diğer yerlerini de belki robota temizletirim diyordum ama şarjının dolmasını bekleyemedim kendim süpürüp temizledim. Sonra mopla yerleri sildim.
Başka ne yaptım bugün, nevresimleri ve beyazları yıkadım, astım. Kıyafetleri toparladım.
Fotoğrafta sol alttaki kalbi de ben örmüştüm bu arada.
Evde ekmek çok azdı, hava da çok güzeldi, bu bahaneyle markete gideyim dışarı çıkıp yürümüş olayım dedim çöpler de birikmişti onları da aldım çıktım. O kadar sıcaktı ki üstüme hiç mont almasam da üşümezmişim. Rüzgar bile ılık esiyordu. Günlük güneşlikti. Şok markete gittim biraz daha uzak bize, yürüyüş olsun diye. Kasanın yanında bu benim yaptığım örgü kalplerden anahtarlıklar satılıyordu. Tanesi 99₺ idi. Aynı böyle kırmız kalp yapıp anahtarlık aparatını takmışlar. Tek tek ambalajlanmış satılıyor markasını okuyamadım ama el emeği falan yazıyordu. Ben de yapıp satmayı düşünmüştüm zamanında ama sürekli yapınca bileğim ağrıyor ve sıkılıyorum diye hiç girişmedim.
Temiz nevresimler, temiz ev, güzel bir pazar daha böyle bitti. Bir yerlere gidip gezip kendimi daha da yormak istemedim açıkçası, ama işyerine alışıp rutinimi oluşturunca haftasonları hayata daha fazla karışacağımı umuyorum.
Rutin demişken, bir arkadaşım okuduğu bir kitapta rutinlerin insanlar için çok önemli olduğunu yazdığını söylemişti. Kendimize rutinler oluşturmamız gerekiyormuş. Hangi kitaptı hatırlamıyorum şu an. Ben kendime rutin olarak ne oluşturdum şimdiye kadar diye düşündüm, en istikrarlı rutinim kahve saatlerim. Onun dışında şu an öğle yürüyüşlerim var. Ama bireysel rutinleri kurmak kolay, asıl maharet başkalarıyla ortak rutinler oluşturmakta bence. Çünkü o rutinleri tek başına yönetemezsin ve bozulduğunda da tamamen terketmek yerine ya kendin devam etmek ya da başka bir şeye dönüştürmek gerek. Mesela ben pazar günleri öğlen bir iki saat annem ve babamla görüşme rutini oluşturuyorum gibi. Bazen bırakmak geliyor içimden ve kendime nedenini soruyorum, “çünkü alışırım ve onlar bırakırsa üzülürüm” cevabı geliyor. Hayatta bir çok şeyden kaçmamın da temel sebebi bu. Üzülmekten kaçmak. Sonra “yarın öbürgün bu günleri değerlendirmediğim için pişmanlık hissedebilirim” diye düşündüm ve saçma sapan korkularla kendimi endişeye sokmadan rutine devam etmeye karar verdim.
Baya uzun yazdım bugün, umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur okumadıysanız da canınız sağolsun :)) doğalgaz faturaları gelmiş, benim 3 petekli küçücük eve 1232₺ gelmiş ya. Geçen ay 680 gelmişti. Zam mı geldi yine acaba? Gerçi geçen ay çok aşırı soğuk olmadı ve ben gündüzleri işe giderken genelde kapatıyordum kombiyi, bu ay bazı günler kapatmadım ama yine de çok gibi ya.
Şu an vakit gün batımına yaklaşıyor ve hava yeniden soğumaya başladı, ben de kapattığım kombiyi yeniden açtım. Hasta olmayalım durduk yere.



ama işyerine alışıp rutinimi oluşturunca haftasonları hayata daha fazla karışacağımı umuyorum. Buraya yazarsın biz de okuruz hayata karışmalarını :)
YanıtlaSilİnşllah bakalım :)
Sil