Sayfalar

365 gün 2026 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
365 gün 2026 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2026 Pazar

Bebiş tohumcuk


 Filizlenir gibi yapıp beni heveslendiren mango çekirdeğinden başka bir atak gelmeyince dayanamayıp içinden çıkardım, yavru köpek gibi durmuyor mu yeni doğan bir köpüşşşşş çok tatlı :))) bi de gülümsüyor:D

Bu şekilde su dolu bardağa koyup karanlık bir yere koydum umarım filizlenirrrrr artık

25 Temmuz 2026 Cumartesi

Dört mevsim yaz talep ediyorum

Bugün hava bi kapandı sağanak yağmurlar falan… zaten yaz bitiyor diye üzülüyorum bi de kıştan ya da sonbahardan kalma bir gün oluyor iyice moralim bozuluyor yaaa

Yazı ortaladık bile:(( adım adım sonbahara gidiyoruz. Of benim artık kışları başka bir ülkede yaz mevsimine devam ederek geçirme vaktim geldi bence.

Yazın süslenip püslenmek bile güzel, kışın evsiz gibi dolaşasım geliyor. 

Bi de ben ne düşünüyorum biliyor musunuz, bence biz dört mevsimi yaşadığımız için dengesiz bir milletiz. Bi yaz oluyo bi kış oluyo. Kışın giydiğimiz kalın montları yazın görmek bile istemiyoruz hurçlara kaldırıyoruz, kışın bu incecik şeyleri gerçekten de giyecek miyiz diye bakarken yaz gelince o ince şey bile kalın gelebiliyor falan. 

Sadece yaz yaşıyor olsaydık her şey daha kolay olabilirdi. Bak İspanyollara, hep dans ediyorlar. Havaları gibi sıcak ve pozitifler. 

24 Temmuz 2026 Cuma

İki kuruşla zengin olacağını sanan satıcılar




Hatırlarsanız üç dört hafta önce prizlerimi değiştireceğim diye çerçeve almıştım sonra evde varmış diye almaktan vazgeçmiştim. O siparişimi gel al noktası olarak seçtiğim kargo şubesinden teslim almadım, nasılsa almazsam iade gider diye de rahattım. Geçende aklıma geldi bunun parası neden hala yatmadı diye siparişlerime baktım, teslim edildi yazıyordu. Hemen çıkıp kargo şubesine gittim ama şubenin yerinde yeller esiyor. Zaten sipariş geldiğinde de gidip teslim alıp sonra iade edecektim aslında ama şubeyi bulamayınca aman almazsam zaten iade gidecek diyip boşvermiştim. Belki de çok aramadığım için bulamamışımdır diye yine aradım ama yine bulamadım. Oradaki dükkanlara sordum o taşınalı çok oldu dediler. Yerini söylediler sola doğru tarif ettiler, haritaya sordum sağa doğru tarif etti ve ikisi de 1-2 km uzaklıkta. Kargonun çağrı merkezini aradım, teslim edildi yazıyor ama ben teslim almadım dedim baktılar ve satıcıya teslim edilmiş o yüzden öyle yazıyor dediler. Ama bana bi ücret iadesi yapılmadı dedim, onu satıcıyla görüşmeniz lazım dediler. Trendyol asistana yazdım, bir türlü canlı desteğe bağlanamadım, seçeneklerden “teslim almadım/başkasına verilmiş” diye bir seçenek işaretledim. Talebiniz alındı yazdı. Sonraki gün iade kodu oluşturmuş sistem bana. Tekrar asistana bağlandım ve bu sefer doğru adımlarla ilerleyerek canlı desteğe bağlandım. 


İade kodu vermişsiniz ama ürünler bende değil ki dedim. Tamam ilgileniyorum dedi, sonra satıcıya ulaştık iki iş gününde iade edecek dedi iade ekibimiz sizinle iletişime geçecek dedi. Sonra iki iş gününü geçti ama hala iade falan yok. Belki bu sırada bir numara aramış ve ben açmamış da olabilirim emin değilim. Dün tekrar ulaştım canlı desteğe, dedim ki ben parasında değilim ama çözüme ulaşsın ki buraya güvenim sarsılmasın istiyorum dedim. 


Tamam ekibe ilettim dedi, 4 iş gününde iade olacak dedi. Bugün 850li bir numara aradı, servisteydim açmayacaktım sonra belki trendyoldur diye açtım. Trendyol iade ekibinden arıyorum dedi. Bu ürünleri siz teslim almadınız mı dedi almadım dedim, kargoyla görüştüm onlar da satıcıya teslim ettik dediler dedim. Tamam teşekkür ederiz dedi kapattı ve hemen iadeler gelmeye başladı. 

8 ürün vardı toplu almıştım, tek tek iade geldi ama 6 ürün geldi. İkisini iade etmedi nedense. 80lira için daha fazla uğraşmak istemedim. Boşta kalıp uğraşacak şey arayan yaşlı emekliler gibi olmayayım dedim. Satıcı 80liranın hesabını yapıyorsa yuh ona da yani. Toplamda da 370liralık bişeydi batmazdı zaten bu paradan, belki de kargo şubesi ürünleri kaybetti teslim edildi yaptı bilmiyorum ama sonuçta ben ürünleri almadıysam iademi almalıyım. Gel al şifremi vermemişim teslim almak için sonuçta, almadığım daha burdan belli olmalı. Böyle bi uğraştırdılar beni işte. 

Bunun dışında, bugün arşivsuya bakmaya parka gittik ama ortalıkta yoktu. Her yer kedi mamasıydı ama kediler yoktu. Yiyip yiyip bi yerlerde sızdılar bence :))

———

Güncelleme:

Gece ikide kalanları da iade etmişler. Ücretin tamamı iade olmuş oldu. 

23 Temmuz 2026 Perşembe

Yavru kedi süprizi


Bugün odada bir misafirimiz vardı :))

Biliyorsunuz otopark katındayız. Arabalardan birinde artık neresinde kaldıysa sıkışmış kalmış bu kedi belli ki, otoparkta da çıkmış dışarı. Markete gidelim diye odadan çıktık, yürürken miyav sesi duyup durduk. Ben bi yere sıkışmış sandım korktum tekerleklere bakarken arabanın altından çıkıp gösterdi kendini. Minicik afacan bişey. Orada bırakırsak arabalar park ederken görmeyip ezebilirdi. Dışarı salmak için de fazla küçük gibi geldi. Odaya aldık, marketten yaş mama ve kedi kumu aldık. Yedi içti tuvaletini yaptı yaramazlık yaptı vs. Ama hiç durmuyor yerinde, hiç rahatlık vermiyor. Telefon çalıyor karşıdakine odaklanamıyorum kucağıma atlıyor not alıyorum kalemimi ittiriyor elimi ısırıyor falan. Neyse oyna zıpla sonunda yoruldu ve koltuğa geçip uyudu. Biz de öğle molası saati gelmişti yemeğe çıktık geldik hala uyuyor. Sonra uyandı gidip tuvaletini yaptı yine oyunlara devam etti. Sonra biraz daha koltukta kestirdi. Sonra bir daha kalkınca alıp yakındaki bir parka götürdük. Kedilerin olduğu, hayvanseverlerin her gün mama bıraktığı güzel bir yer. Yaş mama alıp gittik bizden ayrılmak istemezse mama verip kandırırız diye ama kızımız yere indiği andan itibaren bizi unuttu bile. Oradaki kuru mamalara saldırdı önce. Sonra etrafı turlamaya başladı. Baktık biz peşinden koşuyoruz ona rağmen dönüp bakmıyor bile. Yaş mamasını verip dönelim bari dedik, bir tane de büyük kedi vardı anlaşabilecekler mi diye baktık. Bizimki büyük kediye mamadan yemesine izin vermiyor, büyük kedi de korkudan yiyemiyor. Bizimki yavru güya ama diğeri daha narin yani. Bizim afacanı biraz alıp kenarda tuttum diğeri yesin diye, bi de hamileydi çünkü sanırım, karnı şişti. Ben tutunca o da hemen yemeye başladı. Sonra saldım benimkini de. Bırakıp döndük. Aklım hiç geride kalmadı baya sokak kedisi genleriyle doğmuş belli ki :))) arada gider bakarım orda mı diye.

İlk bulduğumuzda eve alıp beslesem mi diye düşündüm. Akşama kadar odada bakarız bugün, akşam da eve götürürüm diyordum. Benim kedi alerjim var normalde, bişey olmaz diye düşündüm ama o kadar yakın olup uzun süre sevince genzim tıkandı ve kaşıntılarım başladı. Bir de aşırı hareketli olduğu için eve tıkıp eziyet etmek istemedim. Ofiste bile tutamadık akşama kadar, öğlen götürüp bıraktık parka. Çalışamıyorduk, izin vermiyordu çünkü. 

İsmini de arşivsu koymuştuk :)))

Birkaç saatliğine kedişli bir gün oldu, tatlıydı. 

22 Temmuz 2026 Çarşamba

Mango çimlendirme


Geçen gün yediğim mangonun çekirdeğini çimlendirmek için araştırmalar yapıyordum, dün gece bari boş boş beklemesin bi suya atayım dedim su dolu kavanoza koydum. Bugün işten gelince videolardaki gibi çekirdeğin ucundan kesip içini açıp içerideki büyük fasülye gibi olan şeyi suda tutacaktım, tam bıçağı elime aldım çekirdeği de tahtaya koydum ki ne göreyim, kenardan bir delik açıp çıkmak üzere harekete geçmiş bile. Hiç ellemedim aynı şekilde kavanozdaki suya geri bıraktım. An be an gözlemleyeceğim.

Erkek kardeşimi galiba yurtdışında okutabiliriz ama öyle aklınıza yüksek pahalı yerler gelmesin, Makedonya düşünüyoruz. Sırbistan ile Makedonya arasındaydık, Sırbistan’da ırkçılık olabiliyormuş. Makedonya’da baktığım üninin haritada yerine baktım ve inanamadım tam olarak benim kaldığım otelin yanındaymış. Ben aslında orayı görmüştüm, önünden geçmiştim. Ama üni olduğunu anlamamıştım. Neredeyse otelimle bitişik yani. Kardeşim de isterse, şu an kararsız ama daha tam olarak artısını eksisini oturup konuşmadık, büyük ihtimal orada okur gibi görünüyor. Bakalımmmm güzellikle kolaylıkla olsun inşallah. Buradaki özellerden daha uyguna gelir gibi. Devlette okuyacak bi puanı da yok. En mantıklısı yurtdışı bence şu an. 

21 Temmuz 2026 Salı

Dodidodidodidodido

 

Muhteşem üçlü. Kahvem, çikolatam ve fanım :)))

Benim yine tırnağım kırıldı. Ama bu sefer yarım, ve her yere takılıyor. Saçıma dokunuyorum saç tellerimi çekiyor, gömleğime değiyor gömleğin ipliğini çekiyor vs. Kesmeyi de unutuyorum sürekli. Bugün keserim umarım unutmadan. 

Mango aldım çekirdeğini çimlendireceğim. Yapınca burda paylaşırım. 

Temizlikçi abla bana çok durgun olduğumu söyledi. Neyin var diyip durdu, bişeyim yok dedim. Ama tekrar sorması sıktı. Bende mi sorun var anlamıyorum, sevecen konuşkan sıcak davranıyor olabilirim ama bu sürekli öyle olacağım anlamına gelmez ki. Durgun olmak da isteyebilirim. Konuşmak istemeyebilirim. Bence bu da bir zorbalık. Yani cevaptan tatmin olmayıp irdelemek. Böyle direttiklerinde o insanlardan aşırı soğuyorum. Bi de ben mi bişey yaptım diye inatla sorarlarsa ışık hızıyla uzaklaşıyorum. İlişkilerimde de böyle mesela, tamam ilgilensin sorsun ama sonra sabredip benim kendimle geçirdiğim vaktin bitmesini beklesin. Neden hala böylesin, trip mi atıyorsun, ne oldu yine, ne yaptım vs vs… yanlış mı düşünüyorum?

20 Temmuz 2026 Pazartesi

Sıcakkkkk

Selammmmm
Yoğun yorucu bir gündü. 
Biraz da stresliydi. 
Şu sıcaklar zorluyor ya, daha doğrusu nem.
Birkaç gündür sabrım sınırlarda :) çatasım var birilerine nedense.

Galiba beton ablanın bugün son günüydü. Biz bayadır onunla konuşmuyorduk o yüzden bilmiyorum ama biri söyledi vedalaşır gibi birileriyle sarılıyormuş falan. Hayırlısııııı

19 Temmuz 2026 Pazar

Haşhaşiler

Acaba bu malum şeyin filizi olabilir mi ki :)))) ektiğim saksıda bu çıkmış ama ben yüz tane ekmişimdir sadece bu çıkması da pek normal değil. Bir kaç güne belli olur bakalım diğerleri de çıkarsa.

Kavun ektiğim saksıda semizotu vardı hepsini topladım.
TikTok kaydırırken bir canlı yayına denk geldim, kapalı bir kadın izdivaç yayını yapıyor. Evlenmek isteyenler bağlanıyor kendini tanıtıyor falan. Merak edip tıkladım sonra çıktım. Bu mesaj da muhtemelen o yayından dolayı geldi. İnsanların doğru düzgün evi, durumu falan yok ama yine de evlenmek istemelerine şaşırdım. Gerçekten bazı insanlar illa ki evlenmeliyim kafasındalar sanırım. Gerçi pek yalnızlığa gelemeyen bir milletiz, bağımlı bir yapımız var genel olarak. Yalnızlık korkusuyla evlenen çok insan var. Çocuk yapmak bile kalabalık olup yalnızlıktan iyice uzaklaşmak için. Evlenmek için evlenmek oluyor bu işte. Halbuki kendimizi tanımaya ve bireysel vakit geçirmeye cesaret etsek bu taraf da baya eğlenceli. 

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Karabiberim vur kadehlere


Selamlarrrrr

Saçlarımın rengini canlandırmak için bu iki boyayı aldım karıştırıp süreceğim ama hepsini değil tabi. Saç boyuma göre ayarlayacağım. Bakır rengi korumak kolay değil malum, sürekli akıyor. Akınca da soluk bir renk oluyor. Amonyaklı boyalar saçı çok yıprattığı için bu amonyaksız boyaları aldım. Orange olanı fazla turuncu, parlak bir portakal gibi oluyor (ürün yorumlarından gördüm), o yüzden içine biraz sunset karıştırmak gerekiyor. Zaten ben biraz kızılımsı turuncuyu daha çok seviyorum. Dipleri yine normal palette ile boyayacağım ama boyları bu boyalarla geçeceğim. Belki yarın belki de üç hafta sonra falan :)) acayip üşeniyorum çünkü ve araya regl döngüm girecek, döngü zamanı boya pek iyi tutmuyor onun bitmesini beklicem falan. Hava da çok sıcak ya, her şeye üşeniyorum. 

Bronzluk da saçımı iyice ortaya çıkardı bu arada ya, çok fazla güneşlenmesem de güzel yandım bence. Kararmak hoşuma gitmez normalde ama bu sefer sevdim. 


Sabah böyle bir bildirim geldi. Meğer benim hediye kahvem varmış. 

Ne hediyesi bu diye baktığımda da doğumgünü hediyem olduğunu farkettim. Unutmuşum onu ben. Bugün alacaktım sonra vazgeçtim pazartesi sendromumu hafifletsin diye pazartesi almaya karar verdim. Zaman var nasılsa.

Soğuk kahve yapmak için buzluğa buz koydum, şu anda da kahveyi soğutuyorum. Bugün temizlik yapmam lazım. Böyle işte.

Bu arada dünkü elemanın yaşını öğrendim, tahminimden daha küçükmüş 10+ fark var yani o yüzden vazgeçtim ve mesafeli davranacağım. Bu erkekler neden yaşından büyük gösteriyor hep yaaa, mesela bi tane benden 1 yaş küçük biri var babam gibi duruyor yanımda. O da benimle ilgileniyor gibi ama yakışmayız bence. Karakter olarak da donuk, sıkılırım ben. Neyse zaten aşk meşk arayışında değilim ama denk geldiği zaman da flörtleri değerlendiririm tabikide. Böyle işte bugünüm, gücümü toplayıp temizliğe başlayayım ben.

17 Temmuz 2026 Cuma

Hey şşt fıstık çıkı çıkı

Aiyyyyy arkadaşlar naber. Ben bugün bi çocukla tanıştım. Bilmiyorum sadece tanışıp kalır mıyız arkadaş mı oluruz ilerisi olur mu ama böyle yeni birileriyle tanışma heyecanı ne güzel ya. Aynı yerde çalışıyoruz aynı servisi kullanıyoruz hem de aynı yerden ama onun çalışma saatleri çok değişken olduğu için pek servis kullanmıyor. İki gün geliyor iki hafta gelmiyor gibi bişey. Geçenki servis kullandığı bir gün sabah yine aynı yerde beklerken ben günaydın dedim. İki yabancı gibi beklemeye gerek yok diye düşündüm. Ama sonra ne gerek vardı konuşmadan gidip geliyorduk işte diye bi pişman oldum yürüyor gibi mi göründüm diye. Sonraki gün o günaydın dedi, ondan sonraki gün de o dedi. Mecbur hissetmesin diye ben bir daha demedim ama o devam ettirdi yani. Sonra bu sabah, yine servis kullandığı bir gün. Bekleme yerinde bir bank var ona oturmuş. Ben de gittim yanına oturdum günaydın diyerek. Seni görmeyince servisi kaçırdım sandım dedi. Sonra sohbet etmeye başladık. Hangi bölümde çalışıyorsun ne zamandır çalışıyorsun falan. Sonra servis grubuna mesaj geldi şoför uyuyakalmış gecikecekmiş. 10 dakika daha sohbet etmiş olduk. Sonra servis geldi. “Biz de böylece hem tanışmış hem konuşmuş olduk” dedim, o da gülümseyerek “yine gecikir umarım” dediiiiiiii. Sonra akşam yine servis kullandı, birlikte indik aynı yerde. Birlikte yürüdük. Benim sokak onunkinden önce. Nerede oturduğunu söyledi. Yol boyunca da konuştuk. Nasıl geçti günün dedi, ben de onunkini sordum. Sonra ordan başka konuya geçti, ordan başka konuya falan. Yemekler güzeldi bugün, bak kartımı ben böyle yaptım, burdaki spor salonuna yazıldım sen gidiyor musun vs vs. Baktım muhabbeti takip edemiyorum ben susup onu dinleyip kısa cevaplar vermeye başladım. Karşıdan karşıya geçerken de beni arkasına alıyordu sürekli dur bekle falan. Sonra ben eve geçmek için ondan ayrılıp karşıya geçecekken dikkat et dedi. Ay hoşuma gitti yaaaa. Yarın yokum dedi ama. Ben sormadan dedi hem de. Yine gececiymiş. Ben de o zaman bir sonraki vardiyada görüşürüz dedim. Ama isterse gruptan telefonum var ordan mesaj da atabilir bir bahaneyle.
Muhtemelen benden küçük, yaş olarak. Ama çok fazla değildir bence. Çok tatlı yaaa küçükse de küçük ahahhshs. İçimdeki Seda Sayan 20ye kadar yolu var diyor ahahha yok yok şaka o kadar da değil ama 7ye kadar okeyim ben. Bence 32-36 arası bir şeydir. Bu soruları hiç sormadık hemen sanki zaten tanışıyormuşuz gibi sohbetler ettik, yurtdışına çıktığımı anlattım o kendiyle alakalı bişeyler anlattı yakın arkadaşı gelecekmiş falan. Bu akşam eve gelirken yürürken ben kendim dedim “bu arada benim ismim Özlem” diye. “Kusura bakma ya erkekler böyle işte isim pek sormayabiliyorlar unutup” dedi “sorun değil ben seninkini bildiğim için kendiminkini de söylemek istedim karşılıklı olsun diye” dedim, ben onunkini biliyordum hatta kartını da gösterdiği için artık soyadını da biliyorum da şu an unuttum Ş ile başlayan bişeydi. Yarın unutmayayım da sistemden bi bakayım yaşı kaçmış :)) o da benimkini zaten biliyordu belki de, whatsapp grupta yazınca adımız çıkıyor çünkü ve ben soyadımı da yazdım onu da biliyordur ama nereden bindiğimi yazmıyorum diye bilmeyebileceğini düşündüm.
Flörtümsü bişey oluyor gibi ama tam olarak öyle diyemem. Tam olarak arkadaşça da diyemiyorum çünkü gözlerindeki heyecanı ve konuşmayı sürdürme çabasını gördüm. Bakalım ne olacakkkkkk. Arkadaş olsak da hem komşu hem arkadaş olmak çok keyifli olur benceeeee
O kadar çok konuştu ki yol ayrımına gelince sözünü kesmek zorunda kaldım. Bence bu çok tatlı bişey 🌸🌸🌸
He bi de şeyi söylemeyi unuttummmm, “ben seni bugün bi ara gördüm acilin ordaydın” dedi. Eğer ilgilenmiyor olsa farketmezdi beni bence 😁 sizce?

16 Temmuz 2026 Perşembe

Kavuniçi


Enfes bir kavun yedim çekirdeklerini hemen saksıya ektim. Dışı sarı içi ise tam olarak kavuniçi dediğimiz renkteydi ve çok tatlıydı. 

Diğer ektiğim tohumlar ise çıkmadı, bir haftayı geçti çıkmayacak sanırım. 

Bugün izin sonrası ilk iş günüydü, yoğun değildi ama zor geçti yine de. Orada kalmak zorladı bir de sabah erken uyanmak. Üç dört gün de olsa izin izindir işte hemen rahatlığa alışıyor insan. 

15 Temmuz 2026 Çarşamba

İlk izin bitti


 Bugün iznimin son günüydü. İstanbul’a döndüm, şu an evimdeyim. Kısa ama yeterli bir tatil oldu. Yarın iş başı :)

Gelirken babaanneme uğradım. 1,5 aydır hastanedeydi bakıcısıyla birlikte, felç inen eline fizik tedavi için. Maalesef gelişme olmamış. Hala kullanamıyor. 

Bakıcısıyla da pek enerjileri uyuşmadı, istemiyor ama mecburuz şu an. O yüzden de merak etmiştim moralini ve kadınla aralarının nasıl olduğunu, gittim gördüm iyi görünüyordu. Beni görünce çok sevindi. İyi bir hasta bakıcı bulmak da kolay değilmiş…

Baya karardım bu birkaç günde. 

Gemiye annem uğurladı beni, vedalaşırken “daha açık giyinme” diye tembihlemeyi de unutmadı :)) “şu anki giyiminden daha açık giyme senin bi ağırlığın var dedi” :) üzerimde kısa kollu tişört ve altımda diz üstü şort vardı. Annem yaa eminim kendini tuttun tuttun ve artık dayanamayıp son dakika söyledin :)) “Tamam zaten yazlıktayız diye giydim” dedim ben de. Rahatsız olduğu şeyi biliyorum aslında, şort üstüne sıfır kollu badi giymiştim dün ve biraz belim göbeğim açılıyordu ondan hoşlanmadı. Ama onu zaten İstanbul’da pek giymem, tatil yerlerinde giyerim. İşyerinde ve şehir içinde çok açık giyinmeyi ben pek sevmiyorum ve yakıştıramıyorum. Her şeyin yeri var bence. Ya da şöyle diyim, açık giyilse de şık bir açıklık olmalı. Şık bir kolsuz bluz şık bir şort vs.ama tatil yerlerinde istediğini giyersin. Ben böyle düşünüyorum, sizce?

14 Temmuz 2026 Salı

Bedenin kendini iyileştirme yolları

Bugün biraz hasta gibiydim. Boğazım acıyordu. Biraz uzandım ve terlemeye başladığımı farkettim. İyice pikeye sardım kendimi ben de. Annem geldi kalk hadi dedi hastayım dedim değilsin iyisin iyi hadi gel dedi balkona çıktık. Orda da pek enerjim olmadığını görünce ikna oldu hasta oluyor olduğuma. Nane limon yapayım dedi ama istemedim, benim midemi bulandırıyor o. Güneş vuruyordu balkona, sırtımı güneşe verip başımı masaya koydum. O sıcak o kadar iyi geldi ki. Beden durup dururken terletmeye başlayarak zaten buna ihtiyacım olduğunu işaret etmişti, o güneş de biraz ısıtıp terletince boğazım geçmeye başladı hemen. Bir süre öyle kaldım ta ki bunalmış hissedene kadar. Artık enerjim yerine geldiğinde sıcak fazla gelmeye başladı. Bu aslında seans bitti demek oluyor. Sadece biraz halsizliğim var ama hasta değilim. Buraya gelince buranın havası hep çarpıyor bana zaten. İstanbul’daki nem banyosundan çıkıp bu kuru, nemsiz havaya geçince vücut şok oluyor. Cildim pütür pütür kuruyor, burnum tıkanıyor, ödem atıyorum ve halsizleşiyorum. Yarın döneceğim ama biraz daha uzun kalsaydım birkaç gün sonra psikolojik olarak da daha gergin birine dönüşmeye başlayacaktım. Gitgide daha huysuz ve sinirli olacaktım. O yüzden geldiğim zaman uzun süre kalmamaya çalışırım. Burası beni aşama aşama böyle etkiliyor işte, ilginç değil mi? Acaba neden…

13 Temmuz 2026 Pazartesi

Mavinin her tonu


Bugün de bitti. 

Gün batımı biraz maviydi çünkü bulutluydu hava. İstanbul’a doğru bakıyoruz şu anda. Oralar yağışlı sanırım. Yarın da burada yağacak gösteriyor telefon. 

Bugün denize girdim sonunda. Yine soğuktu ama biraz yan taraf daha sıcaktı. Damar damar sıcak soğuk akıntılar var denizde. Sıcak olan yerler denizanası ve yosunlu, soğuk olan ise tertemiz :) nispeten sıcak olan alandan girip soğuk yerden çıktım. Sonunda denize giriş açılışımı yapmış bulunuyorum.

Sonra babamı İstanbul’a yolcu ettik işleri var diye. Annemle sahilde bir çay bahçesine gidip denize karşı çay içtik. Bu foto oradan. Sonra kardeşim de arkadaşlarıyla arka masamıza geldiler okey oynamaya. Şimdi de evdeyiz. Sütlü kahve yaptık annemle balkonda oturuyoruz. 

Sabah işyerinden biri mesaj atmış. Telefonu uçuş moduna alıp uyumuştum aradıysa ulaşamamıştır sonra da mesaj attı sanırım. Mesajı görünce benim yanımdakine arayıp haber verdim o çalışıyor şu an orda çünkü. Yanında bi asistan vardı tam da benden bahsediyorlarmış. 

Beni kimse aramasın diye o kadar da hikaye paylaşmıştım :)) ama bu kişide yanımdakinin numarası yok bildiğim kadarıyla. Neyse ama yarın ve öbürgün rahatsız edilmeyeceğim çünkü başka bana ulaşılması gereken bir durum yok şu an. 


Sizin günler nasıl geçiyor?

12 Temmuz 2026 Pazar

Basit hayatın muhteşem günleri


Yazlık balkonunda gün batımına karşı sakin ve ılık bir yaz akşamı… gün batımını betonların arasından seçmek gerekse de :)) yazlık da olsa apartmandan kaçılmıyor ne yazık ki. Yine de hayat bazen çok güzel. Böyle anların kıymetini daha çok bilelim. 


Gün batımından sonra çıkılan akşam yürüyüşü. Dalga sesleri, yıldızlarla dolu gökyüzü. 




Kahveyi dışarıda içelim diye çıkmıştık, cezveyi almayı unutmuşuz evden de baya uzaklaşmıştık. Biz de mehmetefendi kutusunda yaptık gayet de güzel oldu ve kutuya da hiçbir şey olmadı. 


Anneciğimin yaptığı babacığımın kakaoluya çevirdiği enfes sütlaç, tavsiyedir siz de deneyiniz :)


Bu da annemin filizlenen sarımsağı ektikten sonra yetişen sarımsakları :)) harika değil mi? Ben de ekicem bundan sonra filizlenenleri. 


Bugün denize gittik ama sadece ayaklarımı sokabildim su çok soğuktu. Güneşlenip döndük biz de. 

Bu fotoyu whatsapp durumuma falan da koydum herkes görsün bilsin izinde olduğumu da rahatsız etmesin ajshshsh

11 Temmuz 2026 Cumartesi

Çorapla saç şekillendirememe

Bizim zamanımızda maşa mı vardı :))) dün akşam duştan sonra saçlarımı biraz kurutup kremleyip çoraba sardım. Daha önce de yapmıştım ve sonuç çok güzel olmuştu. Sabah açtığımda aşağıdaki gibiydi.
Biraz daha bukleler düzgün görünsün diye taradım, taramaz olaydım. Yün gibi kabardı, bukle mukle kalmadı hafif dalgalı kabarık bir saç oldu. Kremledim ama pek dindiremedim. Geçen sene saçlarım fazla dökülüyor diye “keşke aslan yelesi gibi saçlarım olsa” demiştim o dua şimdi kabul oldu herhalde. Hem renk hem de biçim olarak tam da aslan yelesi gibiydi.
Geçen bahsettiğim elemanla böyle bir mesajla son ayrılışı yaptık.
Şu an deniz otobüsündeyim, iznim başladı tatile gidiyorum heyyyyo

Şu an kaptan bir anons yaptı, iskelede bir çocuk varmış çocuğunu unutan var mı diye. Herkes birbirine baktı hareketlenen var mı yok, sonra birbirimize şaşkınlıkla güldük istemsiz. Çocuğunu unutmazsın ama ya. Şu an hareket etmiştik ama durduk biri evet ben unuttum diyecek mi diye bekliyoruz sanırım. Heh neyse hareket ettik bizimkiler o kadar da avel değilmiş neyseki. Umarım çocuk çabucak ailesine kavuşur ailesi de çocuğuna 🙏 

Gelirken metroyla geldim durakta beklerken bi genç çocuk yaklaştı yanıma önce merhaba dedi sonra selamünaleyküm dedi, ben burdan İzmit’e gidicem de biletler benim yanıma aldığımdan fazlaymış o kadar para almamışım yanıma siz verseniz ben sonra ibana atsam dedi. Bi telefona bakıyo bi etrafa bakıyor ağzı falan kurumuş kusura bakmayın stres yaptım diyor falan. “Yani nakit paranız mı yetmiyor?” dedim. Eğer nakiti yoksa ve o an benden alıp ibana atacaksa verecektim. Yok hayır ben yanıma az para almışım param yetmiyor dedi. Parça parça karışık konuşuyordu ama anladığım kadarıyla para vereyim o da ibanımı alsın sonra bi ara atsın gibi bişeydi. Benim içime sinmedi dedikleri. Tam olarak ne istediğini de anlamadım, karşılıksız para mı vereceğim nedir yani. Bir de bir sürü insan var neden gelip yalnız bir kadına soruyorsun bunu. Etrafta bir sürü orta yaşlı adam var.  “Bence bunu bir erkeğe sorsanız daha iyi olur” dedim. Tamam teşekkür ederim dedi uzaklaştı kimseye sormadan çıkışa gitti. Hala anlamış değilim dolandırıcı mıydı yoksa derdini mi anlatamadı ama bunu soracağı kişi kalabalık içindeki yalnız duran bir kadın olmamalı yine de bence. Sizce?

10 Temmuz 2026 Cuma

Şeftali mi mango mu bence mango


İnanılmaz lezzetli bir mango yedim. Neredeyse kabuklarını da yiyecektim. Bu ağaç evde saksıda yetişip meyve verir mi acaba ya? Tropikal meyve ya hani kışın eve alıp yazın balkona koysak mesela tutar mı ve meyve verir mi?

Dalından yesek ne güzel olurdu. Avokado çimlendirdim küçük bir fidancık oldu bir de mango çimlendireyim diyorum.  Ama bunun çekirdeği yok yeni bir mango bulmam lazım. 

Yarın işten erken çıkıp yazlığa doğru yol alacağım. Bu akşam çantamı hazırlamam gerek. Bu tatile ihtiyacım var gerçekten, biraz dinleneyim. 

9 Temmuz 2026 Perşembe

Bahçemde bir güldün beni geri döndürdün hayır olamaz derdim beni taşa döndürdün


Dünkü paylaşımıma yaptığınız yorumlar için teşekkür ederim. Böyle durumlarda insan mantığıyla düşünemeyebiliyor dışarıdan bir gözden yorum almak iyi oluyor. Karşı taraf o kadar alttan alarak yumuşak bir biçimde vicdanıma oynayarak yazmış ki biliyor çünkü kıyamayacağımı. Ve öyle de oldu ne yazık ki dayanamayıp cevap yazdım, ama kesinlikle olumlu bir dönüş olmadı onu söyleyeyim. Sadece asla olamayacağını ve tedavi olması gerektiğini söyledim tekrar. Sonra en azından irtibatı koparmayalım bi gözlemle beni arkadaş olarak dedi. Bi bak bana değişmemişsem yine git ama bi dene dedi. İyi tamam arkadaş olarak bi deneyelim dedim. Hiçbir yerden engelini kaldırmadım, sadece bu yeni açtığı hesaptan instagramdan bazen mesaj atıyor, takip talebini de kabul etmedim. Ben eminim zaten bi b.k olmayacağından :) bir süre sonra yine tükürdüğünü yalamış olacak ve aramızda hiçbir şey olmayacak. Dün biraz konuşunca yeniden eski duyguları hisseder gibi oldum, gece bir sürü tuhaf rüyalar gördüm, şöyle ki; ben normal özgür hayatıma devam edemiyordum rüyada her yerden çıkıp yanıma gelip bana sarılmaya çalışıyordu ve artık boğuluyordum. Bu rüya da onu istemediğimi işaret ediyor aslında. 


Bi de şu yazdığına bakar mısınız. Ben kendi kendime kavga edip sinir krizleri geçirdim sanki. Hiç tartışmamışız bile :))) tepeden tırnağa manipüle her şeyi yani burdan onu anlıyoruz. Demek ki dediği hiçbir şeyi ciddiye almamalıyım.

Arada yazıyor ama ben uzatmıyorum ve uzatmaya çalışırsa da yine engellerim diye düşünüyorum. 

Başka bir konuya geçelim;

Blogger bir arkadaşımız sosyal kafe adında bir platform oluşturmuş. Ne kadar kalabalık olursak o kadar eğlenceli olacak bir ortam. Bence mutlaka bir uğrayıp bakın. Oradan da anlık paylaşımlar yapabiliriz: Sosyal kafe 

Bu arada, kolumun morarıklığı geçti. 1 hafta sürdü yani 7-8 gün. Şu an eskisi gibi canım kolum :))

Bugün çok bitik hissediyorum ya. Hem duygusal dalgalanmalar yaşadım diye hem iş yoğunluğu hem de izne çıkacağım zaten rehaveti bastı sanırım:))

8 Temmuz 2026 Çarşamba

Siz olsanız ne yaparsınız

2024te tanışıp 2025te yollarımızı ayırdığımız, aramızdaki şeye ilişki bile diyemeyeceğim bu kişi birkaç gün önce instadan mesaj atmış. Onunla birlikteyken sürekli sinir krizleri geçirme derecesine geldiğim için ayrılıyordum ama yalvarıp söz verip ikna ediyordu en son artık hiçbir şekilde değişmeyeceğine emin olup arkadaşça ayrılma kararı aldım o da kabul etti. Sonra ara ara mesaj atmaya yeniden şans istemeye başladı ben her defasında anlatıp istemediğimi söyledim bitti sonra tekrar yazdı vs vs ve ben Telegram dahil her yerden engelledim en sonunda. Şimdi sıfırdan yeni bir hesap açmış instagramda ve beni eklemiş pazartesi günü. Görünce sildim ama engellemedim. Bu sabah aklıma acaba mesaj atmış da spama düşmüş olabilir mi diye geldi spamlara baktım evet atmış ve spama düşmüş. Sizce bu mesaja bir cevap vermeli miyim yani “düşünmüyorum artık bana ulaşma” gibi bişey yazsam gerçekten onun için de kapanır mı artık yoksa gostlamaya devam mı etmeliyim. Bi yandan kendimi kötü hissediyorum çünkü kırıcı olmak istemiyorum ama onun için yapabileceğim hiçbir şey yok. Çok travmatik bir insan, terapi görmesini istedim defalarca ve hep söz verip yapmadı. Ciddi tedavi olması lazım hayatı kendine de hayatına aldığı kişiye de zehir ediyor. Acaba bu hesabını da engellesem mi? Çünkü açık kapı bırakıyormuş gibi de görünmek istemiyorum tamamen unutsun istiyorum. Aldatıldığı için intihara meyleden bir arkadaşı vardı şimdi mesajda yapamıyorum falan yazınca ondan da korktum gerçi ben aldatmadım ama ne bileyim meyleder mi, gerçi herkesin kendi hayatı yani hayatın getirdikleri ile bir şekilde başa çıkma yolu buluyoruz. Ne diyorsunuz sizce ne yapayım, cevap yazmayayım ve engelleyeyim di mi? Siz böyle bir durumda ne yapardınız?

7 Temmuz 2026 Salı

İzin aldım oley

Vay vay vay Trump ile Erdoğan dostluğunu gördünüz mü? Ahahah neyse siyasete girmeyeceğim. Nefret ediyorum siyasetten. Ankara yollarında kol kola güzel günler diliyorum kendilerine.

Ay benim biraz boğazım acıyor umarım hasta olmuyorumdur. Bugün izin işini hallettim haftaya üç gün yokum. Cumartesiden gidicem. Toplam beş gün. Pardon 4,5gün çünkü cumartesi işe gidip ordan geçicem.

Üfff Öksürüyorum arada ve azıcık burnum akıyor ama hasta olmayacağım hayır hayırrrr

Dün biraz aşırı fazla çalışınca klima çarptı sanırım… 

Ya sürekli de bişeyler yiyor beni. Özellikle kollarımı. Yine bişey ısırmış iki yerden. Kocaman şişiyor. Böcek midir sinek midir ne olduğunu da anlayamadım. 

Dün bi de tırnağım kırıldı. Eve geldiğimde o kadar yorgundum ki hemen yattım tırnaklarımı kesmeyi unutup. Şu an dokuz uzun bir kısa tırnağım var. Unutmadan keseyim bari. 

O kadar erken uyumama rağmen sabah çok da kolay uyanmadım yine. İsteksiz gittim işe, bu hafta çok ağır gidiyor gibi geliyor. 

Başhekimden izin istemek için içeri hasta almadan önceki küçük bir zaman aralığına sıkıştırmaya çalıştım kendimi. Onda bile derdimi tam anlatamadım yani Belgrad için de şimdiden haber vermek istedim daha çok var o zamana tamam onu o gün konuşuruz diyip yolladı beni. Bunu “olur” olarak kabul ediyorum. Doktorluk acayip derecede fazla stresli bir iş ya. Hastalar zaten panik, yaptığın iş vereceğin bir karar o insanın sağlığı ile alakalı. İyi ki doktor olmamışım çok çok çoooooookkkk aşkla istemeyen kimse doktor olmamalı bence.