Öğlenleri çıkıp etrafı dolaşmak iyi oluyor. Başta telefondan harita açıp yürüyordum sonra kafama göre yürümeye başladım daha keyifli ve keşifli oldu.
Burda Özel Dilan Polat kliniği diye bir bina var çok şaşırdım, kocaman.
Gratis ya da watsons var mı yakında diye bakınıyordum hep, bulamıyordum. Eve var sadece diye ben de eve’den alışveriş yaptım. Sonra biraz daha ileri yürüyeyim dedim meğer gratis de hemen birkaç adım ötedeymiş.
Çok uzaklaşmayayım diye devam etmeyip işe döndüğüm yerde biraz iç tarafta kalıyormuş görememişim. Demek ki eve’den almam gerekiyormuş…
Bir de burda bir A101 var ilk defa böylesini görüyorum. Alt katı var ve bir sürü elektronik alet ile züccaciye malzemesi satılıyor. Kahve makinesi, kurutma makinesi, airfryer, fincanlar, su bardakları, mutfak gereçleri vs… hatta büyük stanley termos bile vardı. Normalde diğer küçük marketlere birer ikişer gönderdikleri ürünler burda daha fazlalar anladığım kadarıyla.
Bunların dışında, dışarıdan biri aradı bizi işyerinde. Çağrı merkezi telefonundan. Kadın öyle sinirliydi ki bas bas bağırdı durdu, bişey demedik. Sonra dışarıdan ağlama sesleri geldi, bizim katta morg var, ex getirmişler yakınları da kapısında ağlıyordu. Ne tuhaf, yukarıda yeni doğan bebekler aşağıda ise hayatın sonuna gelmiş olanlar… burası bazılarının dünyaya başlangıç noktasıyken bazılarının da bitiş noktası.
Eve’den saç boyası aldım ama eve gelince çok üşendim vaz geçtim. Haftasonu boyarım.
Bu arada bugün çalışma arkadaşımla da konuştum dün gibi çalışmadık. Kalan başka işlerimiz vardı onları yaptık, ve ayrı takıldık molalarda. O yüzden bugün daha sakinim.
Dolunay etkisi de devam ediyor, sabah giderken Ay kocaman parlıyordu. Bir de güneş tutulması varmış yakında sanırım.
Telefonun şarjı %6, şarja takmayacağım sabaha kadar idare eder bence. İşyerinde takarım. Saat 9 buçuğa geliyor, erken ama uyuyacağım sanırım… iyi geceler dileyerek gideyim en iyisi.
He bir de benim yarın online iş görüşmem vardı ya onu iptal ettim mail atarak. Başka yerle anlaştığım için katılmayacağım gibi bir şey yazdım chatgpt’nin de yardımıyla.
Dip beyazlarım da uzadı baya ama o kadar üşeniyorum ki, neyse ki çok aşırı değiller. Yani bu aralar anca kendimi işe götürüp getiriyorum desem yeridir, ne giydiğim nasıl göründüğüm ikinci planda. Biraz daha işe alıştıkça kendime daha fazla zaman ayırabileceğim umarım.

O dediğim saç boyasından almadın tabii? :) Oysaki sen Turkish Simone Simons olacaktın yahu. Morg kısmı ürkütücü oluyor mu sana? Bana şu an çok mistik geldi.
YanıtlaSilDüşünsene, sen dokümanları incelerken morg'dan ayağa kalkmış yarı çürümüş yüz ile sana gelen bir şey var, tamam küfür etme ahaha.
Almadım ya ben yıllardır kahveden devam etmiş biriyim açık tona geçmeye cesaret edemiyorum şu an :)) bi de kendim boyayacağım için renk dalgalanır vs onun için kuaför daha iyi olur :D
SilYaaa korkutma beni, şu an işteyim ve düşünmek istemiyorum haha. Cenaze geldiğinde morgta soğutucuyu açtıkları için kapısından dışarı sızan havalya bu koridor buz gibi oluyor. Otopark girişi de burda, ilk başta ben dışarıdan temiz hava geliyor sanıp ciğerlerime çekiyordum meğer içerideki ölülerin soğumuş havasıymış :,)))
Morgdaki ölü insanların havasını içine mi çektin? :o
SilOf! Sen çok mistik bir tipleme oldun.
Sen şimdi tekrar yazınca çok fantastik geldi bana da haha
Silmorg mu nasıl yaaa :)
YanıtlaSilYaa öyle işte ölümle burun buruna :)
Sil