Sayfalar

26 Temmuz 2026 Pazar

Bebiş tohumcuk


 Filizlenir gibi yapıp beni heveslendiren mango çekirdeğinden başka bir atak gelmeyince dayanamayıp içinden çıkardım, yavru köpek gibi durmuyor mu yeni doğan bir köpüşşşşş çok tatlı :))) bi de gülümsüyor:D

Bu şekilde su dolu bardağa koyup karanlık bir yere koydum umarım filizlenirrrrr artık

25 Temmuz 2026 Cumartesi

Dört mevsim yaz talep ediyorum

Bugün hava bi kapandı sağanak yağmurlar falan… zaten yaz bitiyor diye üzülüyorum bi de kıştan ya da sonbahardan kalma bir gün oluyor iyice moralim bozuluyor yaaa

Yazı ortaladık bile:(( adım adım sonbahara gidiyoruz. Of benim artık kışları başka bir ülkede yaz mevsimine devam ederek geçirme vaktim geldi bence.

Yazın süslenip püslenmek bile güzel, kışın evsiz gibi dolaşasım geliyor. 

Bi de ben ne düşünüyorum biliyor musunuz, bence biz dört mevsimi yaşadığımız için dengesiz bir milletiz. Bi yaz oluyo bi kış oluyo. Kışın giydiğimiz kalın montları yazın görmek bile istemiyoruz hurçlara kaldırıyoruz, kışın bu incecik şeyleri gerçekten de giyecek miyiz diye bakarken yaz gelince o ince şey bile kalın gelebiliyor falan. 

Sadece yaz yaşıyor olsaydık her şey daha kolay olabilirdi. Bak İspanyollara, hep dans ediyorlar. Havaları gibi sıcak ve pozitifler. 

24 Temmuz 2026 Cuma

İki kuruşla zengin olacağını sanan satıcılar




Hatırlarsanız üç dört hafta önce prizlerimi değiştireceğim diye çerçeve almıştım sonra evde varmış diye almaktan vazgeçmiştim. O siparişimi gel al noktası olarak seçtiğim kargo şubesinden teslim almadım, nasılsa almazsam iade gider diye de rahattım. Geçende aklıma geldi bunun parası neden hala yatmadı diye siparişlerime baktım, teslim edildi yazıyordu. Hemen çıkıp kargo şubesine gittim ama şubenin yerinde yeller esiyor. Zaten sipariş geldiğinde de gidip teslim alıp sonra iade edecektim aslında ama şubeyi bulamayınca aman almazsam zaten iade gidecek diyip boşvermiştim. Belki de çok aramadığım için bulamamışımdır diye yine aradım ama yine bulamadım. Oradaki dükkanlara sordum o taşınalı çok oldu dediler. Yerini söylediler sola doğru tarif ettiler, haritaya sordum sağa doğru tarif etti ve ikisi de 1-2 km uzaklıkta. Kargonun çağrı merkezini aradım, teslim edildi yazıyor ama ben teslim almadım dedim baktılar ve satıcıya teslim edilmiş o yüzden öyle yazıyor dediler. Ama bana bi ücret iadesi yapılmadı dedim, onu satıcıyla görüşmeniz lazım dediler. Trendyol asistana yazdım, bir türlü canlı desteğe bağlanamadım, seçeneklerden “teslim almadım/başkasına verilmiş” diye bir seçenek işaretledim. Talebiniz alındı yazdı. Sonraki gün iade kodu oluşturmuş sistem bana. Tekrar asistana bağlandım ve bu sefer doğru adımlarla ilerleyerek canlı desteğe bağlandım. 


İade kodu vermişsiniz ama ürünler bende değil ki dedim. Tamam ilgileniyorum dedi, sonra satıcıya ulaştık iki iş gününde iade edecek dedi iade ekibimiz sizinle iletişime geçecek dedi. Sonra iki iş gününü geçti ama hala iade falan yok. Belki bu sırada bir numara aramış ve ben açmamış da olabilirim emin değilim. Dün tekrar ulaştım canlı desteğe, dedim ki ben parasında değilim ama çözüme ulaşsın ki buraya güvenim sarsılmasın istiyorum dedim. 


Tamam ekibe ilettim dedi, 4 iş gününde iade olacak dedi. Bugün 850li bir numara aradı, servisteydim açmayacaktım sonra belki trendyoldur diye açtım. Trendyol iade ekibinden arıyorum dedi. Bu ürünleri siz teslim almadınız mı dedi almadım dedim, kargoyla görüştüm onlar da satıcıya teslim ettik dediler dedim. Tamam teşekkür ederiz dedi kapattı ve hemen iadeler gelmeye başladı. 

8 ürün vardı toplu almıştım, tek tek iade geldi ama 6 ürün geldi. İkisini iade etmedi nedense. 80lira için daha fazla uğraşmak istemedim. Boşta kalıp uğraşacak şey arayan yaşlı emekliler gibi olmayayım dedim. Satıcı 80liranın hesabını yapıyorsa yuh ona da yani. Toplamda da 370liralık bişeydi batmazdı zaten bu paradan, belki de kargo şubesi ürünleri kaybetti teslim edildi yaptı bilmiyorum ama sonuçta ben ürünleri almadıysam iademi almalıyım. Gel al şifremi vermemişim teslim almak için sonuçta, almadığım daha burdan belli olmalı. Böyle bi uğraştırdılar beni işte. 

Bunun dışında, bugün arşivsuya bakmaya parka gittik ama ortalıkta yoktu. Her yer kedi mamasıydı ama kediler yoktu. Yiyip yiyip bi yerlerde sızdılar bence :))

———

Güncelleme:

Gece ikide kalanları da iade etmişler. Ücretin tamamı iade olmuş oldu. 

23 Temmuz 2026 Perşembe

Yavru kedi süprizi


Bugün odada bir misafirimiz vardı :))

Biliyorsunuz otopark katındayız. Arabalardan birinde artık neresinde kaldıysa sıkışmış kalmış bu kedi belli ki, otoparkta da çıkmış dışarı. Markete gidelim diye odadan çıktık, yürürken miyav sesi duyup durduk. Ben bi yere sıkışmış sandım korktum tekerleklere bakarken arabanın altından çıkıp gösterdi kendini. Minicik afacan bişey. Orada bırakırsak arabalar park ederken görmeyip ezebilirdi. Dışarı salmak için de fazla küçük gibi geldi. Odaya aldık, marketten yaş mama ve kedi kumu aldık. Yedi içti tuvaletini yaptı yaramazlık yaptı vs. Ama hiç durmuyor yerinde, hiç rahatlık vermiyor. Telefon çalıyor karşıdakine odaklanamıyorum kucağıma atlıyor not alıyorum kalemimi ittiriyor elimi ısırıyor falan. Neyse oyna zıpla sonunda yoruldu ve koltuğa geçip uyudu. Biz de öğle molası saati gelmişti yemeğe çıktık geldik hala uyuyor. Sonra uyandı gidip tuvaletini yaptı yine oyunlara devam etti. Sonra biraz daha koltukta kestirdi. Sonra bir daha kalkınca alıp yakındaki bir parka götürdük. Kedilerin olduğu, hayvanseverlerin her gün mama bıraktığı güzel bir yer. Yaş mama alıp gittik bizden ayrılmak istemezse mama verip kandırırız diye ama kızımız yere indiği andan itibaren bizi unuttu bile. Oradaki kuru mamalara saldırdı önce. Sonra etrafı turlamaya başladı. Baktık biz peşinden koşuyoruz ona rağmen dönüp bakmıyor bile. Yaş mamasını verip dönelim bari dedik, bir tane de büyük kedi vardı anlaşabilecekler mi diye baktık. Bizimki büyük kediye mamadan yemesine izin vermiyor, büyük kedi de korkudan yiyemiyor. Bizimki yavru güya ama diğeri daha narin yani. Bizim afacanı biraz alıp kenarda tuttum diğeri yesin diye, bi de hamileydi çünkü sanırım, karnı şişti. Ben tutunca o da hemen yemeye başladı. Sonra saldım benimkini de. Bırakıp döndük. Aklım hiç geride kalmadı baya sokak kedisi genleriyle doğmuş belli ki :))) arada gider bakarım orda mı diye.

İlk bulduğumuzda eve alıp beslesem mi diye düşündüm. Akşama kadar odada bakarız bugün, akşam da eve götürürüm diyordum. Benim kedi alerjim var normalde, bişey olmaz diye düşündüm ama o kadar yakın olup uzun süre sevince genzim tıkandı ve kaşıntılarım başladı. Bir de aşırı hareketli olduğu için eve tıkıp eziyet etmek istemedim. Ofiste bile tutamadık akşama kadar, öğlen götürüp bıraktık parka. Çalışamıyorduk, izin vermiyordu çünkü. 

İsmini de arşivsu koymuştuk :)))

Birkaç saatliğine kedişli bir gün oldu, tatlıydı. 

22 Temmuz 2026 Çarşamba

Mango çimlendirme


Geçen gün yediğim mangonun çekirdeğini çimlendirmek için araştırmalar yapıyordum, dün gece bari boş boş beklemesin bi suya atayım dedim su dolu kavanoza koydum. Bugün işten gelince videolardaki gibi çekirdeğin ucundan kesip içini açıp içerideki büyük fasülye gibi olan şeyi suda tutacaktım, tam bıçağı elime aldım çekirdeği de tahtaya koydum ki ne göreyim, kenardan bir delik açıp çıkmak üzere harekete geçmiş bile. Hiç ellemedim aynı şekilde kavanozdaki suya geri bıraktım. An be an gözlemleyeceğim.

Erkek kardeşimi galiba yurtdışında okutabiliriz ama öyle aklınıza yüksek pahalı yerler gelmesin, Makedonya düşünüyoruz. Sırbistan ile Makedonya arasındaydık, Sırbistan’da ırkçılık olabiliyormuş. Makedonya’da baktığım üninin haritada yerine baktım ve inanamadım tam olarak benim kaldığım otelin yanındaymış. Ben aslında orayı görmüştüm, önünden geçmiştim. Ama üni olduğunu anlamamıştım. Neredeyse otelimle bitişik yani. Kardeşim de isterse, şu an kararsız ama daha tam olarak artısını eksisini oturup konuşmadık, büyük ihtimal orada okur gibi görünüyor. Bakalımmmm güzellikle kolaylıkla olsun inşallah. Buradaki özellerden daha uyguna gelir gibi. Devlette okuyacak bi puanı da yok. En mantıklısı yurtdışı bence şu an. 

21 Temmuz 2026 Salı

Dodidodidodidodido

 

Muhteşem üçlü. Kahvem, çikolatam ve fanım :)))

Benim yine tırnağım kırıldı. Ama bu sefer yarım, ve her yere takılıyor. Saçıma dokunuyorum saç tellerimi çekiyor, gömleğime değiyor gömleğin ipliğini çekiyor vs. Kesmeyi de unutuyorum sürekli. Bugün keserim umarım unutmadan. 

Mango aldım çekirdeğini çimlendireceğim. Yapınca burda paylaşırım. 

Temizlikçi abla bana çok durgun olduğumu söyledi. Neyin var diyip durdu, bişeyim yok dedim. Ama tekrar sorması sıktı. Bende mi sorun var anlamıyorum, sevecen konuşkan sıcak davranıyor olabilirim ama bu sürekli öyle olacağım anlamına gelmez ki. Durgun olmak da isteyebilirim. Konuşmak istemeyebilirim. Bence bu da bir zorbalık. Yani cevaptan tatmin olmayıp irdelemek. Böyle direttiklerinde o insanlardan aşırı soğuyorum. Bi de ben mi bişey yaptım diye inatla sorarlarsa ışık hızıyla uzaklaşıyorum. İlişkilerimde de böyle mesela, tamam ilgilensin sorsun ama sonra sabredip benim kendimle geçirdiğim vaktin bitmesini beklesin. Neden hala böylesin, trip mi atıyorsun, ne oldu yine, ne yaptım vs vs… yanlış mı düşünüyorum?

20 Temmuz 2026 Pazartesi

Sıcakkkkk

Selammmmm
Yoğun yorucu bir gündü. 
Biraz da stresliydi. 
Şu sıcaklar zorluyor ya, daha doğrusu nem.
Birkaç gündür sabrım sınırlarda :) çatasım var birilerine nedense.

Galiba beton ablanın bugün son günüydü. Biz bayadır onunla konuşmuyorduk o yüzden bilmiyorum ama biri söyledi vedalaşır gibi birileriyle sarılıyormuş falan. Hayırlısııııı

19 Temmuz 2026 Pazar

Haşhaşiler

Acaba bu malum şeyin filizi olabilir mi ki :)))) ektiğim saksıda bu çıkmış ama ben yüz tane ekmişimdir sadece bu çıkması da pek normal değil. Bir kaç güne belli olur bakalım diğerleri de çıkarsa.

Kavun ektiğim saksıda semizotu vardı hepsini topladım.
TikTok kaydırırken bir canlı yayına denk geldim, kapalı bir kadın izdivaç yayını yapıyor. Evlenmek isteyenler bağlanıyor kendini tanıtıyor falan. Merak edip tıkladım sonra çıktım. Bu mesaj da muhtemelen o yayından dolayı geldi. İnsanların doğru düzgün evi, durumu falan yok ama yine de evlenmek istemelerine şaşırdım. Gerçekten bazı insanlar illa ki evlenmeliyim kafasındalar sanırım. Gerçi pek yalnızlığa gelemeyen bir milletiz, bağımlı bir yapımız var genel olarak. Yalnızlık korkusuyla evlenen çok insan var. Çocuk yapmak bile kalabalık olup yalnızlıktan iyice uzaklaşmak için. Evlenmek için evlenmek oluyor bu işte. Halbuki kendimizi tanımaya ve bireysel vakit geçirmeye cesaret etsek bu taraf da baya eğlenceli. 

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Karabiberim vur kadehlere


Selamlarrrrr

Saçlarımın rengini canlandırmak için bu iki boyayı aldım karıştırıp süreceğim ama hepsini değil tabi. Saç boyuma göre ayarlayacağım. Bakır rengi korumak kolay değil malum, sürekli akıyor. Akınca da soluk bir renk oluyor. Amonyaklı boyalar saçı çok yıprattığı için bu amonyaksız boyaları aldım. Orange olanı fazla turuncu, parlak bir portakal gibi oluyor (ürün yorumlarından gördüm), o yüzden içine biraz sunset karıştırmak gerekiyor. Zaten ben biraz kızılımsı turuncuyu daha çok seviyorum. Dipleri yine normal palette ile boyayacağım ama boyları bu boyalarla geçeceğim. Belki yarın belki de üç hafta sonra falan :)) acayip üşeniyorum çünkü ve araya regl döngüm girecek, döngü zamanı boya pek iyi tutmuyor onun bitmesini beklicem falan. Hava da çok sıcak ya, her şeye üşeniyorum. 

Bronzluk da saçımı iyice ortaya çıkardı bu arada ya, çok fazla güneşlenmesem de güzel yandım bence. Kararmak hoşuma gitmez normalde ama bu sefer sevdim. 


Sabah böyle bir bildirim geldi. Meğer benim hediye kahvem varmış. 

Ne hediyesi bu diye baktığımda da doğumgünü hediyem olduğunu farkettim. Unutmuşum onu ben. Bugün alacaktım sonra vazgeçtim pazartesi sendromumu hafifletsin diye pazartesi almaya karar verdim. Zaman var nasılsa.

Soğuk kahve yapmak için buzluğa buz koydum, şu anda da kahveyi soğutuyorum. Bugün temizlik yapmam lazım. Böyle işte.

Bu arada dünkü elemanın yaşını öğrendim, tahminimden daha küçükmüş 10+ fark var yani o yüzden vazgeçtim ve mesafeli davranacağım. Bu erkekler neden yaşından büyük gösteriyor hep yaaa, mesela bi tane benden 1 yaş küçük biri var babam gibi duruyor yanımda. O da benimle ilgileniyor gibi ama yakışmayız bence. Karakter olarak da donuk, sıkılırım ben. Neyse zaten aşk meşk arayışında değilim ama denk geldiği zaman da flörtleri değerlendiririm tabikide. Böyle işte bugünüm, gücümü toplayıp temizliğe başlayayım ben.

17 Temmuz 2026 Cuma

Hey şşt fıstık çıkı çıkı

Aiyyyyy arkadaşlar naber. Ben bugün bi çocukla tanıştım. Bilmiyorum sadece tanışıp kalır mıyız arkadaş mı oluruz ilerisi olur mu ama böyle yeni birileriyle tanışma heyecanı ne güzel ya. Aynı yerde çalışıyoruz aynı servisi kullanıyoruz hem de aynı yerden ama onun çalışma saatleri çok değişken olduğu için pek servis kullanmıyor. İki gün geliyor iki hafta gelmiyor gibi bişey. Geçenki servis kullandığı bir gün sabah yine aynı yerde beklerken ben günaydın dedim. İki yabancı gibi beklemeye gerek yok diye düşündüm. Ama sonra ne gerek vardı konuşmadan gidip geliyorduk işte diye bi pişman oldum yürüyor gibi mi göründüm diye. Sonraki gün o günaydın dedi, ondan sonraki gün de o dedi. Mecbur hissetmesin diye ben bir daha demedim ama o devam ettirdi yani. Sonra bu sabah, yine servis kullandığı bir gün. Bekleme yerinde bir bank var ona oturmuş. Ben de gittim yanına oturdum günaydın diyerek. Seni görmeyince servisi kaçırdım sandım dedi. Sonra sohbet etmeye başladık. Hangi bölümde çalışıyorsun ne zamandır çalışıyorsun falan. Sonra servis grubuna mesaj geldi şoför uyuyakalmış gecikecekmiş. 10 dakika daha sohbet etmiş olduk. Sonra servis geldi. “Biz de böylece hem tanışmış hem konuşmuş olduk” dedim, o da gülümseyerek “yine gecikir umarım” dediiiiiiii. Sonra akşam yine servis kullandı, birlikte indik aynı yerde. Birlikte yürüdük. Benim sokak onunkinden önce. Nerede oturduğunu söyledi. Yol boyunca da konuştuk. Nasıl geçti günün dedi, ben de onunkini sordum. Sonra ordan başka konuya geçti, ordan başka konuya falan. Yemekler güzeldi bugün, bak kartımı ben böyle yaptım, burdaki spor salonuna yazıldım sen gidiyor musun vs vs. Baktım muhabbeti takip edemiyorum ben susup onu dinleyip kısa cevaplar vermeye başladım. Karşıdan karşıya geçerken de beni arkasına alıyordu sürekli dur bekle falan. Sonra ben eve geçmek için ondan ayrılıp karşıya geçecekken dikkat et dedi. Ay hoşuma gitti yaaaa. Yarın yokum dedi ama. Ben sormadan dedi hem de. Yine gececiymiş. Ben de o zaman bir sonraki vardiyada görüşürüz dedim. Ama isterse gruptan telefonum var ordan mesaj da atabilir bir bahaneyle.
Muhtemelen benden küçük, yaş olarak. Ama çok fazla değildir bence. Çok tatlı yaaa küçükse de küçük ahahhshs. İçimdeki Seda Sayan 20ye kadar yolu var diyor ahahha yok yok şaka o kadar da değil ama 7ye kadar okeyim ben. Bence 32-36 arası bir şeydir. Bu soruları hiç sormadık hemen sanki zaten tanışıyormuşuz gibi sohbetler ettik, yurtdışına çıktığımı anlattım o kendiyle alakalı bişeyler anlattı yakın arkadaşı gelecekmiş falan. Bu akşam eve gelirken yürürken ben kendim dedim “bu arada benim ismim Özlem” diye. “Kusura bakma ya erkekler böyle işte isim pek sormayabiliyorlar unutup” dedi “sorun değil ben seninkini bildiğim için kendiminkini de söylemek istedim karşılıklı olsun diye” dedim, ben onunkini biliyordum hatta kartını da gösterdiği için artık soyadını da biliyorum da şu an unuttum Ş ile başlayan bişeydi. Yarın unutmayayım da sistemden bi bakayım yaşı kaçmış :)) o da benimkini zaten biliyordu belki de, whatsapp grupta yazınca adımız çıkıyor çünkü ve ben soyadımı da yazdım onu da biliyordur ama nereden bindiğimi yazmıyorum diye bilmeyebileceğini düşündüm.
Flörtümsü bişey oluyor gibi ama tam olarak öyle diyemem. Tam olarak arkadaşça da diyemiyorum çünkü gözlerindeki heyecanı ve konuşmayı sürdürme çabasını gördüm. Bakalım ne olacakkkkkk. Arkadaş olsak da hem komşu hem arkadaş olmak çok keyifli olur benceeeee
O kadar çok konuştu ki yol ayrımına gelince sözünü kesmek zorunda kaldım. Bence bu çok tatlı bişey 🌸🌸🌸
He bi de şeyi söylemeyi unuttummmm, “ben seni bugün bi ara gördüm acilin ordaydın” dedi. Eğer ilgilenmiyor olsa farketmezdi beni bence 😁 sizce?

16 Temmuz 2026 Perşembe

Kavuniçi


Enfes bir kavun yedim çekirdeklerini hemen saksıya ektim. Dışı sarı içi ise tam olarak kavuniçi dediğimiz renkteydi ve çok tatlıydı. 

Diğer ektiğim tohumlar ise çıkmadı, bir haftayı geçti çıkmayacak sanırım. 

Bugün izin sonrası ilk iş günüydü, yoğun değildi ama zor geçti yine de. Orada kalmak zorladı bir de sabah erken uyanmak. Üç dört gün de olsa izin izindir işte hemen rahatlığa alışıyor insan. 

15 Temmuz 2026 Çarşamba

İlk izin bitti


 Bugün iznimin son günüydü. İstanbul’a döndüm, şu an evimdeyim. Kısa ama yeterli bir tatil oldu. Yarın iş başı :)

Gelirken babaanneme uğradım. 1,5 aydır hastanedeydi bakıcısıyla birlikte, felç inen eline fizik tedavi için. Maalesef gelişme olmamış. Hala kullanamıyor. 

Bakıcısıyla da pek enerjileri uyuşmadı, istemiyor ama mecburuz şu an. O yüzden de merak etmiştim moralini ve kadınla aralarının nasıl olduğunu, gittim gördüm iyi görünüyordu. Beni görünce çok sevindi. İyi bir hasta bakıcı bulmak da kolay değilmiş…

Baya karardım bu birkaç günde. 

Gemiye annem uğurladı beni, vedalaşırken “daha açık giyinme” diye tembihlemeyi de unutmadı :)) “şu anki giyiminden daha açık giyme senin bi ağırlığın var dedi” :) üzerimde kısa kollu tişört ve altımda diz üstü şort vardı. Annem yaa eminim kendini tuttun tuttun ve artık dayanamayıp son dakika söyledin :)) “Tamam zaten yazlıktayız diye giydim” dedim ben de. Rahatsız olduğu şeyi biliyorum aslında, şort üstüne sıfır kollu badi giymiştim dün ve biraz belim göbeğim açılıyordu ondan hoşlanmadı. Ama onu zaten İstanbul’da pek giymem, tatil yerlerinde giyerim. İşyerinde ve şehir içinde çok açık giyinmeyi ben pek sevmiyorum ve yakıştıramıyorum. Her şeyin yeri var bence. Ya da şöyle diyim, açık giyilse de şık bir açıklık olmalı. Şık bir kolsuz bluz şık bir şort vs.ama tatil yerlerinde istediğini giyersin. Ben böyle düşünüyorum, sizce?

14 Temmuz 2026 Salı

Bedenin kendini iyileştirme yolları

Bugün biraz hasta gibiydim. Boğazım acıyordu. Biraz uzandım ve terlemeye başladığımı farkettim. İyice pikeye sardım kendimi ben de. Annem geldi kalk hadi dedi hastayım dedim değilsin iyisin iyi hadi gel dedi balkona çıktık. Orda da pek enerjim olmadığını görünce ikna oldu hasta oluyor olduğuma. Nane limon yapayım dedi ama istemedim, benim midemi bulandırıyor o. Güneş vuruyordu balkona, sırtımı güneşe verip başımı masaya koydum. O sıcak o kadar iyi geldi ki. Beden durup dururken terletmeye başlayarak zaten buna ihtiyacım olduğunu işaret etmişti, o güneş de biraz ısıtıp terletince boğazım geçmeye başladı hemen. Bir süre öyle kaldım ta ki bunalmış hissedene kadar. Artık enerjim yerine geldiğinde sıcak fazla gelmeye başladı. Bu aslında seans bitti demek oluyor. Sadece biraz halsizliğim var ama hasta değilim. Buraya gelince buranın havası hep çarpıyor bana zaten. İstanbul’daki nem banyosundan çıkıp bu kuru, nemsiz havaya geçince vücut şok oluyor. Cildim pütür pütür kuruyor, burnum tıkanıyor, ödem atıyorum ve halsizleşiyorum. Yarın döneceğim ama biraz daha uzun kalsaydım birkaç gün sonra psikolojik olarak da daha gergin birine dönüşmeye başlayacaktım. Gitgide daha huysuz ve sinirli olacaktım. O yüzden geldiğim zaman uzun süre kalmamaya çalışırım. Burası beni aşama aşama böyle etkiliyor işte, ilginç değil mi? Acaba neden…

13 Temmuz 2026 Pazartesi

Mavinin her tonu


Bugün de bitti. 

Gün batımı biraz maviydi çünkü bulutluydu hava. İstanbul’a doğru bakıyoruz şu anda. Oralar yağışlı sanırım. Yarın da burada yağacak gösteriyor telefon. 

Bugün denize girdim sonunda. Yine soğuktu ama biraz yan taraf daha sıcaktı. Damar damar sıcak soğuk akıntılar var denizde. Sıcak olan yerler denizanası ve yosunlu, soğuk olan ise tertemiz :) nispeten sıcak olan alandan girip soğuk yerden çıktım. Sonunda denize giriş açılışımı yapmış bulunuyorum.

Sonra babamı İstanbul’a yolcu ettik işleri var diye. Annemle sahilde bir çay bahçesine gidip denize karşı çay içtik. Bu foto oradan. Sonra kardeşim de arkadaşlarıyla arka masamıza geldiler okey oynamaya. Şimdi de evdeyiz. Sütlü kahve yaptık annemle balkonda oturuyoruz. 

Sabah işyerinden biri mesaj atmış. Telefonu uçuş moduna alıp uyumuştum aradıysa ulaşamamıştır sonra da mesaj attı sanırım. Mesajı görünce benim yanımdakine arayıp haber verdim o çalışıyor şu an orda çünkü. Yanında bi asistan vardı tam da benden bahsediyorlarmış. 

Beni kimse aramasın diye o kadar da hikaye paylaşmıştım :)) ama bu kişide yanımdakinin numarası yok bildiğim kadarıyla. Neyse ama yarın ve öbürgün rahatsız edilmeyeceğim çünkü başka bana ulaşılması gereken bir durum yok şu an. 


Sizin günler nasıl geçiyor?

12 Temmuz 2026 Pazar

Basit hayatın muhteşem günleri


Yazlık balkonunda gün batımına karşı sakin ve ılık bir yaz akşamı… gün batımını betonların arasından seçmek gerekse de :)) yazlık da olsa apartmandan kaçılmıyor ne yazık ki. Yine de hayat bazen çok güzel. Böyle anların kıymetini daha çok bilelim. 


Gün batımından sonra çıkılan akşam yürüyüşü. Dalga sesleri, yıldızlarla dolu gökyüzü. 




Kahveyi dışarıda içelim diye çıkmıştık, cezveyi almayı unutmuşuz evden de baya uzaklaşmıştık. Biz de mehmetefendi kutusunda yaptık gayet de güzel oldu ve kutuya da hiçbir şey olmadı. 


Anneciğimin yaptığı babacığımın kakaoluya çevirdiği enfes sütlaç, tavsiyedir siz de deneyiniz :)


Bu da annemin filizlenen sarımsağı ektikten sonra yetişen sarımsakları :)) harika değil mi? Ben de ekicem bundan sonra filizlenenleri. 


Bugün denize gittik ama sadece ayaklarımı sokabildim su çok soğuktu. Güneşlenip döndük biz de. 

Bu fotoyu whatsapp durumuma falan da koydum herkes görsün bilsin izinde olduğumu da rahatsız etmesin ajshshsh

11 Temmuz 2026 Cumartesi

Çorapla saç şekillendirememe

Bizim zamanımızda maşa mı vardı :))) dün akşam duştan sonra saçlarımı biraz kurutup kremleyip çoraba sardım. Daha önce de yapmıştım ve sonuç çok güzel olmuştu. Sabah açtığımda aşağıdaki gibiydi.
Biraz daha bukleler düzgün görünsün diye taradım, taramaz olaydım. Yün gibi kabardı, bukle mukle kalmadı hafif dalgalı kabarık bir saç oldu. Kremledim ama pek dindiremedim. Geçen sene saçlarım fazla dökülüyor diye “keşke aslan yelesi gibi saçlarım olsa” demiştim o dua şimdi kabul oldu herhalde. Hem renk hem de biçim olarak tam da aslan yelesi gibiydi.
Geçen bahsettiğim elemanla böyle bir mesajla son ayrılışı yaptık.
Şu an deniz otobüsündeyim, iznim başladı tatile gidiyorum heyyyyo

Şu an kaptan bir anons yaptı, iskelede bir çocuk varmış çocuğunu unutan var mı diye. Herkes birbirine baktı hareketlenen var mı yok, sonra birbirimize şaşkınlıkla güldük istemsiz. Çocuğunu unutmazsın ama ya. Şu an hareket etmiştik ama durduk biri evet ben unuttum diyecek mi diye bekliyoruz sanırım. Heh neyse hareket ettik bizimkiler o kadar da avel değilmiş neyseki. Umarım çocuk çabucak ailesine kavuşur ailesi de çocuğuna 🙏 

Gelirken metroyla geldim durakta beklerken bi genç çocuk yaklaştı yanıma önce merhaba dedi sonra selamünaleyküm dedi, ben burdan İzmit’e gidicem de biletler benim yanıma aldığımdan fazlaymış o kadar para almamışım yanıma siz verseniz ben sonra ibana atsam dedi. Bi telefona bakıyo bi etrafa bakıyor ağzı falan kurumuş kusura bakmayın stres yaptım diyor falan. “Yani nakit paranız mı yetmiyor?” dedim. Eğer nakiti yoksa ve o an benden alıp ibana atacaksa verecektim. Yok hayır ben yanıma az para almışım param yetmiyor dedi. Parça parça karışık konuşuyordu ama anladığım kadarıyla para vereyim o da ibanımı alsın sonra bi ara atsın gibi bişeydi. Benim içime sinmedi dedikleri. Tam olarak ne istediğini de anlamadım, karşılıksız para mı vereceğim nedir yani. Bir de bir sürü insan var neden gelip yalnız bir kadına soruyorsun bunu. Etrafta bir sürü orta yaşlı adam var.  “Bence bunu bir erkeğe sorsanız daha iyi olur” dedim. Tamam teşekkür ederim dedi uzaklaştı kimseye sormadan çıkışa gitti. Hala anlamış değilim dolandırıcı mıydı yoksa derdini mi anlatamadı ama bunu soracağı kişi kalabalık içindeki yalnız duran bir kadın olmamalı yine de bence. Sizce?

10 Temmuz 2026 Cuma

Şeftali mi mango mu bence mango


İnanılmaz lezzetli bir mango yedim. Neredeyse kabuklarını da yiyecektim. Bu ağaç evde saksıda yetişip meyve verir mi acaba ya? Tropikal meyve ya hani kışın eve alıp yazın balkona koysak mesela tutar mı ve meyve verir mi?

Dalından yesek ne güzel olurdu. Avokado çimlendirdim küçük bir fidancık oldu bir de mango çimlendireyim diyorum.  Ama bunun çekirdeği yok yeni bir mango bulmam lazım. 

Yarın işten erken çıkıp yazlığa doğru yol alacağım. Bu akşam çantamı hazırlamam gerek. Bu tatile ihtiyacım var gerçekten, biraz dinleneyim. 

9 Temmuz 2026 Perşembe

Bahçemde bir güldün beni geri döndürdün hayır olamaz derdim beni taşa döndürdün


Dünkü paylaşımıma yaptığınız yorumlar için teşekkür ederim. Böyle durumlarda insan mantığıyla düşünemeyebiliyor dışarıdan bir gözden yorum almak iyi oluyor. Karşı taraf o kadar alttan alarak yumuşak bir biçimde vicdanıma oynayarak yazmış ki biliyor çünkü kıyamayacağımı. Ve öyle de oldu ne yazık ki dayanamayıp cevap yazdım, ama kesinlikle olumlu bir dönüş olmadı onu söyleyeyim. Sadece asla olamayacağını ve tedavi olması gerektiğini söyledim tekrar. Sonra en azından irtibatı koparmayalım bi gözlemle beni arkadaş olarak dedi. Bi bak bana değişmemişsem yine git ama bi dene dedi. İyi tamam arkadaş olarak bi deneyelim dedim. Hiçbir yerden engelini kaldırmadım, sadece bu yeni açtığı hesaptan instagramdan bazen mesaj atıyor, takip talebini de kabul etmedim. Ben eminim zaten bi b.k olmayacağından :) bir süre sonra yine tükürdüğünü yalamış olacak ve aramızda hiçbir şey olmayacak. Dün biraz konuşunca yeniden eski duyguları hisseder gibi oldum, gece bir sürü tuhaf rüyalar gördüm, şöyle ki; ben normal özgür hayatıma devam edemiyordum rüyada her yerden çıkıp yanıma gelip bana sarılmaya çalışıyordu ve artık boğuluyordum. Bu rüya da onu istemediğimi işaret ediyor aslında. 


Bi de şu yazdığına bakar mısınız. Ben kendi kendime kavga edip sinir krizleri geçirdim sanki. Hiç tartışmamışız bile :))) tepeden tırnağa manipüle her şeyi yani burdan onu anlıyoruz. Demek ki dediği hiçbir şeyi ciddiye almamalıyım.

Arada yazıyor ama ben uzatmıyorum ve uzatmaya çalışırsa da yine engellerim diye düşünüyorum. 

Başka bir konuya geçelim;

Blogger bir arkadaşımız sosyal kafe adında bir platform oluşturmuş. Ne kadar kalabalık olursak o kadar eğlenceli olacak bir ortam. Bence mutlaka bir uğrayıp bakın. Oradan da anlık paylaşımlar yapabiliriz: Sosyal kafe 

Bu arada, kolumun morarıklığı geçti. 1 hafta sürdü yani 7-8 gün. Şu an eskisi gibi canım kolum :))

Bugün çok bitik hissediyorum ya. Hem duygusal dalgalanmalar yaşadım diye hem iş yoğunluğu hem de izne çıkacağım zaten rehaveti bastı sanırım:))

8 Temmuz 2026 Çarşamba

Siz olsanız ne yaparsınız

2024te tanışıp 2025te yollarımızı ayırdığımız, aramızdaki şeye ilişki bile diyemeyeceğim bu kişi birkaç gün önce instadan mesaj atmış. Onunla birlikteyken sürekli sinir krizleri geçirme derecesine geldiğim için ayrılıyordum ama yalvarıp söz verip ikna ediyordu en son artık hiçbir şekilde değişmeyeceğine emin olup arkadaşça ayrılma kararı aldım o da kabul etti. Sonra ara ara mesaj atmaya yeniden şans istemeye başladı ben her defasında anlatıp istemediğimi söyledim bitti sonra tekrar yazdı vs vs ve ben Telegram dahil her yerden engelledim en sonunda. Şimdi sıfırdan yeni bir hesap açmış instagramda ve beni eklemiş pazartesi günü. Görünce sildim ama engellemedim. Bu sabah aklıma acaba mesaj atmış da spama düşmüş olabilir mi diye geldi spamlara baktım evet atmış ve spama düşmüş. Sizce bu mesaja bir cevap vermeli miyim yani “düşünmüyorum artık bana ulaşma” gibi bişey yazsam gerçekten onun için de kapanır mı artık yoksa gostlamaya devam mı etmeliyim. Bi yandan kendimi kötü hissediyorum çünkü kırıcı olmak istemiyorum ama onun için yapabileceğim hiçbir şey yok. Çok travmatik bir insan, terapi görmesini istedim defalarca ve hep söz verip yapmadı. Ciddi tedavi olması lazım hayatı kendine de hayatına aldığı kişiye de zehir ediyor. Acaba bu hesabını da engellesem mi? Çünkü açık kapı bırakıyormuş gibi de görünmek istemiyorum tamamen unutsun istiyorum. Aldatıldığı için intihara meyleden bir arkadaşı vardı şimdi mesajda yapamıyorum falan yazınca ondan da korktum gerçi ben aldatmadım ama ne bileyim meyleder mi, gerçi herkesin kendi hayatı yani hayatın getirdikleri ile bir şekilde başa çıkma yolu buluyoruz. Ne diyorsunuz sizce ne yapayım, cevap yazmayayım ve engelleyeyim di mi? Siz böyle bir durumda ne yapardınız?

7 Temmuz 2026 Salı

İzin aldım oley

Vay vay vay Trump ile Erdoğan dostluğunu gördünüz mü? Ahahah neyse siyasete girmeyeceğim. Nefret ediyorum siyasetten. Ankara yollarında kol kola güzel günler diliyorum kendilerine.

Ay benim biraz boğazım acıyor umarım hasta olmuyorumdur. Bugün izin işini hallettim haftaya üç gün yokum. Cumartesiden gidicem. Toplam beş gün. Pardon 4,5gün çünkü cumartesi işe gidip ordan geçicem.

Üfff Öksürüyorum arada ve azıcık burnum akıyor ama hasta olmayacağım hayır hayırrrr

Dün biraz aşırı fazla çalışınca klima çarptı sanırım… 

Ya sürekli de bişeyler yiyor beni. Özellikle kollarımı. Yine bişey ısırmış iki yerden. Kocaman şişiyor. Böcek midir sinek midir ne olduğunu da anlayamadım. 

Dün bi de tırnağım kırıldı. Eve geldiğimde o kadar yorgundum ki hemen yattım tırnaklarımı kesmeyi unutup. Şu an dokuz uzun bir kısa tırnağım var. Unutmadan keseyim bari. 

O kadar erken uyumama rağmen sabah çok da kolay uyanmadım yine. İsteksiz gittim işe, bu hafta çok ağır gidiyor gibi geliyor. 

Başhekimden izin istemek için içeri hasta almadan önceki küçük bir zaman aralığına sıkıştırmaya çalıştım kendimi. Onda bile derdimi tam anlatamadım yani Belgrad için de şimdiden haber vermek istedim daha çok var o zamana tamam onu o gün konuşuruz diyip yolladı beni. Bunu “olur” olarak kabul ediyorum. Doktorluk acayip derecede fazla stresli bir iş ya. Hastalar zaten panik, yaptığın iş vereceğin bir karar o insanın sağlığı ile alakalı. İyi ki doktor olmamışım çok çok çoooooookkkk aşkla istemeyen kimse doktor olmamalı bence.

6 Temmuz 2026 Pazartesi

Sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sesin

Şu kitaba artık başlar mıyım bugün inşallah yaaa…
İnanılmaz bir gündü. Herkesle bi uğraş mücadele vermek zorunda kaldık. Merkür retro mu ne varmış algılarımız da bi yandan kapalıydı benim öyleydi yani en azından. Kafam çok dağınıktı ona rağmen iyi idare ettiğimi düşünüyorum. Sürekli gelip yığılan işler, bitmeyen bir sayım, gelmeyen malzemeler vs… bizim matbaayla sorun yaşıyoruz demiştim ya, adam işi bırakıp gitmiş. Hani bi tek benle sıkıntı yaşıyordu? Bir tek benimle sıkıntı yaşadığı için işi bırakma noktasına geleceğini sanmıyorum. Malzemeleri sormak için aradım meşgule attı, mesaj attım işten ayrıldım dedi. Onun bi üstünü aradım evet dedi birden herşeyi bırakıp gitti biz de burayı halletmeye çalışıyoruz sizinkini göndereceğiz dedi iyi ki aramışım yani her zamanki gibi aramadan gelmeyecekmiş. Geçen hafta hiç gelmemişti, bugün bu haftakilerle birlikte geçen haftayı da göndermişler. Bir sürü malzememiz oldu taşı taşı bitmedi. Neyse bir süre rahat ederiz artık umarım. Ay malzemeyi ofise taşıtmak için adam ayarlamakla uğraştım bir saat, sonra bir türlü adam getirmiyor diye ben gittim bi tane kamyonet girişi kapayacak şekilde park etmiş diye bu da geçemiyor diye bekliyor boş boş. Aracın anahtarını üzerinde bırakmış sahibi bir şey olursa çeksinler gerekirse diye. Altı üstü arabayı çalıştırıp biraz geri gideceksin sonra ileri yapıp aynı yere geleceksin. Ne o ne de güvenlik araç kullanmayı bilmiyormuş. Benim de öyle pek bi şoförlüğüm yok ama neredeyse ben oturup geri çekecektim sonra boşver dedim bi yere sürterim falan bi de bu iki adam yapmıyor ben niye yapim dedim iyi siz ayarlar getirirsiniz ben gidiyorum dedim gittim. Araç kullanamayan erkek görünce şaşırıyorum sanki hepsine doğuştan yüklenmiş olmalıymış gibi geliyor.

5 Temmuz 2026 Pazar

İyi pazarlar

Dün ilk ve son aşurem derken çok erken konuşmuşum bugün bir komşu aşure getirdi. Tam da kahve makinemi temizliyordum kapıyı vuruyor zili çalıyor son anda yetiştim merdivenlerden iniyordu. Başı örtülü orta yaşlı bir kadın, kim olduğunu asla çıkaramadım ama bizim apartmandan olduğu belli ev kıyafetiyle gelmiş olmasından. Benim komşuculuk ilişkim hiç yoktur hiç de sevmem açıkçası :) ipin ucu kaçarsa görüşmemek için ev taşımak zorunda kalmak istemem çünkü. Ve komşuculukta mesafe bir anda olağanüstü bir şekilde aşılabiliyor korkutucu bence. İnsan ilişkilerinde yakınlığı sevemiyorum. 

Tepsiden bir kase uzattı ve kabı yıkamadan vermemi söyledi. En azından su tutayım dedim yok hiçbir şey yapma bizde öyle dedi. Ben de direkt verdim. 

Bugün nihayet kahve makinemi temizledim ve elimden geldiğince video çektim. O videoyu da kanalıma yükledim. Philips kahve makinesi kullananlar ve bakım yapmak isteyenler için işe yarar bir video oldu bence. Kahve yağı sökücü, kireç sökücü kullanımı ve filtre değişimini paylaştım. Tekrar yapmak istediğimde klavuz olarak kalır bana da.

Videoyu buraya gömmeye çalıştım ama olmadı, YouTube embed özelliğini kaldırdı mı?
Videomun kapak resmini linkliyorum tıklayabilirsiniz:



4 Temmuz 2026 Cumartesi

Hayat boştur lo

Bugün yemekhanede aşure vardı çok güzel yapmışlardı. İlk ve sanırım son aşuremi yedim bu seneki. 
Bulgurun üstündeki de sucuk. Köfte tavuk ve sucuk koymuşlardı yanına. Güzeldi yemeğimiz bugün. 

Sabah işe giderken hava kapalıydı ama yağmıyordu. Annem öğlene doğru aradı dedem aramış İstanbul’da çok fena yağmur yağıyormuş diye, ben bilmiyorum hiç çıkmadım dışarı dedim. Malum çalışma yerimiz de yemekhane de yer altında bizim. 
Bi de havalar çok sıcak diye klimalı ortamdan çıkmak istemiyorum pek çıkmıyorum o yüzden bu aralar. Mesai bitince bi çıktık fena yağmur yağıyor, iki dkda sırılsıklam olduk hepimiz korunaklı bi yer de yok servis de gelmemiş. Ama hava bi yandan da hala çok sıcak. Yağmur buhar olup nem yapıyor sanırım hem terliyoruz hem ıslanıyoruz. Neyse geldi servis bindik bir yerlere de uğrayıp eve geldim ev de çok sıcak. İyi ki lambamın pervanesini yaptırmışım kapattığım an hamama dönüyor oda. Her yerde buhar var gibi hissediyorum.

Bi komşumuz annemlere ıhlamur getirmiş yaş ıhlamur. Poşetle kapılarına asmış. Annem küflenmesinler diye masaya ser dedi. Evlerine gittim mutfak masasına serdim ve sonra hapşırmaya başladım. Acaba benim alerjim ıhlamura olabilir mi, mayıs haziranda artıyor ve bu aylar da ıhlamur ayları bi araştırcam bunu. 

Eve gelip çamaşırları yıkadım, bitkileri suladım. Bir kitap almış babam kendine ama o şu an İstanbul’da olmadığı için kargosunu ben teslim aldım ve o gelene kadar okuyabileceğimi söyledi okurum diye düşünüyorum baya ilgi çekici görünüyor. Jose Saramago’nun Kabil kitabı. Yazarın adı soyadı sırasını doğru yazmışımdır umarım “Sait Faik’in Abasıyanık kitabı” gibi olamasın da :)))

Kahve makinem için kahve yağı sökücü, kireç sökücü ve yeni bir filtre aldım iki gün önce ama onu temizlemeye bile üşeniyorum erteliyorum sürekli. Neyse bugün son pis kahvemi de içeyim yarın temizlerim sjjsshhahha

Yarın temizlik de yapacağım… amaaan düşünmeyeceğim bunları çünkü daha yarın olmadı. 

Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım. Pek uymadı bu söz galiba. Yarın daha gelmedi bugünü yaşamak lazım diyeyim. Dünde de yarında da yaşamaya gerek yok şu an bugündeyizzzz. Hadi görüşürüz.

Yalnız bişey diyim mi çalışma hayatı için köle miyiz bütün günümüz burada geçiyor falan diyoruz ama bi yandan da hayatımızı düzene sokuyor sanki ha ne dersiniz. Mesela her gün belli saatte uyanıp gidip belli saatte yemek yiyip belli saatte çıkmak ne bileyim tek başıma günü programlamakta pek iyi değilim böyle birileri tarafından programlanmış günleri yaşamak her ne kadar günün çoğunu onlarla doldurmak demek olsa da bir rutin ve düzen de oluşturuyor yani. Gerçi emeklilik için prim dolar dolmaz çıkıp yaşı beklemeyi düşündüğüm için de böyle polyanna bir bakış açısı sunuyor olabilirim. Ha gayret 5-6 sene kaldı :D
Hadi bu sefer kesin gittim bye


2 Temmuz 2026 Perşembe

Dedikodu dedikodu kıskanıyorlar

Kan verdikten sonra pamukla bir süre bastırmadan hemen normal hayatınıza dönerseniz, bir de üstüne ufak da olsa bişeyler taşırsanız sizin de kolunuz böyle olabilir. O yüzden yapmayın. Normalde hep pamuk bastırırım bi 10 sn falan kenara oturup. Bu sefer hemşire söylemedi ben de bastırmadım. Sonra pamuğu bi çıkardım şişmiş ve ağrıyordu. Morarmıştı. Git gide morarıklığı arttı. Bu foto bugüne ait yani 4.gün. Ne zaman geçecek? Baktıkça içim gidiyor. Zavallı kolum, özür dilerimmmmm.
Muhtemelen damara bastırmadığım için kan içeride akıp dağıldı diye düşünüyorum. 
Dün o kadar illegal maddelerden bahsettik heroinmene döndüm ben de bu kolla. 

Ay bu gece ne sıcaktı di mi? Nemliydi daha çok. Kimse uyuyamamış çevremdeki ve ben de uyuyamadım. Sabah arabalar ve yollar ıslaktı ama yağmur ıslaklığı gibi değil, banyo fayans terlemesi gibi bi ıslaklık. Bi tane hamile var serviste, bayılacaktım artık gece dedi. Allah yardımcısı olsun hamilelerin, yaşlıların ve hastaların özellikle. 

Üffff dedikodu ile aranız nasıl? Bana sır verildiğinde tutmakla uğraşmak istemiyorum ama illa birileri gelip kimseye söyleme diyip bişeyler söylüyor. Meraktan çatlayacak gibi olduğum için de söyleme diyemiyorum tamam söz söylemem diyip dinliyorum. Sonra başka yerde ağzımdan çıkıveriyor bazen. Çok ciddi bir şey olmasa da biri bişey demişti ben de başka biriyle konuşurken söyleyiverdim, o da gidip bana söyleyen kişiye sormuş ama böyle bişey duydum doğru mu gibisinden sormuş benim dediğimi dememiş diye anladım. Çünkü ondan aldığı bilgileri tekrar gelip bana söyledi. Yani dedikoduyu çıkaran kız ile ben konuşup bu arkadaşa söyledim, arkadaş da onunla konuşup yine gelip bana söyledi böyle saçma bişeye döndü olay. Acaba o kız söylentinin benden çıktığını anlamış mıdır. Görmek istemiyorum kendisini bir süre utancımdan. Görürsem de “ben söylediğin şeyi tutamadım söyledim kusura bakma” diyesim geliyor, sonra kendimi durduk yere açık etmek saçma geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu durumda? Aslında insanlar bu bilgileri paylaşırken bir yandan da yayılsın istiyor olabilirler bence. Başka bir kız da bir sürü dedikodu veriyor hem de öyle şeyler ki skandal yani ama onları kimseye söylemiyorum çünkü gerçekten ciddi şeyler. İftiraya, vebale girebilir. Bir de anlattığı kişileri henüz tanımıyorum görmedim hiç 😅 çok zihnimde yer etmiyor o yüzden. 
Ama bir arkadaş da tanıdığım biriyle alakalı bomba bir dedikodu paylaştı bir yasak aşk olayı varmış ama bunu da kimseye söylemem mesela, bizzat ilk ağızdan duydum dedi ama olsun ben yine de kendim görmedim ve bu kişi evli yani çoluk çocuğu var hiç o toplara girmek istemiyorum. Tahmin ettiğim bir şeydi doğruymuş daha fazlasına gerek yok. Ben en iyisi bu dedikoducu tiplerden biraz uzak durayım karadelik gibi içine çekiyor dedikodular insanı ya. İçim şişiyor tutamıyorum çıkıveriyor bi yerden. Herkes kendi hayatına baksın aman bize ne elalemden yaaaaaa

1 Temmuz 2026 Çarşamba

Haşhaşlı çiçek buketi

 

Merhaba, çiçek buketimin ortasına süs diye yerleştirdikleri şeyin ne olduğunu merak ediyordum. Çiçekler solunca onları çöpe atıp bu şeyi tırnağımla deldim ve içinden tohumlar düştü. Meğer haşhaşmış bu. Emin olmak için yapay zekaya sordum evet dedi. Yenir mi dedim bukete koyulanlar fazla ilaçlanmış olabilir yeme dedi. Ekmeyi düşünürsen de ülkende yasak olabilir dikkat et dedi. Neden yasak olduğunu merak ettim, normalde biz bunu marketlerden alıp tüketebiliyoruz çünkü yoğurtla, salatada ya da tatlılarda. Araştırdım. Yetiştirmenin yasak olmasının sebebi özsuyunda afyon olmasıymış. Özsuyu dediği şey bu topaç kısım daha yeşilken tepesinden özel bir bıçakla çizilip çıkan sıvıymış. Güneşte durup kahverengi olup afyon sakızı oluyormuş ve o yazmak istemediğim bağımlılık yapan kötü maddeler bununla yapılıyormuş. 

Tıbbi morfin için kullanım şekli ise yaş haliyle değil bu fotoğraftaki şekilde kurumuş haliyle yapılıyormuş. İzin alıp tarlasına ekenler de bu top kısım iyice kuruyana kadar bekletip sonra hasat edip belli yerlere veriyorlarmış. Sıvıyken neden almıyorlar maddeyi dediğimde ondaki oran ayarlanamaz ve steril olmaz dedi. İçindeki tohumları döküp kurumuş duvarları unufak edip özel bir sıvıyla karıştırıp maddeyi açığa çıkarıyorlarmış. Bu şekilde bu maddeyi herkes çıkaramazmış ve çıkarsalar da kötü madde olarak kullanılmayacak kadar az orandaymış. 

Bunları bizimkilerle de konuşurken annem anneannemin o bebekken uyusun diye ona bir kaşık haşhaşa sütünü sağıp içirdiğini o uyuyunca kendisi de dikiş yaptığını söyledi. Araştırdım bazı bölgelerde bebeklere verip sakinleştirici niyetine kullanan çok anne varmış ama çok tehlikeliymiş aslında. Komaya, ölüme sebep olabiliyormuş. 

Bu anlattıklarımın hiçbirini denemeyiniz :)) haşhaş revanide güzel 😅

30 Haziran 2026 Salı

Doktor kahveyi azalt dedi

Tahlil sonucundan sonra doktor bazı gıdaları haftada 1-2den fazla tüketmememi söyledi. Liste baya uzun ama en çok üzen kahve oldu sonrasında çikolata. Şu an haftada 1-2ye indirmem imkansız ama günde 1e indirebilirim. Sonra iki günde 1e indiririm. Daha fazlası çıkmaz benden. 

29 Haziran 2026 Pazartesi

Pazartesi

Alerjim ilaçlara rağmen geçmeyince bir cildiyeciye gittim. Önceki tahlil sonuçlarıma baktı, normalde alerjik bir bünyen var bunu tetikleyen bir şey olunca belirtiler ortaya çıkıyor dedi. Akar alerjim çıkmıştı 2023te yaptırdığım testte ama sadece mayıs haziranda oluyor dedim belki bir polene de alerjin olabilir dedi inceledi cildimde çıkan şeyleri. Başka bir alerji ilacı ve krem verdi. Tahlil istedi verdim. Yarın sonuçlara bakacak. Bu hafta acı, ekşi, baharatlı, balık ve yumurta yeme dedi. Gıdayla alakalı olup olmadığına bakacak herhalde. 

Acayip sıcak bir gündü, günden güne kararıyorum tatile gitmeden:)) Bugün ofisten çıkmadım klimayı bırakamadım. Dışarısı kavruluyordu. Esiyor ama sıcak esiyor.

Kahve makinemi temizlemem gerek sürekli erteliyorum. 3-4 sene olmuştur herhalde alalı. Bugün de üşendim, videolar izledim az önce çok zor bişey değilmiş yarın işten gelir gelmez yapmayı düşünüyorum. Filtresini de yenilemem lazım aslında internetten bakayım çok pahalı değilse sipariş vereyim. Zaten içme suyu kullanıyorum değiştirmesem nolur ki ya :))

Geçen haftadan beri beklediğim etiketler vardı işyerinde. Kemoterapi bölümüne vereceğim ama bir türlü gelmiyordu strese girmiştim bende. Steril olması gerektiği için kalemle falan yazamıyorlar. Etiket olmayınca da sıkıntı yaşıyorlarmış. Bütün hastane işte böyle formları etiketleri vs hep bizden alıyorlar. Eczane de bizden alıyor, kemoterapi de, sekreterler de, doktor asistanları da, ameliyathane vs vs tüm hastaneye yetmeye çalışıyoruz en ufak bir aksaklık krizlere sebep olabiliyor bu da bazen beni yoruyor açıkçası. Böyle zamanlarda “benlik bir şey yok ben elimden geleni yaptım ve bekliyorum” diyip daha sakin kalabilmeye çalışıyorum ama kendimi yine telefonda matbaayla ya da temin ettiğimiz başka yerlerle tartışırken buluyorum. Aman be Özlem az biraz akışına bırakkkkkk ama yok acayip bir sorumluluk hissi var bende. Lisede öğretmenlerim de anneme hep çok sorumluluk sahibi olduğumu söylerlerdi. Doğuştan fazla fazla yüklenmiş bu özellik bana.

Bugün etiketler geldi şükür. Ben de her gün arayıp darlamaktan kurtuldum. İlgili bölümü aradım gelin alın diye, uçarak geldi aldı. 

Bu arada cildiyeye de bizim hastanedeki bi doktora gittim. Hastanede çalışmak bu açıdan güzel oluyo, gerek olmasın yine tabi de. Kötü hissediyorsan hop acile git serum taktır, hastaysan hop birkaç kat çık doktora git işten izin almaya falan gerek yok. Devlet olmadığı için yine biraz ücret ödüyoruz ama indirimliyiz. Bunun dışında bölümüme de baya alıştım ya. Arada bir gelen hasta telefonları ve matbaa krizleri olmasa gül gibi geçinip gidiyoruz. Öğrendim tüm işleri. Önümüzdeki hafta ilçe sağlık ve il sağlıktan düzenli istenen raporlar var onları hazırlayıp yollayacağım. Ayda bir ilk hafta böyle bir yoğunluğum oluyor. Ama alıştım neyse ki, oturtuyorum yaptıkça. 

Ay bu haftasonu kabuslar gördüm sürekli işyerinde öfke krizleri geçiriyordum. Bazen fazla kafaya takıyorum.

Tam modum düşüp depresifleşecek gibi oluyorum aklıma Belgrad’a bilet aldığım geliyor neşem yerine geliyor ahahahha valla bu seyahatler bana yaşam enerjisi veriyor ya ben sürekli böyle aylar öncesinden bir yerlere bilet alayım bence :))))

28 Haziran 2026 Pazar

Denize bıraksam kendimi

Bizimkiler yazlığa gitti, termoslarına filtre kahve doldurup yolcu ettim. Yaz sezonu resmi olarak açılmıştır :) ben de iki hafta sonra birkaç günlüğüne uğramayı düşünüyorum. 

Hazırlanmalarına yardım edip yolcu ettikten sonra annemin bozulmasın diye bana verdiği bazı yiyecek ve içecekleri buzdolabıma yerleştirdim. Sonra saçlarıma bolca biberiye suyu sıkıp sonra da saç kremi sürüp bekleyip duşa dirdim, çıkınca da argan yağı sürdüm. Bir zahmet kendine gelir herhalde artık. İkinci (kendim) boyamamda sanki yıprandı ve toparlanmıyor tam olarak. Ne kadar kremlesem ve yağlasam da nemsiz görünüyor. Taktım kafaya neme boğacağım düzelene kadar. Bir de regl döngüsüne az kalınca da saçlar elektrikli ve cansız görünebiliyor belki ondan da olabilir. Zaten bu aralar pek bi stresliyim, rüyamda o kadar çok bağırıp azarlıyordum ki insanları resmen sinir krizleri geçiriyordum. Uyanınca, değer mi be sakinleş biraz dedim kendime :))) bazen bazı şeyleri biraz fazla kafaya takabiliyorum ama halledicem. Stres de ekektriklendiriyor saçlarımı tabi haha. Bi de terliyoruz sıcaklardan o da saçın nemini bozuyor. Denize girmek istiyorummmm pek deniz insanı olmasam da bi giresim var bu yaz

27 Haziran 2026 Cumartesi

Varım diyor

Bizim servislere her akşam ve her sabah varsak varım yazmamız gerekiyor :) ilk işe başladığımda acayip saçma geliyordu, aylarca yıllarca ben her gün sabah varım akşam varım mı yazıcam diyodum. Ne kadar uğraştırıcı ve saçma gelirse gelsin devamlı tekrar ettikçe rutine dönüyor her şey. İlk zamanlar unutup son anda yazdığım çok oldu, hala arada oluyor gerçi. Nöbete kalanlar, vardiyası değişenler vs olduğu için aslında mantıklı bir uygulama olabilir ama bakınca zaten hep aynı kişiler kullanıyoruz servisi. Ve genellikle de varım yazıyoruz :) ama varım yazmayanları boşuna beklememiş oluyoruz tabi o açıdan iyi oluyor.
Son iki haftadır 7:05te beni alıyordu servis, bu sabah yine aynı saatte uyanıp hazırlanıp çıkmama rağmen yolun 3te 2sini geçip telefona bakınca 7:04 olduğunu görüp adımlarımı hızlandırdım. Bekleme yerime geldiğimde benden başka bekleyen kimse yoktu herkes servislerine ve otobüslerine binip gitmişti. Mesajlara bakınca 7:04te ilk yolcuyu alacağını öğrenip bi oh çektim. Beni de 7:10da aldı. Mesajlara bakarken birinin aksi bir duyuruya kadar yokum yazısına baya güldüm ahahahah duyuru? bu ne ciddiyet ya. Bu kişiyle aynı yerden biniyoruz ama her zaman gelmiyor. Onu görmeyince de korkmuştum neyse ki yokmuş.


Fena sıcak bugün. Eve geldiğimde uzanayım dedim uyumuşum, ya da sıcaktan bayılmışım. Uyanıp kalkmaya çalışsam da enerjimi toplamakta biraz zorlandım. 

Farklı bir otobüs hattı kullanarak geldim, inip başka bir hatta aktarma yapacaktım ve aktarma yapacağım otobüs tam önümüzdeydi. İndiğimde ilerlemeye başladığı için yetişemedim. Oradan sonrasını yürüyerek de gidebilirdim ama sıcak diye binmek istemiştim olmadı. Ben de zaten sprey güneş kremi almak istiyordum onu almaya gideyim dedim yol üstünde gratis watsons falan var. Nivea 50spf sprey aldım internette 800-900 dü gratiste 999(indirimli fiyat) watsonsta 400küsürdü, 250₺ üstüne. Saç boyası da alacaktım zaten o da 270 civarıydı. Aldım kasaya gittim, güneş kreminden iki tane alınca plaj çantası hediyesi varmış tamam dedim bi tane daha aldım çanta baya kaliteli çok güzel. Its summer time yazılı. Diğer güneş kremini de bizimkilere verdim, yakında yazlığa gidecekler kullansınlar diye. 

Bez çantam vardı onu da içine attım, baya geniş içi. Ve kocaman Nivea reklamı falan da yok çantanın bi yerinde o da hoşuma gitti. Bi de pastaneden küçük tatlı aldım eve gidene kadar eridi çikolatası. Çoooookkkk sıcaklkkk

26 Haziran 2026 Cuma

Yazlıktaymışım gibi bir sabah başlangıcı

Güzel bir kahvaltıyla başladım bugün güne. Ataşehir’i seviyorum, benim bulunduğum bölge mi böyle yoksa her yeri mi bilmiyorum ama bu ağaçlı yollar falan çok hoşuma gidiyor. Geçen bi yazımda bir tane daha korkarak yap yazım olabilir demiştim ya hani, o aslında Ataşehir’de bir aylık daire kiralayıp burada yaşamayı deneyimlemekti. Aslında o kadar da korktuğum bir şey değil, tek çekincem kiralayacağım kişinin nasıl bir tip çıkacağını bilememem. Bu düşüncemi kışa girerken ya da direkt kış ayında gerçekleştirmeyi düşünüyorum. İşime de yakın bir yerde tutup sabahları daha fazla uyuyabilmek için :))

Bugün usta geldi, ben işteydim babam ilgilendi. Çarşamba gelecekti ama ayarlayamadık cuma geldi. Tüm prizlerim, pervaneli lambam yapıldı. Üstüne bir de oturma odamdaki lamba da pervaneliye çevrildi. Usta gelecek diye evi baya toparlamıştım, çok geniş ve derli toplu görünüyor keşke hep böyle kalabilse :))) babacığım evin her yerine bir dokunmuş :) kitaplığımdaki bir kitabı çıkarmış yerine tam koyamamış, masamdaki kitaplara bir göz gezdirmiş, mutfaktaki termosumu incelemiş, saksılarımı sulamış, banyo lambamı değiştirmiş ve hatta süpürge makinemin haznesindeki azıcık tozu da atıp temizlemiş sağolsun. Bunların hiçbirini kendisi söylemedi, bıraktığı izlerden kendim anladım :)) belki önceden olsa sinirlenirdim evimi mi karıştırıyorsun diye ama tatlı geldi, evimle ilgilenmiş ne güzel. Ne okuduğumu falan merak etmiş. Güzel şeyler aslında. Annem de usta gelmeden gelip bi eve bakmış toparlamak gerekir mi diye, evini görünce şaşırdım bu ev o ev mi dedim diyor ahahah demek ki istesen ne güzel toparlıyormuşsun dedi. Abartmayın ya o kadar da değil demek isterdim ama… :)))


A101’den bu atıştırmalığı aldım. Yeni çıkmış sanırım. Çooookkkk beğendim. Bir dahaki gidişimde birkaç tane daha almayı düşünüyorum. Reklam değildir 😄

25 Haziran 2026 Perşembe

Bu alerji nereden geldi neden geldi nasıl geldi

İyi akşamlar herkese.

Bu sene mevsimsel alerjiler uzun mu sürüyor herkeste yoksa sadece bende mi böyle. Neredeyse ilaçta ikinci kutuyu da bitireceğim ara vereyim biraz diyorum hemen yine kendini belli ediyor ya. Benim alerjim arada hapşırma ve ürtiker şeklinde. Elim ve bacağım kaşınıyor arada ama bugün alnım, yüzüm de kaşındı korkuttu beni. Alnımda sanki biraz pütürlük olmuş kaşıyınca, dudak kenarım da aynı şekilde. Ne zaman geçecek bu alerjim benim…


Canım chicken burger çekiyordu bugün aldım. İlk defa denediğim bir restoran çok lezzetli geldi. Ama herkese siyah eldiven gönderiyormuş yerken kullanmak için bana göndermedi. Puan kırsam mı :P şaka şaka çok beğendim o yüzden beş yıldızlı güzel bir yorum yapacağım şimdi.
İki haftadır her akşam kola içiyorum içtikçe içesim geliyor bi Chatgptye sorayım bakayım neden olabilirmiş. Stres şekerli ve kafeinli içeceklere yöneltiyormuş kişiyi. Evet iki haftadır baya stresliydim. Alerjim de o yüzden arttı bence zaten. Onu da sorayım bakayım ilaçsız başka ne yapabilirmişim. Kefir, bol su dedi ve şekerli paketli gıdayı, çok işlenmiş peyniri tüketme dedi.
Ben bu ara cips, kola, çikolata da baya tüketiyorum daha dikkatli olayım.
Bugün bizim odaya gelen bi kız, buraya gelince çok rahatlamış hissediyorum sizin enerjinizden mi bilmiyorum ama çok huzurlu geliyor burası dedi. Hoşuma gitti. İşe ilk başladığımda çok zorlandığımı takip edenler biliyor. Benden önce bu birim ile çok fazla sorunlar yaşandığı için herkes bana karşı savunma halinde karşıladı beni. Daha beni hiç tanımadan karşı safta bırakıp her hareketimden mana çıkarmaya çalıştılar. Yeni işyerime adapte olmaya çalışırken, birileri beni burayla alakalı biraz aydınlatsın diye herkesle muhabbet kurmaya çalışırken hep duvara toslamak biraz ağlama seansları ile geçirmeme neden olmuştu günlerimi. Ama şimdi geride kaldı o günler, yeni işe girenlere sıcak davranıyorum, hayırlı olsun nasıl gidiyor alıştınız mı vs diye soruyorum. Ben görmedim ama bana denk gelenler görsün bu muameleyi en azından diye. İyi mi yapıyorum emin değilim ama diğer türlüsünü de beceremiyorum ki. 

Yarın karneler alınıyor, sonra da çoğu insan tatile gider şehir yine bi rahatlar sanırım. Hastaneye gelen de azalırmış geçen senelerde öyle oluyormuş yaz ayları rahat geçiyormuş bu sene de öyle olur umarım. 

24 Haziran 2026 Çarşamba

Altın alın altın

Selam dostlar, az kalsın bugünün yazısını girmeyi unutuyordum.

Altın baya düşmüş yatırım için almayı düşünenler alsın bence, ben de almak için ATM’ye para çekmeye gittim ama cihazda para kalmamış. Herkes aynı şeyi düşündü herhalde.

Yarın işe giderken ilk ATM’ye uğrayıp çekeceğim para koymuş olurlar herhalde, öğlen de almayı düşünüyorum umarım bir anda geri fırlamaz :)))

Haftaya ejderha sıcakları gelebilirmiş geçen yazımda bahsettim mi hatırlamıyorum, Fransa’da 14 kişi mi ne ölmüş avrupada ejderha sıcakları varmış gelmesin bize yaaaaaa umarım yok olur gider gelmez bize de kimseye de.

Bugün sakindim, aman ben mi kurtarıcam memleketi diyip köşeme çekildim ve tepkisiz geçirdim günü çoğunlukla. İyi geldi. Arada bilinçli şekilde kendimi dışarıya kapatayım böyle. İşler bi şekilde yolunu bulup devam ediyor nasılsa. Zaten otomatik kapanan tramvay kapılarını ben kapatıyormuş gibi ittirmeme gerek yok. Güneş zaten her gün doğuyor, doğsun diye ufuk çizgisine dönüp yalvarmama gerek yok gibi gibi…

Öğreniyorum.

Bugün için fotoğrafım yok ne yazık ki.

23 Haziran 2026 Salı

Haziranda açan nar çiçeği

Daha yaz yeni başlıyor bu nar çiçekleri de ne? 
Yürüyüş yaparken yola düşmüş olan çiçekleri gördüm, başımı bi kaldırdım bir sürü çiçek açmış bir nar ağacı. Normal mi bu? Sen kış meyvesisin kendine gel :))
Haftanız nasıl gidiyor? Benim biraz diken üstünde. Birilerine patlayasım var, kendime neden kimseye patlamamam gerektiğini anlatıyorum her gerginlikte :))) pazartesi sabahı bazıları baya nasibini aldı zaten, biraz frene basmam gerek. Kendimle konuşup telkin ediyorum kendimi, özlemcim şu an neden gerildin hadi çözelim diye bi başlıyorum soru cevap derken geçiyo işte. Şöyle oluyor genelde:
- nasıl hissediyorum? Sinirli
- bu siniri tetikleyen ne? Şunun şöyle davranması bunun böyle yapması
- bunların senin sinir sistemini bu kadar etkilemesi sence gerekli mi? Başka biri senin şu anki halinde olsa ona ne söylerdin. ben nasıl olmasını isterdim?
Bu sorular sakinleştiriyor beni. Ama bazen bu sorulara geçemeyecek kadar hızlı parlamalar olabiliyor. Bazı insanlar çok zor ya. Ve ben gamsız olamıyorum. Yanımdaki aşırı rahat mesela, insanlar zorlanmış mı bir şey mi istemiş umrunda değil. Canı nasıl isterse, ne zaman isterse öyle yapıyor. Geçen ona “şu rahatlığından bana da versene biraz ya” dedim. Belli başlı işleri var, onları ne pahasına olursa olsun bitirmeye çalışıyor ama onun dışındakiler günlerce beklese de rahatsız olmuyor. Enteresan. 

Dün otururken durup dururken kolum kaşınmaya başladı. Bi kolumda bi tane diğerinde bi tane vardı ama bugün işe gittiğimde 4 hatta 5e çıktığını gördüm. Küçük bi sinek var odada meyve sineği gibi bişey o mu ısırdı acaba anlamadım ki pire mire değildir inşallah. İşyerinde mi oldu evde mi onu da anlamadım ama sanırım işyeri çünkü önceki gün yanımdaki kızı da ısırmıştı bişey. Üffff bi de ilaçlatmayla mı uğraşıcaz şimdi. Yarın iyice bir bakayım ofisin her yerine. Bacaklarımızda bişey yok ama sadece kol.