Birkaç yıl önce panik atak zamanı böyle olurdum.
Sabah gergin uyandım ve gergin geldim iş yerine. Dün malum kişiye tekrar kendimi açıklamak zorunda kalmak beni gerçekten artık çok sinirlendirmişti. Daha kaç defa açıklayacağım bıktım artık diyip durdum. Bir insana bir kere söylenir ve saygı duyar önüne bakar di mi? En ufak bi yakın davranışımda başa dönüyoruz.
Bunun yanında bir de bugün 6 Şubat depreminin yıldönümü olmasının da çok etkisi var huzursuzluğumda. Bununla alakalı sosyal medyada video ve fotoğraflar görünce tüm vücudum karıncalanıyor. Bu karıncalanma olayı da panik atak öncesi olan bir şeydi bende. Yani anlayacağınız bugün atağın kıyısında dolaşıyorum gibi görünüyor. Çalışma ortamım boğuyor beni mesela bugün iyice, bu ufacık odada duvarlar ve dolaplar üstüme üstüme geliyor sanki. Durup dururken kalbim yine pıt pıt hissettirmeye başlıyor atışlarını. Bir şeylere yetişemiyorum, birşeyleri beceremiyorum, yetemiyorum hissi ya da kendimi koruyamıyorum korkusu da olabilir… gerçekliği tartışılır ama hissettirdiği şey gerginlik.
Çıkıp dolaşayım bi kahve içeyim diyorum onun iyi geleceğine de inanamıyorum, aslında bir köşe bulup ağlamam lazım belli ki yoğun duygularla dolmuş içim dışarı çıkmak istiyorlar.

Maalesef ülkece çok ağır üzüntü yaşadık. Bunu 99'da da yaşamıştık. Her deprem sonrası binaların kat sayıları sürekli konuşulur, ancak bir kaç sene sonra tekrar dikilir binalar. Hiç kimse akıllanmayacak, hiç kimsenin fikri bu duruma mantıklı şekilde değişmeyecek. Olan yine biz insanlara olacak. 99 depremini yaşayan birisi olarak o anın travması halen daha içimde. Artçı bir deprem olduğun da ne yapacağımı şaşırıyorum, neyse ki bu sefer oturduğum evi değiştirerek önlemimi aldım bu konuda. Ancak yine de ne olacağın hiç belli olmaz. Umarım bir daha böyle kötü acılar üzüntüler yaşamayız ülke olarak. Bu olayın gerçek yüzüydü.
YanıtlaSilŞimdi bir de varsayım yüzü var.
Teknolojilerin gelişmesi ile artık sismik depremler oluşturmak basit gibi. Bir makale okumuştum, makalede nükleer test yapılırken depremler ortaya çıkabiliyor, tsunami oluşabiliyor cümlesi vardı, jeo fizikçi değilim, ya da bir jeolog, ancak artık bazı şeylerin gerçekten de sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Düşününce aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Başka bir ülke nükleer deneme yapıyor ancak bundan benim ülkem etkileniyor.
Şimdi hesapladım da benim alerjik egzamam ve panik atağım da depremin olduğu sene pik yapmıştı, demek ki son damla olmuş. Evlerimiz ne kadar sağlam olsa da depreme nerede yakalanacağımızı bilmiyoruz, kolonu kesilmiş bir dükkanın içinde de olabiliriz :( bunları düşünürsek hayat yaşanılmaz oluyor, çok düşünmemek gerek sanırım...
SilDeprem yaratma frekanslarına ben de inanıyorum, inanmak istemiyorum ama bilmediğimiz o kadar ileri teknolojileri var ki dünyayı yönetenlerin, hiçbir şeye şaşırmayız. Ortaya cıkınca da vay be doğruymuş nasıl olur deriz sadece yapacak bir şey de olmaz. Filler tepişirken çimenler eziliyor her daim...
İçinden ağlamak geliyorsa ağla. Duygularını çıkar dışarı.
YanıtlaSilO kadar sıkışık bir ruh halindeydim ki ağlayamadım, ağlayabilsem iyiydi, ağlayabilmek için de bir nebze rahatlamak ya da azıcık da olsa bir "güvenli alandayım hissi" gerekiyor galiba. Terapistim de ağlamak istediğimde tutmamam gerektiğini söylemişti, herkesin içinde mi ağlayayım dediğimde de hayır ama kendine "eve gidince ağlarız şimdi değil" de en azından demişti. Ve sonra da sözümüzü tutmak gerekiyor tabi :)
Silpanik atak olmayacağın şekilde yaşa ayolcuum :)
YanıtlaSilSöylemesi kolay deep :)
Sil