Sayfalar

31 Mayıs 2018 Perşembe

İlk Uber XL deneyimim

Bir arkadaş ile iftara gideceğimiz yere, kardeşimin de birkaç arkadaşı ile rezervasyon yaptırmış olduğunu öğrenince neden hep birlikte Uber ile gitmeyelim ki dedim.
6 kişinin 4'ü aynı yerden binecek, biri yoldan alınacak biri de oraya kendisi gelecekti. Hepimiz ilk defa kullanacaktık.




Konumumu açınca yakınımdaki Uber'ler belirdi. Böcekler :)

Firsatbufirsat.com sitesinde, ramazana özel ilk kullanımda 30tl'ye kadar ücretsiz kullanım için promosyon kodu var, 1TL.
Detaylı açıklama için bahsettiğim fırsatın linki bu: https://www.firsatbufirsat.com/firsat/uber-ramazan-indirim



Firsatbufirsat sitesinden 1 liraya kodu aldım, Uber'i telefonuma indirdim. Sol üst kısımdan promosyon kodunu ekledim ve hemen ücreti düştü.

Not: Ödeme tipini nakit seçmek gerekiyor galiba, kredi kartı seçmiştim ben ama bir türlü tamamlanamadı, kredi kartı ödemesi ile ilgili sorun çıktı. Nakit seçince sorun olmadı.
Kredi kartım internet alışverişine açık ve limit var, internetten alışveriş yapıyorum ve sorun yaşamıyorum. Promosyon kodu kullandığım için kredi kartını seçmemi kabul etmediğini düşünüyorum, hiç bir ücret çekmemesi gerektiği için ödeme kısmını atlayamadı.



Haritada görünen nokta, durak olarak seçtiğim yer. Yoldan alacağımız arkadaşın bizi bekleyeceği yeri haritadan işaretledim.

Durak seçmek için aşağıdaki ekran görüntüsünde gördüğünüz 'Nereye?' kutusunun yanındaki + işaretine tıklayın. En fazla 2 durak seçebiliyorsunuz ve aracın orada bekleme süresi en fazla 3 dakika.



Ve konumlar hazırsa aracı çağırıyoruz.

Normalde, isterseniz önceden tarih saat ayarlayabiliyorsunuz. UberXL ayarladığınız saatte ayarladığınız konuma geliyor,ama promosyon kodu kullanınca o seçenek kaldırıldı.



Neyse ki çok beklememiz gerekmedi. Aracın bize ulaşması için 7 dakikalık bir süre verdi uygulama. Haritadan,nerede olduğunu canlı bir şekilde görebiliyorduk.
Burada komik bir şey oldu, biz kardeşimle evin önünde hem diğer arkadaşları hem de uberi beklerken, beklediğimiz araç önümüzden geçti gitti. Plakayı ve aracın nasıl bir şey olduğunu biliyoruz o yüzden hemen tanıdık, verdikleri süreden erken geldi ne güzel diye atladık hemen ama durmadı. Uygulamaya göre daha 2 dakika vardı bize ulaşmasına. Birbirimize baktık, aracın arkasından baktık o değil mi ya evet o diye, herhalde ilerde duracak deyip biraz ilerledik ama yavaşlamadı bile.

Hemen şoförü aradım, bizi geçtiniz geri  dönün demek icin. İsterseniz şoförü arayabiliyorsunuz ve numaranız onun telefonunda görünmüyor. Çaldı çaldı açmadı.

Haritaya tekrar, iyice bakınca yakınlarda bir yolculuk tamamlanıyor yazısını gördük, meğer araç hala doluymuş, yolcuyu bırakmaya gidiyormuş. Bıraktı ve tam zamanında bizim konumumuza geldi. Aynı zamanda diğer binecek arkadaşlar da geldi, hemen bindik çıktık yola.

Acaba başka bir yere uğramamız gerektiğini söylemeli miyim diye tedirgindim, direk şoföre sormak yerine yanımdakilere yüksek sesle yolda başka birini daha almamız gerektiğini söyledim, nerede bekleyeceğini anlattım yetmedi bir de o arkadaşı arayıp o noktaya gelip gelmediğini sordum, şoförden bir tepki gelmeyince demek ki gerçekten görüyor deyip sustum.

Şoförümüz biraz suratsızdı açıkçası, çok da memnun kalmadık. Arabayı da baya hızlı sürüyordu. Öyle ballandıra ballandıra anlattıkları bir seyahat olmadı. Kötü bir şey de olmadı ama beklenti yüksekti bizde galiba biraz. Zaten puanı 5 üzerinden 4.5. Birileri daha kırmış demek ki puanını. Biz de 3 verdik maalesef ve dönüşte diğerleri uber istemedi minibüsle döndük.
Ben başka bir zaman bir şans daha vermeyi düşünüyorum.

Arkadaşı alacağımız yerde biraz gıcık oldum şoföre çünkü arkadaşı gördük söyledik işte orda, durur musunuz? dedik tamam duruyorum dedi ama önünden geçip devam etti, ışıkların ilerisine geçtiği için arkadaşın karşıdan karşıya geçmesini bekledik. Durur durmaz da bekleme süresi 3 dakika dedi. Sanki bilerek ileriye gidip yürütmek istedi gibi oldu ama bilemiyorum.

Neyse aldık gidiyoruz, bu sefer de yandaki araçla küçük bir tartışmaları oldu. Benim şeridime girme tartışması sanırım. Bizim şoför, ben minibüsün arkasından gidiyorum işte deyip yol açılınca da bastı gaza. Baya hızlı gitti burada, saatine de bakıp duruyordu zaten, anlamadım derdini.

Neyse ki sağ salim varış noktasına ulaştık, yolu bilen bir taksiyle gitsek daha kısa yollardan daha rahat ulaşabilirdik bence. Haritada neresi çizilmişse oradan gitti, bir yokuş çıktık bir yokuş indik dolandık falan.



Yolculuk bittikten sonra detaylar mailime geldi. 15 dakikada 4.44 kilometre gitmişiz.

Bu yolculukta Uber, klasik taksilerimizden öne geçemedi benim/bizim için. Biz inerken iyi akşamlar falan dedi ama hala inseler de gitsem artık havasındaydı. Ya bir yere yetişmesi gerekiyordu, ya oruçluydu açlık gerginlik yapmıştı ya da kişiliği böyleydi. Belki de taksicinin biriyle kavga etmişti, malûm birbirlerini görünce geriliyorlar artık sokaklar yüksek gerilim hattına döndü.

(Bu arada ekşiduyuru'da birisi, uberin şoförleri çok çelimsiz hep taksi şoförlerinden dayak yiyorlar onların yüzünden geç kalıyorum şoförleri değiştirin yazmış onu okuyup cok gülmüştüm, gerçekten de şoförümüz kara kuru zayıf biriydi.)

İndikten birkaç dakika sonra bildirim geldi, yolculuğunuzu oylayın diye. Fikir birliği ile 3 verdik.

Aracın içinden bahsetmem gerekirse, 8 kişilik sanıyordum ben ama değilmiş. Önde(şoförün yanında) kaç kişilik yer var bilmiyorum, 1dir herhalde. Onunla birlikte 6 kişilik olur. Ama 8 değil. Biz 5 kişi anca sığdık. Otomatik kapı açılıyor içeri giriyorsunuz ve bakıyorsunuz ki  koltuklar karşılıklı, yani bir kısmınız ters  yolculuk yapacak. Şoförün hemen arkasında iki kişilik yer var(ters), karşısındaki de üç kişilik yer, sıkışırsanız ve zayıfsanız dört de olur.

Benim ilk Uber XL yolculuğum bu şekildeydi. Deneyimimle ilgili her şeyi aktarmaya çalıştım.
Hazır firsatbufirsat'ta ramazana özel 1 tlye promosyon kod varken siz de deneyin derim.

29 Mayıs 2018 Salı

Sezen Aksu ne yapmaya çalışıyor?


Çakkıdı şarkısını Sezen Aksu'nun yazdığını öğrenince baya bir süre inanamamıştım, hâlâ zorlanıyorum.
Şimdi Instagram'da Aşkerler şarkısını dinleme gafletinde bulundum, yine söz müziği Sezen Aksu'ya aitmiş.

Kendi şarkılarına bak bir de başkalarına yazdığı şarkılara bak. Kimse ondan şarkı istemesin diye mi yapıyor acaba? Yoksa bir tek ben mi tuhaf olduklarını düşünüyorum?


Zoretanin | 3.ay bitti



4.aya girdim. Doktor bu ay kan tahlili istemedi, önümüzdeki ay isteyecekmiş. Ramazanda kullanmamın problem olmayacağını söyledi.

Bu ay nasıl geçti ondan bahsedeyim biraz. Ramazanla birlikte su alımını azaltınca cildim biraz daha kurumaya başladı tabi, kremlemeyi ve su içimini arttırdım.
Bulaşık deterjanı alerji yapmaya başladı, ellerim, parmak uçlarım baya hassas. Yumurta soyamıyorum mesela, acıyor.
Elimin içi, parmak uçlarım soyuluyor bazen.

Bu ilaç bende çok fazla unutkanlık yaptı, göz göre göre aklımdan uçup gidiyor bazı şeyler. Unutmamak için içimden tekrarlıyorum mesela, tekrarlarken bile unutabiliyorum. Çok acayip. İçimdeki hayır, hayır gitme nidalarıyla birlikte yok oluyor.


Bunların dışında sıkıntı yok çok şükür.

---

Unuttuğum için sonradan ekleme: Gözlerimi sabahları açmakta zorlanıyorum bazen, çünkü kuruyup yapışıyor göz kapaklarım. Kapalı gözlerle lavaboya kadar gidip ıslatmam gerekiyor açılması için.

Bir de, burun içi yaralarım hiç bir şey yapmadan bitti.

Her gün, bioderm güneş kremi sürmeden dışarı çıkmıyorum.

28 Mayıs 2018 Pazartesi

Ramazan dolayısıyla kapalıyız


Durum budur arkadaşlar, yetersiz enerjiden dolayı burayla ilgilenemiyorum. Sizlere uğruyorum okuyorum, bazen yorum da yapıyorum ama yeni yazı girmeye mecalim yok :)

Haftasonu Skam dizisine başladım, 2 sezon bitti ama devam edip etmemekte kararsızım. Sıkıcı gelmeye başladı. Diziden anladığım kadarıyla Norveç'te liselilerin tek muhabbeti belden aşağısı. Sırf Sana'yı merak ettiğim için izlemeye başlamıştım. İlk defa bir yabancı dizide başı kapalı bir karakteri izledim. Sana'yla ilgili problemim yok, olabilecek liseli bir kapalı kız imajı var ama afişte onu görüp merak ediyor olmasaydım hiç merak edip de başlamazdım herhalde.

Bir de, "Ustalık gerektiren kafaya takmama sanatı"nı bitirmek üzereyim, son sayfalar balyoz gibi iniyor sanki kafama, hadi hayırlısı...

22 Mayıs 2018 Salı

İnsan sağlığının önem(sizliğ)i


İş yerinden bir abla, sabah bahçesinden koparıp gül getirmiş. O kadar güzel kokuyor ki. Keşke hep böyle mis kokulu ve canlı kalabilse. Ama bulunduğumuz ortamda camlar bile açılmadığı için normalden daha kısa sürede çürüyeceğini biliyorum...

İki hafta önce capcanlı bir şekilde aldığım şu çiçeğin haline bakar mısınız?

Öncesi

Sonrası
Kim bilir bizim bedenimizde neler oluyor da farkında değiliz.
Camların hiç açılmadığı bir ortamda uzun süre çalışıyor olmamız iş güvenliğine aykırı. İş güvenliği uzmanları da böyle olmaz cam açılacak diyor ama henüz bir gelişme yok. İlla aramızdan birinin ölmesi falan gerekiyor herhalde...
Odada bir sürü çiçek var, hepsinin yapraklarının üzeri beyaz tabaka oldu, sümüksü, yapış yapış. Neden mi, çünkü doğru düzgün fotosentez yapamıyorlar. Bir bitki getirsek masamıza, ertesi gün hemen fark ediliyor değişimi. Yaprakların rengi açılıyor, çiçekler sararıyor.

Bir ümitle avakado çekirdeği getirdim geçen hafta. Ne alaka derseniz, avakado çekirdeği filizlendirmek istedim. Üç yanından kürdan batırıp suya oturtarak filizlendiriliyormuş. Bulunduğumuz ortam seralar gibi havasız ve sıcak olduğu için tam ona göre bir yer olduğunu düşündüm ama küflendi. Bakınız fotoğrafı:




Çiçekleri sulayan görevli abi geldi "seradan beter burası, serada en azından ön kapı açık ya da delik açılıyor bir yerlerden, burada hiç bir şey yok" dedi. Havalandırma var ama varlığı yokluğu belli değil onun da...

Doktor bana, burada çalışmaya başladıktan sonra hastalandığımda "faranjit başlangıcı var" dedi. İnsanların alerjileri, hastalıkları artmaya başladı. Şikayetlerimiz kimsenin umrunda değil. Devlet kurumunda çalışınca, siyasi ortamda olunca can sağlığı böyle önemsizleşiyormuş demek ki...


Güzel başladım aslında, güzel devam etmek isterdim ama bu da böyle bir yazı oldu artık...

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Mim #11 : Blog Muhasebesi


💜 💛 💚 💙  Öncelikle herkese hayırlı Ramazanlar 💙 💚 💛 💜
Bugün ilk orucumuzu tutuyoruz, kahve fotoğrafı ile canınızı çektirdiysem affedin. Kahve açlığımı fotoğrafa bakarak atlatmaya çalışıyorum. :)

Sevgili adaşım sessizkaldım beni mimlemiş. Bloglarda görüyorum bu mimi şu sıralar, mimlenmek beni sevindirdi.

Çok teşekkür ederim beni de unutmadığın için sessizkaldım/özlem'cim. 😊

Geçelim sorulara:

Blog alemine nasıl girdin?
Aslında blogları okuyup geziniyordum sürekli, çok beğendiklerimi devamlı takip ettiğim oluyordu. Bir gün ben de kendimi belli etmek istedim, burada var olmak istedim. İstedim ama bir türlü isim bulamadım blogum için. Bu kadar gecikmemin sebebi hep isim bulamama sorunuydu. Birkaç ay öncesinde de yine karar verip isim bulamayıp vazgeçmiştim. Neyse ki, nasıl olduysa böyle bir isim buldum. Hoşuma gitti ama bir kaç gün sonra acaba daha iyisini bulabilir miyim düşüncesi başladı :) Arkadaşlarım blog ismimin çok güzel olduğunu söyleyince iyice içim ısındı ve değiştirmedim.


Hangi blog sana ilham oldu?
Bir kaç eski blog beni heveslendirdi aslında ama en etkili olanı Serrose'dur. Bloggerların yıllardır yazmaya devam etmiş olmaları ama benim hep kısa kısa bloglar açıp kapatmış olmam biraz beni utandırdı. Ben neden uzun soluklu bir şey yapamıyorum diye kendime kızarken şeytanın bacağını artık kırmaya karar verdim ve bir daha bırakmamak/kapatmamak düşüncesi ile bu blogu açtım.


Bloğa yazdığın ilk yazınla son yazın arasında fark var mı?
Bence yok. Sizce?
Bu ilk yazım: https://yinebirgunbizboyle.blogspot.com.tr/2016/09/gunaydn.html
İlk yazıda pek bir şey yazmadığım için bu da ikinci yazım: https://yinebirgunbizboyle.blogspot.com.tr/2016/09/30-agustosta-neredeydik.html

Blog tutmakta çok yabancı olmadığım için arada çok bir fark görünmüyor. Ben aslında 2007den beri blogcuyum ama kanıtım yok :))


Yakın çevrendeki insanlar bloğunu biliyor mu?
İş arkadaşlarım ve kız kardeşim biliyor.
Ben neredeyse herkese söyledim ama herkesin ilgisini çekmedi, çekenler okuyor arada:)


Blog yazmak yaşantına ne kattı? Ya da çıkardı?
Yazdıkça rahatlıyorum. Farklı yaşamlar tanıyorum. Deftere günlük yazmak gibi değil, resim ekleyebiliyorsun, video ekleyebiliyorsun bir de üstüne başka insanlardan yorum almak muazzam.
Kendimi daha fazla hayatımın merkezinde hissettiğimi de belirtmeliyim.


Şu anda bu mim yayını ile birlikte bloğunda kaç yazı ve kaç sayfa görüntülenmen var?
An itibariyle,
633+1 Yayın
102,916 görüntülenme var.

-----------------------------------------

Peki ben kimleri mimliyorum? Mimlenmeyen kaldı mı? Çok takip edemedim ama herkes yaptı gibime geliyor. Yapmayanlar da mimlenmiş, yapmaları bekleniyor :) Eğer mimlenmeyen kaldıysa onları mimlemiş olsam olur bence.

15 Mayıs 2018 Salı

Sinirlendiren, Üzen ve Keyiflendirenlerde bugün


1 Kitap 1 kart etkinliğinde benim gönderdiğim kitap ve hediyelerim yerine ulaşmamış :( PTT mağduruyum yani.😞 😪 😩

Bana Kıbrıs çıkmıştı, normal yurtiçi gibi gönderim olur sanıyordum ama yurtdışı tarifesiyle gönderdiler. Keşke başka bir firma kullansaymışım. Barkod numarası vermediler ben de sürekli posta gönderen biri olmayınca, hele ki Kıbrıs'a, aklıma iadeli taahhütlü olsun barkod numarası olsun vesaire demek gelmedi. Ulaşmadığını öğrenince şubeye sordum, posta kutusuna bırakılmış olabilir dedi, en fazla yakındaki şubeye gidip adıma paket var mı diye sorması gerektiğini söylediler daha da fazla yardımcı olamadılar. Çok merak ediyordum ulaştığında beğenip beğenmeyeceğini, ne hissedeceğini. Düşündükçe üzülüyorum. Özenle hazırlamıştım ama nasip değilmiş :((


---

Üsküdar metro sürekli kafamı karıştırıyor. Marmaray ile iç içeler çünkü. Dün akşam yanlışlıkla Marmaray girişinden girdim, çıkıp Metoya geçmem gerekti yer altından. İkinci defa basmış gibi oldum İstanbul Kart'ı o yüzden tek basımda çift ücret aldı, üstelik yürüyen merdiven de yok metroya geri inerken. Keşke yanlışlıkla marmaraydan girenlere bir kolaylık sağlansa metroya geçiş için diyeceğim ama marmaraydan çıkanlar da metroya geçiyor onu nasıl anlayabilsinler ki. Güvenliğe "bir daha mı akbil basacağım şimdi" dedim, anladı "yanlışlıkla marmaraydan mı girdin" dedi evet dedim, yapacak bir şey yok der gibi başını sallayıp "evet" dedi. Bastım geçtim. En az bir kere bile olsa bunu yaşamayan yok herhalde Üsküdar'dan metroya binmek isteyenlerde.

---

Şu renkli gözlükler var ya hani mavi, pembe mor vs. Çok hoşuma gidiyorlar bir tane almaya karar verdim ama sokaktaki gözlükçü bile 40 tlye satınca şaşkınlığımı gizleyemedim. Onlar da yüksek fiyata alıyorlarmış dolardan dolayı o yüzden bu fiyata satıyorlarmış. Neyse ki kapanmak üzere olan bir bujiteriden yarı fiyatına bulup aldım. Ucuza almak istiyordum çünkü takıp dışarıda dolaşmak değil fotoğraflarda kullanmak niyetindeyim. Şimdilik :)


Nasıl?
Siz bir de gözümde görün, tam Nişantaşı'nda ünlü arkadaşlarla pazar kahvaltısına gider gibiyim 😄

10 Mayıs 2018 Perşembe

30 Şarkı Meydan Okuması 13, 14, 15, 16, 17, 18

13. 80'lerden favorin olan bir şarkı
Birkaç tane var ama bunu seçeyim: Hakan Peker - Efsane



14. Düğününde çalmasını istediğin bir şarkı
Maher Zain - MashaAllah şarkısını düşünüyordum birkaç yıl önce ama kuzen kullandı, modası da geçti. Yeni bir şarkı aradım taradım bulamadım. Zamanı gelince bakarız ona, zormuş seçmek, bilemedim.



15. Yeniden yorumlanan (cover) bir şarkı
Keman ile cover'lanan şarkılar hoşuma gidiyor, bu kişinin coverlarını da çok başarılı buluyorum.



16. Klasik müzikten çok sevdiğin bir şarkı
Bu müzik bana huzur veriyor: Chopin nocturne in c sharp minor



17. Karaokede düet yapabileceğin bir şarkı
Emin değilim ama deneyebilirim: Feride Hilal Akın & Hakan Tunçbilek - Gizli Aşk



18. Doğduğun yıl çıkan bir şarkı
Nilüfer - Sensiz yıllarda


18 bitti kaldı 12 :)

9 Mayıs 2018 Çarşamba

Karışık


Bir adam var, kibar(-mış, ben pek tanımıyorum), ama boncuk dağıtır derecede kibar. Kızlar da hoşlanıyor sanıp hayallere kapılıyorlar. Bunlardan biri de benim bir arkadaşım.
Yıllardır platonik aşık. Vazgeçirmeye çok çalıştım hep geri tepti. Ama kırmadan, usul usul anlatarak izah ederek yapmaya çalıştım bunu. Bak sana uygun değil dedim evet ben de biliyorum dedi. Napayım elimde değil deyince de artık bir şey diyemez oldum. Konuyu çevirmeye çalışıyorum ama her şeyi ona bağlıyor,konu nasıl olduğunu anlamadan ondan bahsetmeye dönüyor. Pes ettim. Bari yanında olayım içini döksün anlatsın dedim yorum yapmamaya çalışarak dinledim. Ama bugün artık canıma tak etti, açık açık söyledim bu kişi sadece egosunu besliyor hepinize iş atıyor hepiniz de kendinizi onun için farklı sanıyorsunuz. Bilerek yapıyor bunu, size kendinizi özel hissettiriyor ki ilgilenmeye devam edin diye, dedim. Ama niye öyle baktı o zaman falan dedi, bir tek sana mı öyle bakıyor sanki, diğerlerine de yapıyor aynı şeyleri dedim. Kusura bakma biraz acı konuşuyorum ama dışarıdan bakan bir göz olarak görünen şey bu dedim. Savunmaya geçti tabi ama hak da verdi. İçeri geçelim mi dedi döndük çalışma yerlerimize. Çıkışta, konuşmamızdan sonra üzüntüden başına ağrı girdiğini söyledi. Üzüldüm. Keşke tutsa mıydım dilimi acaba?
Dost acı söyler, belki bir daha benimle konuşmak bile istemeyebilir ama bu vesileyle bu saçma platoniklikten kurtulur belki de.
Adama hislerini açıklayıp ret cevabı almış biri bu ayrıca bunu da belirteyim. Diğer kızlar da aynı şekilde, ret cevabı alıp hâlâ "ama bana böyle baktığına göre aslında reddetmedi" havalarında. Hâlâ umutları var.
Adamı da Allah bildiği gibi yapsın. Güya çok iyi niyetli, saf, kibar biriymiş ama "dikkatli davran yanlış anlıyorlar" diye uyarılmasına rağmen kızların hayalleriyle oynuyor resmen.

---

Eve gelirken markete uğradım. Tam kasadan aldıklarım geçmeye başladı bir kadın gelip benimkilerin önüne kendi aldıklarını koydu sonra da kasanın diğer yanına geçip poşete uzandı hemen. Kasiyer de farketmeden onunkileri de benimkilerle birlikte geçirince uyardım. Hanımefendi benimkilerin önüne koyduğu için karıştırdınız dedim "aa öyle mi pardon" dedi kadın, bi başını kaldırdı baktım tanıdıkmış meğer bizim komşuymuş. Ne o benim ismimden emin ne de ben onunkinden. Ben ona direk sen ya da abla diyorum o bana aşkım diyor. Aşkım?? Çocuk desen değilim, samimi komşular da değiliz. Garipsedim.

---

İşyerinde birlikte çalıştığımız abla ben ona bir şey söylemeden benim ne düşündüğümü hissettiğimi falan anlıyor. Kimden hoşlanıyorum kimseden hoşlanmıyorum aslında kime ayıp olmasın diye öyle davranmışım falan. Dan-dan söyledi geçende, hayatımda hiç kimse beni bu kadar iyi tanımamıştı dedim. İçinde güçlü bir enerji var, bakışlarıyla kaşık bükse şaşırmam herhalde 😁
Bu fotoğraftaki kutu ona gelen bir hediye. Çok hoşuma gitti fotoğraf çekmeden edemedim. Rengarenk :)
Keseler de lavanta kesesi, mis.

Planlayıcı (Planner) yapıyoruz


Biraz Aslı Afşaroğlu'ndan esinlenmiş olabiliriz :)

Kızkardeşim ile kendimize planlayıcı yapmaya başladık.

Ben henüz 3 sayfa yapabildim, kızkardeş bir de KPSS için bir sayfa daha hazırlamış ama henüz görmedim.

Yuvarlak kısmı bir kapak yardımı ile oluşturdum, çevresine kafama göre yaprak kondurdum. Mayıs yazısını kendim yazdım. Kafesler, çiçekler benim fikrim ve çizimim.


Bu sayfada ikimiz de aynı çizelgeleri yaptık, Aslı Afşaroğlu da bu şekilde yapmış.

Bir taraf takvim, diğer taraf Favoriler ve Notlar'dan oluşuyor.

Kaktüs ve Bisiklet yine benim çizimim. Böyle kendime göre istediğim yere istediğim şeyi yapabilmek çok eğlenceli.


Üçüncü sayfada da Bütçe var. Bulutlardan birinde + diğerinde - var farkettiyseniz. + olan kısım gelirlerin yazılacağı tarafı gösteriyor, - olan da harcamalar.

Henüz bitmedi, devam ettikçe eklerim.

Nisan Ayı Kitapları


Koskoca ayda 2 tanecik kitap okumam yetmiyormuş gibi, fotoğrafı da çekip albümde bekletiyorum unutup.

Evet sadece iki kitap bitti, biri çizgi roman diğeri de yarım bırakılmış, bir yıldır elimde sürünüyordu.

Ben Pi'yi okurken Fi dizisi başladı. Kitabı bitirmeden diziyi izlemeyeceğim diye kendime şart koştum. Baktım kitabı elime aldığım yok, dizi almış bölümleri gidiyor herkes de ondan bahsediyor, aman ya dedim ikisini birlikte götürürüm hem zaten kitabı diğer bölüm yayınlanana kadar bitiririm ki ben dedim ama öyle olmadı. Pes ettim. Şu kitap biraz şurda dursun döneceğim ben dedim gidiş o gidiş. Nihayet Fi/Çi dizisi tamamen bitince elime alıp kaldığım yerden devam edebildim ve bitirdim.
Çok fazla karakterler arasında geçiş yapması sürükleyiciliğini engelledi bana göre. O yüzden biraz zorlandım. Dizi ile benzer bitti diyebilirim. Çok da benzer değil ama, biraz.

Diğer kitaba gelirsek, ilk defa bir çizgi-roman okudum. Önce nasıl okumam gerektiğini anlamaya çalıştım, sonra eğlenceli geldi. Kitaplardaki, hayal gücü özgürlüğü yok çizgi-romanlarda. İki öykü vardı ikisi de kısaydı. Daha uzun bir çizgi-roman okumak isteyebilirim ilerde.

8 Mayıs 2018 Salı

YouTube'un aldığı yeni karar


YouTube artık kanalların para kazanmaya başlamasına 4000 saat ve 1000 abone şartı koymuş. Adsense hesabı onaylanıyor ama para kazanma seçeneği aktifleşmiyor. Kanalların para kazanma seçeneğinin aktifleşmesi için onaydan geçmesi gerekiyor.

Yeni başlayanların, bu izlenme ve abone sayısına ulaşmadan inceleme/onay için sıraya girmesi mümkün değil. Bu izlenme ve abone sayısını çoktan aşmış olanlar da sıraya girmekten kaçamıyor maalesef.

Uygunsuz spam videolarda büyük şirketlerin reklamları ile para kazanan kişiler tespit edilince, reklam veren bir kaç şirket reklam vermekten vazgeçmiş. YouTube artık başa çıkamadığını düşünüp böyle bir karar almış. Çalışanlarına bu videoları temizletmeye başlamışlar ama videolardan dolayı psikolojileri bir süre sonra bozulmaya başlayınca video izleme süreleri azaltılmış, çalışanlar değiştirilmiş. Bu sebeple onaylama süreleri de uzadıkça uzuyor sanırım. Net bir tarih veremiyorlar kendilerine ulaşan kanal sahiplerine.

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Kitap almalara doyamayanlarda bugün


Her ay bir kaç sipariş vermeden duramıyorum resmen... Artık buna bir dur demeli.
Hepsini de merakla, ilgiyle ve yüksek istekle aldım/alıyorum. Keşke bir kaç dakikada bir kitap okuyabilseydik, günlere uzamasaydı bir kitabı bitirmek. Evde okunacak kitaplar dağ olmaya başladı. Hangisinden başlayacağımı şaşırıyorum ama hepsini de çok merak ediyorum.

Her neyse, yine bir kitap siparişinin teslim alma günüydü bugün :) Ben değil, arkadaş aldı ben de araya iki kitap sıkıştırdım tabi... 

Benim aldığım kitaplar fotoğraftakiler. 

Düşünceler


Her çocuğa, doğduğunda, ailesi tarafından  sadece bir isim koyma hakkı verilse ve çocuk 18 yaşına geldiğinde kimliğindeki ismin yanına istediği ismi ekleyebilmesine izin verilseydi çok güzel olmaz mıydı?

6 Mayıs 2018 Pazar

Günün garip olayı



Gecenin bir vakti İstanbul'a dönerken yol üzerindeki dinlenme tesisinden kolonya alıp ödemesini yaptıktan sonra kasiyere "iyi günler" demem ve onun da bana "afiyet olsun" demesi.

4 Mayıs 2018 Cuma

Deeptone 😊


Blogların yaşama tutunmasında önemli bir etkin olduğu şüphesiz. Belki yeni bloggerların çoğu bir kaç yazı yazıp kimse uğramıyor diye pes edecekken senin ziyaretlerinle ve tanıtımınla yeniden cesaretleniyorlar.
Yıllar önce blog yazan bir eski arkadaşımın, blogumda senin bir yorumunu görüp deeptone hâlâ var mı ya demesi de blog aleminde ne kadar yer ettiğini ve hafızalarda kaldığını gösteriyor. Nasıl bir hayatın var ya da sen nasıl birisin bilmesek de farklı tarzın ve gizeminle hep buralarda olman çok güzel.

İlk mim'imi de senin vesilenle yapmıştım, blogunda beni tanıttığında ne kadar heyecanlanmıştım. İyi ki varsın. Her şey için teşekkürler. 😊

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Yazı kartı

YAZI ALANI İÇİNDE YAZI KARTI ŞEKLİNDE YAZI 😄 
Bugün bir değişiklik yapıp böyle çerçeve içinde paylaşayım yazımı dedim. Msn spaces sayfaları varken bir sayfayı çok ilgimi çekerek takip ediyordum. Bir kadın yazılarını böyle çerçeveli şekillerde paylaşıyordu ve kodlarını ekliyordu içine de. Yazı uzarsa kartın görüntüsü bozulmuyordu, kaydırma çubuğu(scrollbar) çıkıyordu kenarda ve o scrollbar da renkli oluyordu. 'div'lerin arasındaydı kodlar, sol tarafta bir gif ya da küçük resim, sağ ve geniş olan kısımda yazı yeri oluyordu. Bunun gibiydi görüntüsü aslında ama daha tablomsu, daha html'li :)

1 Mayıs 2018 Salı

Instagram da bahar temizliği


Instagram'da bahar temizliğine giriştim. Paylaşımlar değil ama kişiler üzerinden. Ayıp olmasın diye takipten çıkmadığım bir kaç kişinin zaten beni takip etmediğini farkettim 😒 . O sıralar hangi hobiye ilgi duyuyorsam o hesaplarla listeyi doldurup çöpe çevirmiş olduğumu görüp hepsini çıkardım. Profilimi de gizledim. Artık aile, arkadaşlar ve bloggerdan bir kaç kişi var. Bir iki tane de komedi, gezi sayfası olabilir.

Blogta da mı bir temizlik yapsam acaba? Şu 365'i toptan gizlesem mesela 🤔 yazılarımın %90ını taslağa çevirebilirim her an. :)