Sayfalar

24 Eylül 2022 Cumartesi

Dünün hatırası

Kader bazen bazı insanları bir şekilde bir araya getiriyor. Bir sürü ortak şey fark ettiriyor. Ortak frekanstayken yolların kesişmesi daha kolay oluyor. 

Bazen çok kolaylıkla olur sandığın şeylerin bir türlü olmaması canını sıkarken, bazen de hiç aklında olmayan yenilikler yaşayabiliyorsun hayatta. Bu da hayatın "sen bakarken soyunamıyorum" demesi işte.

Sevgili blogger komşum sheistheman ile bir instagram konuşmamızın sonunda bir anda buluşma ayarlayıverdik. Kendisi benim blog camiasından yüzyüze görüştüğüm ilk kişi oluyor bu vesileyle. Ortak bir arkadaşımız olduğunu fark etmekle başladı her şey :)) Yakın oturuyor olmamız, hatta onun lisesinde yıllar sonra benim de öğretmenlik yapmış olmam vs Sanki blog dışında da zaten tanışıyormuşuz gibiydi.

Güzel bir akşam oldu, tanıştığıma çok memnun oldum. :) Tekrarlayalım <3 ^.^

17 Eylül 2022 Cumartesi

Ruhsal durum güncellemesi

İşyerinde çalışma yerim değişti, alışmaya çalışıyorum.

Dişim kırıldı, dişçiye gitmeye korkuyorum.

Bir kaç arkadaşa bir şeyleri söz vermiş bulundum, yapmaya üşeniyorum.

Bu hafta sanki özellikle ruhsal olarak zorlayan bir haftaydı, size de öyle oldu mu?

11 Eylül 2022 Pazar

"Acımak" - Reşat Nuri & "Uysal Kız" - Dostoyevski


Acımak

Çok farklı bir yerden başlayan ve beklenmeyecek bir şekle dönüp biten kısa bir kitap. Bitirdiğimde kendimi tutamayıp ağladım, ki pek yaptığım bir şey değildir kitaplardan sonra ağlamak. Çok acıklı geldi sonu, baş karakterin ne hissettiğini çok iyi anladım. Etkileyiciydi. Beğendim.

Uysal Kız

Dostoyevski'nin bir gazete haberinden yola çıkarak yazdığı fantastik öykü. Blogumu eskiden beri takip edenler bilir, bir ara senaryo yazarlığı kursuna gitmiştim. Orda da ödev olarak gazete haberi seçip ordan bir hikaye uydurmamız isteniyordu. Bunu yapıp kitap haline getirmiş Dostoyevski. Güzel olmuş, hemen okunup bitiyor. Kıymet bilmeyen kibirli bir adamla uysal bir kızın öyküsü...

Aşıklar Bayramı filmi

Geçen haftasonu izlemiştim ama yazmaya anca fırsat bulabiliyorum. Yayınlanma tarihini unutmuştum normalde, öylesine bi netflixe bakarken önüme çıktı izlemeye başladım. 

Kitabını okumamıştım, fragmanını izlemiştim. Öyle illa izlenmesi gereken süper bir film diyemeyeceğim. Havada kalan bir sürü şey vardı. Sadece bir yolculuk konu alınmıştı. Beni tatmin etmedi. Sırf Kıvanç Tatlıtuğ'u izlemek için izleyenler olabilir, konu itibariyle bir şey katmıyor bence. 

25 yıl sonra çocuğunu ziyarete gelen ve onda bile sadece geceyi geçirmek ve sabah olunca gitmek üzere gelmiş olan bir adam var. Doğal olarak oğlu da buna sitem ediyor, yıllarca merak etmemiş adam bir anda ortaya çıkıyor onda bile özlem gidermeden görüp gitmeye kalkıyor. Ne amaçla gelmiş anlamadım helallik falan da istemedi yani adam çok tuhaftı. Çok sinir bozucu bir babaydı. Oğlunun içine sinmiyor onu Kars'a kendisi götürüyor, yol boyunca bir şeyleri konuşup çözüme ulaştırmak istiyor ama babadan istediği karşılığı alamıyor vs. Bu sırada ona ulaşmaya çalışan bir kız arkadaşı vardı hiç telefonunu açmadı ne alaka vardı filmde anlamadım. Bir sürü soru kaldı havada çok düz ilerledi her şey. İkinci film mi yapacaklar yoksa böyle kalacak mı bilmiyorum. Ama genel olarak ben beklediğimi bulamadım, daha doyurucu, dolu bir film beklerdim. 

İlk "Kurşun döktürme" deneyimim

Hayatımda ilk defa kurşun döktürdüm. Bunun için aileden el almış birini bulmak gerekiyor. İnternetten vs araştırılıp bulunacak bir şey pek değil, zor yani. Ama bir arkadaşım instagramda keşfetine düşen bir gönderiden bulmuş, güvenilir gelmiş. Gidelim dedi tamam dedim. Kadın dua ile yapıyormuş o da güven vermiş ona. Annesinden el almış, ailesinde varmış.

Randevu aldık cumartesi gününe ve dün gittik. Önce arkadaşa yaptırdım sana bişey olmazsa ben de yaptırırım diyerek, kadın güldü tövbe estağfirullah çekerek :))

Arkadaşım odanın ortasında bir tabureye oturdu, üzerine bir örtü örttü. Kadın ilk kurşunu eritip onun tepesinde su dolu bir kaba döktü. Çok güçlü bir ses çıktı, patlama çatırdama karışık. Psikolojik mi bilmiyorum ama içimin sıkıştığını hissettim, arkadaşın da yüzü kızarmış ağlayacak gibiydi örtüyü açtığında. Nefesi sıkışmış öyle dedi. Aynı kurşunu eritip bu sefer de karın bölgesine denk gelecek şekilde döktü, bu sefer rahatlamış hissettik. 

Kurşun döküldüğünde enerji alanımızdaki lekeler, negatif enerjiler (nazar, büyü vs) o kurşunun su ile birleştiğinde ortaya çıkardığı manyetizma ile çekilip enerji alanımız temizleniyormuş. Ayrıca yapıldığı yerde de negatif enerjiler varsa onları da temizliyormuş. Ondan sebep başkasına yapılırken ben de etkilendim diye düşünüyorum. 

Üçüncü defa kurşunu eritip bu sefer de ayaklarının üzerine denk gelecek şekilde döktü. Ve bitirdi.

Yorum yapmıyor ama bir şey dikkatini çektiyse söylüyordu. Mesela arkadaşıma karnında sorun olup olmadığını sordu, fıtık varmış. Ayaklarına yaptıktan sonra gezip tozmalarına çok laf edildiğini onun dedikodusunun yapıldığını söyledi mesela.

Sıra bana geldi, oturdum tabureye. Üstüme örtü örtüldü, kurşun eridi ve yavaş yavaş bana doğru getirmeye başlayınca acaba üstüme dökülür mü diye bir korku sardı içimi. Neyse ki bir sıkıntı çıkmadı. Ama kurşun suya düşünce öyle bir patladı ki kağıt gibi inceldi. Kadın "yaprak gibisin neye korktun bu kadar" dedi. Kurşun üstüme dökülecek mi diye korktum diyemedim :D Ama zaten onun dediği daha genel bir korkuydu sanırım. Düşündüm, bir şey bulamadım. "Korku değil de üzüntüdendir o" dedim. Çok zor bir sene geçirdiğimi söyledim. Hiçbir şey için üzülmeye değmez kendine çok yüklenmişsin vs biraz konuştu. Sonra kurşun yeniden eridi, karın kısmıma yaptı, tekrar eritip ayak kısmıma yaptı ama onlarda bir yorum yapmadı. Benim sıkıntı kafa kısmında anlaşılan, kafaya takmada :) Zihnimi rahatlatsam yeter gibi.

Zaten sanırım taç çakramda tıkanıklık olabilir, numerolojiden ücretsiz birine baktırdığımda öyle bir şey çıkmıştı. Taç ve kök çakra tıkalıymış. Giriş çıkış kapalı gibi bir şey oluyor bu sanırım. Enerji içeride sıkışmış kalmış gibi anlıyorum ama çok da bilmiyorum.

Senası bitirdikten sonra ikimize de ayrı ayrı dua okudu. Elini başımıza koydu, alnımıza koydu bişeyler okudu üfledi ve bitirdi. Kurşun döktüğü suyu da her birimizinkini ayrı pet şişelere koyarak bize verdi. Duş aldıktan sonra duştan çıkmadan önce bu suyu şifa olmasına niyet ederek üstünüze dökün dedi.

Oradan çıktığımızda hafif başımız dönüyordu. Bir yere geçip kahve içtik ve durum değerlendirmesi yaptık. Ama ikimiz de mayışığız yastık verseler orada uyuyacağız neredeyse. Bir süre sonra canlanmaya başladık. Enerjimizin hafiflediğini, kendimizi tüy gibi hafiflemiş ve rahat hissettiğimizi fark ettik. 

Çok güzel bir histi o. Önüme umutla bakabildiğimi fark ettim. Bir süredir her şeyi o kadar boş vermiş ve oluruna bırakmıştım ki kendimi ihmal etmeye başlamıştım, kendim için bir şeyler yapma isteği doğdu. 

Gece uyuduğumda da güzel rüyalar gördüm. Rüyalarım bile umut vericiydi.

Planlı olmamasına rağmen kurşun döktürmeyi tam da dolunay gününe denk getirmişiz. Normalde dolunaylarda çok huzursuz olurum ama bu sefer kolay geçti, uyuyamazdım ama uyudum.

Kurşun döktürmenin bana iyi geldiğini düşünüyorum.

Arkadaşım akşam mesaj atıp kendisini çok iyi hissettiğini ve tekrar gidebileceğini söyledi. Eğer istersek üçleyebiliyormuşuz. Belki gideriz ben henüz karar vermedim. Aslında başka birilerini de bulmak istiyorum, başkasından da deneyimlemek istiyorum ama kimse yok bildiğim. Sizin varsa tavsiye edeceğiniz birileri, yazarsanız sevinirim. 

Bu arada, salı günü yani 13 Eylül 2022 hacamat için altın günmüş. Her sene bir gün altın gün oluyormuş, bu sene salı günüymüş. Ona da annemle randevu aldık. Yaptırmayı düşünen varsa kaçırmasın derim. 

Hacamat da nazar, büyü, kötü enerjileri alan çok etkili bir yöntem. Ruhsal sağlığa, bedensel sağlığa çok iyi geliyor. Ama bazı şartları var, mesela adetliyken yapılmıyor, öncesinde hayvansal gıda yememek gerekiyor. Yaptırdıktan sonra da hayvansal gıda tüketmemek lazım 24 saat kadar. 

Sırada aile dizimi var deneyimlemek istediğim. Skype üzerinden yapan birini buldum ama ben daha çok yüzyüze istiyorum. Bulamadım daha.

İnstagramda kurşun dökmeyi de online yapan sayfalara denk geldim, saçma geldi. Uzaktan olmaz herhalde ya. Baya baya fal bakıyorlar. Döktürmek isteyen kişinin adına döküp sonra da kurşunun aldığı şekle göre yorum yapıyorlar. Nazarı çeker alır mı bilmiyorum gidip yaptırmak daha etkilidir bence.