Sayfalar

23 Ağustos 2021 Pazartesi

Bu aralar ben


Friends'i izliyorum:

- 4.Sezon 21.Bölüm'deyim. O kadar güzel ki her bir bölümü. Daha önce bir türlü nasip olmamıştı başlamak ama nihayet başladım ve bırakamıyorum. Çok tatlılar, çok samimiler... Ayrıca o zamanlarda hayatın nasıl olduğunu izlemek de çok keyifli. Cep telefonu yok mesela, kıyafetler bazen çok acayip gelebiliyor vs :)


Greenleaf'e başladım:

- Netflix'in anasayfasında döndüğünü görünce biraz bakayım dedim, çok ilgimi çekti. Dindar bir aile, papaz bir kız vs. Ben film sandım ama diziymiş, ilk bölüm gayet güzeldi ama ikinci bölümü şimdilik erteledim çünkü Netflix'e wild wild countrty'e bakmaya gelmiştim.


Wild Wild Country:

- Türkçesi "Vahşi Kırlar". Osho'nun belgeseli. Hep kitaplarını gördüğüm, özlü sözlerini okuduğum adamın kim olduğunu neci olduğunu merak edip başladığım bir mini dizi. Yine ilk bölümden sonra erteledim biraz çünkü kafam kaldırmadı. Ama tarikat bi acayip geldi bana yani Osho çok etkileyici, baya bir şeyleri aşmış bir adam ama bazı şeyler gerçekten uç geldi. Bilemedim yani, onun zamanında olup ona denk gelseydim saygı mı duyardım deli mi derdim bilemedim. Ben uyuyordum uyandım sizin de uyanmanız için uğraşıyorum diyor. Uyanmış insanlar olarak ırk, din, dil farketmeksizin hepimiz sadece insan olarak yaşayabiliriz diyor buralar güzel ama mesela cinselliği baskılamak yerine onu dönüştürmek vs kısımları garip. Çıplak meditasyon yapıyorlar vs. Neyse daha ilk bölümdeyim bakalım ilerleyen bölümlerde neler göreceğiz.


M.S. 2150:

- Bu kitabı heyecanla başlayıp erteleye erteleye hevesimi kaçırdım resmen. Okuyamadım bir türlü. Elimde sürününce de heyecanı kaçtı. Oturup bir kerede bitirsem ne güzel olur. Kitapta, uyuduğu zamanlarda Milattan Sonra 2150 yılına gidip oradaki bedeniyle yaşama devam eden bir adam var. Çok ilginç bir kitap, meraklısına tavsiye ederim ama daha bitirmedim. :)

22 Ağustos 2021 Pazar

Eti Browni aşkına

 


Farkında olmadan evi Eti Browni cennetine çevirmiştim ya. Ben gold’u pek bi seviyorum, intense boğuyor sanki çok yoğun geliyor. Classic olanı ise hiç denemedim ilk defa deneyeceğim açtığım zaman. İçinde çikolata sosu ayrı çıkıyormuş. Bakalım göreceğiz nasıl olduğunu ama önce açılanları bitirelim.

Bu arada YouTube’dan Pınar İkidişli’nin Üvercinka yorumuna bayıldım, döngüye aldım tekrar tekrar dinliyorum. Çok çok güzel. 

Şükür

Sadece birkaç cümleyle nasıl iyileşebilir insan... Sadece bir kaç cümle yazmakla nasıl ölü toprağını üzerinden atabilir?

Birkaç saat önce buraya yazdığımdan beri son birkaç haftadır içten içe çektiğim azap hafiflemeye başladı sanki. Hâlâ bazı şeylere üzülüyor, hâlâ acı veren şeyleri değiştiremiyorum ama o kadar da çaresiz ve güçsüz hissetmiyorum şimdi. Yeniden ayağa kalkabilirim diyebiliyorum. Kim yıkmış ki beni bu zamana kadar, hep kalkmadım mı, yine kalkarım. Gücümü yeterince ispatlamadım mı? Ne kadar naif, kırılgan, duygusal olsam da insanlar hep ne kadar güçlü olduğumu ve nasıl da ayaklarım üzerinde dimdik durduğumu söyler. Blogum ile yoluma devam ettikçe hiçbir şey beni yıldıramaz gibi geliyor, sadece bir sanal defter olabilir, sanal arkadaşlarım olabilir ama sonuçta bana iyi geliyor. Bana güç veriyor. Önemli olan da bu. Burası ve sizler çok ama çoook kıymetlisiniz. İyi ki varsınız, iyi ki blogger var, iyi ki her defasında kürkçü dükkanı misali dönüyorum buraya... 

Selam

Bu covid süreci hepimizi ne kadar da yıprattı değil mi? Sanki paralel bir evrene ışınlandık gibi, bazı ilişkilerimiz bitti, artık evlenmez dediklerimiz evlendi, asla düşmez dediklerimiz işsiz parasız kaldı vs... Ülke olarak da felaketler bitmek bilmedi... 

Bir ay boyunca izinde olsam rüya gibi olur diye düşünürken 1.5 seneyi evde geçirdim. İzinden bıktım. Okullar tatil olunca göbek atan öğrenciler, bu sene de ya okul açılmazsa diye panik atak geçirir oldu...

Bazen acaba covid öncesi dönemdeki ben'e geri dönebilecek miyim diye düşünüyorum, geriye dönmek istediğimden değil tabi ki hayatta sürekli bir gelişim değişim içerisindeyiz ve böylece ilerleme kaydediyoruz ama o zamanlardaki hayattan tat alabilme yeteneğimi yeniden kazanabilecek miyim konusu asıl merak ettiğim...

Şimdi bir de aşı mecburiyeti var... Ben henüz olmadım... Çevremdeki herkes oldu neredeyse ama ben bir türlü içime sindiremiyorum. 

Böyle şeyler düşünmeden gezip tozabildiğimiz zamanlar ne güzelmiş meğer.

Buraya da Haziran'dan beri yazmıyormuşum, sanki daha fazla olmuş gibi geliyor yine. Ne kadar garip. Demek ki yazmak benim için ciddi bir ihtiyaç. Yazmadığım süreç aşırı uzun geliyor ve daha fazla dayanamayıp geldiğimde ise sadece 2 ay geçmiş oluyor. Tuhaf gerçekten.