Sayfalar

30 Nisan 2017 Pazar

120 / 365


Kıştan yaza çok keskin bir geçiş yaptık, adapte olamadım. Fener görmüş tavşan gibi, sadece yatıyorum.

O kadar üşengecim ki, üşendiğim şeyleri unutmamak için not almaya bile üşeniyorum.

Dün yaptığım resin denemesinin sonucu fotoğrafta. Yine buğulu oldu... Silikon buz kalıbı kullanıyorum. AliExpress'ten çok heveslenerek almıştım küreler yapıcam diye ama bir türlü şeffaf olmuyorlar.
Silikon ile resin arasına poşet koyarsam belki etkilenmez ve şeffaf olur diye kürenin yarısını normal yarısını da poşetli denedim. Ayrıca bu sefer 5dakika boyunca karıştırıp 2dakika beklettim işin sırrı burada olabilir diye. Sonuç olarak poşetsiz kısmı yine bulanık oldu, poşet kullandığım kısım ise sanki biraz şeffaf ama poşetin şeklini aldığı için çok pürüzlü. Deniz anasına benzedi, değişik oldu. Bu arada sarı çiçekte bir bozulma olmadı ama yeşil olarak görünen çiçek aslında pembe bir yoncaydı. Resine koyduğum anda maviye dönmeye başladı, sonra da tamamen yeşil oldu. Demek ki bazı canlı çiçekler renk değiştiriyorlar, onları kurutarak koymak gerekiyor olabilir.
Bir dahaki denememde kalıbı hafif yağlamayı düşünüyorum. Ama elimde resin kalmadı, yani diğer adıyla 100 kat vernik almam lazım.

Bonus fotoğraf :)




29 Nisan 2017 Cumartesi

119 / 365


D vitamini eksikliğim varmış, sonbahar ve kış aylarını bu derece dipte geçirmemin nedeni buymuş.

---

Hava çok sıcaktı bugün. Çok güzeldi.

---

Bir resin denemesi yaptım. Küçük canlı çiçekleri ölümsüzleştirmeye çalıştım. Instagram'dan bir arkadaşın bana gönderdiği, burda da paylaştığım yüzük gibi. Bakalım sonuç ne olacak.

---

YouTube'da Ellie and Jared diye bir kanal var, her gün yaklaşık 15 dakikalık bir video ekliyorlar. İki çocukları ve köpekleri var. Bir kaç gündür arada bakıyorum, bugün ilk videolarına kadar indim. Ne müthiş bir şey, her yaşadıkları şeyi kaydetmişler. Hamilelik haberi, çocuğun doğumu, günbegün büyüyüşü vs... Bir de ailece birbirlerine gidip geldikleri bir aile var, o kanalın ismi de Daily Bumps. Aynı şekilde bu küçük aile de her gün yeni video ekliyor. Bunların da iki küçük çocuğu var ve aşırı tatlılar! Köpekleri ve tavukları da var. Hatta şu sıralar tavuklardan biri kuluçkada kalmaya karar vermiş. Civciv bekliyorlar :))
Bu iki kanal bu aralar en güzel kafa dağıtma aktivitem oldu diyebilirim.
Düzgün bir İngilizceyle, tane tane konuşuyorlar. O yüzden sırf dili geliştirmek için bile bakılabilir.

28 Nisan 2017 Cuma

118 / 365


Ya ben bu 365 gün serisini yazarken fotoğraf üzerine sayıları yazmaktan vazgeçmiştim ama, bugün g+'ta eski gönderilerime bakınca sayı yazılı fotoğraf koymanın daha farklı ve güzel göründüğünü düşündüm ve öyle devam etmeye karar verdim :))

Bundan sonra yine fotoğraflarda 365 günün hangi gününde olduğumu yazıyor olacağım.

---

Çiğdem abla sağolsun, kedi delisi olduğundan beri çok şey öğrendik sayesinde :)) sokak kedilerinin her birinin ayrı bir cinsi, adı varmış. Ve hepsinin karakterleri de farklıymış. Bir kaçını(3) ekleyeyim buraya :)
Şu an kendisi Çanakkale yolcusu, iyi yolculuklar dileklerimizi gönderip kediciklere dönelim.

Smokin kedi:


Sarman:

Bombay kedi:

Ben bu bombayları seviyorum yaa, namıdiğer karakedi :) gözler ön planda olduğu için galiba, çok cool görünüyorlar bence.

---

Bunların dışında, bugün hava süperdi. Vallahi kendime gelmeye başladım, sonbahar-kış ayları ve bir türlü gelmeyen sıcaklar beni ciddi anlamda bunalıma sokuyor. Şimdiden bir dahaki kış için stres yaşamaya başladım. Bir kaç yıl, ekvatora yakın bir yerde yaşasam acaba buradaki sonbahar ve kış aylarını özler miyim? Sanmıyorum.

27 Nisan 2017 Perşembe

117 / 365


Arkadaşla, Üsküdar'daki Hafız Mustafa'daydık bugün. Ortam güzel. Müzikler güzel ama çay 4,5₺ 😁
Pasta istedik koca pastanın dörtte birini getirdiler :) lezzetliydi ama bitiremedik çok büyük olduğu için.

---

Bugün hava sıcaktı. Çok şükür yaza doğru gidiyoruz. Gerçi fazla sıcak olunca da nefes alınmıyor ama şikayet etmek için daha erken.

---

İşyerinde bir adam var, ne zaman göz göze gelsek göz kırpıyor. Ve ne zaman baksam göz göze geliyoruz. O kadar itici geliyor ki göz kırpması, hemen uzaklaşıyorum oradan. Yani bakışlarımla hayırdır ne oluyo bile diyemiyorum o kadar uyuz oluyorum. Sinirden, aklıma geldikçe gülüyorum artık.
Muhabbetimiz de yok ki o kadar. Ne cesaret bu anlamadım. Ya çakıcam bir tane ya da dalga geçip laf sokup gidicem bu gidişle bir şeyler olacak ama hayırlısı.

26 Nisan 2017 Çarşamba

116 / 365


Sıkıcı, yoğun bir gündü.
Garip hissediyorum. Durgunum, herkes durgun sanki. Bir yorgunluk, ağırlık çökmüş üzerimize.

Bir de bu aralar herkesin cildine bir şeyler oluyor sanki, bir sivilcelenme alerjik reaksiyonlar başladı. Hayırdır inşallah.

Instagram'da bir ablayla yazışıyorduk bir ara, canlı çiçek resinleme ile ilgili. Ben de deniyordum olmuyordu, o daha yeni başlayacaktı. Sonra işte hayat şartları nedeni ile üzerinde daha fazla duramadım ama o araştırmaya devam etmiş hatta satışa bile başlamış. Nasıl gidiyor diye sorduğumda bana hediye vermek istediğini söyledi. Yok desem de ısrarı üzerine kabul ettim. Bugün kargo ile geldi fotoğrafta gördüğünüz cicilerim :) çok güzeller...

Dogo'nun babetleri çok sert


Geçenlerde Markafoni indiriminden faydalanarak Dogo marka babet ve sneakers almıştım, bilenleriniz vardır. Sneajkers'ı giymedim henüz ama babeti bugün işe gelirken ilk defa giydim.

Öncelikle şunu söyleyeyim, bir kaç gündür sürekli uyuyasım var. Akşamları eve gidip yemekten sonra direk uyuyorum. Elimde değil, ayakta duramıyorum. Bu gece de 10 saate yakın uyuyunca galiba ayaklarım şişti biraz. İlk aldığımda denediğim babetin acaba bir küçük numarasını mı alsaydım diye düşünürken, bu sabah o babet ayağımı sıktı. Ama inat ettim giydim.

Sıkması sorun değil de, taş gibi sert bu ya... İnternetten bir iki yerde denk gelmiştim sert olduğunu söylüyorlardı ama abartıyorlar diye düşünmüştüm. Abartmıyorlarmış.

Gerçi bir yerde de, giydikçe zamanla düzeldiğini söylemişler ama bilemiyorum. Zamanla yumuşamasını beklemek yerine başka bir çözüm bulabilirsem uygulayabilirim.

Mars'tan gelen görüntüler


Google'ın bugünkü doodle'ı dikkatimi çekti. Nasa'nın uzay aracı Cassini, Satürn'ün halkaları arasından 1.4 milyar kilometre uzaklıktaki Dünya'yı görüntülemiş. Eylül'de de Satürn atmosferinde kaybolup gidecekmiş.

Biraz böyle bakınınca, Mars'ta büyük kaşık bulundu diye bir habere denk geldim. Araştırdıkça başka fotoğraflar da çıktı. Nasa'nın kendi sitesine girdim, fotoğraf albümünde göremedim ama gelen video görüntülerinden kişiler kendisi seçerek yaymış bu fotoğrafları sanırım. Bazılarını ekliyorum:

Bir kaşık

Uçan bir kaşık :)

Mezar

Kadın

Tuğla duvar

Uzay savaşçıcı diyorlar, kanıt aşağıda :)
Hmm...

Tabut

Bunlar sadece bir kaçı, kafa buluyorlar herhalde diye düşündüm ben.

Siz ne düşünüyorsunuz?

25 Nisan 2017 Salı

115 / 365


Güneş yüzünü gösterdi, genel olarak insanlar pozitifti o yüzden bugün.

Yolda bir teyze, birine yol sordu ve o kişi de el kol hareketleri ile tarif etti. Sonra beni görünce kızım Allah gönderdi seni bana, Allah işini rasgetirsin yarım saattir yürüyorum diyerek yanıma yaklaştı. Kendimi bir an gerçekten ruhani bir varlık gibi, Allah tarafından gönderilmiş melek gibi hissettim. Etrafıma ışık da yayıyor muyum diye kendime bakacaktım ki, dur hemen gaza gelme dedi iç sesim.
Önce yol soracak diye bekledim, ama konuya girmeyip Allah gönderdi falan deyince yardım mı isteyecek acaba dilenci falan mı diye bir tedirgin oldum. Güvenemiyorum çünkü yoldan çevirip yardım isteyenlere. Neyse ki sonra bana da yol sordu. Diğer sorduğu kişi doğru yeri göstermişti aslında ama yine de dediği yere kadar götürdüm, yolumun üstüydü. Tam vardık dediği yere, yok burası değil falan dedi ama benim bildiğim yer burası, başka yok dedim ve işime döndüm. Sonra naptı bilmiyorum.

Katy Perry burada ne demek istemiş?


Katy Perry'nin son şarkısı Chained to the Rhythm'in sözlerini araştırırken bir siteye denk geldim: genius.com
Sözleri incelerken bazılarının link halinde olduğunu fark ettim. İmleç ile üzerine gelince parlayan kısımlara tıkladığınız zaman sağ tarafta açıklama kutusu çıkıyor. Ama tabi her şey İngilizce... Çok fazla bilmediğim kelimelerle açıklandığı için translate'a kopyalayıp öyle baktım ben de.

Mesela, şarkıda So comfortable, we're living in a bubble, bubble derken Obama'nın ana kaygısını yansıtıyormuş; Herkesin bizimle aynı görüşü paylaştığı kabarcıklarla yaşıyoruz. Kabarcıktan ayrılıp "birinin cildine tırmanıp etrafında dolaşana" kadar, diğer Amerikalıların sorunlarını bilmiyoruz şeklinde açıklanmış. Bu yorumları bizzat şarkıyı yazan kişiler de ekliyormuş. Yani gerçekten verilmek istenen mesajın ne olduğunu bu siteden öğrenebilirsiniz.

Chained to the rhythm şarkısının sözlerini incelemek isterseniz: https://genius.com/11315389

24 Nisan 2017 Pazartesi

114 / 365


Ne güzel bir ağaç değil mi? Çiçeklerden dalları görülmüyor neredeyse :)
Bugün Üsküdar'da çekildi...

23 Nisan 2017 Pazar

22 Nisan 2017 Cumartesi

112 / 365


Beykoz Korusu'ndaydık...
Dondurucu bir rüzgar vardı, üşüdük haliyle. Ama yer güzeldi, havalar daha sıcakken sahilde balık ekmek yemeye gidilir, güzel olur.

Bugün aklıma eski bir arkadaş geldi. Bazen kendimi dünyanın en yakışıklı erkeği gibi hissediyorum, biliyorum öyle değildir tâbi mutlaka benden yakışıklı olanlar vardır ama bazen benden daha iyisi yokmuş gibi geliyor demişti. Hâlbuki öyle çok da yakışıklı biri değildi aslında.

Sonra önümüzdeki arabanın arka camına yapıştırılan uyarıyı gördüm. Bir bebek resmi ve yanında da Dikkat arabada Altan Efe var yazıyordu. Nasıl bir ego aşılaması... sanırsın arabada padişah var. Çocuklarımızı, özellikle de erkek çocukları severken biraz fazla mı abartıyoruz acaba?

21 Nisan 2017 Cuma

Kitap: Rotasız Seyyah


Kitap büyük puntolar ile basılmış olduğu için kolay ve çabuk okunuyor ama roman gibi ilerlemediği için bir oturuşta okunup bitirilecek bir kitap değil. Bir kaç hikaye okuduktan sonra ara verip kafa dağıtmak gerek bence başka bir konuya geçmeden önce. O zaman daha keyifli olduğunu düşünüyorum.

Her hikâyenin sonuna QR kod eklemiş Mehmet Genç, bu sayede konu ile alakalı olan fotoğraf ya da videoyu görebilirsiniz. Hikâyeler kısa kısa anlatılmış. Bir iki sayfa genelde. Okurken kafanızda bir şeyler canlanıyor ama bittiğinde kodu okutup gerçek fotoğrafı görünceki tadı bir başka. Çok güzel olmuş.

Deneyimlerini, zorlukları, başına gelenleri, iyi günleri kötü günleri tek tek anlatmış. Beğenerek okudum, tavsiye ederim. YouTube kanalı, Instagram hesabı ve kişisel web sitesi de var.

111 / 365


Pazar günü yağmur ve kar var diyorlar. Yok artık... 🙄
Bu arada dün de dolu yağmıştı.

Farkettiniz mi bilmiyorum ama artık fotoğraflara sayı yazmıyorum, sadece başlığa yazıyorum ve fotoğrafları da kendi çektiğim fotoğraflar arasından seçiyorum. Bu değişir mi bilmem ama şimdilik böyle işte...

İnatla başa çıkmak istemediğimiz şeyler oluyor bazen. Allah bir imtihan veriyor ve onunla başa çıkmak için biraz daha olgun davranmak, düşünmek gerekiyor ama biz içimizdeki sorumsuz çocuğu bırakamıyoruz. İstemeyerek de olsa, şımarık çocuk hallerini, el bebek gül bebek olmayı biraz rafa kaldırıp olgun davranmayı benimseyince hayatın vermek istediği dersleri görmeye başlıyoruz. Ne kadar büyük haksızlık, ne büyük zorluk dediğimiz şeyler aslında bize başka çiçekli yollar açıyor. Bizim, neden bu yoldaki çiçekler pembe değil diye ayağımızı yere vurup ağlamak yerine yeni keşiflere açık ve cesaretli olmamız lazımmış. Ve bir de etraftaki seslere kulak tıkayabilmemiz, hemen gaza gelmememiz, kimsenin elinde oyuncak olmamamız da lazımmış...

20 Nisan 2017 Perşembe

110 / 365


Yine bir perşembe akşamı ve ben yorgunluktan bayılıyorum. Şu an direk yatmaya gidiyordum ki aklıma bugünün yazısını yazmadığım geldi ve açtım telefonu. Üşengeçliğimdem, ütü bile yapmayı es geçmiştim. Amaaan sabah bulurum giyecek bir şey diyerekten. Ama şimdi bloga yazı girince uykum açıldı biraz, en iyisi ütü yapıp da öyle yatayım. Saat daha 10 bile olmamış ya.

Angelina Jolie'nin sırtındaki dövme



Angelina Jolie'nin dövmesi ne kadar ilginç, değil mi? Sanki üzerine bir tılsım işlenmiş gibi...

Boğaz Turu


Dün boğaz turundaydık. Hiç planımızda yoktu aslında, bir anda hadi gidelim dedik ve Eminönü'ne iner inmez boğaz turu boğaz turu diye elinde broşürle müşteri çağıran birine gidip fiyat sorduk. 15 TL dedi. Turun yeri değişmiş o yüzden bizi servisle geminin olduğu yere götürdüler. Bir sürü turistle birlikte bindik gemiye.

Avrupa yakası okullar ve gece kulüpleri ile doluyken, Anadolu yakası daha yeşil ve daha sakindi.

Hiç bir yerde mola vermeden ikinci köprüde dönüş yapıp geri döndük. Bir yerde insek nefes alsak güzel olurdu.

Gemiye binerken bizden önce gelen grup üst kata yerleşmiş olduğu için önce dışarıda oturamadık. Alt kata inip içeride oturduk. Ama hareket ettikten bir süre sonra üst kattakiler de patır patır aşağıya inmeye başladı. Çünkü her ne kadar güneşli ve güzel bir hava varsa da rüzgar soğuk esiyordu.

Bu yüzden bazı fotoğraflarda camın gerisinden çektiğim belli oluyor kadraja giren yansımadan dolayı.

Bundan sonrası sadece fotoğraf. Güzergaha göre sırayı bozmadan ekledim.