Sayfalar

31 Mayıs 2019 Cuma

151- Kadir gecemiz mübarek olsun.


Bugün mübarek Kadir gecesi. Allah dualarımızı kabul etsin. Gönlümüzdekileri hayırlısıyla nasip etsin. Tüm dua bekleyenlere dua edelim, birbirimize de edelim kendimize de edelim. Elimizden geldiğince duayla, arınmayla geçirelim bu geceyi. Böylece güçlendirelim ruhlarımızı.
Yarın erkek kardeşim Liselere giriş sınavına giriyor. İnşallah iyi bir puan alır da düzgün bir okula yerleşir. Ne ara bu kadar büyüdü inanamıyorum. Yıllar su gibi geçiyor. Hem onun için hem de tüm sınava girecek çocuklar için her şey en güzel şekilde olur inşallah. İstedikleri yerlere yerleşip güzel bir lise dönemi geçirirmelerini tüm yüreğimle istiyorum. Çocuklarımız mutsuz olmasın, hep gülsün.
Allah bizleri ve tüm sevdiklerimizi korusun. Önümüze güzel yollar açsın. Kalbimize ferahlık versin. Amin.

30 Mayıs 2019 Perşembe

150- Sevgili Pitayacığım


Kaktüsüm kaktüsüm diye yere göğe sığdıramadığım, Datça hatırası olsun diye yanıma aldığım kaktüsümün bir Pitaya olduğunu öğrendim bugün. Bir de eğer kendi kendine döllenebilen bir cins ise Ejder meyvesi bile verebileceğini öğrendim. Çok heyecan verici. İnşallah meyve verir ve burada da paylaşırım :)

Zümrüt apartmanı rezilliği ve pedofili ifadeler içeren kitaplar



Ayşe Kulin'in Gece Sesleri kitabını okuyunca dehşete düşmüştüm ama yaşım küçük diye ben abartıyorum galiba deyip yine de atlaya atlaya bitirmeye çalışmıştım. Lisedeydim sanırım o zamanlar. Kitabı bitirdikten sonra göz önünde olmayan bir yere koyup, olur da biri bulursa okumaması gerektiğini anlasın diye de kapağına kocaman çarpı işareti koymuştum.

Tamamen yanlış olduğuna kanaat getirip yok edememiştim, çünkü dışarıda okuyan beğenen büyükler vardı. Biraz daha büyüyünce belki tekrar okuyup anlarım diyordum ama üzerinden yıllar geçse de o kitabı görmek bile midemi bulandırmaya devam ediyor.

Sonra bir gün, daha bir kaç yıl önce kızkardeşim, "Ayşe Kulin'in Gece Sesleri diye bir kitabı varmış çok güzelmiş merak ediyorum" dedi. "Bizde var ama ben beğenmedim biraz fazla rahatsız edici yerler var" dedim. "O zaman boşver" dedi ve okumaktan vazgeçti.

Şimdi Zümrüt Apartmanı diye bir rezalet çıktı. Kim bilir kim okudu da rahatsız olup sessiz kalamadı ve paylaştı. Bunu paylaşmak da zor gerçekten, ama susmamak gerekiyor. Ayşe Kulin'e neden zamanında susulmuş bilmiyorum. Üzerine bir sürü kitap daha çıkardı kadın... Ve ben diğer kitaplarını okudum, beğendim. Gece Sesleri adlı kitabında niye böyle bir konu işlemek istedi anlam veremiyorum.

Ya da Mahrem adlı kitabında Elif Şafak bu konuyu işleyerek ne hedefledi? Mahrem'i okumadım ama onda da pedofili içeren ifadeler varmış. Berna Laçin, Mahrem için favori kitabım demiş 2011'de. Şimdi bu twiti hatırlatılınca da "Çocuk İstismarını film ya da kitapta anlatmak pedofili değildir, buna özendirmek ve bunun normal olduğunu yansıtmak pedofilidir" demiş. "O zaman tecavüzü konu alan film falan da olmasın" demiş.

Aslında biraz hakkı da var gibi, yani bu konular hiç yokmuş gibi üstünü örterek de bir yere varılmaz. Evet bir ton cinsel içerikli film var, mesela G.O.T. gibi ensest ilişki geçen yapımlar var ve bunu milyonlar izliyor.

Normal şeyler değil bunlar, ama dünyanın hiçbir yerinde yok denebilecek şeyler de değiller. Hasta ruhlu insanlarla birlikte yaşıyoruz. Asıl yaşadığımız sıkıntı ve asıl bizi aşırı rahatsız eden şey bu kitapların da diğer normal kitaplar gibi aynı rafa konulup herkese tavsiye edilebilmesi...

Eğer bir yapımın içinde toplum kurallarına aykırı, anormal bir konu varsa bu önceden uyarı olarak verilmeli. Mesela bu tarz kitapların kapağına, içeriğinde pedofili ifadesi olduğuyla ilgili bir ibare konulabilir. Konulmalıdır.

Zümrüt apartmanı rezilliği bu yönden iyi bir şeye vesile olmuş olabilir, her şer görünende bir hayır gizlidir derler. Bu vesileyle belki tüm pedofili içerikli kitaplar bir bir afişe olur.

Bu arada Zümrüt Apartmanı yazarı Abdullah Şevki ve yayınevi sahibi Alaattin Topçu dün gözaltına alınmıştı, bugün serbest bırakılmışlar...

29 Mayıs 2019 Çarşamba

149- Kaktüsten çıkan şeyin ne olduğunu bulamıyorum


Bu ne olabilir ya? Googledan aramayı denedim ama nasıl arayacağımı bilemedim, kaktüsten çıkan sarı şey uzun şey falan yazdım bir şey çıkmadı bununla alakalı. Bir bitkicinin instagramına dm attım, görmedi, görmediği gibi bir de hikaye atıp sosyal medya kullanımına ara verdiğini haber verdi.
Kötü bir şey mi değil mi onu merak ediyorum aslında. Koparmalı mıyım acaba? Ama bir yandan da ne kadar uzayacak ve ne olacak merak ediyorum. Şimdi bir de instagram hikayeye ekleyip sordum bakalım bulabilecek miyim ne olduğunu.

28 Mayıs 2019 Salı

148- 30 dereceyi gördük bugün


Ne kadar sıcaktı bugün. İşte klima, serviste klima olunca servisten indiğim anda içine düştüğüm sıcak havayla başıma aniden bir ağrı saplandı. Neyse ki 5-10 dk sonra havaya uyum sağladı herhalde vücut, ağrı geçti. Normalde yazı severdim, meğer klimasız ortamda yaşadığım için seviyormuşum. Klimaya alışınca tahammül edemiyor insan.
Chernobyl dizisinin 4.bölümü yayınlandı bugün. Az önce izledim. Yine çok güzeldi ama yeterli gelmedi. Zaten mini diziymiş başka sezonu olmayacakmış, daha dolu yapsalardı ya şu bölümleri iki saat falan mesela. Sherlock’u yapıyorlar madem iki saat, bunu da yapsaydılar.

Bu aralar yüksek seviyede tahammülsüzlük içerisindeyim. Sizde de öyle mi? Havalardan mı gezegenlerden mi bilmiyorum ama çevredemkilerde de bir asabiyet, bir bunalmışlık var.

27 Mayıs 2019 Pazartesi

147- Kendine iyi bak



Bu kitap resmen elimde süründü. Martın başında başlamıştım anca bitti. Roman olmadığı için bir akıcılığı yok. Başlık başlık ilerliyor, güzel konulara değinilmiş. Benim kitap okuyamama dönemime de denk geldiği için uzadıkça sıkılmaya başladım ama kitap kötü değil.

Bayramda misafir gelecekmiş yine. Her yıl inşallah bu bayram tatil gibi geçer diyorum yine akrabalardan bir hareket geliyor. Bizimkilerin canına minnet tabi ama ben istemiyorum artık bu hayatı. Sevmiyorum akraba falan, seven var mı acaba... Başımı alıp gidip herkesle iletişimimi kesesim var.

26 Mayıs 2019 Pazar

146- Frida


Bugün Frida filmini izledim. Ben, Diego’yu sürekli Frida’yı kandıran yalancı, hiç sevmediği halde seviyor görünen bir şerefsiz sanıyordum ama sadece karakteri bozuk bir insan müsveddesiymiş. Tamam yine pisliğin teki ama bunu baştan kendisi de söylüyor Frida’ya. Frida buna rağmen kabul ediyor. Diego onu seviyor aslında ama kendisini değiştiremiyor.
Çok zor, acımasız, fırtınalı ve hem içsel hem dışsal savaşlarla dolu bir hayatı olmuş Frida’nın. Biyografi izlemeyi seviyorsanız izleyin, çok aman aman yoğun bir konusu yok sadece bir kadının zor hayatı var.

25 Mayıs 2019 Cumartesi

145- Chernobyl dizisine başladım


Chernobyl dizisini izlemeye başladım. Doğduğum yıla tekabül etmesi de ayrıca beni izlemem için kendisine çekti. Çok rahatsız edici ama malesef gerçek bir olay olan Chernobyl faciası işlenmiş.  Şimdiden İmdb’de ilk sırada yer alıyor. Bence izlemelisiniz.

24 Mayıs 2019 Cuma

144- Başlık bulamadım


Bu çekirdek benim değil, işyerinden birinin. Herhalde üç dört ay sürmüştü çekirdeğin çatlaması. Bazı avokado çekirdeklerinin çatlayıp köklenmeye başlaması bir aydan uzun sürebiliyor.

Gece nasıl yağmur yağdı öyle, uykumuzdan uyandık. Yağmur yağmıyordu adeta gökten kova kova su dökülüyordu sanki. Aynı anda ikişer üçer şimşekler çakıyordu. Sabah azalmıştı ama, o yüzden şemsiyemi almadım yanıma. Hiç yağmadı gün içinde de, iyi ki alıp da yük etmemişim dedim. Haftaya hava sıcaklığı 30un üstüne çıkacakmış diyorlar, zor olacak gibi...

Kaktüsün ucundaki değişik şey




Datça'da sokaktan bulup getirip İstanbul'da diktiğim ve sonradan yavru veren kaktüsümün yavrusunun(ya da dalının) ucunda sarı bir şey var. Bir şey yapışmış sanıp elimde temizlemek istedim ama kaktüsten çıkan bir şey bu. Ne olduğu hakkında bir fikri olan var mı? Çiçek olabilir mi? Ya da meyve mi verecek diyeceğim ama bu türlerde meyve olmuyor sanırım.

 Bu arada yeni çıkan dal o kadar hızlı büyüdü ki, gövdeyi geçti. Gövde olduğu gibi duruyor ama, keşke o da büyüse :)

Budadığım avokadonun yeni filizi


Budadığım, hatta direk gövdesinden kestiğim avokado ağacının yanlarından bir şeyler çıkmıştı en son. Bu sabah kontrol ettiğimde birinin baya uzadığını fark ettim. Budarken korkuyordum kaybedeceğim diye, uzun süredir bir hareket olmayınca da endişelenmiştim. İlkbahar bereketli geldi :)

143- Sıcak


Ayaklarım çok şişiyor bu aralar. Spor ayakkabı bile sıkıyor artık. Hem oruç hem de sıcaklar olunca vücut ödem toplamaya başladı galiba.
Bugün arkadaşlarla nevmekan sahilde iftar yaptık, hem uygundu (genele göre) hem de çok güzeldi. Yer arayan varsa iftar için, burayı düşünebilirsiniz.

22 Mayıs 2019 Çarşamba

142- Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını


Genelde hayattan ne istediysem hep tersi oldu. Ne umduysam tersini buldum. Ne için çabaladıysam olmadı vs. Son bir birbuçuk yıldır boşverdim artık. Öyle de olmuyor istediklerim böyle de, kendimi yormayacağım dedim ve razı geldim hayata. Belki yaştan belki de yaşanmışlıklardan oldu böyle. Ben sakin yaşadıkça da hayatın kaçırdığım noktalarını farketmeye başladım. Pembe gözlükleri çıkarırsam hayatta kalamam sanırdım, içimdeki gücü farkettim. Şimdi hayatım daha monoton, aşırı heyecanlar hevesler hayaller yok ama buna bağlı olarak aşırı hayal kırıklıkları da yok. Durup, yenilenip, beslenip daha temkinli ayağa kalkmak için iyi bir fırsat var belki de önümde.

Fotoğraf: Nakkaştepe Millet Parkı.

21 Mayıs 2019 Salı

141- Nakkaştepe millet parkı


Bugün yeni yapılan Nakkaştepe Millet parkına gittim. Bayıldımmmmm. Manzarası mükemmel. Piknik alanları var bir sürü, çocuk parkuru var ve her yer yemyeşil. O kadar beğendim ki. Gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim.
İftarı orda yaptık, sonra da kahve içmeye başka yere gittik arkadaşlarla.
Nakkaştepede restoran ya da Cafe yok, ahşap piknik masalarında piknik yapılabiliyor.

Nakkaştepe’den bir fotoğraf ekliyorum:

Fırsat buldukça giderim artık ben buraya. Enerji depolamaya, moral bulmaya :)
[dedi ve gitmedi... 22.08.2021'den not :) ]

Game of Thrones bitti


Dün akşam Game of Thrones'un final sezonunun son bölümünü izledim ve G.O.T. efsanesi de böylece bitmiş oldu.

Diziyi diğer izleyicilere göre daha yüzeysel izlememe rağmen ben bile final bölümünü beğenemedim. Çok saçma sahneleri vardı, kralı seçme sahnesi gibi mesela. Ama bir sahnede çok etkilendim, çok duygusaldı.

Dizinin böyle bitmesi çok sinir bozucu. Herkes kaybeden oluverdi bir anda. Kazanmış görünenler bile güçsüzdü aslında ve ne bir heyecan ne de bir coşku vardı yansıyan. Herkesin yüzlerinde bir hüzün, bir eziklik duygusu...

Yapımcıların, "son bölümü izledikten sonra terapiye ihtiyaç duyabilirsiniz" söylemi haklıymış.

20 Mayıs 2019 Pazartesi

140- Üsküdar’da iftar


Bugün kızkardeşimle Üsküdar’da iftar yaptık. Fena değildi. Canlı müzik vardı o güzeldi :)
Bugün nihayet bir isim bulup da wordpress site açabildim. Daha tema falan ayarlamam lazım. Tam oturmadıkça burada paylaşmam herhalde. İsim bulma konusunda Nergiz’in faydası oldu kendisine burdan teşekkür ediyorum:))

19 Mayıs 2019 Pazar

139- Hz Adem’in annesi


Dünyadaki herkesin bir annesi var, hayatta olsun ya da olmasın. Herkes doğum yoluyla geldi dünyaya. Yani her insanın öncesi bir kadının rahmine dayanıyor. Buna göre varlığımızın başı kadın, insanlığın en üst makamı anneler. Kadınlar insanlığın üreticisi gibi.

Ama ilk insan erkek. Üstelik ilk kadın da ilk insanın yani bir erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmış. O zaman hz.Adem’in hiçbir zaman bir annesi olmadı. Annelik bu kadar kutsalken insanlığın başlangıcının bir babaya dayanıyor olması ilginç değil mi? İlk insanın kadın olarak yaratılıp Hz.Meryem gibi evlenmeden rahmine bir can konulabilecekken, bir erkeğin yani Hz.Adem’in yaratılmasında nasıl bir mesaj, ne gibi bir hikmet var acaba...

18 Mayıs 2019 Cumartesi

138- Belki de hayat Facebook’taydı


Az önce biraz facede gezindim de daha samimi geldi birden nedense. Bu instagram ve Twitter, özellikle instagram çok soğuk bir mecra gibi göründü gözüme. Ya da Facebook’ta insanlar birbirine nispet yapmayı azaltmış olabilirler, yeni nispet alanı instagram oldu belki de.
Nispet yapmasak hayat daha güzel olacak aslında, keşke dünyevi şeyler için bu kadar yarışmasak birbirimizle.

Bugün iftarda tekim, menüm nasıl 😁

17 Mayıs 2019 Cuma

137- Bugün Cuma


Odam savaş alanı gibi ama toplamaya gücüm yok. Ben azalttıkça çoğalıyor eşyalar sanki, nasıl bu kadar dağınık olabiliyorum ben de anlamıyorum. Artık neyi nereye sığdıracağımı şaşırdım.

***

Tibet’in Gençlik Pınarı’na başlamayı düşünüyorum ama Ramazan geçsin de sonra. İki cildi de var bende, ilk kitabı okumaya bugün başladım ve okudukça heveslendim. Başlayınca buradan da bilgilendiririm sizi.

***

Burada kullandığım mailimle aldığım adsense hesabım banlanınca yeni bir mail adresi alıp yeniden başvurmuştum ama dün o mail kutuma bakınca adsenseden ret aldığımı gördüm. Spama bir mail göndermişler sonra da spaminize düşen bir mail olabilir diye bilgilendirme maili atmışlar. Muhtemelen o spamdeki maili görebilseydim ban yememek için bir şeyler yapabilirdim ama aylar olmuş bakmayalı ve silinmiş dolayısıyla... Tekrar bir mail alıp yine başvurmayı düşünüyorum ama bu sefer yeni site açıp orası için başvuracağım. İki gündür her dakika isim düşünüyorum site için ama yok, bulamıyorum. Sözlükler mi karıştırmadım, internetten rasgele kişisel websiteleri mi gezmedim, forumlardaki nickleri bile okudum belki ilham gelir diye ama gelmedi.

16 Mayıs 2019 Perşembe

136- Telefon kılıfım


Kardeşimle bu ramazan ayı gelmeden önce bir gün iftarı dışarıda yapalım demiştik ama piknikvari değil de restoranda iftar menüsüyle dolu dolu bir masada. Fırsat sitelerine baktık, uygun bir yer bulduk. Aradım rezervasyon yaptırdım Pazartesi’ye, tam kapatacakken de iftar menüsü fiyatını sordum ne kadar kârda olacağımızı merak ettiğim için ama söyledikleri fiyat tam da fırsat sitesindeki fiyattı. İyi ki sormuşum, kupon mupon uğraşmaya gerek yokmuş. Madem öyle neden internete kupon koyuyorlar onu anlamadım ama...

Fotoğraftaki yeni iPhone kılıfım :) n11de bir satıcıdan yaptırıp aldım. Çok beğendim. Renkler ve yazı stili tam istediğim gibi geldi. Ürün çok sağlam değil, bildiğimiz şeffaf telefon kılıfının üzerini boyamışlar. Yumuşak, ince bir kılıf ama olsun. Fiyatına göre daha fazlasını beklemiyordum zaten.

15 Mayıs 2019 Çarşamba

135- Allah bizi yarattı ve fırtınanın içine bıraktı


Geçenlerde YouTube’dan Nouman Ali Khan’ın bir sohbetini dinledim. Diyordu ki, Allah bizi yarattı ve bir fırtınanın içine bıraktı. Allah’ın emirlerine uyalım ibadetleri tam yapalım da kötülükler bizden uzak olsun diye bir şey yok. Emir ve yasaklara uymak, Allah’a sığınıp şükretmek, fırtınanın bizim tarafımızdaki şiddetini azaltmıyor ya da arttırmıyor.  Allah’a yönelmek bize o fırtınaya dayanma gücü veriyor.

Video linki: https://youtu.be/6C9obpbOwP4

14 Mayıs 2019 Salı

134- Güllaç


Nihayet güllaç yiyebildim. Eve gelirken kendim aldım pastaneden :)
Pastanedeki kız bir şey anlattı, size de söyleyeyim de dikkat edelim. Bir müşterisi kredi kartı şifresini girerken pos cihazının ‘şifre girin’ yazısı çıkmadan tuşlamaya başladığı için girdiği rakamlar ücretin devamı olarak yazılmış ve kartından 3bin küsür liralık bir ödeme alınmış yanlışlıkla. Pos cihazınıza şifrenizi gözükapalı girmeyin, önce bir bakın şifre girme ekranı açılmış mı diye. Şaşkınlıkla dinledim kızı. Bankayla konuşmuşlar ama pastanenin hesabına para yatmış bile, o yüzden iptal edememişler. Bir sonraki ayı bekliyorlar müşteriye geri ödeme yapabilmek için.

13 Mayıs 2019 Pazartesi

133- Sosyal medya üçlüsü


Zaman yetmiyor diyecektim ama farkettim ki zaman değil enerjim yetmiyor. Ya da hevesim mi yetmiyor acaba... Telefonu elimden bir bırakabilsem neler neler yapıcam da yok bırakamıyorum. En çok da instagramdan çıkamıyorum, hemen sonrasında da YouTube var. Sonra da Twitter. Benim sosyal medya ilk üçüm böyle, sizinki nasıl ? 🤓

Fotoğraftaki çiçekler bana ait değil ama çok beğendim çekmeden edemedim. Renkler ne kadar güzel değil mi?

12 Mayıs 2019 Pazar

11 Mayıs 2019 Cumartesi

131- Akraba iftarı


Bugün toplu akraba iftarımız vardı, ayrıca dayımın çocuklarının sünnetiyle birleştirildi.
Her sene gelenekseldir bizde, birbirimize gitmek yerine sırayla her sene bir aile bir yer tutup toplu iftar verir.
Önce gitmek istemedim, hep aynı sorular aynı muhabbetler sıkıcı olur diye ama öyle olmadı, gittiğime pişman değilim.
Akrabalarımı görmeyeli baya olmuştu, beklediğim kadar kötü geçmedi hatta iyi geçti bile diyebilirim.

10 Mayıs 2019 Cuma

130- Taksit ödemeden yaşayamıyor muyum neyim


Daha Laptopun ve telefonun taksitleri yeni bitmiş ve kartımı eksiden zar zor çıkarmışken dayanamayıp yine takside girdim çünkü robot süpürge aldım. Almayı bayadır istiyordum aslında ama tamamen düze çıkmayı bekliyordum, üç taksit yapabildim vadesiz, üçten sonrası vadeliydi fark ödemek istemedim. Şöyle 12 taksit falan yapaydım iyiydi ama neyse. Üç ayda biter daha iyi oldu kısa sürecek ödemek.
İyi ki gündemimde evlilik yok diyorum bazen, hiç param yok çünkü :D
Hemen kurdum şarj ettim çalıştırdım, evcil hayvan gibi bir şey ya çok tatlı. Odayı dip bucak temizledi şarjı azalınca da yuvasına girdi :)) Baya para verdim(bana göre) ama en uygun fiyata en fazla müşteri memnuniyeti olanı aldım. Şimdilik memnunuz. İnşallah hep memnun kalırız.

9 Mayıs 2019 Perşembe

129- Ramazan nasıl gidiyor?


Gerçekten de alışma süreciymiş baş ağrısı oruca, bugün dördüncü gündü ve başım ağrımadı o kadar.
Oruç ne önemli bir süreçmiş işin içine girince anlıyor insan. Açlık, susuzluk ve uykusuzlukla savaşırken gitgide çevredeki, gözümüzde büyüttüğümüz problemler balon gibi birer birer sönüyor. Kendimize yoğunlaşıyoruz daha çok, dert ettiklerimiz katman katman kabuk atıp da derindeki probleme ulaşıyoruz. Meğer asıl ihtiyacımız olan şey kendimizin farkına varmakmış, sevmekmiş en çok da kendimizi. Sahip çıkmakmış kendimize, iyi bakmakmış. İnsnaların söylediklerinden nem almadan, art niyetli düşünmeden yaşamak ne güzel. Enerjimiz yok çünkü kimseyle uğraşmaya, sevmek ve yardımlaşmak varken neden aksi şeylerle kendimizi iki katı fazla yoralım ki.

8 Mayıs 2019 Çarşamba

128- Doğaçlama gezesim var


Öğlen sahile inip balıkçıları izledim. Geri dönesim gelmedi işe hiç. Hayata karışmak istedim, bir yere yetişmeye çalışmadan, hoşlanmadığım insanlarla muhatap olmak zorunda kalmadan, sadece keyfim ve kahyasıyla plansız, doğaçlama dolaşmak istedim. İstemekle kalıp paşa paşa geri döndüm tabi :)

Sabah kıl payı servisi kaçırınca hıncahınç otobüse talim kaldım. O kadar kalabalıktı ki baya bir süre milim kıpırdayamadan ayaktaydım. Boyum da kısa olduğu için sağa dönsem birinin koltuk altına, sola dönsem başkasının kapüşonuna burnumu dayamak zorunda kalabiliyordum. Neyse ki metrobüs durağında inenler oldu da biraz nefes alabildim. Çok şükür servis var dedim bir kez daha, her ne kadar servislerimiz de pis ve havasız olsa da... Oturabiliyoruz en azından.

Yeni müdürümüze bir sürü çiçek geldi bugün. Keşke bana da gelse ya çok özendim :))

7 Mayıs 2019 Salı

127- Umut denen şey


Zekamla konuşmayı özlemişim ya. Hazırcevap olmayı, ne istediğimi ve ne dediğimi bilmeyi... Bir süredir işyeri dedikodularının içinde boğuluyordum biraz farklı ortama geçiş yaptım da nefes aldım sanki. Bu ortamda da çok kalsam yine boğacak beni biliyorum, belki de kelebek misali sürekli ortam değiştirmeliyim.

Umut nedir? Sanki değneğin ucuna bağlanıp eşeğin gözünün önüne uzatılmış bir havuç gibi. Bizi harekete geçiren, heveslendiren, kamçılayan ama bir türlü yakalayıp yiyemediğimiz havuçlar...

Bu fotoğrafı öğlen çektim. Öğleden sonra hava kapkara oldu dolu yağdı. Akşama doğru yeniden açtı. Değişik bir hava vardı bugün.

6 Mayıs 2019 Pazartesi

126- Ramazan’ın ilk günü


Sizin nasıl geçti bilmiyorum ama benim feci bir baş ağrısı ile geçti. Öğlen başladı, akşam bir şeyler yiyip içmeme, kahve de içmeme rağmen hatta ağrı kesici de almama rağmen geçti sayılmaz. Belki de ekrana bakmamalıyım. Gün boyu bilgisayar ekranı ve geri kalan vakitte de telefon ekranına bakmak baş ağrımı geçirtmiyor olabilir.
Seçimlerin yenileneceğini şaşkınlıkla öğrendim bugün. Bloğumda siyaset hakkında konuşmak istemiyorum ama şaşkınlığımı gizleyemeyeceğim. Ben beklemiyordum şahsen...

Fotoğraf ise beni anlatıyor biraz. Bazen hayattan almam gereken dersleri inatla almıyor gibi hissediyorum. Pembe gözlüklerle bakmak hoşuma gidiyor ama sonu acı oluyor genelde...

5 Mayıs 2019 Pazar

125- Şebboy


Herhalde iki sene olmuştur şebboy tohumunu saksıya ekeli. Onunla birlikte papatya da ekmiştim ama ilgisiz kaldıkları için papatya tamamen solmuş şebboy ise yaprak vermeye inatla devam etmişti. Bu hayata tutunma çabasını takdir edip hak ettiği suyu ve ilgiyi vermeye başladım birkaç aydır. Beni bırakmadığı, pes etmediği için kendisine teşekkür ettim. Ve o da karşılığında bana mor bir tomurcuk gösterdi :)

4 Mayıs 2019 Cumartesi

124- Kafein bağımlılığı


Sabah kahvaltı yapıp çıktım dışarıya, öğlen oldu bende bir baş ağrısı başladı. Saat iki oldu ağrı geçmiyor, zonklama derecesine geldi. Sonradan aklıma geldi, kahve içmedim ben bu sabah.
Kahvesizlikten ağrıyordu başım.
Bir kafeye girip kahve içtikten sonra geçti gerçekten de.
Ramazan’da açlık ve susuzluk dışında yeni bir sınavım daha var artık, kahvesizlik... Allah yardımcımız olsun.

3 Mayıs 2019 Cuma

123- Ortodonti


Bugün ortodonti kontrolüne gittim. Akşamları 12 saat taktığım diş telimi altı ay daha takıcam ama bu sefer 8 saat.
Bitmeyorrrr tedavi süreci.

Bugüne ait hiç fotoğraf çekmemişim, ben de dünkü suluboyanın yapım aşamasını koydum bugünün fotosu olarak :))

2 Mayıs 2019 Perşembe

122- Suluboya workshop


Bugün işyerinden iki arkadaş ile suluboya workshopuna katıldık. Çok eğlendik. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi mor menekşe yaptık. Hoca bir resim gönderdi whatsapptan, ona baka baka yaptık ama her birimizinki farklı oldu tabi ki :) 
Suluboya hiç de göründüğü kadar kolay değilmiş. Evet eğlenceli ama bir sürü tekniği var, öğrenecek çok şey var. 

1 Mayıs 2019 Çarşamba

121- Budadığım avokado


Yaprakları solup çürüyor diye gövdesinin ortasından budadığım avokado ağacım gövdesinden tomurcuklar vermiş fotoğraftan da görüldüğü gibi :) bunlar dal mı olur yaprak mı bilmiyorum ama bir canlılık emaresi vermesine çok sevindim.

Bugün Game of thrones’un son yayınlanan bölümüne kadar izledim. Günlerdir 6 ve 7.sezonu bitirmeye çalışıyordum yetişmek için. Bitirdim nihayet. Son bölüm yani 8.sezonun 3.bölümü dehşetti. Belki de izlediğim en iyi bölümdü. 4.bölümü merak ediyorum. Finale yaklaştığımız çok belli.

Bugün 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramıydı, kutlu olsun. Tatildik, evden çıkasım gelmedi. İyi de oldu. Pişman değilim.