Sayfalar

30 Ocak 2024 Salı

Ölmeden önce yapılacaklar listesi


Böyle bir listeyi yıllar önce yapmıştım, listelemeye başlarken sadece o an ve yakın zamanda en çok istediğim şeyleri düşünmüştüm. Gerçekten bir gün öleceğim ve o zaman geldiğinde keşke bunu da yapsaydım diyeceğim şeyleri düşünecek kadar derin bakamamıştım ya da kaçınmıştım bundan. Ama yaşım artık 40a geliyor ve hayatımın geçip gittiğini çok daha gerçekçi bir şekilde görmeye başladım. Yaptığım seçimlerin hayatımı nasıl şekillendirdiğini görmek, kararlı ve istikrarlı olmadığım şeylerden duyduğum hayıflanma duygusu hayatımın bundan sonraki dönemi için biraz daha dikkatli olmam gerektiğini gösterdi yeniden. Ama bu sefer artık göz ardı etme lüksümün de git gide azalacağını öngörebiliyorum. Bir şeyleri ertelemek kolay ve rahatlatıcı olabilir ama bunu sürekli yapmak hayatı ölü bir hayata çeviriyor. Bazı şeyleri o zamanki ruh haliyle, o enerjiyle yapmanın tadı daha başka. Ve geçmişe dönülmüyor. 

Murat Tavlı’nın “Yanlış Kişiler Doğru Keşkeler” kitabını okurken çocuk esirgeme kurumunu ziyaret ettiği zamanı anlattığı satırlara geldim. Daha 20li yaşlarımda bunu düşünüp karar vermiş olduğumu hatırladım, ama çekinip, tek gitmeye cesaret edemeyip, çok da dillendiremeyip erteleye erteleye unuttum. Ömür geçiyor ve ben sadece hayal ederek, bir gün yaparım diye erteleyerek mi yaşayacağım?

Şimdi yeni bir ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırlayacağım ve ek olarak bu çemberi biraz daha daraltıp bu yıl yapılacaklar şeklinde bazılarını ayıklayacağım. Umarım yaşlılığımda çok pişmanlığım olmadan, sona yaklaşmayı daha huzurlu bir şekilde kucaklayabilirim. 

Listemin şimdilik tek bir maddesi var, daha geniş bir zamanda üzerinde düşünüp maddeleri çoğaltacağım. 

1- Bir çocuk esirgeme kurumunu ziyaret et ve çocuklarla vakit geçir.  

10 Ocak 2024 Çarşamba

Elemental: Doğanın Güçleri

Dün izledim, çok güzeldi :) bu kadar bekletmeme gerek yokmuş. İlk çıktığı zamanlar dikkatimi çekmişti ama sürekli ertelemiştim. İyi ki izledim. İnsan karakterleri gibi çok belirgin karakterler elementlerle birleştirilmiş. Keyifle izledim. 

Animasyon izlemek çok keyifli bu arada. Özlemişim :)

8 Ocak 2024 Pazartesi

Film: Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı


Not aldığım filmlerden birini izleyeyim dedim bugün. “Walter Mitty’nin gizli yaşamı”nı not almışım. Açtım izlemeye başladım. 

Yarısına kadar bir kaç kere sıkılıp kapatmayı düşündüm, sırf neden not aldığımı merak ettiğim için izlemeye devam ettim. Belki bir yerde beni yakalar diye bir şans verdim.

Filmin 3te 2si bitti hala sevmedim. Hatta baya bi kısmını hayal mi gerçek mi pek anlayamadan izledim, kendine gelmesini beklerken gerçek hayat olduğunu anladım. Son 3te 1lik kısma gelince biraz ilgimi çekmeye başladı. 

Bir yerde doğa fotoğrafçısının yanında otururken bir replik geçti. Heh dedim işte ben bu sahneyi izlemiştim instagram reels videolarında. Bu sahneyi görüp de not almıştım filmi, hatırladım. Ama film o sahneden bağımsız ilerliyor. Evet güzel bir sahne ama insan o sahneyi izleyip tavsiye edilince filmin konusu onun etrafında dönüyor sanıyor. Öyle değil.

Bir kar leoparının fotoğrafını çekmeye çalışan fotoğrafçı, “Bunlar hayalet gibidir, görünmek istemezler. Güzel olan şeyler ilgiye ihtiyaç duymaz” diyor. Sonra leopar çıktığında fotoğrafını çekmeyip sadece izliyor. Adam soruyor çekmeyecek misin diye. Fotoğrafçı da “bazen çekmem, o anın içinde kalırım” diyor. 

Bu sahne için tüm filmi sabırla izlemiş oldum. Neyse ki sonu tatlı bitti. İzlediğime değdi mi, evet pişman değilim ama tekrar izlemek ister miyim, sanmıyorum. Siz izlediniz mi?

6 Ocak 2024 Cumartesi

Aile yemeği ve Soul animasyonunu tekrar izledim, bir de görücü meselesi


Ameliyat sürecinde yanımda olup, nazımı çekip, daha kolay atlatmamda yardımcı oldukları için aileme teşekkür babında ve işyerinde verilen promosyonun da etkisiyle bir yemek ısmarladım bugün. Bayadır ailece yemeğe çıkmıyorduk, güzel oldu. Hesap tabi bin lirayı geçti ve yediğimiz yer sosyal tesisti yani normale göre daha uygun bir yerdeydik. 

Akşam da hep birlikte Soul filmini izledik. Benim tavsiyem ve ısrarımla tabi :) Ben de ilk defa izliyormuş gibi izledim ve yeni şeyler fark ettim. Gerçekten bu filme bayılıyorum. Ne kadar izlesem de bıkmam sanırım. 

Bu arada birkaç hafta önce annemin bir arkadaşı büyük bir hevesle beni oğluyla tanıştırmak istediğini söylemişti anneme. Annem de bana söyleyince asla istemiyorum dedim ama ısrarlar üzerine bir kere görüşmeyi kabul ettim. Sonra buluştuk ve oğlan hayır dedi. Evlenmeyi pek düşünmüyormuş sırf annesi çok istiyor diye böyle görüşüyormuş. Ben sırf annemler ilk görüşmede hemen hayır deme diye tembihlediği için kesip atmadım ama karşı taraf direk kestirip attı. Ne yalan söyleyim baya ağırıma gitti. Çünkü Allah’ın gücüne gitmesin ama normalde pek bakacağım biri de değildi yani. Annesi daha bugün cesaretini toplayıp sorabilmiş oğluna ve öğrenir öğrenmez de bize geldi, benden ve annemden helallik istedi. Son bir kaç yıldır oğlu evden ayrılmış ve “ben artık oğlumu tanıyamıyorum” dedi. Söyleyecek çok şeyim vardı ama daha fazla üzmek istemedim. Oğlunuzun evlenme niyeti yok boşuna uğraşmayın diyecektim, sonra düşündüm de belli mi olur belki de biriyle tanışır fikri değişir. Bi yorum yapmadım, sorun değil nasip bu işler helal olsun dedim. Zaten benim başta istemediğimi, onlar istedi diye kırmamak için görüştüğümü biliyordu. Karşı tarafın hayır demesi işime geldi, beni suçlayamıyor kimse ve üstümden bi yük kalktı aslında. Sadece reddedilmek koyuyor insana biraz :)) 

5 Ocak 2024 Cuma

Film: İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı


Bugün işyerinden bir arkadaşın tavsiyesi ile bu akşam izledim. Soul kadar wow değil ama kötü de değil. Tatlı bir film. 

Uzun bir süreyi kapsamıyor, bir gün içinde gelişen olayları anlatıyor. Güzel. 

“Soul” animasyon film

Muhteşem bir film. Bayıldım. Tekrar tekrar izlenebilecek türden. Hayata dair baya güzel mesajlar içeriyor. Yakında Netflix’e ve Disney’e gelecekmiş. Mutlaka izleyin, etrafımdaki herkese tavsiye ediyorum. Gerçekten çok başarılı. Benden tam puan aldı. 

Dün akşam izledim. İnstagramda bi reelste paylaşmışlardı bu filmden bir sahneyi. Altında da çok olumlu yorumlar vardı. Paylaşılan sahnedeki konuşma da etkileyince hemen izlemek istedim. İyi ki izlemişim. 

Oshin , Küçük Ev


Çocukluğumun kahvaltı dizisi, diğeri de Küçük Ev’di. 

Bu Oshin’in adını bir türlü hatırlamıyordum, internette o kadar çok araştırdım ki; eski Japon dizileri, Çin dizileri, çocukluğunu anlatan yaşlı Çinli dizi vs. Çinli miydi Japon muydu onu da tam hatırlamıyordum. Kanal7nin sitesine girip eski dizileri aratmak istedim ordan da bir şey çıkmadı. Sonra pes ettim. 

Bugün laf nasıl oraya geldi bilmiyorum ama iş arkadaşım bu diziden bahsetmeye başladı. Oshin diye bir dizi vardı kanal7de onu izlerdik eskiden dedi. Bi dakika ya dedim hemen Google’ladım, ben bu dizinin adını bayadır arıyordum çok sevindim şu an dedim. O da şaşırdı böyle denk gelmesine. 

Eskiden annemler sabahları kahvaltıyı hazırlardı, babaannemlerle yaşıyorduk o zamanlar. Halam, babaannem, ben kahvaltıyla birlikte televizyonda bu diziyi izlerdik diye hatırlıyorum. Bir de Küçük Ev diye bir dizi vardı. Onu da bundan sonra yayınlıyorlardı diye hatırlıyorum ve onu da izliyorduk. 

Diziden resimleri görünce eskilere gittim. Gerçekten nostalji oldu. 

3 Ocak 2024 Çarşamba

Film: Taze Gelin Şaşkın Damat


Gerçek adı Wedding Daze olan “Taze Gelin Şaşkın Damat” filmini izledim bu akşam. Yormayan, zaman geçirmelik, çerez niyetine izlenebilecek tatlı bir romantik komedi filmi. 

Biraz daha uzun sürebilirdi. Çabuk bitti. Devamını izlemek keyifli olurdu, hatta uzun bir dizi olabilirdi. 

Boş zamanınızda açıp izleyebilirsiniz, kafa dağıtmak için iyi bir tercih olur bence. 

Konusundan çok bahsetmek istemiyorum çünkü zaten konuyu söylesem filmi söylemiş olurum gibi. Ama kısaca, afişte de göründüğü üzere evlilik kararı veren bir genç çiftin macerası anlatılıyor. 

2 Ocak 2024 Salı

İş hayatı hayatımızı elimizden almasın

Size bir arkadaş tavsiyesi vereyim mi? İş arkadaşınıza sırrınızı vermeyin, iş arkadaşlarınızla özel hayatınızı paylaşmayın. Adı üstünde onlar iş-arkadaşı. Mecburen aynı ortamda bulunup muhatap olduğunuz kişiler. Bunu unutup da çok samimi dostlar olacağınızı sanmayın. Asla iş arkadaşından dost olmaz demiyorum, olabilir de, ama olsa bile bir yerde bitiyor tecrübeyle sabit. 

Her hafta 5 gün sabahtan akşama kadar gördüğümüz insanlar bunlar, bir yerde tabi yanılabiliyoruz, aileymişiz gibi çok samimiymişiz gibi düşünebiliyoruz. İş ortamı demek dedikodu demek, hakkımızda konuşulmasını istemediğimiz şeyleri açık etmemek gerek. İş ortamı politik bir ortam. Hakkında konuşulmasını istediğin şeyleri bilinçli konuşturabilirsin, çok gizli bir sır gibi söyleyip dedikodu kazanında kaynamasını izlersin. 

Bu yüzden de hayat iş ve evden ibaret olmamalı. Mutlaka başka çevreler de olmalı. İş hayatı, hayatımızın %80-90nını oluşturmamalı. 

——

Bugün iş ortamında bir arkadaş sadece ona söylediğim bir konu hakkında bir şey sordu herkesin içinde. Kısaca cevaplayıp geçiştirdim ama huzursuz oldum. Çok ciddi bir şey değil ama ben her şeyimi herkesle kolayca paylaşan biri değilim, hatta neredeyse hiçbir şeyimi paylaşmam. Özel hayatım bana özel kalmalı. Bir gafletle samimi arkadaş moduna girip evdeki huzursuzluklardan biraz bahsetmiştim. Birilerinin hayatındaki huzursuzluk başka birilerinin iştahını açabiliyor bunu da unutmamak lazım. Bir de ben bunu ona geçen yıl falan söylemiştim. Hafızasından nasıl sileyim şimdi. 

——

Hiç tek başına sinemaya gittiniz mi? Bu ara böyle bir ihtiyaç hasıl oldu nedense bende:) Kendimle başbaşa bir şeyler yapasım var. 

Bugün yoldayken düşündüm de, benim şikayet ettiğim şey “hayattan keyif alamamak”. Peki neden hayattan keyif alamıyorum? Çünkü hayattan keyif alabileceğim şeyler yapmıyorum. Mesela üniversite zamanında nasıldı, hayat nasıldı, ben nasıldım? Hayat yine çok güzel değildi, bir sürü sorun bir sürü sıkıntı vardı. Sağ-sol çatışması vardı, ülkede huzur yoktu, ailelerde huzur yoktu, bir sürü haksızlık vardı. Ama ben mesela aklıma esince çıkıp geziyordum, seminer araştırıp gidip hemen katılıyordum. Anlık yaşıyordum. Bir şeyler yapmaya ihtiyacım olduğunda nasıl bir şey istediğimi düşünüp bu konuda araştırma yapıp hemen harekete geçiyordum. Kadıköy’de yürüyüp insanların arasına mı karışmak istiyorum, çıkıp Kadıköy’e gidiyordum. Deniz havası mı almak istiyorum, vapura binip Eminönü’ne gidip geliyordum. Tarzımı mı değiştirmek istiyorum, farklı bir avm deneyip oradaki mağazaları geziyordum. Hayattan keyif almak böyle bir şey işte aslında, anı yaşamak, anda karar vermek, harekete geçmek. Ötesini berisini düşünmeye kalkarsan oturduğun yerde çakılıp kalıyorsun. 

Sizin hayattan keyif almak için yaptığınız şeyler var mı? En son ne yaptınız? 



(Fotoğraf geçen hafta dolunay gecesi Çamlıca Camisinden)

1 Ocak 2024 Pazartesi

Yeni yıla giriş videosu

Yeni yıla bu videonun güzel enerjisiyle başlayalım. Sabah kahvaltı yaparken izledim, beni çok iyi hissettirdi. 

Olumlu, mutlu enerjilerle dolu günlerimiz olsun. 

Fotoğraf da yeni yılımın ilk kahvaltısı :) 

Video: https://youtu.be/snwH6loVeAw?si=T8OooBx0vc6CmFf4