Sayfalar

30 Ağustos 2018 Perşembe

Planlayıcı yaptık | Bullet Journal



En son galiba ilk ve son olarak Mayıs'ta yapmıştık kişisel planlayıcılarımızı. Sadece yaptık, şahsen ben tekrar açıp bakmadım bile. Ama bu sefer internetten fikir aramadan sadece kendi istediğim şekilde yaptığım için daha çok sevdim ve kullanacağımı düşünüyorum, kullanmak istiyorum. Hafta hafta ayırdım 2018 Eylül ayını. Kapak hep yuvarlak şeklinde yapılıyor ben değişik olsun dedim üçgen yaptım. Sonuna da genel bir iki kutucuk koydum. Bir kaç sayfada bitti, çok uzun bir planlayıcı olmadı. Az ve öz oldu.

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Uludağ'da kamp


Kamp yapmayı sevmiyorum. Bu üçüncü deneyimim ve hepsi de pişmanlıkla bitti.

Gece uyumak en başlıca problem. Çadırın yakınından geçen köpeğin nefes alış verişini bile kulağının dibindeymiş gibi duymak teeee karşıki dağlardan bir kurt uluması duymak falan hiç bana göre değilmiş.

Ama yine de ısrarlar sonucu kampa gittim, gitmişken de birkaç video çektim. Benim açımdan sabır gerektiren, geçmek bitmeyen bir kamp olsa da anı oldu.


(video kaldırıldı)

16 Ağustos 2018 Perşembe

Doların düşüşü


Ben hayatımda döviz takip etmiş biri değilim, bu halimi gören de milyon dolarlarım var sanacak :))
Ama doların düşüşünü de paylaşmazsam olmaz dedim. O kadar yükseldiğini paylaştım düştüğünü de paylaşayım, daha da düşmesi dileğiyle... Şuan 5,86 tl.

Aşağıdaki tablo da haftalık grafiği:


Avokadolar ne alemde?


Junior Avocado boy atmayı bıraktı, yapraklara çalışıyor :) Şu büyük yaprakların boyu avucum kadar. Hatta avucuma bile sığmıyor.



Baby Avocado ise kurumaya devam ediyor, sanki bir çizik çatlak da oluşmaya başlamış gibi. İki haftaya kadar kök verir o da :)

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Mim #12 : Çocukluk anısı


Sevgili Fatmanur bir mim başlatmış ve beni de mimlemiş.

Çok teşekkür ederim Fatmanur'cuğum, bu güzel mim için.

Mim'imizin konusu Çocukluk Anısı. Çocukluğunuzda yaşadığınız güzel bir anımızı anlatıyoruz.

Biz beş kişilik bir arkadaş grubuyduk. İki kız üç erkek. Arkadaşlarım ikişer kardeşti ben tektim. 8 yaşındayken artık tek çocuk olmaya tahammül edemeyip, kardeş istiyorum diye terör estirmeye başlayınca bir kız kardeşim olmuştu ama aramızdaki yaş farkı nedeniyle onunla birlikte geçirilen bir çocukluk dönemi hatırlamıyorum, onun arkadaşları onun yaşıtlarıydı.

Biz beş arkadaş, el becerisi isteyen şeylerle uğraşmayı seviyorduk. Özellikle iki erkek kardeş olan arkadaşlarımın annesi çocuklarına hep zeka geliştirici, el becerisini geliştiren dergiler, kitaplar alırdı. Biz de nasiplenirdik. Bahçeli bir evimiz vardı o zamanlar, her gün bizim bahçede piknik yapardık, onların evleri apartmandı. Annelerimiz meyve, dondurma, limonata falan verirdi. Bisküviler, sandviçler olurdu bazen.
Dergiye ya da kitaba baka baka origami falan yapardık.

Bizim evde perdeye takılı süs kelebekler vardı, boncuktan yapılmıştı ve gövdesinin alt kısmında çengel iğne vardı, perdeye iğneleniyordu.
Şu fotoğraftaki gibi:

google'dan alıntı
Ama bizimkilerin gövdesi böyle düz değildi daha genişti. İki üçgenin taban tabana birleştirilmiş hali gibi.

Biz bunu yaparız ya dedik. Nasıl yapılmıştır acaba diye düşüne düşüne çözdük olayı, belki biraz annelere danışmış da olabiliriz: )
Boncukları telin içinde geçirip, telin iki ucunu karşılıklı yine boncukların içinden geçirerek yapılmıştı.
Telleri bozuk saatlerden temin ediyorduk. Hatırladığım kadarıyla bizim bir duvar saatimiz bozulmuştu arkasını açıp telini çıkarıp almıştık, sonra başkasının evinde eski/bozuk bir saat olduğunu öğrenip ondan da almıştık.

Velhasılkelam, hepimiz boncuk kelebekcikler yapmıştık, o başarının hazzı tarif edilemez :)

Benim anım böyleydi, şimdi gelelim size :) Tabi ki mimlediklerim dışında isteyen herkes yapabilir ama adet gereği bir kaç kişiyi yazıyorum ve cevaplarını bekliyorum :)

Mimlediklerim:




13 Ağustos 2018 Pazartesi

Top 10


27 Nisan 2018'de blogumun en çok okunan ilk on yazısını paylaşmıştım. Aradan neredeyse 4 ay geçmişken yenileyeyim dedim.

Önceki yazıyı görmek için: buraya tıklayın


Başlıklar hemen hemen aynı, ben daha çok ne kadar artış olduğunu merak ediyorum.
Parantez içine yayınlanma tarihlerini de ekledim bu sefer.
Belirli bir süre seçmedim, tüm zamanlar için baktım.


1. Nuray Sayarı Yumurta Ritüeli 6.413 görüntülenme (16.01.2016)
Nisanda bu başlık ikinci sıradaymış ve 5.048 görüntülenmesi varmış. 1.365 yeni görüntülenme almış.👏

2. Nuray Sayarı'dan soğan ritüeli 6.314 görüntülenme (04.11.2016)
Birinci sıradan ikinci sıraya gerilemiş bu yazı. 5.667'ymiş. 647 yeni görüntülenmesi var.

3. Dr.Zafer Akıncı - Şanssızlığı Yenmek 4976 görüntülenme (04.11.2016)
Yine 3.sırada. Önceki görüntülenme sayısı 4926. 50 yeni görüntülenme almış sadece.

4. Bloğu boşladım artık ziyaret eden olmaz derken 4239 görüntülenme (15.01.2018)
Beşinci sıradan dördüncü sıraya yükselmiş. 4233 önceki görüntülenme sayısı. Aradaki fark, 6. 😳

5. Bir blogu takip ederken G+ profili yerine Blogger profilini seçmek? 4287 görüntülenme (03.11.2016)
Dördüncü sıradan beşinci sıraya inmiş, 4237 görüntülenmeye 50 görüntülenme daha eklenmiş.

6. Günlük hit 3 bin ile 4 bin arasında 2990 görüntülenme (16.01.2018)
Yerini koruyanlardan, hala altıncı sırada. 2977'ymiş, 13 görüntülenme daha almış.

7. Karşımıza çıkan hayvanların bir anlamı var 1797 görüntülenme (25.01.2018)
En çok yükselişi yapan yazı bu olmuş, onuncu sıradan yedinci sıraya yükselmiş. 498 görüntülenmesi varken 1299 görüntü daha alarak 1797'ye yükselmiş. 👏

8. Nuray Sayarı ritüeli sonucu 1105 görüntülenme (07.01.2017)
Sekizinci sıradaki yerini koruyor. 301 görüntülenme daha almış. Önceki görüntülenme sayısı 804.

9. Alerjiye musait hassas cilde sahip olmak ve mucizevi krem coresatin pembe 1464 görüntülenme (28.11.2016)
Sıraya ilk defa giren bu yazımın önceki görüntülenmesini bilemediğim için kıyaslama yapamıyorum. Listeye girebildiği için tebrik ediyoruz. 😁

10. İstanbul'dan kar manzaraları :) 992 görüntülenme (07.01.2017)
Yedinci sıradan onuncu sıraya gerileyen bu yazının önceki görüntülenmesi 989'muş. Sadece 3 yeni görüntülenme alabilmiş.


Durumlar böyle...

Rüyada uyumak


Aslında rüyalar herkese anlatılmazmış ama garip geldiği için yazmak istiyorum.
Rüyamda uyuya kalıyordum. Uykudayken uyuyakalmak çok ilginç değil mi?

Galiba yolculuktaydık ailece, evimizden uzakta olduğumuzu biliyorum. Ya bir akraba ya bir tanıdık ya da evinin kapılarını dinlenelim diye bize açmış birinin evindeyiz. Ben biraz uzanayım diyorum, yanıma kitap alıyorum. Kitabı okurken uyku bastırıyor engel olamıyorum kendime ve uyuyorum ama inatla uyanık kalmaya çalışıyorum. Bilincim bir gidiyor bir geliyor, sesleri bazen duyuyorum bazen duymuyorum falan. Sonra tamamen uyanıp kalkıyorum.
Oradan çıkıp yola devam ediyoruz. Arabadayız. Babam bizden pasaportlarımızı istiyor, çantamı karıştırıyorum bulamıyorum. Kız kardeşiminki yanında, diğerlerininki de varmış ama benimki yok, getirmemişim. E-devletten numarasını söyle o zaman o da olur diyor babam, e-devlete girip numarasını söylüyorum ve yurt dışına çıkmaya hazırız.

Nereye gidiyoruz bilmiyorum. Ülkeden çıkışımızı da görmedim. Hatırladığım kısmı bu kadar :) Hayırdır inşallah.

Dolar bey ne yapıyorsunuz


Galiba doların 3'lerde seyrettiği zamanlar artık mazi oldu... 
Gece, 7.20yi görmüş diyorlar.

Youtuberların bu ayki kazancı da tavan yapar muhtemelen.

Dolar 3.30 iken küçük kardeşime 10 dolar ve 10 euro harçlık vermiştim yabancı para bulunsun cüzdanında bereket olur diye, çocuk heyecanla yükselişini takip ediyor zengin oldum diye göbek atıyor şimdi :) Gerçekten bereket oldu.

O değil de, benim yine o dönem 1500 eurom vardı. İş yerinde güne katılmıştım her ay 100 euro alıyorduk oradan biriktirmiştim. Hepsini bozdurup bir yere harcamak durumunda kalmıştık, şimdi olsaydı 11 682tl olacaktı... Aah ah.

10 Ağustos 2018 Cuma

Ne oluyor bu dolara böyle?


Nasıl bir gün bugün? Dolar aldı başını gidiyor.

---

Güncelleme:
Saat 21:40 ve dolar günlük grafiğin son hali aşağıda.


Bu da D.Trump'ın tehditkar twiti:


Yani diyor ki; Çelik ve Alüminyum'un gümrük vergilerinin ikiye katlanması için onay verdim. Türk lirası, bizim çok güçlü Dolarımız karşısında hızla aşağı iniyor. Alüminyum %20, çelik %50 olacak. Türkiye ile ilişkilerimiz şu an iyi değil!

9 Ağustos 2018 Perşembe

İlgimi çeken iki youtube kanalı


Bugün size dün akşam youtube anasayfama düşen bir videodan yola çıkarak keşfettiğim iki ilginç kanal göstereceğim. Birincisi Nyma Tang. Hayatımda görüdüğüm en güzel siyah kadınlardan biri. Kendine güveni olsun, parıldayan cildi olsun, ne dediğini anlamaya çalışmadan sadece hayran kalıp izledim.

Bir başka en çok beğendiğim siyahi kadın ise Nikki.


Duyanlarınız vardır, Jamie and Nikki diye bir instagram profilleri var. Şimdilerde youtube'da da varmışlar ama ben onları instagramda keşfettim.







Neyse, Jamie ve Nikki'nin youtube kanalına henüz hiç bakmadığım için onu es geçiyorum.

Nyma Tang'ın bu görüntülerinin olduğu videsunu izlemek isterseniz link: https://youtu.be/wDsm5S5I7uw


❤️ 💛 💚 💙 💜


Bana ilginç gelen ikinci kanalın ismi ise Monami Frost.
Aşırı dövmeli ve piercingli olmasına gözüm o kadar takıldı ki videoyu kapatamadım. Sonra arkadan bir çocuk belirdi, sonra da bir adam. Kadın 'babamız da kahvaltı hazırlıyor' dedi mutfaktaki adamı gösterdi. Ben böyle görünümlü bir insanın hala anne babası ve kardeşiyle yaşıyor olmasına şaşırdım. Sonra babanın da dövme ve piercing konusunda kızdan geri kalmadığını farkettim. Daha sonra bunların meğer karı koca olduğunu öğrendim, küçük kızın da onların çocukları olduğunu.
Vegan bir aileymişler (yabancılarda vegan aileler ne çokmuş, çocuklarını da vegan yetiştiriyorlar ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır).


Kulaklara bakar mısınız? Ayrıca, gamzelerde bile piercing var.


Bu da eşi. Çocuğun gerçek babası değil. Monami 15 yaşında hamile kalmış. Annesi ve kızkardeşi ile yaşıyorlarmış, o gün ellerindeki son parayı hamilelik testine vermişler ve hamile olduğunu öğrenmiş. Annesi çok anlayışlı yaklaşmış, kimse bu yaşta ne hamileliği dememiş. Doğurmuş büyütmüş. 19 yaşında da daha bir kaç aylığına tanıdığı bu adam ile hemen evlenmişler.



Üvey baba ama dünyanın en iyi babası diyor. Dövme ustasıymış.


Küpe takmadığı zamanlarda kulak memesini kulağına geçiriyor :) Alnındaki kar tanesi dövmesi de marjinal.


Bu tarz yaşayan insanlar bana çok sorumsuz ve bencil gelirlerdi ama Monami ile kızının arasındaki iletişim o kadar tatlı ki. Arkadaş gibiler. Hakeza baba ile kız arasındaki iletişim de gayet iyi görünüyor.



Mutlu Aile tablosu :)
Baba-kız kendi hazırladıkları Tabu'yu oynuyorlar, Anne de portakal yiyor arada onlara da veriyor. Televizyonun üstünde aile fotoğrafları var :)

Görüntülerini eklediğim videoyu izlemek isterseniz link: https://youtu.be/RXogPSqLf44

7 Ağustos 2018 Salı

Hello helikopter parti parti


Sezen Aksu'nun Manifesto'sunu neden hep böyle anlıyorum?

Geçen sabah işe gelirken arabada çalıyordu, bence hello helikopter parti parti diyor gibi ama Lol lol hadi kop gel parti parti diyormuş :)

Who am i?



Ben kimim?

Dün akşam izlediğim bu filmde baş karakterler hacker'lar :)

Sosyal mühendislik ve hackerlık hakkında biraz merakını giderecek bir film isteyenler için güzel bir seçenek.

Bilgisayar dilinden çok iyi anlayan Benjamin diye bir karakter var, kısa sürede ağlara sızabiliyor, sistemleri istediği zaman bloke edip açabiliyor vs.

Bir gün onu aralarına almak isteyen bir gruba katılır ve diğer hackerlar ile adeta yarışa girerler. En büyük hacker'ın gözüne girmeye çalışırlar, ama en büyük hacker yeni ekiple hep dalga geçer. Dalga geçildikçe bizimkiler daha da hırslanıp boyundan büyük işlere kalkışır.


Mutlaka sonuna kadar izleyin, filmin bombası son sahnede çünkü. Ağzınız şaşkınlıktan açık kalmış bir şekilde bitireceğinize eminim.

Son olarak şunu hiç unutmayın; Hiç bir sistem güvenli değildir.
İnsanlar doğuştan iyiye inanmaya yatkındırlar ve kavgadan kaçınırlar. Yani insanları zorladığınızda, kendinizden emin bir şekilde dediğinizi direttiğinizde buna kanmayacak kişi sayısı çok azdır. Sosyal mühendislik'i araştıralım, öğrenelim, oltaya gelmeyelim. Filmi tavsiye ederim :)

Güldüren sahnelerden:


Yoldan çevirip aldıkları kızları eve getirdikten sonra böyle kızların karşısında oturan çocuklara diğerlerinin tepkisi :))

Bu ayki arama verileri

Aylık arama verileri deyince 7 Temmuz- 7 Ağustos oluyor herhalde.


Dün baktığımda farklıydı, bir kaç yeni şey eklenmiş. Eskiden google adwords bu hizmeti sunuyordu galiba net olarak ama artık reklamverenlere sunuyor sadece bildiğim kadarıyla. Arama sonuçlarına göre blogunuzu bulanların hangi kelimelerle bulduğunu gösteren bir site biliyorsanız benimle paylaşın :)

Şimdi gelelim yukarıdaki tabloya.

En çok okunan yazılarımın da ritüeller, spritüel yazılar olduğunu bildiğimden; ilk sırayı Nuray Sayarı ve Tuğçe Işınsu'nun almasına çok şaşırmadım.

Sonrasında, cilt bakımı ya da kozmetikle ilgili bir yazıya da ziyaretçi çekebildiğim için belki daha çok yazabilirim diye düşündüm.

Taşıt tutulmasına çapraz bant olayını yeni duyan biri daha benim gibi internette aratmaya başlamış ve benim yazımı bulmuş, ne güzel olmuş :)

Öykü Karayel yazdığımda benim blog sayfamı göremedim ben, ya başka arama motoruyla geldi(sadece google sonuçları mı yoksa?) ya da sıkı bir Öykü Karayel fanı ve bütün arama sonuçlarına sayfa sayfa bakıyor, başka türlü benim bloguma ulaşamazdı sanırım :))

Son olarak beni hem şaşırtan hem sevindiren sonuç; ismimle arama yapılmış. Gözlerimden kalpler çıkıyor şu an :)) Özlem kutlu nazae derken nazar demek istedi herhalde, Nazar, aura ve çakra hakkında diye bir yazım vardı, ona gelmiş olmalı (burada).

Gelenlerin hangi yazıma geldiklerini de bilmiyorum, bilebileceğim bir yer varsa onu da söylerseniz sevinirim. Tahmin ediyorum sadece şu an :)

Benim arama anahtar kelimelerim an itibariyle böyle.
Okuduğunuz için teşekkürler 💜

Avokado çekirdeğinden ağaca doğru



Renklerle biraz oynadım ama yaprakların büyüklüğü tamamen gördüğünüz gibi 😊 Çok sağlıklı görünüyor maşallah. Nazar değdireceğim diye korkuyorum bazen :)))

2 Ağustos 2018 Perşembe

Mutluluktan ağlamanın altında yatan kaybetme korkusu


Bana sanki bir insan mutluluktan ağlıyorsa o şeyi kaybetmekten korktuğu için olabilir gibi geliyor. Belki kendisi de bunun bilincinde olmayabilir, ya da olabilir de. 

Çok beklediği bir şeye kavuşuyorsa vuslat onu ağlatabilir ve ağlamasının altında yatan neden tekrar kaybetme korkusu olabilir. Belki de eski çektiği acıları düşünüp kendisine acıyordur ya da canını acıtan o zehri gözyaşlarıyla atıyordur. 

Ağlamak lazım bazen galiba.