Bitti. İnanamıyorum ama bitti. 365 günü de hiç aksatmadan, pes etmeden bitirdim. Çok farklı bir deneyim oldu, buralar gözümde başkalaştı. Herkes ömründe bir sene denemeli bence tavsiye ederim :))
Sıradan bir blog değildi burası benim için, hayatımı buraya döktüm koca bir yıl. Hüznümü, sevincimi, acı tatlı tüm günlerimi paylaştım. Yapamam, tamamlayamam diye çok düşündüm. Özellikle yaz aylarında :) tatilde olurum yazamam internet olmaz ya da ben boşveririm diyordum ama tatil, deniz, güneş dinlemeden hep yazdım.
Aslında bana iyi geldi, siz de söylediniz çevremdekiler de aynı şeyi söylüyor ama biraz da inzivaya çekilmek istiyorum artık. Bu kadar kendimi açmak yetti, gizemli halime geri dönmem lazım biraz. Kafa dinlemek, kendimle kalmak, içimde yaşamak istiyorum bir süre bir şeyleri. Çok açılmak da iyi olmuyor çünkü, herkesin bir fikri olabiliyor kafa karışıklığı olabiliyor, sağlıklı karar alamayabiliyorsunuz, etkileniyorsunuz vesaire vesaire...
Neyse, kapanışı kendi fotoğrafımla yapayım dedim. Kim bilir tekrar ne zaman gelirim... Şaka şaka dayanamam yazarım yine bir kaç güne. Ama yarın bir şey yazmak zorunda hissetmeyeceğim için şimdiden rahatladım :))
Ya bu YouTuberlar nasıl her günü istikrarlı devam ettiriyor. Hepsi değil de bazısı. Yıllardır her gün 15 dakikalık video ekleyenler var nasıl yapabiliriyorlar, insan bir gün bile aksatmaz mı? Hayatları bu olmuş, herkesle paylaşmak. Hiç sadece kendilerine ayırdıkları bir günleri yok. Ne kadar iyi bir şey bu tabi orası tartışılır. Ama acayip, şaşılası. Hastalık gibi, ya da bağımlılık.
Bugün kızkardeşim ile dışardaydık. Kapanışı kahve eşliğinde, bol sohbetli yaptık. ilk defa bu kadar derin konuşup beyin jimnastiği yaptık. İnsanın aynı cinsiyetten bir kardeşinin olması çok güzel. Bir kız bir erkek olsun der ya evliler çocuk düşünceleri için genelde, bence iki kız ya da iki erkek olmalı en azından, tek kalmamalı aynı cins olanlar. Çok farklı çünkü erkek beyni ile kadın beyni. Bir yere kadar ortak düşünebiliyorlar sonra kopuyor. Ya da kardeşi gibi en az bir arkadaşı olmalı insanın. Evlenince de kocaya bağlanıp kız arkadaşlardan kopmamalı mesela kadınlar. Erkekler de erkek arkadaşlarından aynı şekilde. İnsan olmak ne zor ya :) insan psikolojisi çok zor. Yalnız kalamıyorsun ama herkesle de anlaşamıyorsun illa ki fikir ayrılığı oluyor, kırılıyorsun bozuluyorsun kendi kendini tamir etmen gerekiyor bazen.
Vay be, 2018i de gördük he. 2017yi aratmasın bize inşallah.
Herkese musmutlu, harika bir yıl diliyorum. Huzur, sevgi, mutluluk, aşk dolu günlerimiz olsun. Hepiniziiii seviyorummm ❤️
31 Aralık 2017 Pazar
30 Aralık 2017 Cumartesi
364 / 365
Stefan Zweig benim yazarım olabilir mi diye düşünüyorken bu kitabı ile bu düşüncemden vazgeçtim. Bir kısmına kadar okuyup gerisini atlayarak okuyup kalanını da sadece göz gezdirerek bitirdim. Zweig, bir kadının bir şey anlatırken lafı ne kadar dolandırıp aynı şeyleri tekrarladığını mı göstermek istemiş acaba diye de düşünmedim değil. Adamı karşısına aldı tek bir günü anlattı da anlattı, kitabın sonunda "kadın konuşmasını bitirdi ve ben de sessizce kalkıp oradan uzaklaştım" diye bitirse tam olurdu. Zira ben olsam beynimin içine edilmiş hissedeceğim için tek bir kelime bile söyleyemeyip sadece oradan gidebilirdim.
Kitap bana uymadı, beğenenler vardır ama ben beğenmedim.
Hava bugün yağmurluydu, geçenlerde aldığım şemsiyeyi ilk defa kullandım. Şemsiyem de olsa yine de ıslandım yağmur garip bir şekilde her yandan yağdığı için. Kar da bir yağmadı gitti bu arada.
Kızkardeşim ile çi'nin yeni bölümünü izledik. Can Manay delirmeye başladı, ürkütücü.
Günün jesti olarak, erkek kardeşim gelip yüzümü iyice bir sevip sonra ellerini kendi yüzüne sürdü ve "yüzünün güzel nuru bana da bulaşsın canım ablam" dedi, gel de erime gel de bitme :)
Ve son basamak, bugün 364. Yarın benden uzun uzadıya bir bitiş yazısı beklemeyin yazmayacağım. Canım istemiyor ayrı bir yazı yazmak çünkü, ama 365.yazı ne içerikte olur bilemem belki uzun olur.
Son olarak, ben bir ara kulağımı deldirmiştim buraya da yazmıştım. İki gün önce mi neydi, bir baktım arkası kan toplamış şişmiş benim haberim olmadan. Gümüş, halka küpe takmıştım. Ya gümüş alerji yaptı ya da halka olduğu için yatarken çok hareket edip iyilesmeyi engellediği için öyle oldu sanırım. Neyse çıkardım küpeyi tentürdiyot sürdüm temizledim falan. İki gündür takmıyordum bir şey. Bugün acaba kapanmış mıdır diye korku girdi içime. Tam da kapanmak üzereymiş, azıcık acıtsa da bir küpe geçirdik. Ne zaman iyileşecek bu ya, hep yara mı kalacak böyle? Gece küpeyi çıkarıp sabah takmayı düşünüyorum yine uykuda delik zedelenmesin diye. Sorun olmaz inşallah.
Çok çenem düştü, yeter bu kadar. Kendimi Zweig'in yazdığı kadın gibi hissettim. Yarın görüşürüz.
29 Aralık 2017 Cuma
363 / 365
Bugün iyi ki yaptım, yaptığım şeyleri.
Bugün neredeyse, biten ilişkimi bilen tüm arkadaşlarım beni teselli etti. Hepsine o kadar minnettarım ki.
Bugün ilk defa annemle bir ilişkimin her kafama takılan ayrıntısını paylaştım ve çok iyi geldi. Dün, ilişkiyi bitirirken de annemi yanımda istedim özellikle. Beni yönlendirmedi, takip etmedi. Destek oldu sadece. Keşke tüm ilişkilerimde böyle yapsaydım, tek başıma kalmazdım, o kadar yıkılmazdım. Ama dinlemiyor insan çok sevince maalesef hiç bir mantıklı konuşanı. Duymak istemiyor gerçekleri, bariz bir şekilde görünenleri görmek istemiyor.
İki gündür odaklanamıyorum işe. Konsantre olamıyorum bir türlü. Ve sanki inadına, işyerinde herkesin bana bir şey söyleme, sorma, anlatma sevdası tuttu. Her yerden birileri laf atıyor ve ben algılamakta zorlanıp kalan son enerjimle karşılık vermeye çalışıyordum. Bugün baktım bu böyle olmayacak, önümüzdeki hafta için izin aldım.
Şoktan galiba, sürekli midem de bulanıyor zaten iki gündür. Sürekli bir iştahsızlık. Ama şimdi iyiyim. Hatta iki gündür dolapta bekleyen, kardeşimin doğum günü pastasını bile yiyebildim. Yemeden önceki hali fotoğrafta :) tabi ki yanında zencefilli yeşil çay ile. İki gündür doyasıya içiyorum. Sevgili varken, "erken uyuyorsun içince, içme" diyordu ama artık yok. İçebilirim.
Dünkü yazıma yaptığınız yorumlar için de çok teşekkür ederim. Siz de iyi ki varsınız. Seriye devam et demişsiniz, yine kararsız kaldım ama şimdi yaa. Ama yok, seri olmasın da ben gelip yazarım yine çok bırakmam burayı.
Uzaktan ilişki zormuş gerçekten. Şimdiden bu kadar zordu ilerde daha zor olurdu. Nişan, düğün hazırlıklarında da hep yalnız kalırdım. Yapan yapıyor tabi her uzak ilişki bitmiyor ama bence bu aradaki sevginin büyüklüğünden ziyade kişilerin yapısı ile alakalı. İkimiz de su gurubuyduk zaten. Gelgitler, vesveseler, endişeler... Bize göre değilmiş. Hayırlısı olmuştur ve olur inşallah.
28 Aralık 2017 Perşembe
362 / 365
Bu ekran görüntüsü, büyük sanılan bir aşkın bitişinin resmi. Uzak mesafe ilişkisi olunca mesajlar da birkaç ayda 30 bini buluyor tabi...
Son zamanlarda sıkıntılar yaşamaya başlamıştık, olmuyor yapamıyorum diyerek son noktayı koydu karşı taraf.
Hayırlısı buymuş. Yeni yıla onunla girmek nasip değilmiş demek ki...
Erkekler ne tuhaf, önce sizi hayatının aşkı olduğunuza inandırıyorlar. Sonra da sıkıntı görünce kaçıyorlar.
Bu arada, yeni yılda yeniden seriye başlamayacağım.
27 Aralık 2017 Çarşamba
26 Aralık 2017 Salı
25 Aralık 2017 Pazartesi
359 / 365
Tubayla Akasya AVM'ye gidip Pinkberry'den kendi yaptığımız yoğurt cuplarının paralı hallerini denedik. Çok güzeldi ama bizim yaptıklarımızdan pek bir farkı yoktu. Hatta bence bizimkiler daha güzel :)
24 Aralık 2017 Pazar
358 / 365
İnsan ne zaman yaşlanır? Yaş alınca mı, saçı ağarınca mı, beli bükülünce mi? Hayır hiçbiri değil. İnsan içindeki çocuğu kaybedince yaşlanır. Hayatın tüm ciddiyetine rağmen içindeki çocuğu korumalı insan. Çünkü o sana her zaman kendi gücünü hatırlatır. İçindeki çocuğu asla öldürme. Öldürme ki her düştüğünde "acımadı ki" diyebilesin. Şimdi size soruyorum, içinizdeki çocuk ne alemde?... demiş Hakan Mengüç, instagram paylaşımında.
Benimki kendi halinde sessiz sedasız takılıyor şu an. Dünya ile pek iletişimi yok...
Sizinki ne alemde?
23 Aralık 2017 Cumartesi
357 / 365
Az kala unutuyordum burayı, hemen yazayım saat oniki olmadannn...
Spora gittik, ölçüm yapıldı program verildi o programı yapabilen insan evladının alnından öperim çooook zor. Zaten yağ oranım da normalmiş, sadece biraz kas yaparsam daha kaliteli bir hayatım olurmuş ama ben bırakıcam galiba yaaa. En azından bu kış dönemini es geçebilirim, dondum eve gelene kadar. Yağmur, soğuk, rüzgar çok zorladı.
22 Aralık 2017 Cuma
356 / 365
Ne kadar uyumlu bir gün, değil mi? 356 365 :))
Gün doğmadan akşam oluyor... Kutuplarda yaşıyoruz sanki, 6 aylık gece dönemine girmişiz gibi.
Bir süre tatlı yemeyi azaltmaya karar verdim, çok uyabildim mi bilmiyorum ama bugün canım tatlı çekince fotoğraftaki tablo çıktı ortaya.
Atkı yapmayı öğreten ipçi ablaya, atkının bitmiş halini göstermek nasip olmamıştı bir türlü. Bugün gösterdim çok beğendi, hatta fotoğrafını çekti instagram hesabına koyacakmış :)
21 Aralık 2017 Perşembe
355 / 365
Tuğba'yla ne zamandır giysi dikimi kursu arayıp bulamıyorduk. Özel kurs yok ya da hafta içi veriliyor, ismekte de haftasonuna koymuyorlar koysalar bile hafta içi haftasonu farketmeksizin ışık hızıyla doluyor hepsi hemen. Ama bugün mucizevi bir şey oldu adeta, Çiğdem abla müjdeyi verdi, İsmek yeni sınıflar açmış ve daha kimse kaydolmamış. Hemen kayıt yaptırdık ve hala inanamıyoruz. Öylesine bakıyordu Çiğdem abla, nasibimiz varmış demek ki :)
Bir kişi vardı yazılan, biz de eklenince 3 kişi olduk şimdilik. Nisan'da açılacakmış kurs. Kartal çok da yakın değil ama olsun çok uzak da değil :)Çok güzel oldu yaaa çok heyecanlıyızzz :)) Bakalım inşallah hocamız, sınıfımız çok güzel olur da bir sürü şey öğreniriz.
Akşam dersim vardı, dersten önce gezmelik Kadıköy'e geldi Tuğba da benimle:) yağmurluydu hava ama yağmurlu bir akşam Kadıköy'de olmak da güzeldi. Bu fotoğraf da bu akşamdan. Hâlâ Kadıköy'deyim, sınıftayım, dersin başlamasını bekliyorum.
Bu arada Tuğba bana birden fazla fotoğraf eklemeyi önermişti ama kesin bir şekilde hayır demiştim, güzel olur aslında şimdi yine düşündüm de. Bundan sonra ve yeni yılda tek fotoğrafla sınırlı kalmamaya karar verdim. Bu yazı da böylece ilk, birden fazla fotoğraflı 365 serisi yazısı oldu :)
Mim #9 : Yeni Yıldan Beklediklerim (2018)
Sevgili yalnızamaozgur blogunun sahibi, şu yazısında bir mim yazmış. Geçen sene de yapmış bunu ama ben görmemiştim. Görmeden katılmış oldum sayılır aslında çünkü ben zaten geçen sene böyle bir yazı yazmıştım :) Bu sene denk gelince kapıverdim mimi davet falan beklemeden. Madem böyle bir mim var mim ile birlikte yazayım yazımı.
***
Öncelikle, geçen sene yani 2016 Aralık'ta yazdığım dileklere bir bakalım:
YouTube ile daha haşır neşir olup ilerlemek istiyorum. Videolarımı çekmek için de kamera araştırması yapıyorum günlerdir.
Demişim.
2017den ikinci dileğim olarak da vlog kamerası istemişim.
Kamera aldım ama hayal ettiğim gibi bir çıkış yapamadım YouTube'da. Bir türlü bu işe girişip oturaklı bir video giremedim.
Ben bu Scotish Fold cinsi kedilere aşık oldum resmen. 2017de bir tane sahiplensem hiç fena olmaz :) Ne yazık ki evdekiler asla evde kedi köpek beslemeye izin vermiyorlar, zaten annemin astımı olduğu için de alamam. Bu yüzden 2017de ya ayrı eve çıkıp ya da hayırlısıyla artık evlenip öyle evime yavru bir Scotish Fold almak istiyorum. Kendim için değil yâni kedi için :) Demişim ama ne ayrı ev ne de evlilik, kedi hayali de suya düştü. Evlensem de olmayacak gibi görünüyor. Çünkü pek muhterem sevdiceğimin kedi tüyüne tahammül edemediğini öğrendim.
Son olarak, evlilik demişken, artık şöyle heyecanlı, mutlu değişiklikler fena olmaz yani. 2016 canımı çıkardı resmen, şimdi yeniden canlanmak iyi olurdu.
Neyse ki yılın son çeyreğinde bu hayalin bir ucundan tutum :D Resmi bir adım atmamış olsak da, yalnız değilim 💜
Bunlar genel maddi istekler tabi. İnşallah 2017 hepimize huzur, mutluluk, neşe getirir. İç huzurumuz olduktan sonra diğerleri sadece pastanın üstündeki krema, çikolata :)
Diyerek sonlandırmışım.
Şimdi gelelim 2018'den beklediklerime :)
Aöf'ten mezun olmak istiyorum. Bitsin artık yıllardır sürünüyor dersler. Bu yıl son sınavlar olsun ve bitsin.
✿✿✿✿✿
Bloguma, 2017deki istikrarlı halimi devam ettirerek her gün yazı girmeye devam etmek istiyorum.
✿✿✿✿✿
En az 25 kitap okumak istiyorum. Zaten Çiğdem ablayla hedefimizi tutturursak her ay 2 kitaptan yılda 24 kitap cepte :)
✿✿✿✿✿
YouTube ile biraz daha ilgilenmek istiyorum, güzel videolar ekleyeyim düzenli keyifli bir arşivim olsun orada da :)
✿✿✿✿✿
İzmir'e gitmek istiyorum... Bir de her şey hep yolunda olsun ^^
20 Aralık 2017 Çarşamba
354 / 365
Gün boyu evde yattım ilaç içip de. Toparlandım gibi biraz.
YouTube videolarina saracağım şimdi. Belki sonra da kitap okurum.
19 Aralık 2017 Salı
353 / 365
Bugün hastayım, ama ilk gün olduğu için kimse kabullenemiyor. Ofiste biri gelip özlem hanım neden böyle üzgünsünüz neden bugün suratınız asık size gülmek yakışıyor böyle durmayın dedi üzgün değilim hastayım dedim. Hâlâ hiç bir şey için üzülmeye gerek yok elinizi yüzünüzü yıkayın dua edin iyi gelir demeye devam edince tamam teşekkür ederim deyip uzatmadım. Önümdeki sümüklü mendilleri de mi farketmedi acaba?
Müdürden yarın için istirahat izni istedim, sağolsun verdi. Kendi sağlık problemim olması dışında orada çalışanlara da bulaştırma riskim var tabi.
Eve gelip bi çorba pişireyim derken annemin zaten tarhana çorbası yapmış olması çok iyi oldu.
İnşallah yarına hiç bir şeyim kalmayacak, inanıyorum buna ben. Şırıl şırıl akan burnuma ve zonklayan başıma rağmen. Lütfen öyle olsun.
30 Şarkı Meydan Okuması #11 : Dinlemekten asla bıkmayacağın bir şarkı
11 . Dinlemekten asla bıkmayacağın bir şarkı
Sabah uyandığımda bu hasta halimle bile kulağımda çınlayan bir şarkı varsa bu muhtemelen en çok dinlediğim şarkıdır diyerek seçimimi Attention'dan yana kullanıyorum.
Charlie Puth - Attention
Dinlemek isterseniz: https://soundcloud.com/charlieputh/attention
Sabah uyandığımda bu hasta halimle bile kulağımda çınlayan bir şarkı varsa bu muhtemelen en çok dinlediğim şarkıdır diyerek seçimimi Attention'dan yana kullanıyorum.
Charlie Puth - Attention
Dinlemek isterseniz: https://soundcloud.com/charlieputh/attention
18 Aralık 2017 Pazartesi
352 / 365
Bir ara böğürtlen kollu hırka yapıyoduk Tuğba'yla, her yerde popüler oldu biz daha kimse bilmiyorken başlamıştık ama onlar bizden önce bitirip giydi :( kolları çok uğraştırdığı için elimize alamıyoruz bir türlü, alamayınca da bitmiyor tabi. Bugün biraz ördüm ama bu sene yetişmez bu...
Ama bu yılki ilk örgü olan atkımı çok severek kullanıyorum. Delikli falan ama baya sıcak tutuyor. Bu potansiyeli beklemiyordum iyi ki örmüşüm.
Bu arada Çiğdem ablayla bu yıl kendimize hedef koyduk, her ay iki kitap okuycaz okumayan ya hediye alacak ya da bi kutuya para koyacak. İyice bir netleştircez ceza kısmını iyice konuşamadık henüz ama hedef net, ayda iki kitap. İnşallah :)
17 Aralık 2017 Pazar
351 / 365
Şu karanlık günler (kış ayları) biran önce geçip gider mi, ilkbahara çabuk kavuşur muyuz?
Aralık'ı da ortaladık ama hala hava ılık. Bu günler hep ilkbahar'ımızdan çalıyor kesin. Yine Haziran'a kadar baharı bekleyip koca mevsimi anca iki gün yaşayıp cayır cayır yanan yaz mevsimine bodoslama dalacağız gibi geliyor bana.
16 Aralık 2017 Cumartesi
350 / 365
Size de oluyor mu? Bazen beynimde o kadar fazla görev ve düşünce geziniyor ki ekranı donmuş ve klavyedeki hiç bir tuşun etki etmediği bir bilgisayar gibi hissediyorum. Bildiğin kilitleniyorum. Çok zorlarsam mavi ekran veriyorum. Böyle durumlarda tek kurtarıcım defter kalem oluyor. Beynimde ne var ne yok kağıda dökmem gerekiyor acilen. Kağıda döküp hepsini gözümün önünde tutuyorum. Beynimi velveleye veren her şey gözümün önünde küçülüveriyor.
Sabah spora gittik Tuğba'yla, giderken de yeni açılan Üsküdar metrosunu kullandık. İstasyonlarda boydan boya cam duvar yapmışlar, metro yanaştığında cam duvardaki kapılar ile metronun kapıları eşleşip ikisi birlikte açılıyor ve böylece trene geçiş sağlanıyor. Tasarım çok güzeldi, istasyonlar da çok güzel süslenmiş hoşuma gitti. Bağlarbaşındakinde kuşlar ağaçlar var mesela yürüyen merdivenin duvarlarında, kabartma şeklinde yapılmış. Tavandaki ışıklandırma da güzeldi.
Akşam açıköğretim kursum vardı, aslında benim cumartesi günleri kursum yok ama pazar günkü dersin hocası sağolsun her cumartesi ek ders koyuyor, tüm haftasonumuz gidiyor... Bizi düşünerek yapıyor o da aslında, iyiliğimiz için tabi ama ben bugün son anda gitmek zorunda mıyım diye bir sordum kendime ve anında vazgeçtim gitmekten. O kadar üşendim ki. Nasılsa yarın da aynı ders var, alırım notları dedim yattım.
Evdekiler de ani bir kararla toparlanıp halamlara gittiler, ben yatıcam siz gidin dedim. Uzun zamandır ilk defa evde tek kaldım. Bir süre, ne yapıcam şimdi tek başıma diye mavi ekran verdikten sonra aç kapa yapmak lazım bilgisayarı düşüncesi ile power düğmem olan günlüğüme sarıldım. Evde kafa karıştırıcı ses yok, çağıran yok, merak edip gelip bakacak kimse yok rahat rahat yazdım ne var ne yoksa. Planlar, programlar, yapılanlar, düşünceler... hepsi. Yazdım, hafifledim ama sanki unuttuğum bir şeyler de olabilirmiş gibi geliyor. Aslında düzenli günlük tutmak çok önemli, düzenli bir hayat için.
15 Aralık 2017 Cuma
349 / 365
Üsküdar'dan Ümraniye'ye, Türkiye'nin ilk sürücüsüz metrosu açıldı bugün. Henüz deneyimlemedim. Yarın binebilirim belki.
Fotoğraf, geçende spora giderken Tuğba'yla girdik dediğim kafe. Bağlarbaşında. Peşrev kafe diye bir yer. Minik, ev sıcaklığında bir yer. Çok tatlı.
14 Aralık 2017 Perşembe
348 / 365
Şurada(link), bir güzellik merkezi hakkında muhtemelen bloğumun en öfke içeren yazısını yazmıştım.
Bugün bunca zaman sonra o merkez beni yine aradı. Sizi ağırlamak istiyoruz yanınızda arkadaşınızı da getirin hediye hizmet suncaz bizzat ilgileneceğim sizinle falan dedi. Oradan ben en son kötü ayrılmıştım, tekrar gelmeyi düşünmüyorum dedim. Ama adımız, kadromuz her şeyimiz değişti artık eskisi gibi değiliz dedi.
Evet ismi değişmiş, Moda güzellik merkezi olmuş. Beautyland'di önceden.
Kalan bakımlarımı, masajları falan saydı kullanmadığım. Ben de, gelip bir yetkiliyle görüşsem bile bana ancak başka paket alırsam onunla birlikte kullanma imkanı vereceklerini biliyorum istemiyorum dedim. Buraya gelin oturup birlikte konuşalım telefonda olmuyor dedi. Zamanım da yok dedim zaten istesem de gelemem dedim. Zamanım yok deyince, ben Ocak'ta tekrar arayayım sizi o zaman hemen karar vermeyin dedi, peki tamam dedim kapattık.
Bir daha bedava bile verseler gitmem demiştim ama aynı yer değilmiş artık.
Adı sanı her şeyi değişti diye bir düşünme ihtiyacı hissettim kestirip atmadan önce. Bakalım, ocakta tekrar ararlarsa o ruh haliyle nasıl bir karar veririm bilmem.
---
Bu arada yandaki ankete bakıyorum da açık ara farkla günlük yaz diyenler çoğunlukta. Madem bu kadar talep var, devam edeceğim tabi ki. Ama yeni yılda biraz değişiklik yapacağım. Başlıkları "x/365" değil de "1. Yazıya uygun başlık" şeklinde yapacağım (she is the man challenge'ini böyle yapınca hoşuma gitti 😊)
Yine 1 fotoğraf koyacağım yazıya uygun ve üzerinde sayı olacak yine, ama sadece sayı. 1, 2, 3 ... diye. Belki yanında bir yerine 2018 de kondurabilirim. Sizin de başka tavsiyeleriniz varsa lütfen yorum olarak yazın, şöyle yap böyle olsun vesaire diye :)
---
Fotoğraf bugünden, retro etkisini atlatmaya çalışırken biz...
13 Aralık 2017 Çarşamba
347 / 365
Bugün de spor vardı. Fitnesstan sonra pilatese kaldık. Çok yorucuydu.
Spor salonuna yürüyerek gidelim dedik, bir tane kedi peşimize takıldı caddeye kadar, fotoğraftaki :)) çok tatlıydı, arada bir önümüze geçiyordu nereye gittiğimizi bilir gibi.
Yol üstünde bir cafe keşfettik. Bayıldık. Tam bir butik cafe. Arka bahçesi, terası vardı çok sevimliydi.
Böyle yerlere gidince uzak ilişkinin zorluğunu biraz daha hissediyorum. Birlikte cafelere gitme, istediğin zaman buluşma olayları yok...
Bugün koca bir kavanoz nutella alarak bir günlük nutella orucumuzu bozmuş olduk. Nutellasız yapamıyoruz resmen. Gerçi fıstık ezmesi de aldık ve her an nutellayı geçebilir. Kesinlikle baymıyor ve çok lezzetli.
12 Aralık 2017 Salı
346 / 365
2-22 Aralık Merkür retrosu varmış. Hisseden var mı?
Sene bitecek, hâlâ daha beş kitap okumam lazım.
"Who am i?" filmini izlemek istiyorum ama vakit bulamıyorum.
11 Aralık 2017 Pazartesi
345 / 365
Spora başladım. Çok yorucu değildi ilk gün olduğu için. Bitince pilatesi bekleyelim dedik. Ama sonra vazgeçtik beklemedik çok, eve döndüm.
10 Aralık 2017 Pazar
344 / 365
Bugün kızkardeşim ile 'Aile arasında' filmini ne gittik. Çok güzeldi, tavsiye ederim. Nautilus'ta neredeyse tüm salonları bu filme ayırmışlar, ona rağmen zor yer bulduk. Kızkardeş benden önce gidip aldı biletleri, iyi ki de öyle yapmış, son bir kaç yer kalmış çünkü. Ama aldığı yer tam da merdivenin üstündeki balkon gibi yerdi. Balkon diyince güzel yermiş gibi gelse de bizim boylar yetmedi önündeki duvardan dolayı. Gerçi yanımızda büyük bir çift vardı ve onların da tam bir görüş alanı yoktu bence. Sahnenin alttan bir buçuk karış kadar kısmını göremiyorduk. Biz de yükseltici aldık koltuğa 😁 işe yaradı.
Filmi tavsiye ederim ama boynunuz 1,60 ve altında ise merdiven üstünü tavsiye etmem.
Bu arada biz ne zaman sinemaya gitsek bir yerlerde 8 numara çıkıyor. Ya salon no ya koltuk no 8 oluyor. Nedir hikmeti anlayamadık ama iyice dikkat çekici olmaya başladı.
---
Sabah sağanak yağmur yağıyordu ama öğlen durdu Allah'tan. Yakalanmadım kursa giderken. Şemsiye taşımak zorunda kalmadığım için mutluyum.
---
Yarın spor var, bu hafta hep yürüdüm bir yerlere, bugün de baya yürüdüm bacaklarım artık isyan etmeye başladı. Yarın nasıl olacak bakalım.
9 Aralık 2017 Cumartesi
343 / 365
Bugün hiç keyfim yok. Hava da güzeldi ama. Evden hiç çıkmadım. Çok dengesizim. Pireyi deve yapıp yakıp yıkma günümdeyim sanki. Hem üzüyor hem üzülüyor hem de inadına devam ediyorum bir türlü söylenenlerden tatmin olamıyorum.
---
Bir fenomen çift varmış YouTube'da Banu ve Mehmet. Kanalın adı Banu Berberoğlu. 'Diggat et bebeyim' diye bir söylenti dolaştığını görünce Instagram'da, önceden de çilekli link vesaire muhabbetlerinden duyduğum için iyice merakım uyandı bir bakayım dedim. Hakikaten de bağımlılık yapıyor. Kız her bir şeyini anlatıyor, benim bu blog gibi biraz 😄 laf olsun torba dolsun.
---
Kızkardeşim ile çi izleme gecesi yapalım dedik, fotoğraf bizim evden. İlk defa farkettim bu köşenin böyle güzel olduğunu. Tam fotoğraflıkmış.
8 Aralık 2017 Cuma
342 / 365
Bloğumun haftalık ziyaretçisi kızkardeşim, bugün de her cuma gibi gelmiş sağolsun :)
Ortodonti kontrolüm vardı, nasıl anlıyor düzenli takmadığımı bilmiyorum yaaa. Bence benim dişler çok oynak 😁 bir türlü sabit durduramadık. 12 saat tak demişti ben 6 saat taktım tabi ondan da olabilir.
3-4 ay sonra gel dedi. Ufacık bir şey için gitmiştim bu kadar uzamamalıydı ama yaaa. Sürekli uzatmaları oynuyoruz ne sabır işiymiş.
7 Aralık 2017 Perşembe
341 / 365
Görsel, bugünümü yeterince açıklıyor.
Bu bitik pille ne yaşadığımın da pek farkında olamadım açıkçası.
Parça pinçik var bir şeyler hafızada ama onlar da 24 saate kendini imha eder muhtemelen.
30 Şarkı Meydan Okuması #10
10 . Seni üzen bir şarkı
Gary rules - mad world
İlk olarak bunu kim bilir kaç sene önce facebook'tan bir videoda dinlemiştim. Klip olarak kanatları çok küçük olup uçmaya çalışan bir kuş vardı uçamayıp ölüyordu çok acıklıydı. Şarkının kendi klibi de böyle mi bilmiyorum, değil galiba. Çok içime işlemişti, hüzün deyince aklıma bu şarkı geliyor.
Gary rules - mad world
İlk olarak bunu kim bilir kaç sene önce facebook'tan bir videoda dinlemiştim. Klip olarak kanatları çok küçük olup uçmaya çalışan bir kuş vardı uçamayıp ölüyordu çok acıklıydı. Şarkının kendi klibi de böyle mi bilmiyorum, değil galiba. Çok içime işlemişti, hüzün deyince aklıma bu şarkı geliyor.
6 Aralık 2017 Çarşamba
340 / 365
Soğuk bir gündü.
Tıpkı bu seriye başladığım günkü gibi.
İşte bir seneyi daha bitirip yeni bir yıla başlıyoruz yine. Soğuk başlayıp soğuk bitiriyoruz. İlk yazısına baktım bu serinin, acayip hissettim. Hey gidi günler nasıl da hızlı geçiyor zaman.
Bugün Tuğba'yla spora yazıldık. Hayatımda ilk defa bir spor salonuna yazılıyorum. Bir aylığına zumbaya birkaç dersliğine de pilatese gitmişliğim var sadece. Şimdi fitness ve pilatese gidicez inşallah. Bir heyecanla, kendine güvenle kaydoldum ama sonra birden mutsuz hissetmeye başladım kendimi. Hareket etmek istemiyorum resmen. Daha şimdiden aşırı derecede üşeniyorum ve sorumluluk çok ağır geliyor. İnşallah istikrar sağlayabilirim...
Fotoğraf: unsplash
Challenge / Apartman Sohbetleri #18 #19 #20 (SON)
18. Hangisi daha olası; cadı, vampir, kurt adam? Ve tabii ki neden?
Bence cadı daha olası, hatta varlar. Büyücüler, medyumlar cadılardan farklı olarak ne yapıyorlar ki? Büyü yapan kişi cadıdır bence.
Vampir olası gelmiyor, ya da gelmesini düşünmek istemiyorum :s
Kurt adam kısmında kararsızım aslında, dolunayda kurt kadına dönüşmelerim geliyor da aklıma :) psikolojik olarak vücuttaki suyun gel git oluşturmasıyla derin dalgalanmalar yaşıyor olabiliriim ama fiziksel anlamda bir kurda dönüşme söz konusu olmadığı için geçiyorum.
19. Manzarasız müthiş bir daire mi, manzaralı tek odalı bir daire mi?
Tabi ki manzaralı tek odalı bir daireyi manzarasız müthiş bir daireye tercih ederim. Pencereden baktığımda beton yığını göreceksem ne anlamı kalır lüks içinde kahve içmenin. Ne kadar büyük olursa olsun dört duvar arasında sıkışmış hissederim. Ama penceremin uçsuz bucaksız bir manzaraya açıldığını düşününce, arkamı döndüğüm dairenin küçüklüğünü değil, yüzümü döndüğüm manzaranın güzelliğini düşünürüm.
20. Hayat sana ne öğretti?
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmasını beklememeyi, yanılmaya çok müsait olduğumuzu. Hiçbir zaman asla demememiz gerektiğini. Asla başıma gelmez, asla yapmam ya da o asla yapmaz gibi bir şey düşünülmemesini. Her zaman her şeye açık kapı bırakılması gerektiğini. Hiç kimseye tam anlamıyla güvenilmeyeceğini ama bunun dünyanın sonu olmadığını, bununla da çok güzel yaşanılabileceğini öğretti. Öğrenirken biraz çetrefilli oluyor :) ama öğrenince güzel. Öğrenince hayat daha yaşanası aslında.
Ve böylece Apartman Sohbetleri Challenge'ını nihayet sonlandırmış oldum.
Süründürdüm baya ama bitti sonunda :) Okuduğunuz için teşekkür ederimmmm... Bir sonraki Challenge'da görüşmek üzere, yani 30 şarkı meydan okuması. o da bitecek inşallah...
---
Apartman Sohbetleri Challenge:
Nasıl bir apartmanda büyüdün?(link)Çocukluk eğlencen neydi?(link)Yedi yaş pantolonunu bulsak cebinden ne çıkardı?(link)Çocukluk kahramanın kimdi?(link)Gereksiz bir yeteneğin var mı?(link)Hastası olduğun bakkal ürünü hangisi?(link)En saçma zevkin?(link)En büyük çılgınlığın?(link)Çocukken en çok korktuğun şey?(link)En sevdiğin ve sevmediğin özelliğin?(link)Karşı cins karşısında en çok utandığın an?(link)En maskulen/feminen yanın nedir?(link)Asla cesaret edemeyeceğin bir şey?(link)En sevdiğin fiziksel acı? (link)Almış olduğun en saçma teklif? (link)Kendini çok değerli hissettiğin bir an var mı? (link)Annenden ve babandan ne öğrendin? (link)- Hangisi daha olası; cadı, vampir, kurt adam? Ve tabii ki neden?
- Manzarasız müthiş bir daire mi, manzaralı tek odalı bir daire mi?
- Hayat sana ne öğretti?
5 Aralık 2017 Salı
339 / 365
Akşam bir kaç arkadaşla buluştuk, dönüşte kar yağdı, fotoğraftaki koluma düşen bir tanesi. Aslında dolu yağdı da diyebiliriz ama çok da sert değildi. Biraz yağdı sonra yine yağmura çevirdi.
Bugün Aras kargoya uyuz oldum. İademiz vardı Tuğba'yla, Setbaşı'ndaki şubeye gittik cumadan beri kargo gönderimi yapamıyorlarmış. Ne saçma, nasıl cumadan beri düzeltilemez bu anlam veremedim doğrusu. Almadılar kargomuzu. Sistem yok dediler. Altunizade'de alınabiliyormuş ama işten anca çıkmışız elimizde poşetlerle koştur koştur gelmişiz işimizi halledemeden geri dönmek çok sinir bozucuydu. Altunizade'ye gitmelik vaktimiz de yoktu. İş çıkışı gittik yetiştik, iade ettik neyse ki. Hep şikayet ediyorlardı Aras kargodan, deneyimlememiştim, haklıymışlar meğer.
4 Aralık 2017 Pazartesi
338 / 365
A101'deki cheesecake'ler çok güzel bence. Fotoğraftaki de oradan alındı.
Bugün güneş doğmadı sanki, hava hep kapalıydı. Sonra birden yağmur başladı. Güneşi göremedik hiç :( Ve sanırım bundan sebeple, sürekli bir şeyler yiyesim geliyordu ama öyle hafif şeyler değil en ağır tatlılar yemekler falan...
Aralık ayı da başladı gidiyor, benim daha beş kitap okumam lazım.
Bu arada dün dolunay varmış, iyi bari kolay atlattım bu sefer.
3 Aralık 2017 Pazar
337 / 365
Bugün sevdicek geldi İzmir'den. Dışarıda buluşan sevgililerin birbirine çiçek almasının bana anlamsız geldiğinden bahsetmiştim ya geçenlerde, o yüzden çiçek almamış da çantasına bir gül atıp getirmiş:) bir de kestane şekeri almış, bir de bileklik 😊 canım benim ya.
Kahvaltı yapıp başladık İstanbul'u dolaşmaya.
Hava da ne güzeldi bugün, tam gezmelik. Güzeldi her şey ❤️
2 Aralık 2017 Cumartesi
336 / 365
Hava ne güzeldi bugün :) yaz günü gibiydi. Her çeşit insan da vardı dışarıda, kısa kollusu, şişme montlusu, botlusu, babetlisi...
Üsküdar Vakıfbank Spor Salonunda geleneksel tasarım pazarı vardı. Benim haberim yoktu aslında Tuba söyleyince birlikte gidelim diye öyle haberim oldu dün. Başka işi vardı bugün, oradan çıkıp gelecekti. Biz de sabahtan kızkardeşimle dışarı çıktık havanın güzelliğini görünce. Gezdik tozduk sonra Tuba'nın gelmesini beklerken bir gidip önden bakalım dedik. Çok yorulunca ve Tuğba'ya başka bir arkadaşın katıldığını öğrenince yalnız değilsin nasılsa biz gitsek olur mu dedik sağolsun sorun etmedi. Anlayışlı canım arkadaşım 😊
Çok yoruldum. Ama çok güzeldi tasarım pazarı, tavsiye ederim. Özellikle kapalı hanımlara tavsiye ediyorum, çünkü şal eşarp cenneti resmen.
Bez çanta ve eşarp aldım. Fotoğraf çekemedim çok üşeniyorum 🙄 eşarp aldığım yerde poşetten bu fotoğraftaki şeker ve kart çıktı çok hoşuma gitti 😊
1 Aralık 2017 Cuma
335 / 365
Tatbak'ta Makaron görünce aldık hemen Tuğba'yla. İlk defa yemiş oldum böylece. Çok güzelmiş, "keşke görüntüsüne bakma hiç güzel değil" diyip burun kıvıranları ciddiye almayıp daha önceden deneseymişim.
Bu arada ben de anneme söyliyim dedim artık hayatımda biri olduğunu.
Komşunun kızı sözlenmiş, evlerine çağırdılar o da odada hediye etmelik bir şey arıyordu. Yanına gittik kardeşimle, kızlar ne koysam yaa diyip havluları falan açarken kızkardeşim bana kaş göz hareketi yapıp işte buradan yürü dedi verdi gazı 😁 ben de "sana gelince ne versinler isterdin sen de ona göre birini seç anne" dedim. Ne alakası var dedi. Yakında sana da getirmeleri gerekebilir çünkü dedim o ne demek yani dedi. Yüzüme baktı yoksa biri mi var dedi, evet dedim. Kimdir neyin nesidir diye bir yandan soru yağmuruna tutuyor bir yandan bir şey bulmaya çalışıyor götürmelik. Uzak olması dışında bir sorun bulmadı, onu da sorun yapmaz diye düşünüyorum aslında. İlk öğrenmenin şokuydu o.
Doğru düzgün konuşamadık babam gelip "sohbet etmeye devam edicekseniz ben gideyim sen kal" dedi anneme. Galiba sessiz sedasız dinlemeye çalışıp bir şey anlamayınca sinirlendi 😁 annem de tamam geldim diyip gitti.
Şimdi dönmelerini bekliyorum ama geç gelirler muhtemelen ve bizim konuşma yarına kalır artık.
30 Kasım 2017 Perşembe
334 / 365
İşten sonra Çiğdem ablacığım ile Kadıköy Moda'da kahve içtik. Beni çoktan takip edenler tanır Çiğdem ablayı :) birlikte kedi besleme videomuz falan vardı. O kadar iyi geldi ki. Sahilin yukarısındaki çay bahçesine gittik ben ilk defa gittim bayıldım oraya.
Sonra ben kursa gittim o da eve gitti.
Kurstan eve geldim sevgili sevdicegim annesine benden bahsettiğini yazdı, ve WhatsApp çöktü 😁 yazıyorum gitmiyor, arayamıyorum da ikimiz de musait değiliz. Google'a bir sorayım dedim son dakika haberi WhatsApp çalışmıyor başlığı çıktı şaka gibi :)) SMS attım da oradan haberleştik neyse ki, sonra da düzeldi zaten bir kaç saat sonra.
29 Kasım 2017 Çarşamba
333 / 365
Bilmeyenler için, iki muhabbet kuşumuz birden, sekiz hafta önce aniden ölmüştü kardeşim üzülmesin diye söyleyemedik kendisi 12 yaşında. Neredeler diye sorduğunda da arkadaşımda kalıyorlar havalar soğuduğu için demiştim.
Sabah "abla lokumla limon ne zaman geri gelecekler" dedi, yaz gelince gelirler dedim. Yani havalar ısınınca mı, kış bitince alırız di mi dedi. Evet canım alırız tabi dedim ben de ne diyim. Ama kara kara düşünmeye başladım, unutmuyor bir şey söyleyip konuyu kapatmak lazım.
Akşam yemeğinde birden aklıma geldi, "arkadaşım muhabbet kuşlarını bana satar mısınız diye soruyor"dedim. 100tlye satalım para da senin olsun biz bakamıyoruz orada daha mutlu başka arkadaşları da varmış hem dedim. Düşündü, önce tamam dedi sonra ağlamaya başladı olmaz ben özlerim onları diye. Tamam hemen karar verme biraz düşün dedim sakinleşti. Biz ilgilenemiyoruz, yazık hayvanlara orada daha mutlular falan dedim. Sonra ders çalıştık bitirdik kalkarken kararını verdi tamam orada kalsınlar dedi ama hâlâ hüzünlü tabi. Öldü demekten iyidir herhalde.
Fotoğraf bugünkü masam.
Fotoğraf bugünkü masam.
28 Kasım 2017 Salı
332 / 365
İşte sabahları ben böyle bir güne başlıyorum. Karanlık. Sokak ışıkları bile yanmıyor.
Bu sabah servis beklerken önümüzden bir okul talebesi geçti, çantasının tek omzu koluna düşmüş, kendisi de sallana sallana gidiyordu. Durup iki saniye ayakta uyuyup devam ediyordu :) çok komikti, kıyamam ya.
Komik bir olay daha anlatıp gideyim. Kardeşim öğretmenlik yapıyor din kültürü öğretmeni. Derste bir sınıfa, sınavdan önce kalemin tersiyle ya Fettah yazarsanız sınav daha kolay geçer bana bir hocam söylemişti ben hep öyle yapıyordum demiş. Sonra bu çocuklar sosyal bilgiler sınavında kalemin arkasını çevirmeden kağıda Fettah yazmışlar.
Hocaları ilk kağıda bakmış Fettah yazıyo, alttakine geçmiş onda da yazıyo onun altındakine geçmiş onda da Fettah yazıyo kim bu Fettah ya demiş.
Sonra Allah'ın ismi olduğunu anlamış gelmiş kardeşimi bulmuş sormuş falan anlamış olayı. Çok güldüm kardeşim ilk anlattığında.
27 Kasım 2017 Pazartesi
331 / 365
Fotoğraftaki, kırmızı meyveli çay. Kızkardeşimin geniş bir bitki çayı yelpazesi var, yaseminlisinden tutun da ekinezyalısına kadar. Oturduk içtik, bitti yine içtik bu sefer de tarçınlı karanfilli olanından. Bir bardak daha bitki çayı içersem kafa yapacak gibi geliyor. Ama kardeş içmelere doymuyor.
Bugün yine gezegenler bir sert açı falan yaptı galiba, çok acayip gergin bir gündü etrafta sert enerjiler geziniyordu sürekli sanki 🤔🙄
Bir ablanın yakını hakkında çok kötü bir haber aldım... Yeğeninin kocası İspanya'da fotoğraf çekilirken okyanusa düşüp ölmüş... Cesedi 5 gün sonra, bugün bulundu balıkçılar tarafından. Allah rahmet eylesin, yakınlarına da sabır versin, başka da diyecek bir şey bulamıyorum. Ateş düştüğü yeri yakıyor...
26 Kasım 2017 Pazar
330 / 365
Sınavlar bitti. Çıkışta işten biriyle karşılaştım, aynı servisteyiz.
Aynı okulda girmişiz meğer sınava. Yolculukta konuşmayı seven biri, o yüzden mümkün olduğunca uzak dururum ama bu sefer mümkün olmadı.
Kafam kazan gibi. Hem ondan hem de sınavlardan.
25 Kasım 2017 Cumartesi
329 / 365
Sınavlar vardı bugün, hava da güzeldi. Bir trafik bir trafik tabi... Yolda amcalar söyleniyordu İstanbul'un taşı toprağı altın diye imalı bir şekilde. Bir de stresistanbul diye isim koydular, bence çok uygun bir isim oldu. Sınav yorgunluğu dışında sanki şehir dışına çıkıp gelmişim gibi bir yol yorgunluğum da var. Bir de farkettim de, İstanbul insanı da baya hissiz tepkisiz bir hâl almış. Kolunu kopartsan hissetmeyecek gibi çoğu. Bir şeyi söylüyorsun duymuyorlar, tepki vermiyorlar falan. Trafik etkisiydi belki de. Belki de bugün garip bir gün.
24 Kasım 2017 Cuma
328 / 365
Bugün öğretmenler günü, tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Kız kardeşimin ilk öğretmenler günüydü. Çıktık annemle çiçek yaptırdık, eve geldiğinde verdik çok sevindi.
Eli kolu dolu geldi eve, bir sürü hediye veren olmuş. Ama kimse çiçek vermemiş o yüzden bizim çiçek baya değerlendi. Kadınlar için çiçek ne kadar önemli ya. Geçenlerde annemler dayımlara giderken yengeme çiçek götürmüşler o kadar çok sevinmiş ki annem başka bir şey versem bu kadar sevinmezdi dedi. Tabi bunda, hayatında ilk defa çiçek almış olmasının da etkisi var... Bazı kocalara sesleniyorum, çiçek almanın önemini anlayamazsınız ama bir şeyi de anlamadan yapın. Mutlu edin hanımınızı.
Ama ben şeyi sevmiyorum, dışarıda buluşan sevgililerin birbirine çiçek almasını. Çiçekle dolaşmak da çok saçma. Hele ki bir de onunla toplu taşıma araçlarına binmek...
Ders çalışmaya çalıştıkça stres oluyorum. Dershaneye de geç başladım herkes çatır çatır cevap verirken ben daha yeni öğreniyorum ve bunlar beni acayip geriyor şu sıralar.
Bıraktım çalışmayı falan, ne kadar olursa o olacak artık. İnşallah 20 puanı geçerim en azından...
Kafa dağıtmam lazım, YouTube videolarına sarmayı düşünüyorum. Belki de bir film izlerim. Ama çok geçe kalamam, yarın sabah sınav var.
Az önce kapının önünde kaza oldu. Yokuş başında. Bir kaç ay önce de olmuştu, yine bir araba bir motorsikletliye çarptı. Annem duymuş, çocuk çok bağırdı yavrum benim yaa dedi ben de bakarken laaaaaannn arabayı neden üstüme sürüyosuuuunnn diye bağırıyordu yerde, yattığı yerden. Birkaç dakika sonra yanındakilerin desteğiyle önce oturdu sonra ayağa kalktı. Bir iki topalladıktan sonra baya yürümeye, eğilmeye hatta motorunu yoldan alıp kenara ittirmeye başladı. Sonra ambulans geldi baya bir şey konuştular. Ben de sıkıldım içeri geçtim. Şimdi bir daha baktım, hiç kimse yok motor falan da yok herkes gitmiş ambulans da sessiz sedasız gitmiş. Değişik. Neyse, çok şükür ciddi bir şey olmadı.
23 Kasım 2017 Perşembe
327 / 365
Dün akşam bana bir paket daha varmış ama mesaiye yetistirememisler güvenliğe bırakmışlar. Bugün ve yarın izinliyim ama sabah çıkıp gittim aldım. Tam da arkadaşlarla kahve molası verdiğimiz zamanda gittim birer sıcak çikolata içelim dedik. Başka bölümden biri bizi öyle ortamlı görünce oh kahve çikolata ne güzel dedi ve anında benim sıcak çikolatam telefonuma ve koltuğa döküldü. Malûm kişi de oldu o zaman ben kaçtım deyip tüydü tabi. Telefonun sesinde sorun var şu an.
Akşam da kurs vardı ona gittim.
Fotoğraftaki, paketten çıkan hediyem ❤️❤️❤️
22 Kasım 2017 Çarşamba
326 / 365
Bugün öğlen birkaç arkadaş Saloon Burger'e gidip orada yedik yemeği. Hem çok lezzetli hem de uygun çok beğendim. İki hafta içinde üçüncü gidişim zaten 😁
Yemekten döndük, masamda bir paket gördüm ama hiç üstüme alınasım gelmedi. Çünkü kuryeler bazen gelip evrakları, paketleri ben yokken masama bırakıp kaşemi de kendileri basıp gidiyorlar. Arkadaşlar özlem sana gelmiş diyor ben de bakıyorum evet adım yazıyor ama hâlâ yok bana olamaz ne alaka diyorum. Meğer canımın içi sevdiğim bana sürpriz yapmış 😍 Bir de not eklemiş 😊 Acayip mutlu oldum.
Şekerlemeleri çok seviyorum diye jelibon, marshmallow dolusu bir paket yollamış. Bayıldımmmmm. Hem yedim hem dağıttım çok lezzetliydi 😋
Ve böylece de ilan etmiş oldum hayatımda biri olduğunu:)) Aslında haftaya söyleyecektim o İstanbul'a geldiğinde, ama bu güzel sürprizi de paylaşmadan edemezdim. Nasip bugüneymiş:)
Kendisi İzmir'de olduğu için he deyince görüşemiyoruz😔 maalesef. Böyle varlığını hissettirmesi çok hoşuma gitti. Günüm güzelleşti. Yüzüme koskocaman bir gülümseme yerleşti.
Bol gülümsemeli günlerimiz olsun hep inşallah. Hepimizin. ❤️😘
21 Kasım 2017 Salı
325 / 365
Bugün öğle yemeğini böyle geçiştirdim. Doğru düzgün bir şey yemeyip gün içinde ne bulursam yedim ben ettim siz etmeyin
20 Kasım 2017 Pazartesi
324 / 365
Hava akşama doğru soğumaya başladı ve şu an baya soğuk. Kar yağacak diyorlardı bugün için, gece yağar belki de.
19 Kasım 2017 Pazar
323 / 365
Kızkardeşim ilk maaşı şerefine bize akşam yemeği ısmarladı bugün. Ben de ilaçların etkisi midir nedir doymak bilmiyorum. Ne var ne yok yedim resmen. İnsanın iştahının açık olması ne kötü bir şeymiş :/ midem full dolu olmasına rağmen canım hâlâ yemek istiyor...
Bugün maliyet muhasebesi son dersi işledik. Haftaya sınavlar var, beni stres basmaya başladı, yüzümü de sivilce tabi, hofff. Çok sıkıntılıyım keşke bu hafta izinli olabilseydim... Hiç çalışamıycam bu gidişle, kursun da bi anlamı kalmayacak. :(
18 Kasım 2017 Cumartesi
322 / 365
Birkaç gündür instagramda bu hesabı takip etmeye başladım ve bugün bu gönderiye çok güldüm. Ne güzel olmamış mı 😁
Sabah bir ders akşam bir derse girdim, arada eve gelmedim dışarda dolandım. Yoruldum ama olsun, hava güneşli çok güzeldi. Tabi bu yüzden herkes dışardaydı felaket trafik olmuş ben çok takılmadım Allah'tan.
17 Kasım 2017 Cuma
321 / 365
Bugün bir nakış işlemeye başladık. İğne, iplik, şiş, tığ ile ayrılamıyoruz bu aralar :))
Yine yoğun bir gündü. Yoğun biten haftaiçinin devam eden yoğun bir haftasonu da olacak... İki gün de kurs var çünkü. Sonraki hafta da vize var. Bu iki hafta böyle zor geçecek gibi.
Dün annem doktora b12 yazdırmaya gitmiş hem kendisi hem de benim için, doktor bana yeni bir şey daha eklemiş. Magnezinc, yani magnezyum galiba 😁
Yine yoğun bir gündü. Yoğun biten haftaiçinin devam eden yoğun bir haftasonu da olacak... İki gün de kurs var çünkü. Sonraki hafta da vize var. Bu iki hafta böyle zor geçecek gibi.
Dün annem doktora b12 yazdırmaya gitmiş hem kendisi hem de benim için, doktor bana yeni bir şey daha eklemiş. Magnezinc, yani magnezyum galiba 😁
16 Kasım 2017 Perşembe
320 / 365
Çok yoğun bir gündü, çok yorgunum.
Fotoğraf, bizim kursun manzarası. İş yeterince yoğundu üstüne kurs da olunca bittim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















































