Sayfalar

30 Haziran 2026 Salı

Doktor kahveyi azalt dedi

Tahlil sonucundan sonra doktor bazı gıdaları haftada 1-2den fazla tüketmememi söyledi. Liste baya uzun ama en çok üzen kahve oldu sonrasında çikolata. Şu an haftada 1-2ye indirmem imkansız ama günde 1e indirebilirim. Sonra iki günde 1e indiririm. Daha fazlası çıkmaz benden. 

29 Haziran 2026 Pazartesi

Pazartesi

Alerjim ilaçlara rağmen geçmeyince bir cildiyeciye gittim. Önceki tahlil sonuçlarıma baktı, normalde alerjik bir bünyen var bunu tetikleyen bir şey olunca belirtiler ortaya çıkıyor dedi. Akar alerjim çıkmıştı 2023te yaptırdığım testte ama sadece mayıs haziranda oluyor dedim belki bir polene de alerjin olabilir dedi inceledi cildimde çıkan şeyleri. Başka bir alerji ilacı ve krem verdi. Tahlil istedi verdim. Yarın sonuçlara bakacak. Bu hafta acı, ekşi, baharatlı, balık ve yumurta yeme dedi. Gıdayla alakalı olup olmadığına bakacak herhalde. 

Acayip sıcak bir gündü, günden güne kararıyorum tatile gitmeden:)) Bugün ofisten çıkmadım klimayı bırakamadım. Dışarısı kavruluyordu. Esiyor ama sıcak esiyor.

Kahve makinemi temizlemem gerek sürekli erteliyorum. 3-4 sene olmuştur herhalde alalı. Bugün de üşendim, videolar izledim az önce çok zor bişey değilmiş yarın işten gelir gelmez yapmayı düşünüyorum. Filtresini de yenilemem lazım aslında internetten bakayım çok pahalı değilse sipariş vereyim. Zaten içme suyu kullanıyorum değiştirmesem nolur ki ya :))

Geçen haftadan beri beklediğim etiketler vardı işyerinde. Kemoterapi bölümüne vereceğim ama bir türlü gelmiyordu strese girmiştim bende. Steril olması gerektiği için kalemle falan yazamıyorlar. Etiket olmayınca da sıkıntı yaşıyorlarmış. Bütün hastane işte böyle formları etiketleri vs hep bizden alıyorlar. Eczane de bizden alıyor, kemoterapi de, sekreterler de, doktor asistanları da, ameliyathane vs vs tüm hastaneye yetmeye çalışıyoruz en ufak bir aksaklık krizlere sebep olabiliyor bu da bazen beni yoruyor açıkçası. Böyle zamanlarda “benlik bir şey yok ben elimden geleni yaptım ve bekliyorum” diyip daha sakin kalabilmeye çalışıyorum ama kendimi yine telefonda matbaayla ya da temin ettiğimiz başka yerlerle tartışırken buluyorum. Aman be Özlem az biraz akışına bırakkkkkk ama yok acayip bir sorumluluk hissi var bende. Lisede öğretmenlerim de anneme hep çok sorumluluk sahibi olduğumu söylerlerdi. Doğuştan fazla fazla yüklenmiş bu özellik bana.

Bugün etiketler geldi şükür. Ben de her gün arayıp darlamaktan kurtuldum. İlgili bölümü aradım gelin alın diye, uçarak geldi aldı. 

Bu arada cildiyeye de bizim hastanedeki bi doktora gittim. Hastanede çalışmak bu açıdan güzel oluyo, gerek olmasın yine tabi de. Kötü hissediyorsan hop acile git serum taktır, hastaysan hop birkaç kat çık doktora git işten izin almaya falan gerek yok. Devlet olmadığı için yine biraz ücret ödüyoruz ama indirimliyiz. Bunun dışında bölümüme de baya alıştım ya. Arada bir gelen hasta telefonları ve matbaa krizleri olmasa gül gibi geçinip gidiyoruz. Öğrendim tüm işleri. Önümüzdeki hafta ilçe sağlık ve il sağlıktan düzenli istenen raporlar var onları hazırlayıp yollayacağım. Ayda bir ilk hafta böyle bir yoğunluğum oluyor. Ama alıştım neyse ki, oturtuyorum yaptıkça. 

Ay bu haftasonu kabuslar gördüm sürekli işyerinde öfke krizleri geçiriyordum. Bazen fazla kafaya takıyorum.

Tam modum düşüp depresifleşecek gibi oluyorum aklıma Belgrad’a bilet aldığım geliyor neşem yerine geliyor ahahahha valla bu seyahatler bana yaşam enerjisi veriyor ya ben sürekli böyle aylar öncesinden bir yerlere bilet alayım bence :))))

28 Haziran 2026 Pazar

Denize bıraksam kendimi

Bizimkiler yazlığa gitti, termoslarına filtre kahve doldurup yolcu ettim. Yaz sezonu resmi olarak açılmıştır :) ben de iki hafta sonra birkaç günlüğüne uğramayı düşünüyorum. 

Hazırlanmalarına yardım edip yolcu ettikten sonra annemin bozulmasın diye bana verdiği bazı yiyecek ve içecekleri buzdolabıma yerleştirdim. Sonra saçlarıma bolca biberiye suyu sıkıp sonra da saç kremi sürüp bekleyip duşa dirdim, çıkınca da argan yağı sürdüm. Bir zahmet kendine gelir herhalde artık. İkinci (kendim) boyamamda sanki yıprandı ve toparlanmıyor tam olarak. Ne kadar kremlesem ve yağlasam da nemsiz görünüyor. Taktım kafaya neme boğacağım düzelene kadar. Bir de regl döngüsüne az kalınca da saçlar elektrikli ve cansız görünebiliyor belki ondan da olabilir. Zaten bu aralar pek bi stresliyim, rüyamda o kadar çok bağırıp azarlıyordum ki insanları resmen sinir krizleri geçiriyordum. Uyanınca, değer mi be sakinleş biraz dedim kendime :))) bazen bazı şeyleri biraz fazla kafaya takabiliyorum ama halledicem. Stres de ekektriklendiriyor saçlarımı tabi haha. Bi de terliyoruz sıcaklardan o da saçın nemini bozuyor. Denize girmek istiyorummmm pek deniz insanı olmasam da bi giresim var bu yaz

27 Haziran 2026 Cumartesi

Varım diyor

Bizim servislere her akşam ve her sabah varsak varım yazmamız gerekiyor :) ilk işe başladığımda acayip saçma geliyordu, aylarca yıllarca ben her gün sabah varım akşam varım mı yazıcam diyodum. Ne kadar uğraştırıcı ve saçma gelirse gelsin devamlı tekrar ettikçe rutine dönüyor her şey. İlk zamanlar unutup son anda yazdığım çok oldu, hala arada oluyor gerçi. Nöbete kalanlar, vardiyası değişenler vs olduğu için aslında mantıklı bir uygulama olabilir ama bakınca zaten hep aynı kişiler kullanıyoruz servisi. Ve genellikle de varım yazıyoruz :) ama varım yazmayanları boşuna beklememiş oluyoruz tabi o açıdan iyi oluyor.
Son iki haftadır 7:05te beni alıyordu servis, bu sabah yine aynı saatte uyanıp hazırlanıp çıkmama rağmen yolun 3te 2sini geçip telefona bakınca 7:04 olduğunu görüp adımlarımı hızlandırdım. Bekleme yerime geldiğimde benden başka bekleyen kimse yoktu herkes servislerine ve otobüslerine binip gitmişti. Mesajlara bakınca 7:04te ilk yolcuyu alacağını öğrenip bi oh çektim. Beni de 7:10da aldı. Mesajlara bakarken birinin aksi bir duyuruya kadar yokum yazısına baya güldüm ahahahah duyuru? bu ne ciddiyet ya. Bu kişiyle aynı yerden biniyoruz ama her zaman gelmiyor. Onu görmeyince de korkmuştum neyse ki yokmuş.


Fena sıcak bugün. Eve geldiğimde uzanayım dedim uyumuşum, ya da sıcaktan bayılmışım. Uyanıp kalkmaya çalışsam da enerjimi toplamakta biraz zorlandım. 

Farklı bir otobüs hattı kullanarak geldim, inip başka bir hatta aktarma yapacaktım ve aktarma yapacağım otobüs tam önümüzdeydi. İndiğimde ilerlemeye başladığı için yetişemedim. Oradan sonrasını yürüyerek de gidebilirdim ama sıcak diye binmek istemiştim olmadı. Ben de zaten sprey güneş kremi almak istiyordum onu almaya gideyim dedim yol üstünde gratis watsons falan var. Nivea 50spf sprey aldım internette 800-900 dü gratiste 999(indirimli fiyat) watsonsta 400küsürdü, 250₺ üstüne. Saç boyası da alacaktım zaten o da 270 civarıydı. Aldım kasaya gittim, güneş kreminden iki tane alınca plaj çantası hediyesi varmış tamam dedim bi tane daha aldım çanta baya kaliteli çok güzel. Its summer time yazılı. Diğer güneş kremini de bizimkilere verdim, yakında yazlığa gidecekler kullansınlar diye. 

Bez çantam vardı onu da içine attım, baya geniş içi. Ve kocaman Nivea reklamı falan da yok çantanın bi yerinde o da hoşuma gitti. Bi de pastaneden küçük tatlı aldım eve gidene kadar eridi çikolatası. Çoooookkkk sıcaklkkk

26 Haziran 2026 Cuma

Yazlıktaymışım gibi bir sabah başlangıcı

Güzel bir kahvaltıyla başladım bugün güne. Ataşehir’i seviyorum, benim bulunduğum bölge mi böyle yoksa her yeri mi bilmiyorum ama bu ağaçlı yollar falan çok hoşuma gidiyor. Geçen bi yazımda bir tane daha korkarak yap yazım olabilir demiştim ya hani, o aslında Ataşehir’de bir aylık daire kiralayıp burada yaşamayı deneyimlemekti. Aslında o kadar da korktuğum bir şey değil, tek çekincem kiralayacağım kişinin nasıl bir tip çıkacağını bilememem. Bu düşüncemi kışa girerken ya da direkt kış ayında gerçekleştirmeyi düşünüyorum. İşime de yakın bir yerde tutup sabahları daha fazla uyuyabilmek için :))

Bugün usta geldi, ben işteydim babam ilgilendi. Çarşamba gelecekti ama ayarlayamadık cuma geldi. Tüm prizlerim, pervaneli lambam yapıldı. Üstüne bir de oturma odamdaki lamba da pervaneliye çevrildi. Usta gelecek diye evi baya toparlamıştım, çok geniş ve derli toplu görünüyor keşke hep böyle kalabilse :))) babacığım evin her yerine bir dokunmuş :) kitaplığımdaki bir kitabı çıkarmış yerine tam koyamamış, masamdaki kitaplara bir göz gezdirmiş, mutfaktaki termosumu incelemiş, saksılarımı sulamış, banyo lambamı değiştirmiş ve hatta süpürge makinemin haznesindeki azıcık tozu da atıp temizlemiş sağolsun. Bunların hiçbirini kendisi söylemedi, bıraktığı izlerden kendim anladım :)) belki önceden olsa sinirlenirdim evimi mi karıştırıyorsun diye ama tatlı geldi, evimle ilgilenmiş ne güzel. Ne okuduğumu falan merak etmiş. Güzel şeyler aslında. Annem de usta gelmeden gelip bi eve bakmış toparlamak gerekir mi diye, evini görünce şaşırdım bu ev o ev mi dedim diyor ahahah demek ki istesen ne güzel toparlıyormuşsun dedi. Abartmayın ya o kadar da değil demek isterdim ama… :)))


A101’den bu atıştırmalığı aldım. Yeni çıkmış sanırım. Çooookkkk beğendim. Bir dahaki gidişimde birkaç tane daha almayı düşünüyorum. Reklam değildir 😄

25 Haziran 2026 Perşembe

Bu alerji nereden geldi neden geldi nasıl geldi

İyi akşamlar herkese.

Bu sene mevsimsel alerjiler uzun mu sürüyor herkeste yoksa sadece bende mi böyle. Neredeyse ilaçta ikinci kutuyu da bitireceğim ara vereyim biraz diyorum hemen yine kendini belli ediyor ya. Benim alerjim arada hapşırma ve ürtiker şeklinde. Elim ve bacağım kaşınıyor arada ama bugün alnım, yüzüm de kaşındı korkuttu beni. Alnımda sanki biraz pütürlük olmuş kaşıyınca, dudak kenarım da aynı şekilde. Ne zaman geçecek bu alerjim benim…


Canım chicken burger çekiyordu bugün aldım. İlk defa denediğim bir restoran çok lezzetli geldi. Ama herkese siyah eldiven gönderiyormuş yerken kullanmak için bana göndermedi. Puan kırsam mı :P şaka şaka çok beğendim o yüzden beş yıldızlı güzel bir yorum yapacağım şimdi.
İki haftadır her akşam kola içiyorum içtikçe içesim geliyor bi Chatgptye sorayım bakayım neden olabilirmiş. Stres şekerli ve kafeinli içeceklere yöneltiyormuş kişiyi. Evet iki haftadır baya stresliydim. Alerjim de o yüzden arttı bence zaten. Onu da sorayım bakayım ilaçsız başka ne yapabilirmişim. Kefir, bol su dedi ve şekerli paketli gıdayı, çok işlenmiş peyniri tüketme dedi.
Ben bu ara cips, kola, çikolata da baya tüketiyorum daha dikkatli olayım.
Bugün bizim odaya gelen bi kız, buraya gelince çok rahatlamış hissediyorum sizin enerjinizden mi bilmiyorum ama çok huzurlu geliyor burası dedi. Hoşuma gitti. İşe ilk başladığımda çok zorlandığımı takip edenler biliyor. Benden önce bu birim ile çok fazla sorunlar yaşandığı için herkes bana karşı savunma halinde karşıladı beni. Daha beni hiç tanımadan karşı safta bırakıp her hareketimden mana çıkarmaya çalıştılar. Yeni işyerime adapte olmaya çalışırken, birileri beni burayla alakalı biraz aydınlatsın diye herkesle muhabbet kurmaya çalışırken hep duvara toslamak biraz ağlama seansları ile geçirmeme neden olmuştu günlerimi. Ama şimdi geride kaldı o günler, yeni işe girenlere sıcak davranıyorum, hayırlı olsun nasıl gidiyor alıştınız mı vs diye soruyorum. Ben görmedim ama bana denk gelenler görsün bu muameleyi en azından diye. İyi mi yapıyorum emin değilim ama diğer türlüsünü de beceremiyorum ki. 

Yarın karneler alınıyor, sonra da çoğu insan tatile gider şehir yine bi rahatlar sanırım. Hastaneye gelen de azalırmış geçen senelerde öyle oluyormuş yaz ayları rahat geçiyormuş bu sene de öyle olur umarım. 

24 Haziran 2026 Çarşamba

Altın alın altın

Selam dostlar, az kalsın bugünün yazısını girmeyi unutuyordum.

Altın baya düşmüş yatırım için almayı düşünenler alsın bence, ben de almak için ATM’ye para çekmeye gittim ama cihazda para kalmamış. Herkes aynı şeyi düşündü herhalde.

Yarın işe giderken ilk ATM’ye uğrayıp çekeceğim para koymuş olurlar herhalde, öğlen de almayı düşünüyorum umarım bir anda geri fırlamaz :)))

Haftaya ejderha sıcakları gelebilirmiş geçen yazımda bahsettim mi hatırlamıyorum, Fransa’da 14 kişi mi ne ölmüş avrupada ejderha sıcakları varmış gelmesin bize yaaaaaa umarım yok olur gider gelmez bize de kimseye de.

Bugün sakindim, aman ben mi kurtarıcam memleketi diyip köşeme çekildim ve tepkisiz geçirdim günü çoğunlukla. İyi geldi. Arada bilinçli şekilde kendimi dışarıya kapatayım böyle. İşler bi şekilde yolunu bulup devam ediyor nasılsa. Zaten otomatik kapanan tramvay kapılarını ben kapatıyormuş gibi ittirmeme gerek yok. Güneş zaten her gün doğuyor, doğsun diye ufuk çizgisine dönüp yalvarmama gerek yok gibi gibi…

Öğreniyorum.

Bugün için fotoğrafım yok ne yazık ki.

23 Haziran 2026 Salı

Haziranda açan nar çiçeği

Daha yaz yeni başlıyor bu nar çiçekleri de ne? 
Yürüyüş yaparken yola düşmüş olan çiçekleri gördüm, başımı bi kaldırdım bir sürü çiçek açmış bir nar ağacı. Normal mi bu? Sen kış meyvesisin kendine gel :))
Haftanız nasıl gidiyor? Benim biraz diken üstünde. Birilerine patlayasım var, kendime neden kimseye patlamamam gerektiğini anlatıyorum her gerginlikte :))) pazartesi sabahı bazıları baya nasibini aldı zaten, biraz frene basmam gerek. Kendimle konuşup telkin ediyorum kendimi, özlemcim şu an neden gerildin hadi çözelim diye bi başlıyorum soru cevap derken geçiyo işte. Şöyle oluyor genelde:
- nasıl hissediyorum? Sinirli
- bu siniri tetikleyen ne? Şunun şöyle davranması bunun böyle yapması
- bunların senin sinir sistemini bu kadar etkilemesi sence gerekli mi? Başka biri senin şu anki halinde olsa ona ne söylerdin. ben nasıl olmasını isterdim?
Bu sorular sakinleştiriyor beni. Ama bazen bu sorulara geçemeyecek kadar hızlı parlamalar olabiliyor. Bazı insanlar çok zor ya. Ve ben gamsız olamıyorum. Yanımdaki aşırı rahat mesela, insanlar zorlanmış mı bir şey mi istemiş umrunda değil. Canı nasıl isterse, ne zaman isterse öyle yapıyor. Geçen ona “şu rahatlığından bana da versene biraz ya” dedim. Belli başlı işleri var, onları ne pahasına olursa olsun bitirmeye çalışıyor ama onun dışındakiler günlerce beklese de rahatsız olmuyor. Enteresan. 

Dün otururken durup dururken kolum kaşınmaya başladı. Bi kolumda bi tane diğerinde bi tane vardı ama bugün işe gittiğimde 4 hatta 5e çıktığını gördüm. Küçük bi sinek var odada meyve sineği gibi bişey o mu ısırdı acaba anlamadım ki pire mire değildir inşallah. İşyerinde mi oldu evde mi onu da anlamadım ama sanırım işyeri çünkü önceki gün yanımdaki kızı da ısırmıştı bişey. Üffff bi de ilaçlatmayla mı uğraşıcaz şimdi. Yarın iyice bir bakayım ofisin her yerine. Bacaklarımızda bişey yok ama sadece kol. 

22 Haziran 2026 Pazartesi

40 yaşım merhaba

Her yerden balonlar uçuyor bugün, bloggerdan bile sağ üstteki profil fotomda balonlar uçuşuyor şu an yazıyo yazarken. Google mapse giriyorum sarı adamın başında parti şapkası elinde balon var mutlu yıllar diyor, banka uygulamasına giriyorum iyi ki doğdunuz diyor. Bi de bi numara aradı Ankara’dan, açtım. Lösevden arıyorum bugün doğum gününüzmüş doğum gününüz kutlu olsun dedi. Geçen sene üye olup pek bi etkinliğine katılamamıştım ona rağmen arayıp birebir kutladılar. Ne diyeceğimi bilemediğim için soğuk konuşmuş gibi de olabilirim umarım öyle hissettirmemişimdir. 
Kimseye ilan etmeden sessiz sedasız girecektim yeni yaşıma ama yine duramadım paylaşım yaptım :)) bizimkiler sağolsunlar harika bir çiçek yollamışlar işyerime. Onu her gören kim gönderdi neden gönderdi soruları sorunca söyledim ben de. Bazıları yaşımı sordu ve ağızları açık kaldı. Hatta kimliğimi görmek isteyenler oldu gösterdim tcmi ezbere biliyor muyum diye soran bile oldu kimliği doğrulatmak için :))) bizim 20lik sekreterler beni onlardan sadece birkaç yaş büyük sanıyorlarmış hep. 28 falan. Farkındaydım zaten ama hooopp ben sizden büyüğüm demek olmazdı, onlar da yaşımı sormayınca bozuntuya vermemiştim. Rahatsız edici bir şey de yapmıyorlardı zaten. Ama bugün bazıları mahcup hissetti ben de bi rahatsız hissettim kendimi. Genç göstermenin böyle bi şeyi de var işte genç gösterdiğim için suçlu hissedebiliyorum bazen saçma biliyorum ama öyle.
40 yaşına girdiğimi duyan herkes bir süre ağzını kapatamadı haha. Eğlenceli de oluyor bi yandan.
Vay be ben de artık 40 yaşında kocaman bir kadınım. Henüz bir şey anlamadığımdan mı bilmiyorum ama şu an iyi hissediyorum. Bu yaşımı seveceğim gibi görünüyor.
50lerimi 60larımı da severim bence. Yeter ki hem akıl hem beden sağlığımız iyi ve yerinde olsun. Huzurlu olalım. 

Doğum günü pastamı üflerken sağlıkla mutlulukla güzel seyahatler yapmayı diledim ve sevdiklerimle mutlu yaşamayı 🎈 🌺  ✈️ ❤️ 

21 Haziran 2026 Pazar

Evde elektrik yenileme haftası

2024 yazında bir elektrik cızırtısıyla yatak odamın hem lambası hem de pervanesi bozuluvermişti.
Üşengeçliğimden ve eve yabancı sokmayı pek sevmediğimden sürekli erteledim usta çağırmayı. Ama sıcaklar arttıkça eksikliğini yine hissetmeye başladım. Bazı prizlerim de yerinden oynuyor zaten, hem bu odamdaki elektrik bağlantısı bozukluğunu düzeltsin hem de prizleri yenilesin diye çarşamba gelecek muhtemelen. Haber verecekmiş. 
Bu arada takılacak yeni prizleri de geçen sene almıştım ve yine yaptırmayı ertelemiştim. Her prizin ve lamba düğmesinin altına, değiştirilecek olan yenilerini koyarken birkaç tanesinin çerçevesinin eksik olduğunu fark ettim. Siparişim geldiğinde hepsini saydım diye hatırlıyorum. Galiba kararım netleşip usta çağırınca tekrar sayıp eksik olduğunu anlarım nasılsa ve o zaman sipariş veririm diye düşündüm… hemen girdim alışveriş sitesine ve eksikleri alıp sipariş oluşturdum. Umarım çarşambaya kadar yetişir. 

Bugün babalar günü. Tüm babaların ve baba adaylarının gününü kutlarım.

20 Haziran 2026 Cumartesi

Gruptan çıkamadan elendik

Rezillik yaaa… normalde maç izlemem ama işyerine servisle mesaiden bir saat önce getirilince ve maçın son 30 dakikasına yetişince açtım izledim. İyi ki maç izlemiyorum dedim, sinir stres yükleniyor bünyeye ister istemez. Bu kadar da kale dışına atılamaz toplar ya sağa sola savuruyorlar sürekli. Çok bildiğim bir alan değil ama sanki mahallede halı saha maçı için toplanan bir grubu da göndersek aynı şekilde dönerlerdi gibime geliyor. Sıfır gol ile ve karşı taraftan gol yiyerek… yazık gerçekten. Hevesimiz kursağımızda kaldı. Dünyaya da rezil olduk herkes bizimle dalga geçiyor internet paylaşımları ile. Cuma günü Amerika’yla oynayacağız ama kazansak da bir şey değişmeyecekmiş gruptan çıkamayacakmışız.

Bugün üniversite giriş sınavının ilk oturumu vardı, kardeşim de girdi. Nasıl geçti dedim iyi dedi ama geçiştirmelik bir “iyi” idi. Umarım bu sene istediği bi bölüme ve okula yollarız artık onu. 

İşten çıkınca babalar günü için babama hediye bakmaya gittim. Çok kalabalıktı her yer ve otobüsler de. Sınav var diye mi acaba diye düşündüm önce ama hiç genç yoktu neredeyse. Çoğunluk 60+. Bu sıcakta bu kalabalıkta ne işiniz var dışarıda anlamadım. Ben de fazla durmadım zaten bişeyler alıp döndüm eve. Dışarısı durulacak gibi değil. Ne alacağımı bilemeyip tişört falan aldım. Babam farklı şeyleri görür görmez alıp deneyen biri olduğu için ne alırsak alalım genelde o zaten daha önce almış oluyor :) o yüzden günlük kıyafet falan alıyoruz sıradan kullanacağı eşyalar.
Pazartesi günü ise doğum günüm. Ben doğduğum sene de dünya kupası varmış, doğduğum gün çeyrek finali maçı varmış hatta Arjantin İngiltere, onu izliyormuş babamlar sonra akşamına da ben doğmuşum :)
Bir de ben bu sene 40 oluyorum yani 40ımı uçuruyorum. Ve bu sene ilk defa yurtdışı seyahatlerine başlamış olmam da çok manidar değil mi? 
39 olduğumda 40a yaklaşmak çok stresli geliyordu ama şu an çok rahatım. Sevgiyle karşılıyorum yeni yaşımı.
Gelişmek, büyümek güzel.

Cuma günkü maç galiba sabah 5teymiş. Bence kimse izlemez artık.
Bugün bazı kişiler alarm kurmamış gol olunca sevinç sesleriyle uyanırım zaten diyerek... 
Sıfır gol ile dönüyor olmamıza inanamıyorum ya. Doritos yeni cips çıkarmış milli takıma özel daha onlar raflara dizilmeden elendik. Çok dopamin basıldı boş boş heyecan yaratıldı mütevazı olmak lazım biraz hoş değil bu tavırlar.

19 Haziran 2026 Cuma

Hayırlı cuma

Bu hafta neredeyse her akşam cips çikolata vs ile geçti aburcubur krizim sürdü baya :)
Havalar kapandı yine noluyoooo
Sabah serindi baya, öğlen sıcaktı ama baya rüzgarlıydı. Saçlar etekler her şey uçuşuyordu nereden eseceği belli olmadığı için. 
Yarın ve pazar günü üniversite giriş sınavları var. Erkek kardeşim de tekrar girecek. Umarım istediği gibi geçer ve başarılı olur. Sınava girecek olan herkes mutlu olacağı sonuçlar alır umarım 🙏 

Yarın sabah bi de maç varmış bari kazansak da çocuklar mutlu girse sınava :)

Molaya çıktığımda böyle kırmızı arabalar park etmişti önümde, bu kadar kırmızının denk gelmesi gözüme güzel göründü çektim ben de. 

18 Haziran 2026 Perşembe

Belgrad yolcusu kalmasın

Şeyyy ben Belgrad biletimi aldım daaa 🎉 🥳 . 111 gün sonra uçuyorum ahhaaha olsun sayılı gün çabuk geçer :))

Bu sefer tek değilim gibi görünüyor, kızkardeşimle düşünüyoruz aslında ama onun durumu şu an belli olmadığı için hemen almak istemedi sadece ben aldım. Bizimkilere söyledikten sonra annem de gelir mi diye düşünüp ona da teklif ettim olur dedi. Eğer herkese uyarsa kız kardeşim annem ve ben gideceğiz. Tek gitmek ilk isteğimdi aslında ama annemle ya da kardeşimle birlikte anı olur güzel olur diye düşündüm. Tek başıma daha sonra da gidebilirim hem. 

Umarım güzel olur.

Bu sefer Üsküp gibi heyecanla elim titreyerek almadım tabi bileti :) o korkuyu attım artık, gayet sakin bi şekilde düşünerek, diğer şirketlerle karşılaştırarak aldım. 

—-

Konuyu değiştiriyorum; dün benim yanımdaki kızın doğum günüydü. Sabah sözlü olarak kutladım öğlen de bi kek alıp mum koyup kutlamayı düşündüm. Hatta bunun için evden mum götürdüm. Sonra öğlen içimden geldi bir de hediye bardak aldım. Dediğim gibi kek alıp mum koyup yaktım, dilek tuttu üfledi. Hediyesini de verdim. Çok mutlu oldu. Teşekkür etti. İlk defa doğum günüm kutlanıyor dedi. İşyerinde ilk defa mı kutluyorsun dedim evet ama evde de bizimkiler pek doğumgünü kutlamıyor o yüzden ilk defa böyle kutladım dedi. O bu kadar mutlu olunca ben de mutlu oldum. Birinin yüzündeki gülümsemenin sebebi olmak güzel bir his. 

Bugün de yemekhanedeki yemekler güzel değildi dışarıdan sipariş verdik. Odada aşkın gücünü izleyerek yedik ahahs şansımıza öğle tatiline iş getiren de olmadı evde yemek yiyip bişeyler izliyoruz gibiydi bu da çok iyi geldi. 

Bu aralar bizim matbaa ile sıkıntılar yaşıyordum ama sanırım düzeliyoruz. Umarım. Çünkü stresten rüyalarıma giriyor artık. Kafam rahatlasın istiyorum herkes işini düzgün yapsın lütfen.

Bugün çiçekli bir etek giymiştim saçlarıma da maşa yaptım dalgalandırdım, güzel bir hava vermiş çok yakışmış dediler kombinim için. Ama ben hiç rahat edemedim ya. Üstümdekiler beni sıkıyor boğuyor gibi geldi. Sürekli salaş ve rahat giyinince hanım hanımcık giyinmek sıktı biraz. 

Tıbbi sekreterlerden biri geldi biraz oturdu konuştuk, offff hastanedeki olaylarla alakalı öyle şeyler anlattı ki gül gül öldük. Ama şimdi anlatamam komik olmaz çünkü bi de nasıl anlatacağımı bilemedim :))

Geçenlerde yani dün değil evvelsi gün fluffy dediğim kız geldi sesi titriyor gözleri doluyordu. İyi misin dedim hüngür hüngür ağlamaya başladı. Normalde kavgalıyız ve yüzüne bile bakmıyorum ama o halini görünce iyi misin diye sormasam olmazdı. Ne oldu işle mi alakalı evle mi dedim. İkisi de üst üste geliyor dedi çok detay vermedi ağladı gitti. Herkes üzerime geliyor falan dedi. Sen biraz diklenmeden gelsen insanlara böyle olmaz diyecektim de sustum, hiç yeri değildi çünkü. Ve anlayacağını da sanmıyorum hiçbir zaman. Sadece yargılamadan dinlemek gerekiyordu bence öylede yaptım. Sonraki gün geldiğinde ise hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ettik.

—-

Son olarak, Belgrad’a annemle gitmeye karar verdik ama babamda bir huy var, bizim için sürekli rota çiziyor ne yapmamız gerektiğini söylüyor ve bu benim hiç hoşuma gitmiyor. Her şeyi adım adım bizim için kendi hoşlanacağı şekilde belirliyor. Birkaç kere bu yüzden kavga etmişliğimiz de var. Sen bi karışma bize bırak biz nasıl istersek öyle yapmak istiyoruz diye… ve tabi ki de çok alınıp gücenip kavga etmeye başlıyor böyle diyince. Şimdi yine şuraya gidin buna binin böyle yapın demeye başladı tabi, sustum bişey demedim tamam dedim sadece. Umuyorum ki önümüzdeki üç ayda bu tavsiyelerin dozunu git gide arttırmaz. Özgür bırakır bizi. Bakalımmmmm

Biraz geçmiş günlerden de yazdım çünkü o günlerde onları yazmak içimden gelmemişti ama şimdi yazasım paylaşasım geldi. 

Böyle uzadı yazı.

Yarın görüşürüz. 

17 Haziran 2026 Çarşamba

Salyangoz mezarlığı

E hani bu salyangozların organları kabukta olduğu için asla kabuklarını bırakamazlardı, bu neee? Yoksa salyangoz mezarlığı mı?

Eve gelirken mezarlıktan geçtim bugün, minnoş kediciklerden biri uyukluyor esniyor biri yattığı yerden kalkmış geriniyor, başka iki tanesi birbirine bakıp mır mır bişeyler diyor, bir tane minik kelebek önümde uçuyor, çiçekler güneş ışığı ne güzel derken tam çıkış yolunda bir yavru karga ölüsü gördüm. Muhtemelen uçamadı ve bir kedi boynuna dişlerini geçirerek onu avlayıp bıraktı. Boynu kanamıştı çünkü. Üstünde sinekler uçuşuyordu. Böyle kapatmasaydık iyiydi yürüme yolunu ama yapcak bişey tok.

Eve geldim duşa girecektim duşun kapısını bi açtım yerde kocaman bir sinek gibi bişey. Hemen geri kapattım. Sonra bir su bardağı alıp gidip hızlıca üstüne kapattım hiç hareket etmiyordu. Altına geçirmek için kalın bir kağıt bulup getirdim onu geçirip alttan bardağı kaptırken de zar zor ittiriyordum hareket etmiyordu hala. Sonra camı açıp bardağı kaldırdım ve anında uçup uzaklaştı. Öldü sanmıştım. Aşağı atarım yaşıyorsa uçar yaşamıyorsa da düşer diyordum, sanki ben korkmayayım diye ölü taklidi yapmış gibi bardak açılır açılmaz uçuverdi. Biraz minnet duydum bu davranışından dolayı, beni korkutmadan kendi yoluna gittiği için. Ne olduğunu araştırdım netten ama bulamadım, asker sineği olabilirmiş belki. Kara sinek gibi ama büyük çekirge büyüklüğünde, kanatları da yere paralel değil, dik de değil, yere çapraz mandal gibi üstte birleşiyor. Popo tarafında 2-3 tane kırmızı şerit vardı. Yapay zeka bilemedi belki siz bilirsiniz :))

16 Haziran 2026 Salı

Düşünüyorum öyleyse varım

Çok düşünmek ciddi anlamda hayatı bloke eden bir şey. Boşuna ruh ve sinir hastalıkları hastanesinin bahçesine düşünen adam heykeli koymamışlar. Geviş getirir gibi düşünüp durmak aynı şeyleri, değirmen taşlarını aşındırır gibi boş çevirmek sürekli… tehlikeli sularda yüzmek aslında. 

Düşüneceğiz elbette, neden sonuç ilişkileri kuracağız. Ama dur diyince durmayı da öğreteceğiz beynimize. Hem kendimize hem de çevremize hayatı zorlaştırmaya hiç gerek yok. 

15 Haziran 2026 Pazartesi

Kırmızılım sana yandı canım


Kızılım, kızılsın, kızıl 🔥 

Sabahtan akşama kadar her yeni saç rengimi görenden övgü aldım. İnstada hikaye olarak paylaştım, yıllar önce üniden tanışıp bir daha hiç görüşmediğim kişiler bile beğenip alev atmışlar 30-40 beğeni oldu sadece hikaye ve bir sürü mesaj geldi harika olmuş çok yakışmış diye. Ay şımarıcaaaaaaammmmm

Hatta işyerinden biri tam istediğim renk dedi, eve giderken boya alıp kendi de boyayacağını söyledi.

Bana kızılın yakışacağına hiç ihtimal vermiyordum nedense, biraz önyargılıyım galiba, böyle olacağını bilsem daha önce yapardım. Gerçi bu kızıl değil aslında, yoğun bakır. Ama kızıla çalan bir bakır.

Sürekli Japonya vloglarında marketten bir bardak buz, bir poşet sıvı kahve ve muzlu süt alıp karıştırıp içenleri görüyordum. Marketten muzlu süt alıp aynısını evde yaptım, çok lezzetli oldu.

Biri çikolatasını düşürmüş ve karıncalar bunu beğenmiş. Tatlıdan kafaları güzel olmuş gibiydi ağır ağır hareket ediyorlardı :)

 
Bugün işyerinde kahve yanı çikolatam fifty cent idi. Çocukken çok severdim bu para çikolataları. 

Bizimkiler sabaha doğru eve geldiler, bir sürü aburcubur, yeme içme ve magnet ile. Harika videolar ve fotoğraflar çekmişler. Bir de babam Alp dağlarının havasından bir şişe satın almış ajshshsh içime çektim biraz ve sanırım kafa yaptı ahahaba ağırlık bastı uyuyacağım.

İşyeri ise fena krizliydi yine. Matbaa tarafıyla çok sorun yaşıyorum müdürleriyle de görüştüm bugün artık düzeltirler kendilerini umarım. Birileri yalan söylüyor ama kim çözemedim, herkes başkasını suçluyor. Tek bir kişiyi suçluyorlar gerçi. Benim de sıkıntı yaşadığım kişi o ama ona söylediğimde o da diğerlerini suçluyor anlamadım gitti. Telefonda tane tane ama biraz bağıra çağıra derdimi anlatmaya çalışırken biri geldi odaya benim o halimi görünce sessizce elindeki işleri teslim edip geri gitti ahahah. Bazen önüne gelene çatan agresif biri gibi hissediyorum kendimi ama hayır, insanlar beni bu hale getiriyor ve kesinlikle herkese böyle değilim sadece hak edene ve hak edene bile hemen böyle değilim biraz zaman tanıyorum önce düzelmiyorsa tavrımı değiştiriyorum. 

Böyle işte. Yorgunum gözlerim kapanıyor. Yarın ne giyeceğimi de bilmiyorum, bir bluz ütüleyecektim vazgeçtim üşendim tişört giyerim yine. Hadi iyi geceler. 

14 Haziran 2026 Pazar

Bakım günü


Bugün saç boyama günüydüüüüü
Kuaföre gitmek yerine kendim boyamaya karar verdim ve hemen sabah boya sipariş ettim. Deluxe serisi daha yoğun bakım ve kalıcı renk diye paraya kıyıp deluxe aldım. Önceki rengimden bir tık daha kızıl oldu ama ben çok beğendim. Zamanla akacak zaten tam rengi oturacak, bu kızıllar bakırlar çok zor renkler bu açıdan. Havlu tişört vs her şey battı :) ne kadar yıkarsam yıkayayım su boya renginde akmaya devam ediyordu. Tamamen şeffaf suya geçemedim ama ona yakın bir yerde durdum artık yoruldum çünkü. 

Sabah 7de Türkiye Avustralya maçı vardı, bir çok kişi pazar sabahı olmasına rağmen erkenden uyanıp izleyip geri yattı. Ben izlemedim. Zaten yenilmişiz, üzücü. Dışarıda da meydanlara büyük ekran konulmuş, insanlar hep birlikte izlemiş. Bu birlik olma ruhunu seviyorum ama en azından bir gol atsaymışız da bi sevinç yaşasaymışız ya… umarım sonraki maçlar daha başarılı geçer bizim açımızdan. 

Bu gece annemler gezilerinden dönüyorlar. Yurtdışındaydılar. Gidip evlerini temizledim kardeşim de yardım etti. Kendi evimi temizlemeye üşendim ama, yatak odamı temizledim sadece. Yine çamaşır bulaşık vs onları hallettim. Akşama da basit bi yemek yapacağım. Böyle işte. 

13 Haziran 2026 Cumartesi

Kurmanci here güle

Aşkım çok pardon don, ta ki seni görene kadar, kurmanci here güle, ve sen hayatını boyarsın pembeye şarkılarından birini seçip gün boyu sadece onu dinlemek zorunda kalsaydınız hangisini seçerdiniz? :))

Birinin bana gerçekleri söylemesi gerekiyordu arkadaşlar. Ve bugün söyledi. Ben takıntılıymışım. Her şeyi kafaya takıp sürekli düşünüyormuşum. Şaşırdık mı hayır. Biliyorum ki zaten :))))

Size Maroon 5’in Animals nakaratından bir tutam bırakıyorum, şarkının linkini de koycam ama benim sevdiğim kısım burası:

You can start over, you can run free - Baştan başlayabilirsin, özgürce koşabilirsin

You can find other fish in the sea - Denizde başka balıklar bulabilirsin

You can pretend it's meant to be - Bunun kader olduğunu düşünebilirsin

 Link

Seçimlerimizi değiştirebilir, yeni şeylere yönelebilir, kaderimizi kendimiz çizebilirizzzzzz

12 Haziran 2026 Cuma

Dövüşmen guzum

Biraz çardakta dinlenirken bu gifteki karga geldi karşımda bas bas bağırmaya başladı. Eyvah dedim kesin beni birine benzetti düşmanı sandı. Sonra bi karga daha uçup geldi, meğer bu ona bağırıyormuş. Sonradan gelen karga hiç istifini bozmuyor geziyor falan. Sonra bu uçarak yanına inip kulağının dibinde bas bas bağırınca sinirlendi bi küçük saldırdı ve yine gitti kendi kendine takıldı. Tam o kısmı ekledim size de bu gif’te. Acaba aralarındaki husumet neydi çok merak ettim.

Bu aralar aşkın gücü 4.sezona sardım. Ama uzun uzun izleyemiyorum kafam kaldırmıyor yoruyorlar. Yine de bırakamıyorum merak ediyorum. 6 ya da 7.bölümden sonrasını koymamışlar YouTube kanallarına ama biz kısmetuslar bulduk tabi ajshshsh Amazon prime yok şimdi bunun için alamam da. Bende hiçbir platform aboneliği yok artık, sadece YouTube. Eksikliğini de hissetmiyorum açıkçası. 

11 Haziran 2026 Perşembe

Perşembe

Bugün yine çok mutluydum işe giderken fotoda görüldüğü gibi aajshsh

Bu hafta neden bitmiyor nedennnnn…

Yarın cuma ve daha cumartesi var. O kadar yoğun ki günler, gelenler acımaya başladı halimize :)) düzelicez inş.

Bugün o kadar sağlıksız beslendim ki, gazlı içecekler, kızartmalar, hamurişleri, tatlılar… olur böyle arada, tadını çıkarmaya odaklandım.

Ofise geçen gün birkaç dal yasemin getirip suya koymuştum ya hani, o hemen sineklendi. Bugün 4-5 tane minicik sinekler uçuşuyordu. Chatgptye yazıp ne yapacağımı sordum bu sırada da suyu ve çiçeği attım. Bir kap suya bulaşık sabunu sirke ve şeker koymamı söyledi. El sabunu, sirke ve bir kuru üzüm koydum elimde onlar vardı :)) ve hemen bir tanesi mefta oldu. Darısı diğerlerine. 

10 Haziran 2026 Çarşamba

Oksijen maskesini önce kendinize takınız

İşten çıkışta, karşılaşmak istemediğim biriyle denk gelmemek için kart bastıktan sonra farklı bir yoldan gidecektim, şansa bak ki tam ben kart basacağım sırada kapıdan girip kartını bastı. Basmayı unutmuş. Mecburen konuşup birlikte ilerledik. 

Saçma bir şekilde büyütülen duygusal çıkarımlar yüzünden uzaklaşmak zorunda hissettiğim biri bu kişi. Kendisi sırf ben biraz uzak duruyorum diye sorun yaratıp tavır almıştı. Aslında ben normaldim, sadece biraz kendimle baş başa kalmak istiyordum. Saygı duyar sanıyordum. Kişisel algıladı. Açıklamama rağmen devam etti beni suçlamaya. Çok eleştirel bir dili var her şeye müdahale ediyor bundan hoşlanmıyordum zaten ve uzaklaşma zamanı gelmişti. Ben de uzak durmaya devam etmeye karar verdim ve denk geldikçe merhabalaşıyoruz sadece. Muhtemelen benden yüzüne bile bakmayıp düşmanlık beslememi bekliyor, böylece gride kalmak zorunda kalmayacak ya siyah ya beyaz devam edebilecek. Ama benim kendisiyle kişisel bir sorunum olmadığı için öyle davranmayacağım. 

Neyse böyle olması gerekiyormuş. Biliyorsunuz mıç mıç ilişkileri sevmiyorum, ruhum daralıyor. Her zaman biraz mesafe iyidir.

Püfür püfür esiyordu bugün, bunaltan bir sıcak yoktu. Kardeşimle de iyi bir mesafedeyiz bu arada, dünkü yazıma gelen yorumlarınız için çok teşekkürler. 

Şu anki durumumuz ne tamamen habersiz ne de yapışık. Birbirimizden haberdar ve kendi alanlarında özgürüz. Tam da istediğim şey. Ve farkettiğim kadarıyla onun da istediği şey. 

Bu arada yakında başka bir “korkarak yap” yazısı gelebilir. Bir düşüncem var. Ama gezi değil. Araştırmalar yapıyorum umarım yolunda gider ve paylaşırım :)

9 Haziran 2026 Salı

Bu hafta ne zaman biter

Hayatta korktuğum şeylerden biri de anneme dönüşmek. Annem kötü bir insan değil yanlış anlaşılmasın, ama kendini feda etmekten ne yaşadığını anlamayan bir insan. Her zaman aşırı uyumlu, kendini ikinci plana atan, sessiz, itiraz etmeyen, mükemmeliyetçi eşine yaranmaya çalışmaktan kendini heder etmiş bir insan… onun gibi olurum korkusuyla evliliğe hiç yanaşamadım. Ve ne zaman kardeşimi bana emanet edip tatile falan gitseler benim kimyam değişiyor. Yetersiz hissediyorum. Onun(annem) gibi olmak istemiyorum ama onun gibi olmak zorunda hissediyorum. Sabahtan beri başıma ağrılar giriyor, başım en son ne zaman ağrımıştı hatırlamıyorum bile. Onlar gitti ve ben yaşlanmaya başladım birden. Tüm ailenin sorumluluğu üzerime binmiş gibiyim. Enerjim durduğum yerde kendi kendine tükeniyor psikolojimi toparlamaya çalışmaktan. Kardeşim “abla ben hallederim sen keyfine bak” dese bile kendimi inanılmaz suçlu hissediyorum. Evin büyük kızı olmak zor.

8 Haziran 2026 Pazartesi

Var mı başka özlü sözümüz?

Bugün, “acıma yetime koyar g…” ile “iyiliğe nereye gidiyorsun diye sormuşlar sahibimi s… demiş” sözlerinin doğruluğuna bir kez daha şahit oldum. Böyle zamanlarda empati, yardımseverlik, destek olma huylarımdan nefret ediyorum. Kendimi salak gibi hissediyorum. Ve birden o kadar soğuyorum ki o insanlardan, “tebrikler yeni bir düşman kazandınız” modum açılıyor. Düşmanlık dediğim de “yok saymak”tan öteye gitmiyor gerçi ama yetiyor. Benim savaşım genelde sessiz oluyor, karşıyı umursamama, bir anda ilgiyi alakayı eksi bir milyona falan indirme şeklinde oluyor. Ama karşı tarafı tahmin edemeyeceğiniz kadar rahatsız ediyor. Çünkü iyi olduğumda gerçekten iyiyim ve bunu bir anda kaybettiklerinde neyi kaybettiklerini anlıyorlar. Bir anda tüm dünya soğuk bir yer haline gelip buzlarla kaplanmaya başlıyor. 
Unutuldum mu? Sen beni anlık da olsa unutabiliyorsan, benim hafızam ilk tanışmadan itibaren tüm anıları siliveriyor. Hele ki bu unutulma anları birden fazla olmaya başladıysa, kurulmuş bir samimiyet varsa bile, artık sıfır noktasındayız.
 
İşlerle alakalı bir konuda biraz zorluk yaşıyorum. Ve bu zorluğun, karşı tarafın benim anlayışlı tavrımı suistimal etmesi ile olduğunu fark ettim bugün orayla bağlantılı başka biriyle konuştuğumda. Başkaları gibi sorun çıkarıp illallah ettirmediğim için ikinci planda kalıyormuşum meğer. 

İyi niyetin kullanılmadığı, yardımcı olmanın enayilik olarak algılanmadığı ortamlarda bulunmamızı diliyorum hepimize. Bu iyi davranışları kaldırabilecek, ciddiye alınınca bi tarafları kalkıp kendini tanrı sanmayacak insanlarla muhatap olmamızı diliyorum. Bugünün yazısı biraz geç geldi o yüzden bunları söyleyip iyi geceler diyip gidiyorum. 

7 Haziran 2026 Pazar

7 Haziran Pazar

Merhaba. 
Kahvaltı, çamaşır, temizlik, çamaşır2, temizlikdevam, kahve, bulaşık, duş, yemek(pizza), kahve2, dinlenme şeklinde geçen bir gün oldu.

Saat 9 ve uykum gelmeye başladı bile. 

Sıcaklar da iyice mayıştırıyor insanı.

Yazlık kıyafetlere dolaylı bir geçiş yapmıştım, yani bir iki kalın şeyi hala tutuyordum dolapta ama bu haftayı yaşayınca kesin karar verdim artık tamamen yazlıklara geçebileceğime ve diğer kalan her kalın şeyi yıkayıp kaldırdım.


6 Haziran 2026 Cumartesi

Tiramisuuuuu

İlk hareketli yazımla merhaba:) bu gifler ne güzelmiş ya. Canva ile oluşturdum ben. 

Köpekciklerin tatlılığına ne demeli? Yaseminlerden küçük bir dal alırken hemen karşımda heyecanlı iki çift göz ile karşılaştım. Sadece kahve olanın burun üstünü biraz sevebildim demirler izin verdiğince, ikisini de kocaman kucaklayıp sevesim geldi. Normalde köpek insanı değilim, çünkü hemen insanın ağzını yüzünü yalamaya başlıyorlar hoşlanmıyorum 😅 ama bunlar çokkkkkk minnoşşşşş

İş güç ve sıcaklarla mücadele şeklinde geçti gün. İçimden geldi bugün Tiramisu malzemeleri aldım eve gelirken marketten, ve yıllar sonra yeniden Tiramisu yaptım. Kedidili bisküvi ile. Çokkk güzel oldu, özlemişim. Alıp bizimkilere geçtim herkes beğendi. 




Yumuşak ve akışkan oldu, kaselere yapsaymışım da olurmuş. Hatta Danilo şef gibi etrafından şeffaf çember bile kaldırabilirdim belki :)))

4 su bardağı süt, 1 bardak şeker, 5 kaşık unu ocağa almadan önce karıştırdım, bir yumurta sarısı ekleyip yine karıştırdım ve sonra ocağa aldım. Katılaşınca bir paket vanilya ekledim ve ocaktan alıp soğumaya bıraktım arada bir karıştırarak. El yakmayacak sıcaklığa gelince de 400gr labne ekleyip çırpıcı ile karıştırdım. Sonra başka kapta 3 bardak sıcak su, 1,5 yemek kaşığı şeker ve 3 yemek kaşığı çözünebilir kahveyi karıştırıp kedidili bisküvileri birer birer daldırarak borcama dizdim. İlk sırayı dizdikten sonra üzerlerine kremadan biraz döktüm ve ikinci sıra kedidili bisküvileri aynı şekilde ıslatarak dizdim. Kalan kremayı da döküp kakao serpip dolaba kaldırdım 3 saat sonra da yedikkkkkk

5 Haziran 2026 Cuma

Reality show sever misiniz

Aşkın Gücü başlamış kısmetuslar hiç söylemiyorsunuz ajshshsh, kınamayın bak siz de bağımlısı olursunuz :D

Cansel, Yaren, Aybüke falan olan dönemde izlemiştim ilk defa. 2 sene önceydi o sanırım.  Hem dalga geçiyordum hem de izlemeyi bırakamıyordum. Ne yalan söyleyeyim özlemişim. Yeni sezonun başladığını öğrenince yeniden bi bakmak istedim. İlk bölüm daha, birbirlerini tanımıyorlar o yüzden pek bişey yok ama kaos oldukça şenlenecek gibi ortalık. Kıvırcık çocuk favorim şu an, Melih’ti adı herhalde. Kızlardan da Gül’e bayıldım. Siz izliyor musunuz? 

Şu an saat 21:24 ve ev baya sıcak. Şort tişört tarzı pijamalara geçip örtüsüz uyumaya biraz erken girdik gibime geliyor ama hadi hayırlısı. 

Pazar günü bizimkiler turla yurtdışına çıkıyor, şansa da dedeme bir süredir beklediği ameliyat randevusu verilip hemen ameliyat olmuş, babannemin de fizik tedavisini başlatmışlar hastaneden. Nasıl bırakıp gideceğiz diye düşünüyorlar şimdi. Sanki onlardan başka evlatları, ilgilenecek birileri yokmuş gibi. 
Annemle babamda bişey var, enerjilerinden mi kaynaklı bilmiyorum ama işleri çoğunlukla hep aksiliklerle gidiyor. Ve mesela benim bir işim için onların da arada olması durumunda benim işim de aksi gidiyor. Örneğin kargom gelecek, ben yokum onlara bıraktıracağım hiç boş olmayan ev boş oluveriyor. Babam benden çok önemli bir şey rica ettiğinde her zaman yaptığım şey bile olsa yapmayı unutuyorum ya da yapamıyorum. Bir şey alacağım, onlarla birlikte karar verirsem aldığım şeyde sıkıntı çıkıyor falan. Bağlantımızda sorun var herhalde. Neden böyle bilmiyorum ama enerjiyi bozan bir şey var. Aslında ben şöyle düşünüyorum, ikisi de kendisini yok saymaya aşırı meyilli insanlar. Başkaları için kendilerini unutan, feda eden yapıdalar. Kendilerini seçmeyi, önceliklendirmeyi bilmedikleri için hayat sürekli sınıyor bence. Bugün onlara da söyledim, siz kendinizi seçmeyi bilmediğiniz için sizi olaylardan uzaklaştırmak zorunda bırakıyor hayat o yüzden siz yurtdışındayken de işlerin yürüyebildiğini görmeniz için böyle denk geldi belki de dedim. Babam “ya da gitmek, gezmek yerine uzaklaşmadan hep burda kalmamız gerektiğinin işaretidir” dedi. Ne diyebilirim ki, kalıplaşmış inançları yıkmak zor. Bu çok ağır bir esaret duygusu bence. Ve elbetteki kaçınılmaz olarak biz çocuklarına da aktarılmış olan bir şey. Çünkü onlar kendini yok saydıkça çocuklar da otomatik olarak kendini yok saymayı öğrendiler. İnsanlardan çoğu zaman uzak olma isteğimin altında bu korku var sanırım “kendimi feda edip yok olup annem babam gibi olacağım” korkusu. Bu yüzden, fazla yakınlaştığımı hissettiğim zaman, bir anda kesip atıyorum tüm ilişkilerimi. Hem de neredeyse hiçbir şey hissetmeden, sanki zaten hiç tanışmamışız gibi, olabilecek en ruhsuz halimle. Sonradan “bu kadarına gerek var mıydı” desem bile tekrar o ana dönsem yine aynı şeyi yapacağımdan eminim. İnanılmaz bir kendimi koruma refleksim var bu konuda. Mümkün değil aşamıyorum. En azından şimdilik. 

Umarım bizimkiler dışarıdayken yolculuklarının iyi gitmesinin yanı sıra burada da her şey yolunda gider, ve onlar olmadan da hayatın bir yolunu bulup akmaya devam ettiğini görüp artık daha rahat geçirirler ömürlerini… tek bir kişinin düşünce yapısı bile tüm ailenin bağlantısını etkileyebiliyor. Her aile ayrı bir dünya aslında böyle bakınca. 

Neyse yine derinleştik bu akşam. Bu sıcak bu gece uyutacak mı bakalım. Yarın görüşürüz.

4 Haziran 2026 Perşembe

Pelte kediler


Bayram değil seyran değil bu bayraklar niye asıldı? Dünya kupasına katıldığımız için mi acaba? Ama nasıl da güzel görünüyorlar…

30-31 dereceleri gördük bugün hava sıcaklığında. Sabah yine arada esiyordu ama akşamüzeri sıcak ve esintisizdi. Kedilerin her biri bir duvarda pelte gibi yayılmıştı :))) çok komikler ya. İki tanesinin fotoğrafını çektim. Daha çok vardı ama foto çekmek aklıma geç geldi.


Şuna bakın ya, camdan sarkıp “siz oynayın annem izin vermiyor” diyen çocuklar gibi değil mi? ya da sıcaktan bunalıp kendini balkona atan bir dayıyı da andırıyor :)) veya da mahallenin meraklı Melahat teyzesi :D

Bu da Mısır’dan bir kedi heykelini andırıyor :)

Dün Üsküp’e dair elimdeki son videoları da birleştirip YouTube’a attım. İyi güzel de izlemesi zor ahahah. Daha yavaş çekmeyi öğrenmeliyim :D İzlerken başım döndü. Eskiden bir sahaf gezisi videosu atmıştım böyle, ve izleyen biri “o kadar hızlı çekmişsin ki hiçbir şey göremedim” yazmıştı :D haklıydı ve içime sinmediği için videoyu kaldırmıştım. Ama bunu kaldırmayacağım. Sabırlı biriyseniz ve izlemek isterseniz: Video

Tekrar gezmek istiyorum hep gezmek istiyorum buralarda durmak istemiyorumm atın beni denizlereeeee

Ekim’de de Belgrad’a gitmek istiyorum uçak bileti de buldum ama önce başhekime sorup izin verip vermeyeceğini öğrenmem lazım çünkü bir yılım daha dolmadığı için izin hakkım henüz tanımlanmadı… Eğer gidersem bu sefer daha sakin çekicem videoları ajshshsh 


Bu aralar beynimde çalan şarkıyı da eklemek istiyorum, öyle ki Üsküp dönüş gününde AirPort otobüsüne giderken yolda şarkının girişini mırıldanıyordum :’) this is The end : Skyfall 

3 Haziran 2026 Çarşamba

Birden 30 dereceye çıkan sıcaklık


 Akşam yemeğim :))

Çok yorgunum. Çok sıcak. 

Birden yaza girdik. Ne giyeceğimi şaşırdım. 

Mesela yarın ne giyeceğim hiç bilmiyorum ama çok uykum var düşünmek de istemiyorum. 

Normalde giyeceklerimi hep akşamdan ayarlarım, siz akşamdan mı ayarlıyorsunuz sabah kalkınca mı? Bu sefer ben sabah kalkınca ayarlayacağım gerçi yine kafamda bir şeyler var ama onları giyersem sıcak olacakmış gibi geliyor o yüzden karar veremiyorum. Normal pantolon gömlek bile fazla geliyor bu günlerde. Yarın 30 derece olacakmış. Bakalım nasıl geçecek. 

2 Haziran 2026 Salı

Mis kokulu yaseminler

Yaseminler ne güzel kokuyorlar ya.

Mor salkımlar bitti, sıra yaseminlerde. 

Ve daha yeni açmaya başladılar, çoğu tomurcuk halinde henüz. Bir kaç minik dal koparıp masama koydum, çalıştıkça arada kokusu geliyordu burnuma. Masama bahar geldi.

Bugün dünden de zor bir gündü. Umarım geri kalan günler kolaylaşır. Bir kaç gün çalışmayınca bu kadar zorlanmak çok gıcık ya. 

Biraz da pms gerginliğim var zaten, tabi yine dolunaya da denk gelmiş yeni farkediyorum. Biraz sinirli ve pasif agresifim. Bir de uykusuz… güya dün erken yatacaktım, olmadı. Ama bugün kararlıyım erken yatacağım :) 

Huzurlu geceler ve güzel günlerimiz olsun.

Artık beynim durma noktasında, birileri bir şey diyor algılayamıyorum falan. Bence ben biran önce yatayım :)

1 Haziran 2026 Pazartesi

Haziran başlıyooorr

Bu kremalardan Türkiye’de neden yok ki? Ya da var da benim mi haberim yok? Çok pratikler. 

Pazartesi biraz sendromlu başladı. Biriken işler bir anda dağ gibi yıkıldı üzerimize. Altından kalkabildiğimiz kadarıyla kalktık gerisini ertesi güne bıraktık. Aşırı yorgunken bir de aşırı mesai fazla geldi. Herkes aynı durumdaydı, kimle karşılaşsam yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Tatil sonrası işe dönmek zor oluyor yaaa. Halbuki hayatının çoğunu mesaide geçiriyorsun, yine de tatile adapte olmak işe dönüşe adapte olmaktan daha kolay.

Neyse ki haftanın bir gününü atlattık bile. Devamı daha kolay geçer umarım. 

Bugün Haziran’a girdik. Benim doğum günü ayım ❤️ artık resmi olarak yaza girmiş bulunuyoruz. Sonunda uzun güneşli günler ve sıcak havalara kavuştuklkkk gözümüz aydın yazsever arkadaşlarım.

Makedonya’ya gittiğimi öğrenenlerin ilk sorduğu şey genelde ne kadar tuttu oluyor. Ben hepsini toplayıp bütçe çıkarmamıştım ama çıkarsam iyi olacak sanırım, bana da not olur hem. Bugün fırsatım olmadı ama ilk fırsatta hesaplayıp bir önceki gezi yazımın altına ekleme yapacağım. 

Şimdi uyumak istiyorum, hala yorgunum. Yarın görüşürüz 🌺