Geçen hafta ya da bu haftanın başı da olabilir emin değilim zaman algımı biraz kaybetmiş olabilirim, sabah evden çıkıp servis bekleme yerime doğru yürürken yol kenarında bir yavru kedi ölüsü gördüm. Akşamına bir akrabamızın vefat haberi geldi.
Bu sabah da yine bir yavru kedi ölüsü gördüm yine servise doğru giderken… tedirgin oldum yalan yok. Allah yaşlanıp dünyadan elini eteğini çekmiş artık ölümü bekleyenlere nasip etsin diğerlerine uzun ve güzel ömürler versin.
Çalışma yerimde artık patlama noktasına geldiğim için ne kadar az zaman geçirirsem o kadar iyi modundayım. Servis 1 saat erken bırakıyor maalesef mesaiden önce. Ben de başka yer bulamayınca soluğu kahvecide aldım yine. Buranın dışında bir de mahalle kahvesi gibi bir yer var ama küçücük ve soğuk, herkes sigara içiyor, oraya gitmek hiç istemedim.
Kahveci bi 5-6 dk beklemeniz gerek dedi. Yedi buçukta açılıyormuş kasa. Eski işyerimde hiç böyle bir şey yaşamadığımı hatırladım, ne zaman gitsek ilk müşteri de olsak kahve hep hazırdı. Ama orda saat 8de gidiyorduk şimdi hatırladım, en erken 7:50de oradaydık. Burada ise 7:20de iniyorum.
Bekledim içerde oturup, sonra biri daha geldi o da bekledi. İki kişi çalışıyorlar ve gerginlerdi biraz. Birilerinden şikayet ediyorlardı müdürleriydi sanırım. Sonra "sıradan alayım" dedi çalışan ve gittim kasaya. Sütlü filtre istedim bir de peynirli simit, çocuk bi baktı meğer filtre kahveyi koymamışlar makineye. Biraz daha bekler miyim yoksa Latte veya Amerikano ister miyim diye sordu, sabah sabah amerikano sert olur diye latte olsun o zaman dedim. Tamam dedi o zaman filtre kahve diye gireyim onu da(Latte filtreden pahalı normalde), bir boy büyük alırsanız yiyeceğiniz indirimli oluyor yani 260 yerine 240 ödüyorsunuz, olsun mu dedi. Olsun dedim, lehime bir alışveriş oldu.
Ölü kedi inancım yerleşmeden kırılıyor sanırım yani inşallah. Kendi kendime bak iyi şeyler oluyor kötü düşünme dedim.
Ben bir özel hastanenin arşivinde çalışıyorum ve çalıştığım yerde yan yana birkaç özel hastane var böyle. Şimdi kahveciye hastane çalışanları geldi kıyafetli şekilde. Hemşireler sanırım , mavi yeşil takımlar olur ya hani. Tam kahvelerini alıp çıkacaklarken kapıda bir adamla karşılaştılar “aaa hocam yakaladık sizi” diyip gülüştüler, adam da şakasına “hasta var acil içerde siz nerdesiniz” gibi bişeyler dedi sonra şaka dedi güldüler. Afiyet olsun dedi doktor, kahve almaya içeri girdi. Doktorlara sürekli herkes hocam diyor, belediyede çalışırken de herkese başkanım diyorduk. Sektör değişince hitaplar da değişiyor.
Sonra başka bir doktor da girdi içeri, bu beyaz önlüğü ile gelmişti diğeri sivildi. İki doktor sırada beklerlerken başka doktor geldi. Kasadaki çocuk da tanıyor bunları, geldiklerinde "hoşgeldiniz hocam" diyor.
Bir gün hastane ortamında çalışacağımı hiç düşünmezdim, doktorlar dizisinde gibi hissediyorum bazen :)
Sonra içeri girip odama geçince o his geçiyor biraz çünkü arşiv otopark katında saklı bir odada, hastanede çalıştığımı bazen anonslarda kod uyarısı yaptıklarında hatırlıyorum bir de kat sekreterleri dosya getirip yoğunluktan şikayet ettiklerinde.
Bak şimdi bir tane de kadın geldi, kasadaki çocuk “hocam dün yoktunuz sizin için 7de açtım kasayı bekledim bekledim gelmediniz” dedi, kadın da “evet gelemedim toplantım vardı” dedi, birbirlerinin saçlarına iltifat ediyorlar şu an. Çok acayip geliyor ya ne zaman alışıcam hastanede çalışmaya bakalım :)) meğer doktorlar da bizim gibi normal insanlarmış :P Bu kahveci bizim hastane değil de başka bir hastanenin altında, yani gelenler bizim hastane çalışanları değildir muhtemelen. En azından çoğunluğu değildir.
Saat 08:08 artık yavaştan çıkayım bari, gecikince bizim kız hemen mesaj atıyor nerdesin diye ama kendisi olunca ara ki bulasın. Mesajlara bakmıyor, işi çıksa haber vermiyor. Geçen kızdım böyle olmaz diye, tamam dedi. Öğrenecek hepsini inşşş.