Sayfalar

28 Şubat 2019 Perşembe

59- Netflix


Şubat’ın son günüydü bugün. Hava soğuk hala...
Ben nurofen kullanmaya devam ediyorum ama şu an pek iyileşme gösterdim sayılmaz.
Breaking bad dizisinde 5.sezondayım. Walt ne şerefsiz biri oldu ya 😒
Bir de netflixe üye oldum. Bir ya da iki hafta oldu galiba. Sürekli başka konumdan giriş yapıldı diye mail alıyordum, otomatik üretilen güçlü bir parola koydum sonunda. Şimdilik güvende görünüyor. Bir tavsiyeniz olursa izleyebilirim.

27 Şubat 2019 Çarşamba

58- Doğum günü sorunsalı


Gecenin bir yarısı sol gözüm acıyarak ve yaşararak uyandım. Sol yanağım sırılsıklam olmuştu ve hala gözüm yaşarıyordu. Neden olduğunu anlamadım. Sabah biraz daha sürdü rahatsızlık hissi sonra geçti. Göz bandıyla mı uyusam acaba artık, bir kaç kere daha böyle oldu. Can sıkıyor.

Dün öğlen havanın bir anda aşırı ısınmasıyla sıcaklayıp, serinlemeye çalışmak şifayı kapmama davetiye çıkardı. Bugün boğazım şiş olarak uyandım. Burnum hafiften yokluyor beni. Grip/nezle moduna geçmemek için kendimi telkin ediyorum. Arkadaşımın tavsiyesiyle öğlen gidip eczaneden Nurofen aldım, 17küsür liraya. Reçetesiz satılıyor ama kutusunda reçete ile satılır yazıyor, ilginç :)
Günde üç kere mi kullanmalıyım diye sordum eczaneye, öyle demişti arkadaşım çünkü. Evet, ama iki defa da yeterli dedi. Öğlen bir tane aldım, akşam da alıp sabah akşam devam edeceğim. Belki sabah-öğle-akşam da alabilirim daha iyi etki etmesi için. İnşallah ağırlaşmadan atlatabilirim.

Bugün erkek kardeşimin doğum gününü kutlayacağız. Aslında doğum günü Ağustos'ta ama yaza denk geldiği için çok az kişiyle fazla sade geçiyor diye Şubat'a aldırdı :)) Haklı bence. Benimki de Haziran'da mesela ve ben de yaza kavuşma heyecanıyla unutulan doğumgünlerimde içerleniyordum. Kış ve bahar aylarında doğanlar bu açıdan çok şanslı bence, okulda okul arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle de kutlanıyor ayrıca, yazın kimi nereden toplayacaksın da kutlayacaksın... Yazın doğanların yılda iki doğum günü olmalı biri yaz biri kış :)

Bugün hava değişkendi, bazen kar yağdı bazen dolu yağdı bazen yağmur yağdı bazen de hiçbir şey yağmadı :)

Sürpriz yapan filizler


Neler oluyor böyle, filizlenen filizlenene :)
İlk paylaştığım filiz gelişemeden yok olacak gibi görünüyor. Yaprakları çok küçük ve hiç bir büyüme yok. Fotoğrafta ağzını açmış gibi duran açık yeşil filizin hemen arkasındaki minik sokak lambası görünümlü koyu yeşil filizden bahsediyorum :)

İkinci olarak çıkan açık yeşil filizi(ağzını açmış gibi olan) paylaşmak için biraz daha büyümesini bekliyordum ki bugün ikisinin arasında filizlenen yeni bir şey çarptı gözüme toprağın altından. Belki hepsi limon da olabilir, farklı şeyler de...

26 Şubat 2019 Salı

57- Kaybettiklerimiz

Üniversiteden bir arkadaşımın babasının öldüğünü öğrendim. Şaka gibi geliyor. Hayat geçiyor ve sürekli bir şeyler değişiyor...
Üniversite yıllarındayken zamanı sabitleyebilmek isterdim. Hayata büyük umutlarla ve içten gelen bir güçle bakmak ne güzeldi. Okul bitti ve hayata yenilmeler başladı. Bu yetmezmiş gibi hayat kayıplar gösterip bizi sınamaya devam ediyor...

25 Şubat 2019 Pazartesi

Senaryo Yazarlığı kursu ne oldu?


Ne zamandır bu kurs hakkında yazmıyorum, merak edenler olmuştur. Ben kursu bıraktım. Geçen hafta gruba atılan bir mesajla sadece üç kişi kaldıklarını öğrendim. Yeni herkes birer birer bıraktı sadece 3 kişi inatla devam ediyor. Hoca sertifika veremeyeceğini söyledi çünkü sertifika verilebilmesi için sınıf mevcudunun 10un altına düşmemesi gerekiyormuş.

Kurs başta çok keyifli ve öğreticiydi, ama gün geçtikçe kendisini tekrarlamaya ve aşırı sıkıcı olmaya başladı. Bana bir şey katmıyor madem, neden haftaiçi işten sonraki vakitlerimi ona feda edeyim ki? Baştaki gibi devam etse kesinlikle bırakmazdım, hocaya birkaç defa sorduk senaryo yazmaya ne zaman geçeceğiz, bilmem neyi nasıl yapacağız vs diye ve her defasında ooo durun daha ona var sırayla gidiyoruz dedi ama maalesef bir yere gidemedikçe sıkıldık ve dağıldık. Hevesle başlamıştım, keşke hevesim kırılmasaydı diyorum sadece.

56- Cesur olun



Bugün İlber Ortaylı'nın yeni çıkan kitabından bir tavsiyeyi yazmak istiyorum sadece:

“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”

24 Şubat 2019 Pazar

55- Her şey tam da olması gerektiği gibi oluyor


Stres yok, panik yok. Her şeyi yönetemezsin, her şey dört dörtlük olamaz. Kabullen, ders al, akışına bırak. Hayatta en önemli şeylerin huzur, sağlık, mutluluk, anlayış, merhamet, dürüstlük, saygı ve sevgi olduğunu unutma. Para, güzellik, şan şöhret değil, yani maddiyat değil maneviyat olsun hayattaki önceliğin. Üç günlük dünya, hiçbir şey kalıcı değil unutma.

Kendime not, belki size de iyi gelir.

23 Şubat 2019 Cumartesi

54- Kar yağıyor

Bir arkadaşla günler öncesinden sözleşmiştik, o yüzden sabah çıkan fırtınaya rağmen Kadıköy’e gittik. İnce ve karışık şekilde sürekli kar yağdı. Hala yağmaya devam ediyor her taraf bembeyaz oldu.  Yarın da yağacakmış, haftasonu ile birlikte o da bitecekmiş.

22 Şubat 2019 Cuma

53- İyi geceler

Bir haftanın çalışma günleri daha bitti.
Atkı örüyordum bayadır onu da bitirdim.
Öyle işte yazacak bir şey bulamıyorum bugün. Çünkü yazmayı unuttum ve şimdi tam uyumaya karar vermişken aklıma geldi ne yazsam bilemedim. Neyse yarın görüşürüz.

21 Şubat 2019 Perşembe

52- Hayat amacınız ne?


Mutlu olmak istiyorsak büyük hedefler bulmamız lazım. Zorlanmamız, uğraşmamız ve pes etmememiz lazım. Bazen beynimi zorlamaya ihtiyaç duyuyorum, size de oluyor mu bilmiyorum. Yeni bilgiler edinmeliyim, büyük kararlar almalıyım diyorum. Bize yaşamı daha iyi hissettiren, sonuna kadar gitmek isteyeceğimiz bir şeyler illa ki vardır. Yeter ki aramaktan vazgeçmeyelim.

Havalar ve filizler


Bu fotoğrafı bu sabah işe gelirken çektim. Baktıkça içime hüzün çöküyor. Kapana kısılmış gibi, hayat durmuş gibi, bir daha güneş hiç görünmeyecekmiş gibi hisler doğuyor... Ama bir yandan da hayran kaldım bu görüntüye, baktıkça bakasım geliyor. O kadar fazla hikaye çıkarılır ki bu fotoğraftan, o kadar çok şey anlatıyor ki.

Limon filizimin fotoğrafını dün çekmiştim. Yapraklar koyulaşıyor ve büyüyor.

Yanında da bir sürprizle karşılaştım.
Limon filizini Starbucks bardağına geçirirken bardak dolsun diye dolabımda masamda ne kadar toprak varsa doldurmuştum. Topraklarda limon, muşmula ve hurma çekirdekleri vardı. Takviye yaparken denk gelen çekirdekleri attım bulamadıklarım toprakta kaldı. Nasılsa bir ayı geçti artık çıkmazlar diye düşünüyordum ama birileri çıkmaya karar vermiş anlaşılan. Acaba kim? :)

20 Şubat 2019 Çarşamba

51- Sisli Çarşamba


Cemre havaya düştüğünden midir nedir, baya sis vardı bugün. Bir bitkinlik, sıkkınlık hali de vardı genel olarak.
Hafta sonu kar yağacakmış. Bir de tutarmış 😄

19 Şubat 2019 Salı

50- İlk cemre


Havalar ışıl ışıl güneşli oldukça tüm günü dört duvar arasında monitöre bakarak geçirmek insanın ağırına gittiği için benim bu gergin hallerim galiba... Üzerimdeki ölü toprağı atıyor da olabilirim gündüz süresi kısa olan günleri geride bıraktıkça.

Bugün ilk cemre düştü, Yaz'cıların (ben dahil) gözü aydın.

Bugün fark ettiğim şey, hayattan bir tat almak istiyorsan cesur olup risk almak zorundasın. Yoksa ot gibi yaşarsın.

Allah gönlümüze göre, en güzel yerlere doğru açsın yollarımızı.

18 Şubat 2019 Pazartesi

49- Kuyruğu dik tutma çabası


Acaba güçlü ve mutlu görünmeye çalışmaya alıştım da ondan mı artık her şeye gülümseyip geçebiliyorum. Hissizleştim mi? Önceden daha şiddetli duygular yaşardım şimdi hep tekdüze. Amaan boşver takmaya değmez diyip geçiyorum. Mutlu görünüyorum, mutlu olduğumu düşünüyorum ama arka plana mı atıyorum üzüntülerimi acaba? Öğrenilmiş çaresizlik bu olabilir mi?

Bugün pazartesi ve ben pazartesi sendromunu ciddi ciddi hissediyorum artık. Çalışmaktan, monoton hayattan sıkıldım sanırım. Çalışmasan da olmuyor...

Ufak tefek şeylere bile çok takıyorum mutsuzken. Mesela her çalıştığım yerde en düşük maaşı almayı nasıl başarıyorum? Bunu önceden takmazdım ama hiç kimsenin kendi zammından maaşından bir türlü memnun olmaması ama benim buna da şükür deyip kabullenmem enayilik mi diye düşünmeye başlıyorum... İnsanların memnuniyetsizliği, her maaş günü yüzleri asık olup yine mutsuz yine isyankar bir hava salmaları bunaltıyor beni. Bulunduğum ortam, çevremdeki insanlar, daha ne kadar tahammül edebilirim bilmiyorum...

17 Şubat 2019 Pazar

48- Güneşli ama soğuk Pazar

Önce ben dışarı çıkmak istedim, kardeşim her yer kalabalıktır trafik vardır boşver dedi vazgeçtik. Sonra güneşli güzel havayı içeriden izlemeye daha fazla dayanamadım ve ısrar etmeye başladım neyse ki ikna ettim. Hazırlandık çıktık, hava beklediğimden soğuktu. Rüzgar insanın içine işliyordu. Karda yürüyor gibi hissettim kendimi.
Çengelköy’e gittik. Her yer gerçekten de çok kalabalıktı ve trafik vardı. Çınaraltında hiç yer yoktu. Boon cafede listeye isim yazıp sırayla içeri alıyorlardı. Erbab’a gittik yemek yedik sonra çıktık sahilde fotoğraflar çekindik. Daha sonra Müzelik adında bir cafeye gidip bir kahve ve bir sürü fotoğraf da orada çekindik ve gezip geldik.
Çıkmasaydım üzülürdüm. İyi ki çıktık bugün.

16 Şubat 2019 Cumartesi

47- Güneşli Cumartesi


Güneşli bir Cumartesiydi, evde geçirdim. Çamaşır bulaşık falan derken gün bitti.
Yarın inşallah dışarı çıkabilirim. Haftasonum evde geçsin istemiyorum.

Bitkilerim-2

 Geçen yazımda bahsettiğim defne ağacının budanmış hali. Kockoca ağaç oluyordu yazın sulamayı unutunca soldu minicik kaldı şimdi. Bir tek yanındaki sürgün yeşildi. Onu bıraktık. Bakalım toparlanacak mı.

 İş yerinde dalları nedense yumuşayıp kopan Yuka’nın düşmek üzere olan bu dalını alıp eve getirdim köklendirmek için. Bakımı hakkında hiçbir bilgim yok.

 Budadığım avokado olduğu gibi duruyor.


Bu saçaklı arkadaşı bitkilere bakan abiye hediye ettim. Nasıl yetiştirileceğini defalarca anlatmama rağmen yapmayıp benim çekirdeklere hayranlıkla bakması bir anda ‘neden hediye etmiyorum ki’ fikrini doğurdu içimde :)) Ama Pazartesi alacak, şimdilik dolabımda emanet olarak duruyor.



Ve geçen yazıda paylaşmayı unuttuğum Aloe Vera’m. Paylaştıysam da hatırlamıyorum. Kızkardeşimin arkadaşından aldığı bir küçük yavru kocaman oldu yavru bile veriyor. Ve kendi aloe verasından bu yavruyu bana verdi kardeşim.

Avokado çekirdeği filizlendirmek hakkında


Yetişririrken öğrendiğim avokado fizilendirme yolunda farkettiğim bir noktayı paylaşmak istiyorum.

Fotoğrafta gördüğünüz avokado çekirdeğini her zamanki gibi üç kürdan batırarak suda köklendirdim. Aralandı bir süre sonra ve içinden filiz görünmeye başladı ama henüz çıkmamıştı. Filizin uzamasını beklemeden, o haldeyken toprağa geçirdim. 

Normalde filiz çıkarken bile çekirdek suda bekletilmeye devam edildiğinde avokado filizi hızla uzuyor ve rengi geç geliyor. Bu avokadomda ise uzama hızı daha yavaştı ama filizin rengi daha çabuk koyulaştı ve sanki daha fazla uzamayacak gibi görünüyor. Böyle diyince bunun kötü bir şey olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. Çıkan filiz hızla uzadığı zaman avokadomuzun gövdesi uzun ince bir hal alıyor ve bir süre sonra gövdesi cılız yaprakları büyük olduğundan kendisini besleyememeye başlıyor. Bu şekilde yavaş bir büyümeyle, yukarı doğru değil de daha geniş çaplı büyürse daha dayanıklı bir ağaca sahip olabiliriz. 


15 Şubat 2019 Cuma

46- Değer görme arzusu


Yaptıklarımızla övülmek, takdir kazanmak, tebrik edilmek, gıptayla bakılmak güzel şeyler değil mi?

Hayattaki en büyük ihtiyaçlarımızdan biri de değerli hissetmek. Birilerinden değer görmek ya da bir şeyler başararak kendimize değer vermek gibi...

Ne kadar doğru, ne kadar sağlıklı orası tartışılır.
Tam kararı nedir? Kişiye göre değişir.
Ama hayatı daha keyifli geçirmeyi sağladığı kesin.

30 Şarkı Meydan Okuması 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29 ve 30.


Taslaklarda yarım kalan bir Challenge buldum. Haydi tamamlayalım...
Ne zaman başlamıştım hatırlamıyorum ama bitmesinin zamanı geldi de geçti bile...

   19. Sana yaşamı düşündüren bir şarkı:

Birkaç gün önce Spotify'da karşıma çıkmasıyla yeni keşfettiğim Gemide filminin soundtrack'i. (link)


   20. Senin için anlamı büyük olan bir şarkı

Mor ve ötesi - Cambaz (13-14 yıl önce Turkcell'de çalarken dinlet vardı bende bu şarkı çalardı)


   21. Adında isim geçen bir şarkı

Musa Eroğlu - Mihriban


   23. Herkesin dinlemesi gerektiğini düşündüğün bir şarkı

Marc Aryan - Kalbin Yok Mu?


   24. Dağılmamış olmasını dilediğin gruptan bir şarkı

R.E.M. - Everybody Hurts


   25. Artık hayatta olmayan sanatçıdan bir şarkı

Müslüm Gürses - Nilüfer


   26. Aşık olmak istemene yol açan bir şarkı

Maroon 5 - Girls Like You


   27. Kalbini kıran bir şarkı

Barış Manço - Gülpembe


   28. Sesini çok sevdiğin şarkıcıdan bir şarkı

Ebru Gündeş - Aşık


   30. Sana seni anlatan bir şarkı

Sezen Aksu - Farkındayım

13 Şubat 2019 Çarşamba

44- Kapalı günler...


Aman da kocaman mı olmuş limoncuğum. :)
Başım ağrıyor, dişim ağrıyor, hava iki gündür kapalı ve yağmurlu içim karardı ya. Limon filizime bakıp mutlu oluyorum ben de 😄

12 Şubat 2019 Salı

43- Mim Kahve



İş çıkışı kardeşim geldi Üsküdar’daki mim kahveye gittik. Sonra da Cafe trend’e. İyi oldu güzel oldu. Yağmur vardı ama olsun :)

Hamburgerine bayıldım. Mekan zaten çok güzel. Gitmediyseniz gidin.

11 Şubat 2019 Pazartesi

42- Bacak ağrısı


Bir süredir sol bacağım ağrıyor, daha doğrusu sol dizimin arkası ve biraz da yukarısı. Hastanelerden ortopedi için randevu bulmak mümkün değil neredeyse... Daha fazla beklemek de istemiyorum. Özele gitsem bir de filmi röntgeni için ayrıca masraf çıkar diye çekiniyorum. Ne yapacağım bilmiyorum şimdilik...

10 Şubat 2019 Pazar

41- Günün kareleri


Boncukları kullanma çalışmalarına başladım. Bunun için lastikli misina aldım, kadife boncukları bileklik yaptım ama böyle boncuğu lastik misinaya geçirip bileklik yapma fikrini tüm boncuklarda uygulamak istemiyorum. Başka bir şeylerde kullanmak istiyorum. Bir sürü boncuğum var hepsini bileklik yaparsam dükkan açmam gerekir... Hem ben takı kullanmayı çok seven biri de değilim. 

 İşte siyah ve şeffaf renkli lastik misinalarım da hobi malzemelerim arasında yerini aldı.

 Görünce almadan duramadığım bu iki kolye malzemesini de cüzdanımda buldum. Bulmuşken ekleyeyim dedim.

 Bugün kızkardeşimle ıslak kurabiye yaptık, çok lezzetli oldu ama çok fazla kalorili :)

Yoğurdum tutmuş gibi ama tutmamış gibi de... anlayamadım. Katılaşmış ama çok değil, sıvı biraz. Süt iyi değildi herhalde 🤓

Benden günlük haberler böyle.

9 Şubat 2019 Cumartesi

40- Bioderma Yüz yıkama jeli


Yaptığım bir alışverişte hediye olarak gelen Bioderma’nın bu yüz yıkama jelini dün gece ilk defa kullandım. Karma ve yağlı ciltler yazdığı için kullanmakta tereddüt etmiştim önce, çünkü normalde karma bir cildim var ama sivilce tedavisinden sonra çok hassas bir cildim oldu. Fazla bekletmedim, hemen köpürtüp yıkadım. Sabah yüzüm tertemiz ve ışıl ışıl görünüyordu.
Devam ederim kullanmaya. Ama sabah kullanmayı düşünmüyorum, sadece akşam kullanmak daha mantıklı geliyor.

Bunun dışında, bugün ilk kez yoğurt mayaladım, bakalım tutacak mı... Fırında duruyor şu an.

Son olarak, Livaneli’nin kitabını bir türlü okuyamıyorum. Elia ile yolculuk isimli kitap.
Elimde sürünüyor haftalardır. Her kitabını seviyorum diye büyük konuşmuşum herhalde ya da roman okuma havamda değilim. Ben de bugün ‘mutluluk kürleri’ kitabına başladım. Korkunç gerçekler var... Sağlığımız çok büyük tehlikede aslında. Acayip ilgi ve merakla okuyorum, şimdilik iyi gidiyor.

8 Şubat 2019 Cuma

39- Starbucks bardağında limon filizi


Plastik bardakta filizlendirdiğim limonu starbucks’ın orta boy(grande) bardağına geçirdim. Daha fazla kök verip daha hızlı büyümesini umuyorum.

Alice muzikaline gitmek istiyorum, en ucuz bilet 5.kategoride 98tl. Zorlu psm’yi bilen var mı bu beşinci kategori çok mu kötü yerde?

7 Şubat 2019 Perşembe

38- Organize işler sazan sarmalı


Kardeşimle organize işler sazan sarmalı filmine gittik, bayıldıkk.

Kadro mükemmel, film mükemmel, istanbul görüntüleri, müzikler, her şey çok güzel. Çok güldük çok eğlendik, arka sırada tuhaf gülen bir çocuk vardı o güldükçe onun gülüşüne de ayrı güldük. Film buram buram kalite kokuyor. Tekrar izlemek istiyorum şimdiden...


Bunun dışında, genel olarak sinema salonlarındaki bir sorundan bahsetmek istiyorum, bozuk koltuklar tamir edilmiyor. Bozuk derken hani arkaya yaslanınca neredeyse yatak olanlar. Ekranı göremez hale geliyoruz dik durmuyor sırtı. Böyle bir koltuğa denk geldik yine, gidip görevliye söyledim durumu ve sadece dediği şey yanındaki koltuğa geçin demek oldu. Yanındaki doluysa peki diye sordum, bakmalarını rica ettim de neyse ki o sıranın full boş olduğunu öğrendim. Salon çok boş değildi ama ilginç bir şekilde bizim sırada sadece biz vardık 😁

Hem başkalarına faydası olur hem de biz de bir dahakine dikkat ederiz diye bir kaç koltuğu ihbar etmek istiyorum 🤓

Ümraniye meydan Cinemaximum 8.salonda H-8 bozuk, H-7 ve H-6 sağlam.
7. Salonda ise J-11 bozuk. J-9 ve J-10 sağlam. Önden biri dikkatimi çekti onun da koltuğu bozuktu ama etrafı dolu olduğu için oturmak zorunda kalmıştı, onun numarası ise H-10.
Aslında siz de arızalı koltukları yorum olarak belirtirseniz bu sayfayı bu bilgilerle güncelleyip daha faydalı olmasını sağlayabiliriz.


(firsat.me ile uygun fiyata sinema bileti almak ile ilgili yazımı okumak için tıklayın)

6 Şubat 2019 Çarşamba

37- SketchBook ile yaptığım bir çizim


Şuradaki yazımda, eski bir çizimimi paylaştığımda bana şimdiki ruh halini de çiz şu anki duygu ve düşüncelerin nasıl diye yorumlar yapmıştınız.

Ben de çizdim :))

İşte şimdiki halim 😁

Dün akşam önce deftere analog bir şeyler çizmeye çalıştım, bayadır çizim yapmadığım için baya körelmişim. Sonra SketchBook uygulamasıyla dijital bir şeyler karaladım. boyalarla ve fırçalarla oynadıkça oynayasım geldi. Ortaya bu çıktı :)

Ivır zıvır enstitüsü - Çekiliş duyurusu


Sevgili Büşra blogunda bir çekiliş yapmış, hepsi birbirinden güzel bir sürü ürün eklemiş. Hepsini çok beğendim, katıldım hemen :)

İsteyenler bu yazısına gidip şartlarını okuyup katılabilirler.

Çekilişin içeriği şöyle:
-Sense Vucut şampuanı
-Ithink stereo kulaklık (mikrofonlu ve bass özellikli)
-Avon care el kremi
-Avon gözkalemi
-Color Trend Ruj
-Gel kırmızı oje
-Nina isimli roman (ben okumadım, 2 tane aldım, artık alanla beraber okuruz)
-Elseve tek kullanımlık saç kremi
-Color trend renk karıştırmayan tel
-Minik cep ruju
-A kişisinin özel hediyesi Ytü ajandası ve kalemi (inanılmaz kullanışlı ben de kullanıyorum)

(Yurtdışından katılımı maalesef kabul etmiyorum. Kargosu bana aittir.)

Herkese bol şans :)

5 Şubat 2019 Salı

36- FatSecret


435 kalori daha alabilirmişim. Ne yesem acaba😁
Dün baya aşmıştım, bugün dikkat etmeye çalıştım ve ufacık bir dikkatin bile büyük farklar yapabilidiğimi gördüm.

Bir de Göbeği Eritin uygulaması var, harika bir şey. Tam bir spor salonundaymışsın gibi hoca ve müzik eşliğinde spor yaptırıyor ama sadece bir gün yapıp izne çıktım. Dönünce başlarım deyip başlamadım. İlk günü yaptıktan sonra üç gün hamlamış şekilde dolaşınca gözüm korktu :))


Uygulama Linkleri:

FatSecret Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.fatsecret.android&hl=tr
FatSecret AppStore: https://itunes.apple.com/tr/app/calorie-counter-by-fatsecret/id347184248

Göbeği Ertirin Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=losebellyfat.flatstomach.absworkout.fatburning
Göbeği Eritin AppStore: https://itunes.apple.com/tr/app/g%C3%B6bek-eritme-egzersizleri/id1401094894?l=tr&mt=8

Çok değişik bir çekirdeksin sen


İçinde sanki koca bir örümcek oluşuyormuş gibi.
Hiç bu kadar bacaklı bir filiz görmemiştim. Birkaç dal mı olacak yoksa yapraklı mı çıkacak merak ediyorum. Gerçi pembe olan sadece bir nokta var, yani gövde bir tane o zaman. Diğer saçaklar belki de hiç gelişmezler.
Ürkütücü bir görüntüsü var yine de.


Bu da benim diğer canavar. Avokadolar cadı meyvesi falan olabilir mi?  😁

4 Şubat 2019 Pazartesi

Hobi malzemelerimi bitiriyorum


Marie Kondo'nun kitabını okuyup, Konmari metoduyla eşyalarımı azaltıp tekrar düzenledikçe duyduğum rahatlık hissini hobi malzemelerimle yaparak devam ettirmek istiyorum.
Elimden geldiğince bana ait eşyaların az olması için uğraşıyorum ve kullanmadıklarımı hayatımdan çıkarmaya çalışıyorum.

Ne zamandır elimi nereye atsam başka bir hobi malzemesiyle karşılaşmak beni huzursuz ediyor. Yıllar önce aldığım malzemeler, o anki hevesle neler hayal ederek aldığımı bile hatırlamadığım şeyler şimdi sadece evde yer kaplayan ıvır zıvırlara dönüşmüşler...

Karar verdim, elimdekileri bitirmeden yeni hobi malzemeleri almak yok! (Yeni bir hobiye başlamak da yok!).
Çok gerekirse sadece (elimdeki hobileri kullanmak için ufak bir parçaya daha ihtiyacım olursa mesela) o parçayı alıp fazlasını kesinlikle almayacağım. O parçayı da kullanıp bitirip o hobi malzemelerimle birlikte, benimle kalma sürecini tamamlatmış olacağım.

Bu şekilde malzemelerimi kullandıkça buraya da eklemeye çalışacağım. Umarım ortaya güzel şeyler çıkar.

Bu karar ile kalkıp üşenmeden tüm malzemeleri tek tek yerlerinden bulup çıkarıp fotoğrafladım. Aşağıya fotoğraflarını ekledim.

Hepsi bu kadar diye biliyorum, azalttıkça gözümden kaçan başka malzemeler de varsa ortaya çıkabilir tabi. Öyle bir şey olursa onları da ya buraya eklerim ya da kullanırken belirtirim bu da varmış diye.

Öncelikle bu listede kalemlerim, defterlerim ve kitaplarım yok. Normalde bir dolu var da bu yazıda yok bunu belirteyim..

Şimdi gelelim malzemelerimin neler olduğuna.

Yukarıda da eklediğim boyalarım... Arka sıradakiler de görünsün diye aşağıya daha ayrıntılı ekliyorum.

Akrilik boyalar, dekupaj boyası, eskitme boyası, sır vernik, glazing medium, boncuk boya, kara tahta boyası, sprey boya ve akrilik vernik var.



Bunlar da fimo hamurlarım. Alıp iki tanesini kullanıp ufak bir şeyler denemiştik kardeşimle. İki tanesi açılmış farkederseniz. Biri kırmızı diğeri hardal rengi gibi, pullu gibi parlak biraz.


Masking Tape'lerim, yani desenli bantlarım. Bir kısmı aliexpress'ten aldığım kağıt bantlar, bir kısmı Türkiye'den aldığım normal bant özelliğinde yani elle koparılamayan desenli bantlar(yerdekiler). Aliexpress'ten aldıklarımın altındaki mavi rulo, kurdele. Kumaşının cinsini bilmiyorum, parlak tül gibi ama sert.


Örgü iplerim. Bunları bitirmek için hanım dilendi bey beğendi motifi ile renkli parçalar yapıp birleştireceğim. Sağ tarafta da kalın şişlerle örmeye başladığım atkım var. 10 numara bambi şiş ile yapıyorum ama haftalardır bitiremedim. Bir de küçük numara şişle yapsam ne olurdu acaba...


Tabi bir de amigurumi yapmayı düşünüyorum. Sadece motiflerde harcamayacağım.


Amigurumilerimi doldurmak için yıllar önce aldığım boncuk elyaflarım...


Hapishane işi bileklik yapmayı öğrenince gaza gelip aldığım kum boncuklar. Neden bu kadar fazla almışım ki? Koskoca poşetleri aynı renk boncukla doldurmuşum.
(Not: Sol üstteki harfli olanlar hapishane işi için değil)


Bir de tahta boncuklar almıştım denemek için, siyah ipe geçirmiş olduğum... Yukarıdaki fotoğraflakiler, bileklikleri yaparken boncuk renklerine uygun olması için aldığım farklı renklerdeki naylon ipler. Bir de dantel ipi var, denemek için.


Takı malzemelerim, yaptığım bilekliklere ekleyip daha profesyonel bir görüntü kazandırmak için. Gördüğünüz gibi o da yarım kalmış. Yıllar olmuştur muhtemelen.


İnstagramda bir hesapta pullu yastık yapılışını görüp heves etmiştim, küçük bir parça denedim. Ama benim pullarım kalınmış o yüzden istediğim gibi(ve tabi orada göründüğü gibi) olmamıştı. Ben de para cüzdanına çevirmiştim. Altın rengi olması belki parayı çeker bereket verir diye düşündüm ama hiç kullanmadım :)


Etamin iplerim...




Yeni hobim, bu yıl edindiğim miyuki malzemelerim.


Süslemelerde ve paketlemelerde kullanırım diye heveslenip aldığım hasır iplerim. Amerikan servis de yapabilirim diye düşünerek almıştım.


Bu en yeni hobim, balmumu ile mühür basmak :)


Suluboya malzemelerim ve fırçalarım.
Sulu kuru boyalarım da var ama onu kadraja eklemeyi unutmuşum. Normal kuru boyalarımı, tükenmez kalemlerimi vs çekmedim. Gerek duymadım, belki de üşendim demeliyim hepsini bir araya toplamaya :))


İşsizken, annemle Kadıköy pazarına gittiğimizde aldığım bir poşet dolusu (belki de iki) düğmeleri türlerine göre ayırıp ipe geçirmiştim.


Yine Kadıköy pazarından aldığım kurdeleler ve fermuarlar.


Tuhafiyede görünce bende de bulunsun diye aldığım çıtçıtlar.


Amigurumiye yeni başladığım dönem, hiçbir yerde amigurumi gözü bulamayınca bir tuhafiyede sadece bu şekilde(kedi gözü gibi) olanını bulduğum vidalı gözler. Ben düz siyah arıyordum, hala bulamıyorum gerçi... İlla Çin'den almamız gerekiyor herhalde.


Burda dergisinden kalıp çıkarmak için aldığım milaj kağıtlarım ve resim kağıtlarım.


İşsiz olduğum dönem, modelistlik kursuna gitmiştim. Bitiremedim çünkü bir yandan iş arıyordum ve iş bulmuştum. Şirket batma sürecine girdi işten çıktım birkaç ay sonra ama en azından bir deneyim oldu. O iş ortamım çok güzeldi, tam da üniversite zamanında hayal ettiğim gibiydi...
Neyse işte bu fotoğraftakiler o kurstan kalma mavi ve pembe pelur kağıtlarım.


Annemle çarşı, pazar gezdikçe aldığımız kumaşlar :))


Ne zaman aldığımı hatırlamadığım (bir yıl önce olabilir) boş yüzükler. 100 kat vernik ile resim yapıştırıp kullanmak için almıştım.


İki sene kadar önce, stajyerimizi bu iplerden bileklik yaparken görüp ben de heves edip almıştım. Sadece bir tane yaptım o da küçük oldu kullanamadım.


Tabii ki iki renkle duramayacaktım, hatta farklı tür ipler de alıp deneyecektim (denemedi).


Tutkal çubukları.
Plastik küçük bir tabancam vardı bunlar için, onu bulamadım daha sonra çıkar bir yerden herhalde.


Bunun herhalde en az bi 10 yılı vardır. Altın tozu. Bir zamanlar tezhip kursuna gidip, sıkılıp bırakınca altın tozum elimde kaldı. Bozulur mu, nerede kullanılır, nasıl kullanılır bir fikrim yok ama altın olunca atamıyor insan.


Ya bir bileklik ya da süs bir şeyi bozup bunları sakladım diye hatırlıyorum...


Tuhafiyede görünce hiç aklımda yokken alıp bileklik yaparım dediğim kadife boncuklar...


Bu ve bundan sonrakiler, bir kermesten karışık poşetler halinde satın alıp türlerine göre ayırıp poşetlediğim bilimum boncuk ve türevleri...