254 / 365


Çok mutsuz, kötü bir gündü. Bir şey olduğundan değil de, iç sıkıntılı bir gündü işte.
Kötü bir rüya ile uyandım, bu tür bir rüya gördüğümde hayatımda çok kötü bir şey oluyor ve aylarca kendimi toparlayamıyorum. Zaten rüya yorumunda da dünya azabı yazıyormuş. Ben bu yorumu bilmeden de zamanında bu rüya sonrası azap çektiğim için yorumun doğruluğundan şüphe duymadım görünce.
Celladını bekleyen mahkûm gibi, kesime götürülen bir koyun gibi, lolipop şekere yapışmış karınca gibi uyandım. Yataktan, kalktığımda, yüzümü yıkadığımda, üzerimi giydiğimde hep aklımda ölüm vardı çünkü bu seferkinin yorumu daha da kötüydü, gören kişinin hayatının sonlanmasına işaret ettiği söyleniyordu. Vasiyet yazsam mı acaba diye düşündüm. Demek bu yüzden Allah hep ayrılık yaşattı, evlenip çocuk yapsam öksüz kalacaktı diye düşündüm. Zaten belliydi artık hayatımın bittiği, daha ne yaşayacaktım ki diye düşündüm. Demek ki hızlı yaşa erken öl dedikleri buymuş diye düşündüm ve günlük olarak tuttuğum defterleri ne yapsam diye düşünürken dur ya belki de daha yaşarım dedim. Serviste yanımdaki abla neden konuşmuyorsun dediğinde sadece gülümseyip geçiştirdim. Kahvaltı yaparken arkadaşa peşin peşin kötü rüya gördüğümü söyledim ki neyin var ben mi bişey yaptım falan demesin diye. İşyerine geçip topuklu ayakkabılarımı giyerken son günlerini ayaklarına bu işkenceyi çektirerek mi geçireceksin gerçekten dedim kendime, sonra bari son günlerimde giyeyim de gidişim havalı olsun dedim. Sonra masama geçince işten başımı kaldıramadığım için ölümü rüyayı falan unuttum gitti.
Ölmem herhalde di mi ya? Siz yine de her ihtimale karşı hakkınızı helal edin. Kesin bişey olur gibime geliyor inşallah olmaz ama bu rüya hiç boşa çıkmaz. Ama belki olumlamalar, ametist taşım, dualar ve rüyaya odaklanmama ile atlata da bilirim.

Böyle bir gün işte...

Ha bu arada sabah işyerinde tavana yapışmış bir yarasa vardı. Cam falan açık kalmış herhalde, nasıl girmiş bilmiyorum. Çok ilginçti ama bu ruh halimle fotoğrafını çekesim gelmedi.
4üncü katta, pencereye uzak bir yerde tavanda simsiyah bir şey. Kıpırdamıyor bile garibim. Kelebek yakalama filesi gibi birşeyle alıp dışarı saldılar. İstanbul'un göbeğinde böyle bir şey olması normal mi acaba?

Özlem

4 yorum:

  1. Gece rüyasında benimle kavga edip sabah suratı asık kalkan kocama çok kızarım ben. Adam ciddi ciddi küsüyor yahu.

    Rüyalar, evet bazen çok çok etkiliyorlar ama o zamanlarda dua edip unutmaya bakıyorum. Nasıl olsa hayatta bir yazgımız var bilsek de bilmesek de o olacak, düşünüp gerilmeye gerek yok.

    Hayırdır inşallah diyerek gidiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha ben de öyleyim yaaa çok etkileniyorum :))
      amin hayırdır inşallah. teşekkürler.

      Sil
  2. Ne düşünürsek, neyi çağırırsak onu yaşıyoruz. Kötü rüyaları da iyiye yormak lazım. Bir sıkıntı vardı geçti gitti çok güzel olacak. Ben iyiyim, mutluyum demek lazım. Blog da yeni bir yazım var. "21 gün olumlama" Bence okumalısın, iyi geleceğini umuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakacağım yazınıza, teşekkürler :)

      Sil