Sayfalar

İzledim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzledim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2024 Çarşamba

Elemental: Doğanın Güçleri

Dün izledim, çok güzeldi :) bu kadar bekletmeme gerek yokmuş. İlk çıktığı zamanlar dikkatimi çekmişti ama sürekli ertelemiştim. İyi ki izledim. İnsan karakterleri gibi çok belirgin karakterler elementlerle birleştirilmiş. Keyifle izledim. 

Animasyon izlemek çok keyifli bu arada. Özlemişim :)

8 Ocak 2024 Pazartesi

Film: Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı


Not aldığım filmlerden birini izleyeyim dedim bugün. “Walter Mitty’nin gizli yaşamı”nı not almışım. Açtım izlemeye başladım. 

Yarısına kadar bir kaç kere sıkılıp kapatmayı düşündüm, sırf neden not aldığımı merak ettiğim için izlemeye devam ettim. Belki bir yerde beni yakalar diye bir şans verdim.

Filmin 3te 2si bitti hala sevmedim. Hatta baya bi kısmını hayal mi gerçek mi pek anlayamadan izledim, kendine gelmesini beklerken gerçek hayat olduğunu anladım. Son 3te 1lik kısma gelince biraz ilgimi çekmeye başladı. 

Bir yerde doğa fotoğrafçısının yanında otururken bir replik geçti. Heh dedim işte ben bu sahneyi izlemiştim instagram reels videolarında. Bu sahneyi görüp de not almıştım filmi, hatırladım. Ama film o sahneden bağımsız ilerliyor. Evet güzel bir sahne ama insan o sahneyi izleyip tavsiye edilince filmin konusu onun etrafında dönüyor sanıyor. Öyle değil.

Bir kar leoparının fotoğrafını çekmeye çalışan fotoğrafçı, “Bunlar hayalet gibidir, görünmek istemezler. Güzel olan şeyler ilgiye ihtiyaç duymaz” diyor. Sonra leopar çıktığında fotoğrafını çekmeyip sadece izliyor. Adam soruyor çekmeyecek misin diye. Fotoğrafçı da “bazen çekmem, o anın içinde kalırım” diyor. 

Bu sahne için tüm filmi sabırla izlemiş oldum. Neyse ki sonu tatlı bitti. İzlediğime değdi mi, evet pişman değilim ama tekrar izlemek ister miyim, sanmıyorum. Siz izlediniz mi?

5 Ocak 2024 Cuma

Film: İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı


Bugün işyerinden bir arkadaşın tavsiyesi ile bu akşam izledim. Soul kadar wow değil ama kötü de değil. Tatlı bir film. 

Uzun bir süreyi kapsamıyor, bir gün içinde gelişen olayları anlatıyor. Güzel. 

“Soul” animasyon film

Muhteşem bir film. Bayıldım. Tekrar tekrar izlenebilecek türden. Hayata dair baya güzel mesajlar içeriyor. Yakında Netflix’e ve Disney’e gelecekmiş. Mutlaka izleyin, etrafımdaki herkese tavsiye ediyorum. Gerçekten çok başarılı. Benden tam puan aldı. 

Dün akşam izledim. İnstagramda bi reelste paylaşmışlardı bu filmden bir sahneyi. Altında da çok olumlu yorumlar vardı. Paylaşılan sahnedeki konuşma da etkileyince hemen izlemek istedim. İyi ki izlemişim. 

Oshin , Küçük Ev


Çocukluğumun kahvaltı dizisi, diğeri de Küçük Ev’di. 

Bu Oshin’in adını bir türlü hatırlamıyordum, internette o kadar çok araştırdım ki; eski Japon dizileri, Çin dizileri, çocukluğunu anlatan yaşlı Çinli dizi vs. Çinli miydi Japon muydu onu da tam hatırlamıyordum. Kanal7nin sitesine girip eski dizileri aratmak istedim ordan da bir şey çıkmadı. Sonra pes ettim. 

Bugün laf nasıl oraya geldi bilmiyorum ama iş arkadaşım bu diziden bahsetmeye başladı. Oshin diye bir dizi vardı kanal7de onu izlerdik eskiden dedi. Bi dakika ya dedim hemen Google’ladım, ben bu dizinin adını bayadır arıyordum çok sevindim şu an dedim. O da şaşırdı böyle denk gelmesine. 

Eskiden annemler sabahları kahvaltıyı hazırlardı, babaannemlerle yaşıyorduk o zamanlar. Halam, babaannem, ben kahvaltıyla birlikte televizyonda bu diziyi izlerdik diye hatırlıyorum. Bir de Küçük Ev diye bir dizi vardı. Onu da bundan sonra yayınlıyorlardı diye hatırlıyorum ve onu da izliyorduk. 

Diziden resimleri görünce eskilere gittim. Gerçekten nostalji oldu. 

3 Ocak 2024 Çarşamba

Film: Taze Gelin Şaşkın Damat


Gerçek adı Wedding Daze olan “Taze Gelin Şaşkın Damat” filmini izledim bu akşam. Yormayan, zaman geçirmelik, çerez niyetine izlenebilecek tatlı bir romantik komedi filmi. 

Biraz daha uzun sürebilirdi. Çabuk bitti. Devamını izlemek keyifli olurdu, hatta uzun bir dizi olabilirdi. 

Boş zamanınızda açıp izleyebilirsiniz, kafa dağıtmak için iyi bir tercih olur bence. 

Konusundan çok bahsetmek istemiyorum çünkü zaten konuyu söylesem filmi söylemiş olurum gibi. Ama kısaca, afişte de göründüğü üzere evlilik kararı veren bir genç çiftin macerası anlatılıyor. 

8 Ocak 2023 Pazar

Çizgili Pijamalı Çocuk - Film

Kitabı ilk çıktığında çocuk kitabı diyip elime bile almamıştım. Sonra her kitapçıda bu kitabı görmeye başladım, hatta en çok satanlara yerleşmişti. İnatla hala çocuk kitabı bu benlik değil diye düşünüp incelemeden geçip neden bu kadar satıldığına da anlam veremiyordum. 

Sonra bir arkadaş kitap siparişine bu kitabı da ekledi, okuduktan sonra "çok güzel, çocuk kitabı gibi değil aslında" dedi, o zaman bile dikkatimi çekmedi. Film izlemek kitap okumaktan daha zahmetsiz olduğu için, dün akşam karşıma çıkınca açıp izlemeye başladım. Ve ne kadar yanıldığımı anladım.

Ana karakter çocuk olsa da asla çocuklara hitap eden bir kitap/film değil. Toplama kampındaki bir çocuk ile Nazi subayının oğlunun arkadaşlığı sonucu oluşan olaylar anlatılıyor. 

Etkileyici. Tavsiye ederim. 

25 Aralık 2022 Pazar

Emily in Paris


Severek izlediğim, izledikçe içimi açan, renkli, enerjik bir dizi. Netflix’te 3.sezonun geldiğini görünce hemen izledim. Yine çok güzeldi. 
Fransızca çok tatlı bir dil bence. Paris tam da aşıklar şehri. Umarım bir gün gidip güzelce gezer görürüm ben de :)

27 Kasım 2022 Pazar

Wednesday | 1899 ~Netflix


23 Kasım’da Netflix’te yayına girmiş. Günün top 10 listesinde birinci sırada görünce dün izlemeye başladım. 8 bölüm yayınlanmış. Bugün bitirdim. İzlemeye başladığımdan beri bırakamadım. Biraz harry potter tarzı fantastik bir dizi. Hızlı ilerliyor, 1899 gibi baymıyor. Büyük beklentiyle başladım 1899’a da, Dark’ın yapımcılarından diye ama çok ağır ilerliyor sıkılıyorum devam edemiyorum. Bir süre daha bekleyecek gibi. Arada bir merak ettikçe izlerim belki biter o zaman. 

 


6 Kasım 2022 Pazar

Kelebeğin Rüyası

 

Aslında dram pek sevmem ama Yılmaz Erdoğan'ın filmleri çok acıya boğmuyor, o yüzden onun filmlerini seviyorum. 

Dün akşam instagramda gezinirken bir hikayede bu filmden bir sahneye denk geldim, açtım baktım Netflix'te de varmış. Hemen izlemeye başladım. 

2.Dünya savaşı döneminde Zonguldak'ta kömür madeninde çalışanları konu alıyor daha çok. Tüm erkeklerin, çocuk yaşta olanlar dahil, madende çalışması zorunlu. Çalışmayanlar da havadaki kömür tozu ve kirlilikten verem oluyor. Behçet Necatigil'in iki şair öğrencisi de verem hastası. Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu. M.Tayyip Uslu'nun veremle tanıştığında yazdığı şiir:

KAN 

Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama, iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü
Maviydi alabildiğine
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi âlemine...

Filmi çok beğendim, özellikle gerçek bir öykü olması beni çok etkiledi.

Filmde bir de bir tao hikayesinden bahsediyor, şöyle ki bir adam rüyasında bir kelebek olduğunu görür ve uyandığında kendini rüyada kelebek olarak gören bir insan mı yoksa rüyasında insan olarak gören bir kelebek mi olduğunu düşünür. Kararsız kalır. Filmde Rüştü Onur öldüğünde "Kelebek uyandı mı şimdi?" diye bir replik vardı, böyle düşününce ölüm daha bi kabul edilesi geliyor sanki.

Rüştü Onur 22 yaşında, Muzaffer Tayyip Uslu 24 yaşında veremden hayatlarını kaybetmişler.

26 Ekim 2022 Çarşamba

Truth and Justice


Tam istediğim gibi, bir filmde bir kaç sezonluk dizi izlemişsiniz gibi hissettiren bir film. Dolu dolu, düşündüren, farkındalık veren filmleri seviyorum. Beğendim, tavsiye ederim. 

11 Eylül 2022 Pazar

Aşıklar Bayramı filmi

Geçen haftasonu izlemiştim ama yazmaya anca fırsat bulabiliyorum. Yayınlanma tarihini unutmuştum normalde, öylesine bi netflixe bakarken önüme çıktı izlemeye başladım. 

Kitabını okumamıştım, fragmanını izlemiştim. Öyle illa izlenmesi gereken süper bir film diyemeyeceğim. Havada kalan bir sürü şey vardı. Sadece bir yolculuk konu alınmıştı. Beni tatmin etmedi. Sırf Kıvanç Tatlıtuğ'u izlemek için izleyenler olabilir, konu itibariyle bir şey katmıyor bence. 

25 yıl sonra çocuğunu ziyarete gelen ve onda bile sadece geceyi geçirmek ve sabah olunca gitmek üzere gelmiş olan bir adam var. Doğal olarak oğlu da buna sitem ediyor, yıllarca merak etmemiş adam bir anda ortaya çıkıyor onda bile özlem gidermeden görüp gitmeye kalkıyor. Ne amaçla gelmiş anlamadım helallik falan da istemedi yani adam çok tuhaftı. Çok sinir bozucu bir babaydı. Oğlunun içine sinmiyor onu Kars'a kendisi götürüyor, yol boyunca bir şeyleri konuşup çözüme ulaştırmak istiyor ama babadan istediği karşılığı alamıyor vs. Bu sırada ona ulaşmaya çalışan bir kız arkadaşı vardı hiç telefonunu açmadı ne alaka vardı filmde anlamadım. Bir sürü soru kaldı havada çok düz ilerledi her şey. İkinci film mi yapacaklar yoksa böyle kalacak mı bilmiyorum. Ama genel olarak ben beklediğimi bulamadım, daha doyurucu, dolu bir film beklerdim. 

30 Ağustos 2022 Salı

“Joker” filmi


Bugün Joker’i izledim fena değildi ama amacını pek anlamadım. Ne anlatmaya çalışılmış? Mesaj ne? İzleyip çok beğenmiş olanlar varsa beni aydınlatabilir mi?

Çocukluğu ağır travmalarla geçmiş bir adamın akıl sağlığını kaybetmiş olması, duygu durumunu ifade edemeyince kahkaha krizine giriyor olması içindeki acının büyüklüğünün kahkahayla dengelenmeye çalışması aslında. Tamam ama mesaj ne? Benim beklentim biraz fazlaydı sanırım filmden.

Genelde öyledir ya zaten, en çok gülenler en çok yaralı olanlar olur derler. Acıyı bastırmak için ya ağlarsın ya da gülersin bi tepki vermek gerekiyor dışarı atabilmek için o yoğun duyguyu. Ağlamak daha fazla acınmayı, küçümsenmeyi, güçsüz görülmeyi getirdiği için kahkahayla, gülerek ayaktayım ve keyfim yerinde imajını vererek dışa atmak en azından savunmasız hissettirmiyor kişiyi.

Film sokakların çöplerle dolu olması, hastalıkların ve farelerin artmasıyla alakalı haberlerle başlıyor. İnsanların artık delirmeye başladığı söyleniyor. Joker de doğduğundan beri gün yüzü görmemiş bir karakter olduğu için delirmenin hakkını en iyi verenlerden. İşlediği bir iki suç da onu kahraman yapıyor çünkü herkes artık delirmiş malum. Zenginlere düşman olunmuş.

Sahneler güzeldi, sonda oluşan karakter, tv show’daki kendinden emin hali güzeldi. Ama bana yeni ufuklar açan, bir şey katan filmleri daha çok seviyorum sanırım. 

Psikolojik gerilim filmleri bu düşüncede bırakıyor beni bitirdiğimde: “Ne kattı şimdi bu film bana?”. Split filminde de öyle olmuştu. O da psikolojik korku türünde bir film. Geriliyorsun, şaşırıyorsun, ne fena şey akıl sağlığı ne önemli vs diyorsun ve gerildiğinde kalıyorsun. 

Bir süre psikolojik film izlemeyeyim ben en iyisi :) 

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Film tavsiye: Koç Carter


Hırslandıran, harekete geçme hevesi veren çok beğendiğim bir film. Disiplinle, istikrarla bir çok şeyin aşılabileceğini anlatıyor...

4 Ocak 2022 Salı

The Words (Film)

İnstagram reels videolarda belki siz de benim gibi sıklıkla denk geldiyseniz şu bakışları hatırlarsınız: 

Bu sahnenin bu filmden olduğunu öğrendim dün karşıma çıkan bir twitte. Ve merak edip izlemeye başladım. 

Filmin adı The Words. Türkçesi “Kelimeler” aslında ama filmin adını “Çalıntı Hayat” olarak değiştirmişler. 

Ana karakter kitapları bir türlü basılmayan bir yazar, beklenmedik bir durumla birden popülerleşiyor ama anlattığı hikaye başkasının hayatından çalıntı. Bu kadarını söyleyip daha fazla spoiler vermeyeyim. 

Filmin içinde acı var, pişmanlık, özlem, vicdan… Zaten türü de romantik/dram. Ama öyle ağlatan, çok acıtan cinsten değil. Konusunu, gidişatı beğendim. 

Sadece sonu beni çok tatmin etmedi, sanki biraz daha net olabilirdi.

Oyuncular çok güzel. Ben Barnes çok yakışıklı, Bradley Cooper da öyle. Zor Saldana ve Nora Arnezeder çok güzeller. Sırf gözünüz bayram etsin diye bile izlenir :) Ama film konusu da çok başarılı bence, izlenmeli.

Şu sahne beni çok etkiledi özellikle:


3 Ocak 2022 Pazartesi

İzledim Beğendim (1 Film & 3 Dizi & 1 Tv Programı)

Don't look up Dünya'ya çarpmaya gelen bir kuyruklu yıldızın fark edilmesiyle süregelen olayları anlatan bir film. Çok sürükleyici diyemem ama izletiyor kendini. Alışılmışın dışında bir sonu var.

Kulüp, çok sıcak bir yapım çok samimi geldi. Gurur duydum Türk bir yapımını Netflix'te izlerken. Baya beğendim, ülkemizdeki azınlıkların varlığını daha iyi fark ettirdi. Yeni bölümler için sabırsızlanıyorum. 

Tatlı bir dizi, enteresan deneyler dönüyor :) Yeni bölümleri bekliyorum yine.

Böyle bu tarz bir dizi/film izlediğimi hatırlamıyorum. Konusu çok enteresan bana göre. Dünyanın ısısı birden düşmeye başlıyor ve upuzun bir tren yapıp yıllarca dünyayı turlayarak trenin içinde yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyor insanlar. Yeni sezonda neler olacak merak ediyorum. 

Çok sevimli kore yapımı bir program. Katılımcılar survivordaki gibi ıssız bir adaya bırakılıyor ve birbirleriyle flört edip çift olmaya çalışıyorlar çünkü tek kalanlar cehennem adı verilen bu adada kalırken çift olabilenler cennet adı verilen yere gidip istedikleri gibi yiyip içip birbirlerine yaşlarını, ne iş yaptıklarını vs sorabiliyorlar, normalde yasak. Ama ertesi gün cehenneme geri dönüyorlar. Her hafta yeni bölüm geliyor.

27 Ekim 2021 Çarşamba

Never Look Away (Asla Gözlerini Kaçırma)


Bu afişi eklemişim bir şey yazmadan taslaklarda bırakmışım.

İzledim, beğendim. Nazi zamanını da biraz anlatıyor olması özellikle çekti beni. 

Hitler ile alakalı şeyler çok dikkatimi çekiyor, varsa tavsiye edeceğiniz film vs yazabilirsiniz. 

Hitlerin kafasını, nedenlerini, nasıl bir ruh haliyle yaptığını merak ediyorum. İlla ki onun gözünden bakıp onu da anlayabileceğimiz şeyler var bence.

12 Mayıs 2021 Çarşamba

The Father (2020)

Biraz ağır gidiyor ama konusu da bunu gerektiriyor sanırım.

Özellikle başlığa 2020 ekledim, çünkü ilk izlemeye karar verdiğimde yanlış "the father" filmini izlediğimi neredeyse ortalarındayken fark etmiştim :)) Anthony nerede diye bekliyordum hala.

Yarısını dün değil evvelsi gün, kalanını da bugün izledim. İnternetimin sıkıntı çıkarıp sürekli kopması da etkiledi biraz sıkılıp kapatmamda. Oturup kesintisiz izleyemedim yani.

Film bir tuhaf hissettiriyor, baba için üzülüyorsunuz ister istemez. 

Konu çok başarılı işlenmiş. Gerçekten onun neler hissettiğini, neler yaşadığını anlayabiliyorsunuz. Kafa karışıklığı çok fena...

6 Mayıs 2021 Perşembe

Fatma


Beğendim diyebilirim, çok sevdim ya da bayıldım diyemesem de güzeldi sanki. Farklıydı, cinnet geçirmiş birinin hikayesi gibiydi.

Birkaç bölümlük mini dizi sanıyordum ama devamı da gelebilirmiş. Son sahnede açık bir kapı bıraktılar zaten, izleyicinin isteyip istememesine göre 2.sezonu yapacaklar anladığım kadarıyla.

Fatma'nın gündelikçi olarak gittiği bir yazar var, o yazar ile olan yerler bana "lütfen beni öldürme" filmini hatırlattı. Neredeyse tamamen aynıydı.

İzlemediyseniz o filmi de tavsiye ederim. 

25 Nisan 2021 Pazar

Behind Her Eyes / Gözlerinin Ardında

Netflix'in mini dizisi "Gözlerinin Ardında"yı izledim, beğendim.

Temel konusu "astral seyahat". İlginç ve şaşırtıcı bölümlerden oluşuyor. İzlerken neler olduğunu anladığınızı sanıyorsunuz ama izlemeye devam edince anlamamış olduğunuzu fak ediyorsunuz. Baya büyük sürpriz sonlu ayrıca.

Aranızda hiç astral seyahat deneyimi olan oldu mu? Bilinçli ya da bilinçsiz?

Benim oldu, yan odada annemle kardeşimi görmüştüm ve uyandığımda ortam, kıyafetler tam da gördüğüm gibiydi. Kendim yapmak istediğimde hiçbir zaman beceremedim ama kendiliğinden bazen oluyordu... Sonra bir kaç yerde biraz ürkütücü şeyler okuyunca kendim yapmayı denemeyi bıraktım, bir daha kendiliğinden de olmadı. Gençlik bunalımındandı herhalde.