Sayfalar

9 Haziran 2026 Salı

Bu hafta ne zaman biter

Hayatta korktuğum şeylerden biri de anneme dönüşmek. Annem kötü bir insan değil yanlış anlaşılmasın, ama kendini feda etmekten ne yaşadığını anlamayan bir insan. Her zaman aşırı uyumlu, kendini ikinci plana atan, sessiz, itiraz etmeyen, mükemmeliyetçi eşine yaranmaya çalışmaktan kendini heder etmiş bir insan… onun gibi olurum korkusuyla evliliğe hiç yanaşamadım. Ve ne zaman kardeşimi bana emanet edip tatile falan gitseler benim kimyam değişiyor. Yetersiz hissediyorum. Onun(annem) gibi olmak istemiyorum ama onun gibi olmak zorunda hissediyorum. Sabahtan beri başıma ağrılar giriyor, başım en son ne zaman ağrımıştı hatırlamıyorum bile. Onlar gitti ve ben yaşlanmaya başladım birden. Tüm ailenin sorumluluğu üzerime binmiş gibiyim. Enerjim durduğum yerde kendi kendine tükeniyor psikolojimi toparlamaya çalışmaktan. Kardeşim “abla ben hallederim sen keyfine bak” dese bile kendimi inanılmaz suçlu hissediyorum. Evin büyük kızı olmak zor.

16 yorum:

  1. Zorunda olmadığın hiçbir şeyi yapma, ertele ya da başkasının üzerine at diyeceğim çünkü ben bunun tersini uygulamaktan feci zarar gördüm, görüyorum, görmeye devam edeceğim (çünkü değiştiremiyorsun).
    Bak ayrıca ben ailenin tek kızıyım, o daha beter, beterin beteri var diye sevinebilirsin :)))
    En yakın arkadaşımın daha dün dediği gibi: ne onlarla, ne onlarsız.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, kendimi zorlamayacağım zorlarsam sonradan onlara karşı öfke büyümeye başlıyor zaten içimde. Ama işin en zor kısmı kendimi zorlamayıp istemediğimi yapmıyorken hissettiğim o ağır suçluluk duygusuyla baş edebilmek…
      Arkadaşın doğru demiş, ne çok yakınlık ne de tamamen kopmak, doğru mesafeyi bulmak gerek.

      Sil
  2. Bir sor bakalım kendine. İçinden nasıl davranmak, nasıl hareket etmek geçiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimden hiçbir şey yapmamak geliyor. Zaten kardeşimin de işine gelir aslında onu kendi haline bırakmam, ama neden yapmıyorum? Bilmiyorum zor geliyor ama yapacağım

      Sil
  3. Anneye benzemek, tıpatıp onun gibi olmak değildir ki. Bunun farkına varmak bile, olumlu değişimler için zaman olduğunu gösterir. Anne halinden memnun ve mutlu ise, onun için sorun yok demek ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bunu ben de kendime çok söylüyorum. O öyle bir insan, ben de böyle bir insanım. Onun kızı olmam ona benzemek zorunda olduğum anlamına gelmiyor.diyorum.
      Umarım farketmek şu an olumlu değişimleri tetikliyordur ve gittikçe daha kolay olur kendim olmak. Onun gibi davranmadığım zamanlar hep büyük kavgalar çıkardı ve zamanla kabul etmeye başladı benim tutumumu ama yine de her fırsatta kardeşlerimin ve ailenin sorumluluğunu üstüme itekliyor bir şekilde. Ben hep hayır diyip pes etmeden geri itmek zorunda kalıyorum tam anlaştık diyorum başka bir benzer olay olunca yine aynı şeyi yapıyor. ne o vazgeçiyor ne de ben :) geri itebilsem de suçluluk duygusu büyüyor bu sefer işte…

      Sil
  4. Daha önce yazılarını okurken - yaşını bilmiyorken- yirmili yaşlardasın sanıyordum. Çünkü insanların bu yaşlarda böylesine bir tepki, eleştiri oluyor ailesine karşı. Sonra da öğrenince baya bir şaşırmıştım çünkü
    annen ile savaşın hala sürüyor. Bu da sana ağır geliyor aslında. Şimdi psikolog gibi de yorum yapıyorum
    kusura bakma bende bir anne olduğumdan üzülüyorum durumuna.
    Annenin karakteri senin gibi değil bence daha pasif daha kabul eden her şeyi. Sen daha bir savaşçısın ve anlam veremiyorsun annenin bu haline. Aslında anneni çok sevdiğin içinde bu halini düzeltemediğin için öfke duyuyorsun. Bence onu bu haliyle kabullenmen gerekiyor. İnsanların fazla değişebileceğine inanmıyorum. Onun temel karakter özellikleri de değişmeyecek. İkiniz arasında büyük farklar var bence. Ona çok benzemeyeceksin belki ama şimdiden olmayacak şeyleri düşünüp hayatını zehir etmemelisin.
    Hem kardeşin de 20li yaşlarda değil miydi, artık onu da kendi haline bırakmalısın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala 20lerinde ailesiyle çatışan biri gibi görünüyor olmak bi tık üzdü ama öyle görünüyor olabilir gerçekten. 20lerindeki kardeşim bile benim gibi değil mesela , bi ben aşamadım bunu sanırım :) zamanında terapilerde hep bunları çözmeye çalışsak da bir yandan annem ve babamı çok sevip çocuğum gibi benimsediğim için (maalesef rol karmaşası) kıyamıyorum bir yandan da bu yüzden uzaklaşamadıkça öfkeleniyorum uzaklaşırsam büyük bir suçluluk duygusu falan…
      Evet kardeşimi kendi haline bırakmaya karar verdim. Ne kadar zorlansam da yapa yapa kolaylaşır
      Hayatımdan memnunum aslında, sadece böyle durumlarda tekrar o aile kurallarına dönmek ağır geliyor

      Sil
  5. Karşı taraftan suyun sesi hoş gelir. Kimse neyin ne olduğunu bilemez. Herkesin kendine göre sorunları problemleri var tabi. Umarım kısa sürede tüm problemlerin çözülür. Kardeş 20'li yaşlarda da olsa bazı durumlarda kendi haline bırakılmaz. Üstlendiğin sorumluluğunun bilincindesin ama, bu en güzeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım, teşekkürler. Evet tamamen kendi haline bırakmak gerekmiyor ama onun da bir annesi babası olduğunu unutup tüm sorumluluğu üstüme alabiliyorum bazen ve bu yıpratıcı olabiliyor. Her şeyi üstlenme dürtüm annemle babamın aşırı işine geliyor tabi, koşullu sevginin ödül kısmını devreye koyuyorlar bana kendimi çok daha önemli ve değerli hissettirerek :)) böylece davranışım iyice pekişti zamanla. Bu kadar zorlanmamın nedeni bu. Pavlovun köpeği doğru örnek mi olur bilmiyorum o zil çalınca salyası akmaya başlıyor ya bende de sorumluluk görevi gelince değerli hissettirilme ödülünü hatırlıyorum sanırım :) sorumluluğun biraz daha bilincinde olup ne kadar olması gerektiğini ayarlamam gereken yerdeyim.

      Sil
  6. Önemli olan bu farkındalığa sahip olman. Belki annelerimizde de bu bilinç ve farkındalık olmuş olsaydı her şey çok daha farklı olurdu. Tabii biz uzaktan bir yere kadar bazı konularda bir şeyler söyleyebiliriz. Hem sen hem annen neler yaşadı, nasıl yaşadı bunu anlayabilmemiz mümkün değil. O nedenle bu yazdıklarımız da bir yere kadar. Ama senin tüm bunları fark etmen, bu bilinçte olman ve tüm bunları yazabilmen aslında "ona" benzemeye olan korkunun yersiz olduğunun da bir göstergesi bence. Umarım her şey gönlünce olur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Farketmiş olmam önemli evet, aslında biraz daha uzaklaşmalıyım fiziksel olarak da. Aynı apartmandayız mesela evet kendi kapım düzenim var ama onlardan hemen birkaç adım ötedeyim. Beni takip etmeleri kolay ben de bunu hissediyorum. Daha başka bir mahallede olmalıyım, ki gittiğim terapistlerde de açık açık bana bunu söylediler ve ben bunu onlarla da konuştum en son sen bilirsin de dediler ama yapamıyorum. onları terketme duygusu mu suçluluk mu bilmiyorum bir şey tutuyor beni ya da kendime güvenemiyorum çözemedim henüz

      Sil
  7. Evin büyük kızı olmak zor sana katılıyorum. Bir şeyleri biraz rahat bırakmaya çalışmak en güzeli, yapmak zor biliyorum ama böyle olmadığı zaman da huzursuzluk oluyor, hayatın tadı hiç çıkmıyor. Bu konularda çok bir şey demek istemiyorum. Çünkü herkes kendi yaşadığını bilir, ne söylersem söyleyeyim, ne kadar empati yaparsam yapayım seni anlamam zor. Yaşamağım şeyler hakkında bilir kişi konuşması yapmak hiç sevmediğim şeyler.
    Umarım senin için her şey çok iyi olur canım😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten bu tür şeyler yaşayana zor oluyor. İyi aile yoktur demiş Nihan kaya , her aile bir sınav. Çemberin dışına çıkmak biraz fazla mücadele gerektiriyor bazen, yenik hissedebiliyoruz ama olayları seyrine bırakıp kendimizi de unutmadan devam edersek içinden daha rahat çıkabiliriz sanırım bir de duygusal anlamda daha az etkilenebilirsek :))

      Sil
  8. Seni en iyi evin büyük kızları anlar :) Bende anne gibiyim. Asla annemden ayırmıyorum o konuda kendimi. Hatta annemden çekinmezler ama benden çekinirler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben tam tersi genelde güvenli limanım, anneyle sorun yaşadıkça bana geliyorlar 😅 ben bi avukatlığa giriyorum falan bi koruma içgüdüsü… yorucu oluyor ama elimde değil.

      Bu yazı sayesinde bütün ilk kız çocukları toplandık toplandıkkk

      Sil