186 / 365

- Temmuz 05, 2017


Eft diye bir şey varmış, parmak uçları ile başınızın tepesine, şakaklara, dudak üstü, çene, köprücük kemiklerinin altına vs vuruyorsun bu esnada da korktuğun şeyi söyleyip kendini yine de sevdiğini falan söylüyorsun bitirince korku falan kalmıyor. Bir deneyeyim dedim. Aklıma bir korku, üzerinde yoğunlaşacağım net bir konu gelmedi ben de mutsuz yaşamaktan korkuyorum ama kendimi bu halimle kabul ediyorum dedim, başladım. Bitince hiç bir değişiklik olmadı. Ama şimdi yazınca hatırladım, ben dudak üstü ve çeneye vurmayı unutmuştum ondan işe yaramamış olabilir.

Bir de fiflofobi diye bir şey öğrendim bugün. Aşık olma korkusuymuş. Üstüste kötü şekilde ilişkileri bitenler(aldatılma, terk edilme vs), bir yerden sonra artık aşık olmaktan korkuyormuş. Kalp kendini korumaya alıyormuş, kapatıyormuş. Buna da filofobi deniliyormuş işte.

Benim 3 yıl önce karşı tarafın isteğiyle başlayıp, kısa süre sonra da hiç bir açıklama yapmadan gitmesiyle sonlanan asosyal ve dengesiz bir terazi erkeğiyle geçen talihsiz bir ilişkim olmuştu.
Bir sene sonra da, ben bu olay yüzünden yeni bir ilişkiye korktuğum için uzak durmama rağmen beş ay boyunca uğraşıp ikna eden biriyle iki yıllık sevgililik dönemim oldu. Sonrasında ben anamın bulduğu kızla evleniyorum denilerek yine terkedildim. Ben filofobi olmayayım da kimler olsun? Ama yok, ben yine de filofobi olmayayım. Yazık bana.

Benzer Yayınlar

0 yorum