Sayfalar

16 Aralık 2023 Cumartesi

Burun ameliyatı

Herkese merhaba. 

Pazartesi günü burun ameliyatı oluyorum inşallah her şey yolunda giderse.

Bugün biraz hasta gibiyim de maalesef. 

Doktora bir şey yazmadım internetten araştırdım gripken ameliyat olan bile varmış. Çok kötü değilim bu halim engel olacak kadar değil aslında.

Üç aydır bu günü bekliyorum şimdi son dakika hasta olmak biraz moralimi bozdu ama direncimi kaybetmemeye çalışıyorum. 

Dün akşam biraz kuru öksürmeye başladım. Sabah yine biraz geniz akıntısı var gibiydi. Bugün gün içinde az az öksürüğüm oluyor ama sanki ateşim çıkıyor gibi ve o tedirgin ediyor beni. 

Sabah güzel bir kahvaltı yaptım. Kızılcık şerbetinin dünkü bölümünü izlemeye başladım. Baktım daha fazla duramıyorum yarıda bırakıp yatmaya gittim, yorgun hissediyordum. Ama dön dön yatamadım. Sonra kalktım bi mandalina yedim bir de Türk kahvesi içtim kendime geleyim diye. Bir de nebülizatöre içme suyu damlatıp ondan tuttum burnuma. Ama sanki bu beni yeniden öksürttü. Pek fark etmedi bişey. Psikolojik mi gerçek mi anlayamadım bu hastalık hali. İki de bir de tuvalete çıkıyorum, annem heyecan yaptığın için diyor ama bilemiyorum.

Üç aydır gerim gerim geriliyordum ameliyat nasıl olacak ilk defa ameliyat olacağım diye, şimdi de ya ameliyat olamazsam korkusu başladı. 

İşyerinde cuma günü etrafımda bir sürü hasta oldu bir anda. İnsanlar öksürüyor, halsiz hissediyor falan. Evde babam da hasta, hatta bugün erkek kardeşim de hastalık başlangıcında gibi.

Ameliyat açısından harika bir tarih ama böyle hastalık riskini hiç düşünmemiştim çünkü ben çok sık hasta olan biri değilim normalde. 

Tamamen stres ile bağışıklık sistemi arasında bir şey bu bence.

Birazdan bi banyo yaparım. Sonra ibucold içer yatarım. Azıcık terlesem toparlarım herhalde. Yarın pazar. Evden çıkmamayı düşünüyorum. Pazartesi sabah da ameliyat inşallah.🙏 

Dualarınızı beklerim.

Salı günü gidip tetkikleri vermiştim, ses çıkmadığında göre ters bir durum yok. Ekg, akciğer filmi ve 5 tüp kan verdim. Pazartesi sabah da anestezi için kontrol yapılacak sanırım. Herkes diyor ki bi bayılacaksın sonra gözünü açacaksın bitmiş olacak. Asıl sonrası biraz zor diyorlar. Allah kolaylık verir inşallah. 

Buraya da durum güncellemesi yaparım. İnşallah her şey sorunsuz, yolunda ve kolay geçer.

Görüşmek üzere. 👋 

15 Kasım 2023 Çarşamba

Pms gazileri bi bakıverseniz

Bugün işyerinin doktoruna sordum magnezyumu. Adet depresyonuna iyi geliyormuş dedim ben de almak istiyorum hangisini alayım diye soracaktım dedim. Eğer tahlillerde düşüklük yoksa vitaminleri kafamıza göre almamalıyız dedi. Vücut neden boş yere depolasın ki dedi. Hak verdim. Mayısta bir tahlil vermiştim magnezyuma da bakmışlardı o sonuca şimdi baktım da magnezyumun normalmiş. Herhalde hala normaldir. 

İnternette biraz daha araştırdım, baya tedavi edilmesi gereken bir durum olabiliyormuş. 4 kadından 3 ü yaşıyormuş. Terapiye gidince ciddi olarak bi sorayım bunu terapistime. Kafein, nikotin, şeker, tuz tüketimini azaltmak gerekiyormuş bu dönemlerde, benim de aksine daha da arttırasım geliyor oysa. Tevekkeli değil dün daha yazıya başlarken -kahveyi azaltmam lazım- diye başlamam. Akşam da pizza yemiştim. Halbuki diyetteyim, bozdum diyeti de. 

Dün akşam ama gerçekten çok karamsardım. Eğer yeme içme ile düzeltilecek bir şeyse iyi, bi denerim belki. Deneme konusunda bile söz veremiyorum kendime, canın deli gibi hamur işi, kızartma, abur cubur, tatlı isterken kendini tutmak ne kadar mümkün?

14 Kasım 2023 Salı

Durum güncellemesi

Ben geç vakitte kahve içmemeliyim. Bundan bu gece bir daha emin oldum. Hele iki gün peşpeşe akşam kahvesi hiç içmemeliyim. Sütlü olup olmaması fark etmiyor, geriyor ve huzursuz hissediyorum. 

Bir tek o değil tabi sebebi. Çok yoğun bir iş günü geçirdim. Biraz sağlıksız beslendim ve tabi menstrüasyon döngüsünde hormonlar… derin bir depresyon hissi. Neden yaşıyoruz soruları. Hayata anlam yüklemekte zorlanma…

Böyle olunca çok canım sıkılıyor. Genelde pozitif biriyken bu kadar negatife batmak bazen korkutuyor. Ya artık hayattan hiç tat alamazsam korkusu basıyor. 

Bayadır buraya yazmamışım. Farketmemiştim. Önceden bir iki ay yazmayınca yıllardır yazmamış gibi hissederdim, şimdi ise aylardır yazmamışım ama sanki daha dün yazmışım gibi. Kendimle çok uğraşmak zorunda kaldım çünkü. Bir çok şeyin üstüste gelmesi artık psikolojimi de zorlamaya başladı. Bir iki aydır terapiye gidiyorum. Son yıllarda hayatımda tutunacak bir şey bulamaz oldum. Hep yıkım, başarısızlık, hayal kırıklığı yaşadım ve bir yerde dengemi sağlayamamaya başladım artık. Hayat gerçekten zormuş, ve yaş ilerledikçe daha da zorlaşıyormuş. İnsan bir yerde çektiklerinin mükâfatını görür sanıyor ama öyle bir şey yok ne yazık ki. Sürekli bir sınav verme hali…

Bilmiyorum ne olacak böyle. 

Hem kendim için çok endişeleniyorum, hem de sevdiklerimi çok fazla düşünüyorum. Terapist açık açık, başkalarını düşünme kendini düşün diyor artık bana. Ama kendim diye birini bulabiliyor muyum? Kendimin varlığını görebiliyor muyum? Kendimi kabul edebiliyor muyum? Seviyor muyum? Belki de sorun budur. Kendi varlığımı hissedememek. 

Bu menstrüasyon dönemlerinde ciddi depresyona giriyorum bazen. İnternette B6 ve magnezyum eksikliğinin buna sebep olabileceği yazıyor. Bir doğruluğu var mıdır acaba bilen var mı? Geçen bi doktora sordum bişey diyemedi. Bi tek onlar sebep olur diyemeyiz bir çok şey olabilir vs bir şeyler genelledi gönderdi beni. Kadın doğuma gidin falan dedi ne alakası var kadın doğumla. Ben psikolojik olarak ne kadar değiştiğimi ve karamsarlaştığımı söylüyorum bunun yüksek ihtimalle bir vitaminle bir kan değeriyle alakası var. Sonra da biz b6 bakmıyoruz dedi. Ben de aldım çantamı çıktım. Valla hiç kimsenin umrunda değiliz ya. Baya yalnızız şu hayatta. Kimse kimsenin umrunda değil. 

Alerjim de yeniden nüksetti. Malum, mevsimsel. Ama hiç sonbaharda olmamıştı, daha çok yeni olduğum için alerji hastalığında… Art de huile nin akar spreyi varmış. Anlaşmalı eczanelerden hazırlattırabiliyormuşuz. Geçen hafta aldım. Her sabah yatağın nevresimlerini çarşafını çıkarıp yastık, yorgan ve döşeğe sıkıp akşama kadar beklettim ve akşamları nevresimleri geçirip yattım. Gerçekten de biraz rahatlatmaya başladı. Hala kaşınıyorum ama günde 1-2 defa hafif kaşıntı oluyor mesela. Deriyi kazımak istercesine bir kaşıntı çok olmuyor artık çok şükür. 7 gün her sabah yaptım, şimdi haftada birkaç kere yapıcam. Şikayetlerim azaldıkça azaltıcam. Böyle giderse 3 ayda bir sadece hatırlatmak için sıkacak hale gelebilirmişim. Hadi inşallah. 

Bende durumlar böyle. 

Hayat devam ediyor. Hala nefes alıyoruz. Bazen çok anlamsız gelse de yaşıyoruz işte. 

Dün instagramdan takip ettiğim bir influencer vefat etti “Ayşenur Parlak”. O da biraz kötü etkiledi beni. Ölümü tekrar hatırladım. Ne tuhaf, bir varız bir yokuz. Ayşenur artık yok. Bir daha geri gelmeyecek. Bir daha sesini duymayacağız, yüzünü görmeyeceğiz… zamanla yokluğuna alışılacak. Hayat çok acımasız. Zaten bir kere ölüyoruz, bari ölen herkese öleceği mesela bir saat önceden bildirilse ve sevdikleriyle vedalaşma imkanı verilse. Ölümün böyle keskin bir şekilde olması acımasızca geliyor… Zaten şu Hatay depremi öyle bir şok etlisi yaptı ki ülkece hepimiz hala o şokun etkisindeyiz bence. Sizde de öyle mi bilmiyorum ama bende bazen içten içe hissettiğim bir anda her şeyi kaybetme korkusu oluştu. Sevdiklerimi, eşyalarımı, her şeyi. Birden dımdızlak ortada kalma korkusu. Offf çok kötüydü çok. Ortak travmamız oldu maalesef. 

Gelmişken yazdıkça yazdım. Yine konudan konuya atladım. 

Geçmişe Yolculuk filmini izliyordum YouTube’dan, az kaldı bitmesine ama o da bi gerdi beni. Belki bırakırım, bitirmem bugün. Papatya çayı yapmıştım, buraya yazınca onu unuttum soğumuştur şimdi. İçeyim de biraz rahatlatır belki, okuduğunuz için teşekkürler. Görüşmek üzere canım blogum ve blogger ailem.