Ben geç vakitte kahve içmemeliyim. Bundan bu gece bir daha emin oldum. Hele iki gün peşpeşe akşam kahvesi hiç içmemeliyim. Sütlü olup olmaması fark etmiyor, geriyor ve huzursuz hissediyorum.
Bir tek o değil tabi sebebi. Çok yoğun bir iş günü geçirdim. Biraz sağlıksız beslendim ve tabi menstrüasyon döngüsünde hormonlar… derin bir depresyon hissi. Neden yaşıyoruz soruları. Hayata anlam yüklemekte zorlanma…
Böyle olunca çok canım sıkılıyor. Genelde pozitif biriyken bu kadar negatife batmak bazen korkutuyor. Ya artık hayattan hiç tat alamazsam korkusu basıyor.
Bayadır buraya yazmamışım. Farketmemiştim. Önceden bir iki ay yazmayınca yıllardır yazmamış gibi hissederdim, şimdi ise aylardır yazmamışım ama sanki daha dün yazmışım gibi. Kendimle çok uğraşmak zorunda kaldım çünkü. Bir çok şeyin üstüste gelmesi artık psikolojimi de zorlamaya başladı. Bir iki aydır terapiye gidiyorum. Son yıllarda hayatımda tutunacak bir şey bulamaz oldum. Hep yıkım, başarısızlık, hayal kırıklığı yaşadım ve bir yerde dengemi sağlayamamaya başladım artık. Hayat gerçekten zormuş, ve yaş ilerledikçe daha da zorlaşıyormuş. İnsan bir yerde çektiklerinin mükâfatını görür sanıyor ama öyle bir şey yok ne yazık ki. Sürekli bir sınav verme hali…
Bilmiyorum ne olacak böyle.
Hem kendim için çok endişeleniyorum, hem de sevdiklerimi çok fazla düşünüyorum. Terapist açık açık, başkalarını düşünme kendini düşün diyor artık bana. Ama kendim diye birini bulabiliyor muyum? Kendimin varlığını görebiliyor muyum? Kendimi kabul edebiliyor muyum? Seviyor muyum? Belki de sorun budur. Kendi varlığımı hissedememek.
Bu menstrüasyon dönemlerinde ciddi depresyona giriyorum bazen. İnternette B6 ve magnezyum eksikliğinin buna sebep olabileceği yazıyor. Bir doğruluğu var mıdır acaba bilen var mı? Geçen bi doktora sordum bişey diyemedi. Bi tek onlar sebep olur diyemeyiz bir çok şey olabilir vs bir şeyler genelledi gönderdi beni. Kadın doğuma gidin falan dedi ne alakası var kadın doğumla. Ben psikolojik olarak ne kadar değiştiğimi ve karamsarlaştığımı söylüyorum bunun yüksek ihtimalle bir vitaminle bir kan değeriyle alakası var. Sonra da biz b6 bakmıyoruz dedi. Ben de aldım çantamı çıktım. Valla hiç kimsenin umrunda değiliz ya. Baya yalnızız şu hayatta. Kimse kimsenin umrunda değil.
Alerjim de yeniden nüksetti. Malum, mevsimsel. Ama hiç sonbaharda olmamıştı, daha çok yeni olduğum için alerji hastalığında… Art de huile nin akar spreyi varmış. Anlaşmalı eczanelerden hazırlattırabiliyormuşuz. Geçen hafta aldım. Her sabah yatağın nevresimlerini çarşafını çıkarıp yastık, yorgan ve döşeğe sıkıp akşama kadar beklettim ve akşamları nevresimleri geçirip yattım. Gerçekten de biraz rahatlatmaya başladı. Hala kaşınıyorum ama günde 1-2 defa hafif kaşıntı oluyor mesela. Deriyi kazımak istercesine bir kaşıntı çok olmuyor artık çok şükür. 7 gün her sabah yaptım, şimdi haftada birkaç kere yapıcam. Şikayetlerim azaldıkça azaltıcam. Böyle giderse 3 ayda bir sadece hatırlatmak için sıkacak hale gelebilirmişim. Hadi inşallah.
Bende durumlar böyle.
Hayat devam ediyor. Hala nefes alıyoruz. Bazen çok anlamsız gelse de yaşıyoruz işte.
Dün instagramdan takip ettiğim bir influencer vefat etti “Ayşenur Parlak”. O da biraz kötü etkiledi beni. Ölümü tekrar hatırladım. Ne tuhaf, bir varız bir yokuz. Ayşenur artık yok. Bir daha geri gelmeyecek. Bir daha sesini duymayacağız, yüzünü görmeyeceğiz… zamanla yokluğuna alışılacak. Hayat çok acımasız. Zaten bir kere ölüyoruz, bari ölen herkese öleceği mesela bir saat önceden bildirilse ve sevdikleriyle vedalaşma imkanı verilse. Ölümün böyle keskin bir şekilde olması acımasızca geliyor… Zaten şu Hatay depremi öyle bir şok etlisi yaptı ki ülkece hepimiz hala o şokun etkisindeyiz bence. Sizde de öyle mi bilmiyorum ama bende bazen içten içe hissettiğim bir anda her şeyi kaybetme korkusu oluştu. Sevdiklerimi, eşyalarımı, her şeyi. Birden dımdızlak ortada kalma korkusu. Offf çok kötüydü çok. Ortak travmamız oldu maalesef.
Gelmişken yazdıkça yazdım. Yine konudan konuya atladım.
Geçmişe Yolculuk filmini izliyordum YouTube’dan, az kaldı bitmesine ama o da bi gerdi beni. Belki bırakırım, bitirmem bugün. Papatya çayı yapmıştım, buraya yazınca onu unuttum soğumuştur şimdi. İçeyim de biraz rahatlatır belki, okuduğunuz için teşekkürler. Görüşmek üzere canım blogum ve blogger ailem.
Daha sık yazmalısın bence. Yazmak da terapi derler.
YanıtlaSilTeşekkür ederim. Çok haklısın aslında burası bana iyi gelen nadir şeylerden biri.
SilÇok özletiyorsun kendini, ve ben bir buluşmalıyız yahu sene oldu.
YanıtlaSil:)
Sil