Sayfalar

Rinoplasti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rinoplasti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2023 Pazar

Cesaretin var mı aşka (film)

Ahmet Mümtaz Taylan ile Empati başlıklı YouTube videolarını izlediniz mi? 

Bugün Hazal Kaya ile olan bölüme denk geldim. Güzel bir konsept oluşturulmuş bence. Yaşanmış hayat hikayelerini kimlik belirtmeden anlatıp, konuğun kendini bu hikayedeki kişi yerine koyup ne düşündüğü ne hissettiği soruluyor sen olsan ne yapardın deniyor ve en sonunda da bu hikayedeki kişinin kim olduğu açıklanıyor. 

Arada da konuk ile kendi hayatı ile alakalı muhabbet ediyorlar.

Hazal Kaya’ya en sevdiği film soruldu, o da biraz düşündükten sonra “Cesaretin var mı aşka” dedi, Türkçeye böyle çevrilmiş adı dedi ama orjinal adını söylemedi. Ben de rasgele seçmektense beğenilmiş bir film izleyip kafa dağıtmak istiyordum. Video bitince filmi bulup hemen izlemeye başladım. 

Pek beklediğim gibi değildi ama bu kötüydü anlamına gelmesin. Çok farklı bir ilerleyişi var ve bu aslında hoşuma gitti. Klasik filmlerden farklıydı. 

Aşk, gurur, nefret, kararsızlık, pişmanlık, özür, çaresizlik her şey var filmde. 

En çok da, daha kendileri bile ne yaşadığından bir türlü emin olamayan ve kuru yaprak gibi savrulup duran iki insanın  çırpınışlarını izlemek, onların ne düşündüğünü ne hissettiğini anlamaya çalışmak ilgi çekiciydi. Psikolojik test gibi bir film. 

Vurdumduymaz, karasız, başına buyruk olmanın hayat akıp giderken kişiye ne kattığını ya da kişiden ne aldığını anlamak zor. Sürekli ders alarak, tecrübe ederek öğrenme yoluyla yaşamak yıpratıcı. Hayat çok fazla savurgan olmak için hiç konforlu bir yer değil ama gözü kara olmak marifet sanıyoruz. 

Sen hayatı yumrukladıkça o da seni yumrukluyor, bir tarafın alttan alması gerekiyor ve bu taraf sen olmak zorundasın. Hayat, tamamen içgüdüsel davranan, korkunçluğu aslında sığlığından gelen koca bir yaratık gibi. 

Bir sonraki izlemek istediğim film ise Limitless. Çok defa izlemeye niyetlendim ama vakit yaratamadım. İzleyip izlemediğimden de çok emin değilim aslında ama izlesem hatırlardım herhalde. 

Bu arada burnum neredeyse tamamen iyileşti. Hala bantlı ama yarın çıkaracağım artık bantları da. Doktor banyoda sıcak suyla çıkarırsın demişti. Arada çok az masaj yapıyorum. Yamuk sandığım yer de eskisi gibi yamuk görünmüyor gözüme, ödemdenmiş galiba gerçekten. Şiş indikçe yüzüm küçülüyor ve oturuyor. Burun spreylerim bitti, doktora sordum ne yapayım diye çünkü bişey kullanmam lazım burnum çok tıkanıyor. Kanlı parçalar çıkıyor hala. Okyanus suyu kullan dedi. Eczaneden aldım, bir kere kullandım baya rahatlattı gerçekten fısfıs artık işe de yaramıyormuş temizledi baya bu. Ama ikinciye kullanamadım çünkü sprey başlığı bozuldu. Pazar günü olduğu için bugün, değiştirmeye de götüremedim. Beyaz sprey başlığı çıkarıp siyah çubuğu tırnağımla bastırarak çok manuel bir şekilde kullanmaya çalışıyorum ben de.

Salı günü iş başı yapacağım. 

Bir de hayatımda farklı yaşam alanları oluşturmak istiyorum. İş ve ev dışında zaman geçirdiğim başka yerler olsun istiyorum. Biraz bunun üzerine düşüneceğim.

Son olarak bugün çok farklı bir hissiyat oluştu içimde. Anne olmak istediğimi düşündüm. Annelik hep bana korkutucu ve asla yapamayacağım bir şey gibi gelirdi ve evlensem bile anne olmayacağımdan neredeyse emindim. Hatta karşı taraf çocuk ister diye evlenmekten hep kaçtım. Ama bugün biri tarafından gerçekten koşulsuz sevilmek, sevgisinden şüphe duymadan, sana muhtaç olan bir varlığın olması çok muazzam geldi. Hep yeteri kadar sevilmediğimi düşünüp kendimi üzen biriyim ama annelikte çocuğun ne olursa olsun seni sevmekten vazgeçmeyeceği gerçeği bu açıdan çok iç rahatlatıcı değil mi? Sadece bunun için çocuk sahibi olunur mu, ne kadar sağlıklı olur bilmiyorum ama böyle düşünmek bi an anneliği sevdirdi bana. Erkeklere asla tam anlamıyla güvenip sevginin karşılığını alamıyorsun maalesef. Eşim olsun seveyim sevileyim yeter diye düşünsen de öyle olmuyor. Hatta fazla sevince cozutuyorlar pişman ediyorlar insanı. Ama bu içimdeki büyük sevgiyi çocuğa verip onu sevgiye doyurabilir ve hayata dayanıklı bir birey olarak yetiştirebilirim gibi geldi bi an. Yaşım 35ten 40a doğru gidiyor diye böyle oldu belki de. Biyolojik saatim “yaşın geçmeden iyi düşün” diye beni dürtüyor sanırım. Nasip.

25 Aralık 2023 Pazartesi

Rinoplasti -2

Tamponlar çıktıktan sonra rahatladım. Nefes alabiliyorum artık arada bir tıkansa da spreylerim var onları sıkıyorum. 

İlk defa o çıktığı gece biraz daha uyudum nihayet. Sonraki geceler de sabaha kadar rahat bir uyku olmasa da nispeten daha iyileşti uykularım. Hala biraz diken üstünde yatıyorum, ya burnumun üzerine yatarsam diye. 

Banyo yapamamak çok gerdi bir de beni. Yıkanamadıkça ağırlık çöktü sanki üstüme. 

Bugün tam 1 hafta oldu. Sabah atel alındı, aynadan burnuma baktım gayet güzel. Ama biraz sola kayma var gibi. Doktora söyledim, çok görünür bir şey değil dedi. Dikişleri aldı, ben kendi erir diye beklerim sanıyordum ama duramadı doktorum o görüntüye sanırım. Biraz acıdı, kanlanmıştı çünkü. Bir yerde bıraktı gerisini sen temizlersin dedi. 

Sonra bantlar yapıştırdı burnumun üzerine ve yapılacak masajları anlattı. Masajlar diyorum çünkü bana iki tane masaj verdi, burnum azıcık sola kaymış galiba dediğim için sanırım. Kendisi burnumda uygularken baya canım acıdı. Çatır çatır sesler geliyordu burnumdan, kemiklerden. 

Masajlardan biri, işaret parmaklarıyla yanlardan yuvarlak masaj yapmak. Gün içinde 3-4 kere birkaç dakika dedi yanlış hatırlamıyorsam. 

Diğer masaj ise burnu yana katlama masajı gibi bişey. Nasıl anlatayım bilemiyorum internetten de bulamadım. Baş parmağını burnumun sağ yanına bastırıp işaret parmağıyla sol tarafı kökten uca aşağı doğru eğdi hilal görüntüsü oluşana kadar. Bunu bir kaç kere yaptı. 

Tüm bu masajlarda gözlerimden yaşlar geldi. Kendim nasıl yapacağım hiç bilmiyorum. 

Burun spreylerinden birini fazla kullanıyormuşum yanlışlıkla, ama bişey olmaz bundan sonra doğru devam edersin dedi. Spreylere devam edeceğim, antibiyotiği bitireceğim, prednol günde 2ydi 1e indirdi sabah tok. Ağrı kesiciyi bırakabilirsin dedi  

Banyo yapabilirsin dedi, sauna, hamam, havuz yok gözlük kullanma ve çok sıcak banyo yapma dedi. Artık başımı öne eğmemde de sıkıntı yokmuş. Pazar günü de banyo yapıp bantları çıkarabilirmişim banyoda sıcak suyla. 

Burnumun alçısını çıkarırken biraz ödem var ama çok değil dedi. Yüzüm aşırı ödem yapmadı çok şükür. Çok fazla buz uyguladım doktor nasıl dediyse öyle yaptım o baya etkili oldu ödem konusunda bence.  

Doktorun odasından çıkarken biraz başım dönüp midem bulandı. Burnumla böyle oynanabilir olması tuhaf hissettirdi ve zorlandığım için kötü hissettim biraz ama toparladım kendimi. Hala düşünüyorum nasıl yapacağım bu masajları diye. Olmazsa o C gibi, hilal çizer gibi olanı yapmam yani napayım. Bi de korkuyorum çünkü onu yapayım derken başka bişey çıkarsa diye. 


————

Banyo yaptım geldim. Buraya yazarken bir arkadaş mesaj attı ona resim atıp yamukluktan ve masajlardan bahsettim. Ödemden olabileceğini, güzel göründüğünü söyledi. Ödem inince düzelir dedi. Doktorun da böyle demesini bekliyordum aslında ama adam direk masaj verdi :) muhtemelen hastalardan bunu duyunca sonra ben demiştim diyip şikayet edenler olduysa bi önlem olarak hemen masaj veriyor da olabilir. Doktorumu sevdim aslında, hiç şikayetim yok, elinden geleni yaptığına eminim ve bence o da çok dikkatli olmaya çalışıyor.

Sonra kız kardeşimle konuştum o da pek yamuk göremedi çok çok az var dedi ama şişliktendir dedi. Onun bir arkadaşının burnu da yapılıydı onda da varmış, şimdiye kadar farketmemiş ben ameliyat olunca farketmiş biraz yamuk olduğu. Sonra başka bir arkadaşının kardeşininki de yamukmuş. Eğer burun normalde yamuksa ameliyat ile dümdüz olamıyor illa biraz yamuk kalıyormuş. Neyse, dediğim gibi ben memnunum şu an çok şükür. İnşallah daha da güzel olacak. İnternetten araştırınca bazı doktorların artık masaj önermediğini okudum. Sürekli yapmak şart değil ama arada bir yapılmalı bence ödemin kolay atılması için. Ben böyle yapmayı düşünüyorum. 

Bir arkadaş grubumuz var whatsappta onlara foto attım onlar da ödemden öyledir dedi. 

Bunlar içimi rahatlattı. Bugün burnuma pek dokunamıyorum belki akşam masaj yaparım belki yarın başlarım. Günde 20 kere 5 dakika değil de 3-4 kere yaparım herhalde. Bakıcaz artık. 

Banyo yapmak o kadar iyi geldi ki, yenilendim resmen. Ferahladım, rengim açıldı resmen. 

Burnuma su alıp sümkürebilirmişim artık, bir hafta sonra ilk defa sümkürerek burnunu temizlemenin rahatlığını da yaşadım. 

Ameliyat zor iş. Mecbur değilseniz girişmeyin bence. Estetik ameliyatı olmak çok daha stresli çünkü sürekli kontrol edip bir şeyler buluyorsunuz. 

Geçen sene bir arkadaş “burnumu çok seviyorum ama kemik var onu aldırmam gerekiyor. Ya şeklini bozarlarsa diye çok korkuyorum o yüzden yaptıramıyorum” demişti. Şimdi daha iyi anlıyorum onu. Düzelttirme istemiyorsanız yapmıyorlar tabi ama yine de kemikler alınıp kapatılınca bir şekil değişimi olur mu bilemiyorum. Mesela çok düzgün güzel bir burun ameliyattan sonra yamuk gibi görünüyorsa ne kadar gerilir insan. 


Neyse bitti gitti şükür bu ameliyat işleri. Üç aydır beklediğim ameliyatı oldum. Zorlu geceler geçirdim. Atel çıktı, banyo yaptım, dikişler çıktı, bant da çıkacak, normal hayatıma döneceğim 🙏 

Şimdi tek sıkıntı masajlar kaldı, onu da kolaylıkla geçireceğim inşallah 🙏 

20 Aralık 2023 Çarşamba

Rinoplasti -1

 Merhaba

Ben ameliyat oldum çıktım bugün 3.gün. 

Her şey yolunda çok şükür. 

Telefondan girdiğim için yorumlara cevap yazamıyorum en kısa zamanda gelmeye çalışacağım. 

Pazartesi günü sabah doktorun asistanı aradı, sizden önceki ameliyat iptal oldu şimdi gelebilir misiniz dedi biz de zaten yoldaydık. Geliyoruz dedim. Gider gitmez danışmadan yatış işlemleri yapıldı. Anestezi doktoruna gidip anesteziye uygun olup olmadığıma bakıldı, yani form dolduruldu. Devamlı kullandığın ilaç var mı, kalıcı rahatsızlığın var mı, hamilelik var mı, öksürük var mı vs. En son ekg sonucuna da baktı tamam uygunsunuz dedi. Tam odaya çıkacakken doktorumla karşılaştım. Herkes hasta tüm randevular birbirine girdi dedi. Ben de hastalanmamak için baya direndin dedim. Ailece gitmiştik hep birlikte asansöre bindik doktorla benim odaya geçtik. Yüzümün fotoğraflarını çeşitli açılardan çekip ne işlemler yapacağını anlattı. Tamam dedim. Hemşire gelip doldurmam için bir sürü kağıt bıraktı, hızlı hızlı doldurdum. Anesteziden vs doğacak şeyleri kabul ediyorum falan yazıyordu. 

Önlüğü giydim, saçımı arkadan ördüm rahatsız etmesin diye. Alt çamaşır hariç her şeyi çıkartmak gerekiyormuş. Hemşire gelip damar yolu açtı. Sedye geldi yatırıldım ve asansöre binip ameliyat katına giderken hemşire damar yolunda sakinleştirici enjekte etti. Ondan önce de daha odadayken ilk damar yolu açtıktan sonra bir şey enjekte etti, kolay akışkanlık olsun diye mi ne dedi hatırlamıyorum şu an. 

Ameliyathaneye indik, içeri girdik, koridorda ağzıma sarı bi maske uzatıldı. Kötü bi kokusu vardı, bir kaç saniyede gitmişim. Kimse bişey konuşmadı, bir şey sormadı. Bayılmışım. Millete hangi şarkıyı açalım diye sorarlar, 10dan geriye say derler benimki alelacele oldu :) ama iyi de oldu bi yandan, beklemek tedirginliğimi arttırabilirdi mutlu girdim mutlu çıktım. Uyanmadan önce bir kaç rüya görür gibi oldum. Ailemi gördüm herkes mutlu ve hareket halindeydi sanki güzel bir koşuşturmamız var gibiydi. “Özlem. Özlem. Özlem!” Diye gittikçe yükselen bir sesle uyandım. Sol tarafımda önlüklü bir adam, benim doktor değil belki anestezici belki de hemşir bilemiyorum. “Bitti, çok güzel oldu” dedi gülümseyerek ve gitti. Tekrar yanımdan geçerken “her şey yolunda gitti di mi” dedim evet dedi. Çok şükür diyip durdum. İki de bir etrafıma bakıp şükür çektim. Bittiğine inanamadım. Gerçekten çok tuhaf, gözünü kapatıyorsun, açıyorsun bitmiş. 

Sonra iki hemşire geldi beni ordan çıkarırlarken kapıda kız kardeşimin beklediğini gördüm. Hemşire “çok güzel oldu, zaten güzel” dedi. Kardeşim de “evet fotoğrafları gördüm” dedi. Asansörle odaya çıktık. Yatağıma yatırıldım. Çok üşüyordum. Üstüme montumu ve sabahlarımı da örttüler. Sonra iş yerinden arkadaşlar geldi ziyarete sağolsunlar. 

Uyandığımda bilincim tamamen yerindeydi, her şeyi net hatırlıyorum ama bazı şeyleri çok tekrar tekrar sormuşum. Sorduğumun da farkındayım aslında ama sanki bi inanamamazlık vardı. Mesela kardeşime 4-5 kere ameliyatın kaç saat sürdüğünü sormam gibi. 

Ağrım sızım yoktu. Sadece sersemlik vardı. İki saat sonra bir şey yiyebilir demişler. Yemek geldi çorba ve hoşaf. Çorbadan biraz yedim sadece. Bir tane de refakatçiye yemek geldi onun menü daha fazlaydı.

Bu arada ameliyat sonrası ilk uyandığımda burnumdan nefes aldım, burundan alma dediler. Delikli tampon nasılsa diye düşünmüştüm ama zaten daha sonra o kadar kan doldu ki orası istesem de nefes alamıyordum. 

Burnum kapalı olunca da bir şey yiyip içmekte çok fazla zorlanıyorum o yüzden pek yiyip içemedim. Nefes alırken de ağızdan almakta zorlanıyorum biraz. 

Odaya geçtikten bir süre sonra doktorum geldi, nasılsın dedi her şey yolunda gitti dedi hem sağlık olarak hem görüntü olarak tam istediğimiz gibi oldu dedi. Teşekkür ettim. 

Ben çıkmadan önce de doktor gelip bilgi vermiş bizimkilere. Fotoğrafları atmış. Kemikleri aldık demiş. Her şey yolunda demiş. 

Burnumun altına deliklerden akan kanlar toplansın diye pamuk yapıştırmışlardı o dolunca hemşireyi çağırdık. Odada arkadaşların getirdiği çiçekler vardı, hemşire abla gülerek dedi ki bu çiçekleri bırak boşver napıcan daha 17 yaşındasın zaten. Kardeşime dönüp “di mi” dedi güldü. Refakatçim kızkardeşimdi annem eve geçmişti. “Ben hala tam algılayamıyorum galiba” dedim. “Kız kardeşin sana anlatır” dedi giderken. Meğerse benim yaşıma inanamamışlar. Nasıl 37 olabilir falan demişler çok küçük gösteriyor demişler. Zaten ilk görüştüğüm hemşireye de yaşımı sorduğunda 37 dediğimde şaşırmıştı “ben de reşit mi acaba diyorum” demişti. Kardeşim “herkes yaşından bahsediyor nazar değecek calla” dedi. Biraz abarttılar ama tamam küçük gösteriyorum ama 17 de değil yahu :)

Akşama kadar damar yolu sol elimde takılı kaldı. Akşam 17:00de çıkış yapılabilir dendi. Doktorun asistanından rapor istedim 10 gün yazdı, 10 gün bitince haftasonuna 2 gün kalıyor diye 12 gün istemiştim 12 günü toplu yazamıyorlarmış. 10 gün bitince ara 2 gün daha yazalım dedi. 

Parayı da nakit verdim bu arada. 

Saat 5r doğru yine yemekler geldi, bu sefer benimki de tam menüydü. Babamla annemin bizi almasını beklerken ben biraz yemeye çalıştım ama çok az yiyebildim. Burnum tıkalıyken çok zorlanıyordum. 

Neyse çıktık hastaneden, eve geçtik. Hastanede 2 saat kadar sonra buz tutmaya başlamıştık. Yarım saat buz tutup yarım saat tutmuyorduk. Buna evde de devam edin dediler. Buz tutarken başımı aşağı yatırıyorum ki buz kaymasın yüzümde dursun, buzu kaldırınca yine hafif oturur pozisyona geçiyordum. Evde de, gece boyunca da devam ettik. Annem sağolsun yardımcı oldu. Ama sabaha kadar da neredeyse hiç uyuyamadık. Yarım saat o kadar çabuk geçiyordu ki. 

Eve gelirken eczaneden ilaçları da almıştık, antibiyotik, ağrı kesici, kortizon, iki burun spreyi ve teramisin. Spreyleri tamponlar çıktıktan sonra kullanacaksın dedi hemşire. O akşam hapları içtim. Teramisine ertesi sabah başladım. 

Alarm kurarak aksatmadan buz koyduğumuz için olsa gerek, korktuğumuz kadar şişip morarmadı yüzüm. Doktor cildimin çok hassas olduğunu ve gözlerimin şişlikten kapanabileceğini söylemişti. Ameliyat sonrası fotoğrafı çekerken bile burnum biraz şişmişti. 

Çok şükür o kadar kötü olmadım. 

Ertesi gün bir iki lokma anca kahvaltı yapabildim antibiyotik içebilmek için. Buza devam ettik. Yine akşam olunca hem uykusuzluk hem beslenmemiş olmam ve sürekli ağızdan nefes alıp vermekten boğazım uyuşmuş gibi hissetmemden dolayı biraz kötüleştim. Sanki boğulacakmışım gibi, nefes alamayacakmışım gibi hissettim. Artık aşırı uykum vardı ama uyuyamıyordum. Sabaha kada yine uyuyamadım, buz tutma işimi biraz savsakladık bıkkınlık geldi çünkü. Sabaha doğru biraz uyumuşum o beni azıcık kendime getirdi. 

Tam uykuya dalıyorum burundan nefes vermeye başlıyorum ve aniden uyanıyorum. Hep böyle oluyordu. En sonunda bayıldım mı noldu bilmiyorum uyudum azıcık. 

Sabah 7 gibi hastaneye gidip tamponları çıkaracaktık allahtan.  Bir gün-gece daha dayanacak gibi değildim. 

Birinci gün, yani ameliyat günü ve gecesi en zoru olur sanıyordum ama ikinci gece en zoruydu. 

Şimdilik burda bırakıyorum. Devamı sonra. 

17 Aralık 2023 Pazar

Son 1

Yarın ameliyat günü. Ameliyat sebebi burun kemiğimin burnumu kapatmasından kaynaklı. Önceden çok sıkıntısını çekmezdim ama son bir kaç yıldır alerjim başlayınca nefes alamaz olduğum için doktor ameliyat olman gerekiyor dedi. 

Bugün daha iyiyim, dün yorgana sarılıp uyudum gün boyu neredeyse. Ve şundan kesin emin oldum ki hastayken gün boyu yataktan çıkmayıp mümkünse terleyip iyice dinlenmek şifaymış. Özellikle hastalık ilk belirtilerini verdiği an bunu yaparak ağırlaşmadan atlatılabilir bence. 

16 Aralık 2023 Cumartesi

Burun ameliyatı

Herkese merhaba. 

Pazartesi günü burun ameliyatı oluyorum inşallah her şey yolunda giderse.

Bugün biraz hasta gibiyim de maalesef. 

Doktora bir şey yazmadım internetten araştırdım gripken ameliyat olan bile varmış. Çok kötü değilim bu halim engel olacak kadar değil aslında.

Üç aydır bu günü bekliyorum şimdi son dakika hasta olmak biraz moralimi bozdu ama direncimi kaybetmemeye çalışıyorum. 

Dün akşam biraz kuru öksürmeye başladım. Sabah yine biraz geniz akıntısı var gibiydi. Bugün gün içinde az az öksürüğüm oluyor ama sanki ateşim çıkıyor gibi ve o tedirgin ediyor beni. 

Sabah güzel bir kahvaltı yaptım. Kızılcık şerbetinin dünkü bölümünü izlemeye başladım. Baktım daha fazla duramıyorum yarıda bırakıp yatmaya gittim, yorgun hissediyordum. Ama dön dön yatamadım. Sonra kalktım bi mandalina yedim bir de Türk kahvesi içtim kendime geleyim diye. Bir de nebülizatöre içme suyu damlatıp ondan tuttum burnuma. Ama sanki bu beni yeniden öksürttü. Pek fark etmedi bişey. Psikolojik mi gerçek mi anlayamadım bu hastalık hali. İki de bir de tuvalete çıkıyorum, annem heyecan yaptığın için diyor ama bilemiyorum.

Üç aydır gerim gerim geriliyordum ameliyat nasıl olacak ilk defa ameliyat olacağım diye, şimdi de ya ameliyat olamazsam korkusu başladı. 

İşyerinde cuma günü etrafımda bir sürü hasta oldu bir anda. İnsanlar öksürüyor, halsiz hissediyor falan. Evde babam da hasta, hatta bugün erkek kardeşim de hastalık başlangıcında gibi.

Ameliyat açısından harika bir tarih ama böyle hastalık riskini hiç düşünmemiştim çünkü ben çok sık hasta olan biri değilim normalde. 

Tamamen stres ile bağışıklık sistemi arasında bir şey bu bence.

Birazdan bi banyo yaparım. Sonra ibucold içer yatarım. Azıcık terlesem toparlarım herhalde. Yarın pazar. Evden çıkmamayı düşünüyorum. Pazartesi sabah da ameliyat inşallah.🙏 

Dualarınızı beklerim.

Salı günü gidip tetkikleri vermiştim, ses çıkmadığında göre ters bir durum yok. Ekg, akciğer filmi ve 5 tüp kan verdim. Pazartesi sabah da anestezi için kontrol yapılacak sanırım. Herkes diyor ki bi bayılacaksın sonra gözünü açacaksın bitmiş olacak. Asıl sonrası biraz zor diyorlar. Allah kolaylık verir inşallah. 

Buraya da durum güncellemesi yaparım. İnşallah her şey sorunsuz, yolunda ve kolay geçer.

Görüşmek üzere. 👋