Sayfalar

365 gün 2019 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
365 gün 2019 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2019 Cuma

165- Serinin son yazısı


Evet arkadaşlar bu seriyi burada yarım bırakıyorum. Çünkü kısa ve sık yazmaktan çok sıkıldım. Biraz mola vermem gerekiyor arada. Seriyi takip edenlere teşekkür ediyorum. Yazılarım devam edecek, sadece her gün yazmaya son veriyorum ama arada yazacağım yine tabi ki.

13 Haziran 2019 Perşembe

164- Bitkisel haller


Budama makasım ve aşı macunum geldi bugün. Makas gönderen satıcı ayriyetten bir de siyah bant göndermiş. PVC bant mı deniyor bilmiyorum. Galiba ellerinde kalan eski ürünlerden hediye diye gönderiyorlar çünlü bant yapış yapıştı. Kullanamadım çöpe attım direk.
Aşı macununu da ben tonbalığı konservesi kadar minik bişey sanıp almıştım koskoca yarım kilo teneke geldi. Açıldıktan sonra 5 yıl ömrü varmış ama ben bunu tüketebileceğimi pek sanmıyorum şahsen. Şimdi istediğim ağaçtan çelik yani dal alıp köklendirebilirim artık. Dut ve erik istiyorum öncelikle. İnşallah beceririm.
Son olarak, bugün erkek kardeşimin mezuniyeti vardı. Ortaokul bitti. Seneye lise inşallah.

12 Haziran 2019 Çarşamba

163- Alışveriş çılgınlığı


İki gündür alışverişe sardım. Aldığım şeyler de budama makası, sıvı gübre, çamaşırlık falan. Birbirinden alakasız şeyler. Şimdi de çok amaçlı küçük dolaplara bakıyorum. Adı küçük ama fiyatlar maşallah...
Bugün bir de babalar günü için araba ketılı aldım. Yarın gelir sanıyordum, Cuma gelecekmiş. O kadar aşırı ilgili bir satıcıya denk geldim ki. Mesaj atmıştım satın aldıktan sonra satıcıya, n11den aldım bu arada, mesajda Perşembe günü gelebilir mi babam Cuma günü şehirdışına çıkacak dedim. Ordan cevap yazmışlar bir de ayrıca telefonla aradı satıcı. Yarın gelmez Cuma gelir ne yapalım falan dedi. Cuma öğlene kadar gelirse sorun olmaz dedim gelir dedi yurtiçi kargo daha hızlı ona veririz o zaman dedi tamam dedik kapattık. Akşam kargoya verildiğine dair mesaj ve takip kodu geldi sms olarak. Yaklaşık yarım saat sonra da satıcıdan whatsapp mesajı geldi, özlem hanım kargo kodu geldi mi kargoya verdik, diye. Evet geldi dedim. Bir an adam bana mı yürüyor diye tedirgin olmadım değil, alışık değiliz bu ilgiye. Sonra benim cevabımın üzerine görüp de bir şey yazmayınca rahatladım.
Bu kadar ilgi aşırı değil mi ya. Yorum olarak müşteriler hep ilgiden çok memnun kaldıklarını hep bu satıcıdan alacaklarını yazmışlar ama ben kendimi mağazada ensemde satış elemanıyla dolaşıyor gibi hissettim.

11 Haziran 2019 Salı

162- Toz tarçınla bitkileri canlandırmak


Bugün internette denk geldim, toz tarçın bitkileri iyileştirip hastalıkları gideriyormuş. Kurumaya yüz tutan minik avokado filizime döktüm bakalım bir fark olacak mı...

10 Haziran 2019 Pazartesi

161- İlklerin naifliği


Bayramda ilgilenemediğim ve hata edip çok güneş gören bir yere koyduğum minik avokado filizim sıcaktan ve susuzluktan yanmış, kurumuş :( toparlar mı acaba?
Bu ilk çimlendirdiğim çekirdek, ve sürekli bir arıza çıkıyor. Düzelsin istiyorum ama çok hassas sanki...

9 Haziran 2019 Pazar

160- Psikolojik temizlenme günleri


Bu iki gün, bir şeylerden farkındalık yaşayarak geçti resmen.

Seninle Başlamadı isimli kitabı okuyorum.
Aile travmalarının bizdeki kalıntıları ve baş etme yöntemleri anlatılıyor.
Bugün açıklama kısmı bitti testlere ve kendimde uygulama kısmına geçtim, pek umutlu değildim ne gibi kalıntılar taşıdığımı bulma konusunda ama kitabın yaptırdığı bir uygulama sonucu resmen yüzüme çarptı. Kiminle benzer duygular hissettiğimi buldum ve o kişiye karşı çok fazla acıma duygusu hissettim çektiği ama söyleyemediği acılardan dolayı. Neye ağladığımı bile anlamadan ağlamaya başladım, kitabı okumaya devam edemedim. Çok içime dokundu ya. Daha kitabın yarısına yeni geldim, bakalım daha neler göreceğiz.

İki gündür böyle ruhsal dalgalanmalar yaşamaktan bunaldığım için normalde hiç izlemem ama az önce güldür güldür showu açtım, ara verip buraya geldim. Şimdi gidiyorum, biraz güleyim de kendime geleyim bari. :))

159- Örümceklerle mücadele


Bu kötü görüntü için kusura bakmayın ama buraya eklemem lazımdı. Bu gördüğünüz top top olan şeyler örümcek yumurta keseleri. Dişi örümcek böyle ağdan keseler yapıp içine yavrularını dolduruyor sonra yaz başında o yavrular çil yavrusu gibi dağılıyor dört bir yana.
Bu köşe terasta normalde var olduğunu bile unuttuğum bir köşe. Ne olduysa kafamı kaldırıp bir bakasım geldi ve aman Allah’ım onlar da ne?! Örümceklerin keseyle yavru bıraktığını da bilmiyordum, ama görüntü kese gibi olunca işkillendim. Yine de iyi düşünmeye çalışıyorum belki yem yakalamışlardır onları mumyalamışlardır falan diye. Geçtim içeri netten baktım ki bunlar meğer yavruların olduğu keselermiş. Bir keseden yüz yavru çıkabiliyormuş. Neredeyse bir düzineden fazla kese vardı, binlerce yavru demek oluyor bu. Babamı çağırdım sağolsun fırçayla temizledi sonra deterjanlı su sıktık iyice temizledik. Örümcek popülasyonundaki aşırı artış bu yumurta keseleri yüzündenmiş demek. İnşallah bir azalma hatta tükenme olur artık.

—-

Bugün Can Aydoğmuş’un eski ilişkilerden bağ koparma meditasyonunu yaptım. En başa gittim, ilkinden başlayayım sırayla devam ederim dedim. İlk ayrılıp hala aklıma gelen kişi için yaptım. Yaparken gözlerim doldu, kendimi özgürleşmiş hissettim. Baya iyi geldi. Diğerlerini yarına bıraktım. Bu bağ koparma meditasyonlarını yapınca eski sevgililerde dönme, iletişim kurma çabası oluyor beslendikleri enerji kanalı birden kapandığı için. Bende de oldu. Ama yaptığım kişi değil de üç yıl önce ayrıldığım kişi instagramdan istek gönderdi. Şimdi hatırlıyorum da ben bir iki sene önce yine böyle bir şey yapmıştım ve yine bu kişi faceden mesaj atmıştı sanki. Hey allahım yarabbim kim için yapsam yine bu iletişime geçiyor hayret bişey.
Kabul etmedim tabi ki, sildim. Yeter artık kopsun şu bağ yaaa. Ruh emici enerji vampiri.

—-

Bunların dışında ben iki gündür temizlik avcılarını izliyorum ve izledikçe rahatlıyorum. :))
Bugün öğrenci evini izledim gerçi bunda çok rahatlayamadım. Evi afedersiniz ama baya bok götürüyordu, ben ekipten biri olsam arkama bakmadan kaçardım herhalde reytinginiz de şöhretiniz de paranız da sizin olsun diyerek.
Bu öğrenci evinde yaşayanların bir de YouTube kanalı varmış, orda evin bir hafta sonraki halini göstermişler yine eski pisliğine dönmüş... Altına insanlar baya ağır, kötü yorumlar yazmışlar doğal olarak, çünkü resmen verilen emekle dalga geçmişler ‘yine tlcyi çağırırız yine temizlerler’ falan demişler. Yazık o verilen emeğe yaa.

7 Haziran 2019 Cuma

158- Cuma


Çok sıcak bir gündü, gündüz evden çıkmadım akşam sahile indik. Ev fırın gibi ama dışarısı yine iyiydi.
Yarın Haftasonu başlıyor ve sonra işbaşı.

6 Haziran 2019 Perşembe

157- İlk midye tadımı


Bugün genelde dışarıdaydım. Bir ara arkadaşlar midye aldı, ben çok tiksinirim bana da “ sen de al çok güzel” falan dediler ama çok keskin bir şekilde hayır dedim. Sonra yanımda iştahla yerlerken çok merak edip bir tane tadına baktım. Tavuk etine benziyor diye duymuştum, balık eti tadında baya. Arkadaşların aldığı soslu midyeydi, tadı daha güzelmiş. Kötü değildi, güzeldi ama oturup bir kova yemek isteyeceğimi sanmıyorum.

Fotoğrafta “bir tane tadına baksam mı acaba ya” dememle birlikte hemen bir tane açıp limon sıkıp ağzıma tıkıştıran arkadaşımın elini görüyorsunuz 😂

Sabah birlikte Lotus’a gidip serpme kahvaltı yaptık, Göksu nehrinin kenarında. Sonra gemiyle Emirgan’a geçip ordan da bebek sahiline gittik. Yolun yarısını otobüsle kalan yarısını da klimasız otobüste daha fazla duramadığımız için ve trafik de ilerlemediği için yürüyerek gittik. Şu an baktım da toplam bugün 12,540 adım atmışım. 8,4km yürümüşüm.
Bebek’te starbucks a girdik. Ramazan sonrası ilk birlikte kahvemizi de içmiş olduk. Sonra yine gemiye binip Kanlıca’ya, ordan da Çengelköy’e geçtik. Çengelköy gittiğimiz yerler arasında en kalabalık yerdi. O kadar gezip yorulmadık ama Çengelköy’de kalabalıktan iki adım atamamak çok yordu bizi.
Toplu taşımalar ücretsizdi diye sürekli yorulunca bir şeylere bindik sıkılınca indik falan güzel oldu. Evlere dağıldığımızda eve yürüyecek mecalim kalmamıştı artık.

Gezme faslı böyleydi, eğlenceliydi ama tatsız bir konumuz var o da böcekler. Allahım yaaa sıcaklar başladığından beri hızla çoğalıyorlar evin her köşesinden örümcek çıkıyor ve ben örümceklerden çok tiksinirim. Çok da korkarım. Öldüremiyorum midem bulanıyor, ağlarını bozuyorum ama ertesi akşam bir bakıyorum yine ağ örmüş çıkmışlar dışarı... artık dayanamayıp bir kaç tanesini öldürdüm geçen, sanki onun öldüğünü hissetmişler gibi başka yerlerden de örümcek çıkmaya başladı. Belki de benim daha fazla dikkatimi çekmeye başladı bilmiyorum.
Bugün de banyoda uzun bacaklı, el büyüklüğünde kocaman bir örümcek vardı. Kızkardeşimle napacağımızı şaşırdık. Bir şekilde el birliğiyle öldürdük ama öldürene kadar stresten kan ter içinde kaldık.

Örümcek meselesi canımı sıkıyor bu aralar. Onun dışında sorun yok.

5 Haziran 2019 Çarşamba

156- Yoğun bayram


Uzaktan gelen kalmalı misafirlerle devam ediyor bayram. Ama benden bu kadar yeter artık bunaldım. Yarın sabah arkadaşlarla dışarı çıkıcam. Umarım ben dönene kadar gitmiş olurlar 🤓
Büyük evi olmamamıza rağmen dedemle babaannem yakın oturuyor diye her bayram eve bağlı kalıyoruz hiçbir yere gidemiyoruz. Dedemlerin misafirleri direk bize geliyor peşinden de dedemle babaannem geliyor. Yengemler de geliyor sonra, misafirler onlara geçmesinler diye bizde kutluyorlar bayramlarını. Biz bildiğin buluşma noktasıyız yani. Hani bazıları şikayet ediyor ya bayramda akraba ziyareti yapıp gezdikleri için, siz en azından farklı bir hava alıyorsunuz bir yere girip beş dk oturup çıkıp başka yola giriyorsunuz ama biz napalım? Devamlı hizmet, bulaşık, karşılama, evden çıkamama, dinlenememe vs... çok dertliyim bu konuda ya. Bir de biz pek becerikli değiliz bu konularda, hep anneme kalıyor işler ona da üzülüyorum. Bayramları hiç sevmiyorum. Sadece çocukken şeker toplamaya çıktığımız zamanlar seviyordum. Onda da sadece ilk gününü severdim ilk gün çıktığımız için, sonrası yine evde kalabalıkla geçtiği için sıkıcı olurdu.

Bayramlık alırdık da bayramlığı giyip evde oturunca onun da anlamı kalmazdı. Siz siz olun aslaaaa ama asla kaynanaya yakın oturmayın. Gelinsiniz diye hizmet etme çabasına da girmeyin. Bu hayatta öğrendiğim bir şey daha varsa o da iyilik yapanın kıymet görmediği. Ama tabi kaynananız şeker gibi bir insan olur o ayrı.

4 Haziran 2019 Salı

155- Bayramın ilk günü


Bugün bir yere çıkma planımız yoktu ama bir anda kendimizi anneannemde ve teyzemde bulduk :))
Yarın da dayım ve halam gelecekmiş.
Güya bayram boyunca tüm toplu taşımalar ücretsiz olacaktı,  Gebze-Halkalı treni ücretliymiş. Bir çok kişi ücretli olduğunu görünce turnikeden geçmeden geri dönmüş. Bir şeyi de tam yapsalar keşke... Tüm toplu taşıma diyorsanız tüm toplu taşıma olsun o zaman. Üç günde batmayız herhalde...

3 Haziran 2019 Pazartesi

154- Ramazan ayı bitti


Yarın Ramazan bayramı. Şimdiden bayramınız kutlu olsun.
Mübarek günde de böyle bir alıntı seçmem pek uygun olmadı belki ama son zamanlarda akraba konusunda çok doluyum hiç birini görmek istemiyorum aşırı sevimsiz geliyorlar.
Geçen sene bir akrabanın kızı kocaya kaçtı. Ama çevreden biri değil, ailesi istemiyordu sonunda kaçtı kız. Babası baygınlık geçirdi annesi günlerce beddua etti falan, geçen gün annesinin face’inde toplu fotoğraflarını gördüm iki taraf ailece bir masada. Kız kazandı resmen. Bazen diyorum ne akıllı kızmış, hem kimseye eyvallah etmeyip sevdiğiyle evlendi hem de akrabalardan kopuk yaşıyor. Sadece anne babasını görüyor işte bir de canı kimi görmek isterse... Gerçi hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir diyorlar.

Dün çikolata falan yemeyi bıraktığımdan bahsetmiştim ya hani Ramazan dolayısıyla. Bütün aklıma geldi bir tartılayım dedim iki kilo vermişim. Çok sevindim!

Bayram temizliği yaptım biraz bugün, camları sildim offff cam silmek ne zormuş kollarım koptu koptuuu. Sonra bir de poğaça yapacaktım yarın sabah için, onu yaptım. Çok yoruldum valla ama poğaça çok güzel oldu. Karaköy poğaçası diye bir tariften yaptım NefisYemekTarifleri uygulamasındaki. Fırını doğru ayarlayamamıştım galiba ki birden yanık olmaya başladı üstü, hemen hemen kapatıp çıkardım baya üzüldüm olmadı diye. Sonra bir ısırık aldım mmmm muhteşem :))

2 Haziran 2019 Pazar

153- Yeme düzeniyle değişen hayat


Ramazan’dan önce hem paketli gıdaları hem de kahveyi baya abartmıştım. Neredeyse iki günde bir starbuckstan kahve alıyor her akşam da ya Türk kahvesi ya da filtre kahveyi illa ki yapıp içiyordum. Günde mutlaka en az bir çikolata ve bir kaç bardak da çay... Abarttığımın farkında olup yine de engel olamıyorum kendime.
Ramazan boyunca oruç vesilesiyle iş yerindeki abur cuburlar (yani paketli gıdalar) son buldu, starbucks bitti. İftardan sonra da uzun bir zaman kalmadığı için anca yemek yiyip belki bir bardak da çayla mideyi çok zorlamamaya çalıştık. Her gün bardak bardak kahve içen ben, günlerce ne kahve ne de çay içmedim. Günlerce çikolata, bisküvi tarzı hazır paketli gıda tüketmedim. Ve birkaç gün öncesinden fark ettiğim ama bugün de emin olduğum şey şu ki vücudumda kaşıntılar olurdu önceden ve bu kesildi. Göbeğimde bir iz çıkmıştı hatta. Şaka gibi ama birkaç gündür resmen orası kabuk değiştiriyor. Önce kaşıntı sonra ize dönüşmüştü, doktora gitmiştim ilaçlar kremler denemiştim ama bir türlü geçmemişti. Kendi haline bırakmıştım çoktan beri. Soyulmasını hiç beklemiyordum. Omzum ara sıra kaşınır ve pütür pütür olurdu o da bitti. Parmaklarımda bazen sivilce gibi şeyler çıkardı o da bayadır yok. Ama son iki gündür yine filtre kahveye başladım, çikolataya abandım biraz da ve şu an işaret parmağımda yan yana iki sivilce gibi bişey var. Kaşıntı yok sadece görüntü var. Kolumda hafif kaşıntı var.
Filtre kahveyi bir süre daha içmesem iyi olacak galiba. Türk kahvesinde bir şey olmuyor ama, filtreyi çok abartmıştım birkaç aydır ondan tepki veriyor herhalde. Ve tabi ki çikolatayı da hayatıma çok dahil etmemem gerek.
Yeme içmenin hayatımıza etkisi müthiş değil mi? Şoklardayım.

1 Haziran 2019 Cumartesi

152- 9 günlük tatilin ilk günü


Lgs bitti gitti sonunda, bakalım inşallah güzel yerlere yerleşir çocuklar. Sınav sistemi liselere girişte bile iki oturumlu olmuş. Sabah 9:30 da başlayıp(zorla 9 da içeri alınıp) 10:50 gibi çıktılar sonra 11:15 gibi yine içeri alınıp 1e doğru çıktılar. İlk oturum sözel ikincisi sayısaldı. İlk oturumdan çıkınca hepsinin yüzünde güller açıyordu çok kolaydı diye, ikincisinde yüzler bir karıştı. Malum matematik, her sınavda en eleyici ders.
Sonra ordan Koçtaş’a gittik boy aynası alacaktık ama pek seçenek yoktu, olanları da biz beğenmedik. İki tane güneş enerjili bahçe lambası alıp saksılara sapladım, biri çalışmıyor :( İnşallah yeterli enerjiyi toplayamadığı için sadece bir seferlik böyle olmuştur da normalde çalışıyordur, iadeyle değişimle hiç uğraşmak istemiyorum.
Ondan sonraaa başka noolduu, he bir de A101’e girip ev alışverişi yaptık ikiyüzlü lira tuttu ya. Öyle her şeyden de almadık yani. Gerçi çamaşır deterjanı 15er liradan, peynir 20 lira falan derken elimizde dört poşet vardı, 200 lira gitti. Hayat çok pahalı çooookk.

31 Mayıs 2019 Cuma

151- Kadir gecemiz mübarek olsun.


Bugün mübarek Kadir gecesi. Allah dualarımızı kabul etsin. Gönlümüzdekileri hayırlısıyla nasip etsin. Tüm dua bekleyenlere dua edelim, birbirimize de edelim kendimize de edelim. Elimizden geldiğince duayla, arınmayla geçirelim bu geceyi. Böylece güçlendirelim ruhlarımızı.
Yarın erkek kardeşim Liselere giriş sınavına giriyor. İnşallah iyi bir puan alır da düzgün bir okula yerleşir. Ne ara bu kadar büyüdü inanamıyorum. Yıllar su gibi geçiyor. Hem onun için hem de tüm sınava girecek çocuklar için her şey en güzel şekilde olur inşallah. İstedikleri yerlere yerleşip güzel bir lise dönemi geçirirmelerini tüm yüreğimle istiyorum. Çocuklarımız mutsuz olmasın, hep gülsün.
Allah bizleri ve tüm sevdiklerimizi korusun. Önümüze güzel yollar açsın. Kalbimize ferahlık versin. Amin.

30 Mayıs 2019 Perşembe

150- Sevgili Pitayacığım


Kaktüsüm kaktüsüm diye yere göğe sığdıramadığım, Datça hatırası olsun diye yanıma aldığım kaktüsümün bir Pitaya olduğunu öğrendim bugün. Bir de eğer kendi kendine döllenebilen bir cins ise Ejder meyvesi bile verebileceğini öğrendim. Çok heyecan verici. İnşallah meyve verir ve burada da paylaşırım :)

29 Mayıs 2019 Çarşamba

149- Kaktüsten çıkan şeyin ne olduğunu bulamıyorum


Bu ne olabilir ya? Googledan aramayı denedim ama nasıl arayacağımı bilemedim, kaktüsten çıkan sarı şey uzun şey falan yazdım bir şey çıkmadı bununla alakalı. Bir bitkicinin instagramına dm attım, görmedi, görmediği gibi bir de hikaye atıp sosyal medya kullanımına ara verdiğini haber verdi.
Kötü bir şey mi değil mi onu merak ediyorum aslında. Koparmalı mıyım acaba? Ama bir yandan da ne kadar uzayacak ve ne olacak merak ediyorum. Şimdi bir de instagram hikayeye ekleyip sordum bakalım bulabilecek miyim ne olduğunu.

28 Mayıs 2019 Salı

148- 30 dereceyi gördük bugün


Ne kadar sıcaktı bugün. İşte klima, serviste klima olunca servisten indiğim anda içine düştüğüm sıcak havayla başıma aniden bir ağrı saplandı. Neyse ki 5-10 dk sonra havaya uyum sağladı herhalde vücut, ağrı geçti. Normalde yazı severdim, meğer klimasız ortamda yaşadığım için seviyormuşum. Klimaya alışınca tahammül edemiyor insan.
Chernobyl dizisinin 4.bölümü yayınlandı bugün. Az önce izledim. Yine çok güzeldi ama yeterli gelmedi. Zaten mini diziymiş başka sezonu olmayacakmış, daha dolu yapsalardı ya şu bölümleri iki saat falan mesela. Sherlock’u yapıyorlar madem iki saat, bunu da yapsaydılar.

Bu aralar yüksek seviyede tahammülsüzlük içerisindeyim. Sizde de öyle mi? Havalardan mı gezegenlerden mi bilmiyorum ama çevredemkilerde de bir asabiyet, bir bunalmışlık var.

27 Mayıs 2019 Pazartesi

147- Kendine iyi bak



Bu kitap resmen elimde süründü. Martın başında başlamıştım anca bitti. Roman olmadığı için bir akıcılığı yok. Başlık başlık ilerliyor, güzel konulara değinilmiş. Benim kitap okuyamama dönemime de denk geldiği için uzadıkça sıkılmaya başladım ama kitap kötü değil.

Bayramda misafir gelecekmiş yine. Her yıl inşallah bu bayram tatil gibi geçer diyorum yine akrabalardan bir hareket geliyor. Bizimkilerin canına minnet tabi ama ben istemiyorum artık bu hayatı. Sevmiyorum akraba falan, seven var mı acaba... Başımı alıp gidip herkesle iletişimimi kesesim var.

26 Mayıs 2019 Pazar

146- Frida


Bugün Frida filmini izledim. Ben, Diego’yu sürekli Frida’yı kandıran yalancı, hiç sevmediği halde seviyor görünen bir şerefsiz sanıyordum ama sadece karakteri bozuk bir insan müsveddesiymiş. Tamam yine pisliğin teki ama bunu baştan kendisi de söylüyor Frida’ya. Frida buna rağmen kabul ediyor. Diego onu seviyor aslında ama kendisini değiştiremiyor.
Çok zor, acımasız, fırtınalı ve hem içsel hem dışsal savaşlarla dolu bir hayatı olmuş Frida’nın. Biyografi izlemeyi seviyorsanız izleyin, çok aman aman yoğun bir konusu yok sadece bir kadının zor hayatı var.