Sayfalar

22 Mayıs 2026 Cuma

Okumalar devamm

Merhaba,
Pucca’nın kitabı bitti Alice Harikalar Diyarında kitabına başladım ama bitirmedim daha. İş güçten vakit buldukça okuyorum işyerinde. 

Bugün bizim odaya gelenlerin gidesi gelmiyordu. Oturup muhabbet ediyorlardı, iyi oluyor bizim de kafamız dağılıyor aslında. Bizim bölüm biraz nefes alma yeri gibi de oluyor zaten onlar için. Ama gelenlerden biri geçen gün eskisi kadar görüşmediğimiz için benim depresyonda olduğumu iddia eden kişiydi :)) içine kapanıyorsun yalnızlaşıyorsun neden gelmiyorsun vs diyor ama alakası yok. Hala aynı ben’im, sırf onunla eskisi kadar takılmıyorum diye bende sıkıntı varmış gibi davranması rahatsız edici geldi artık ona da belli ettim. Ben ne kadar iyi ve normal her zamanki gibi olduğumu söylesem de kabul etmedi ben de he he sen haklısın moduna geçip kendimi kanıtlamaktan vazgeçtim. Sonra o gidince yanımdakine sordum sence de öyle mi görünüyorum dedim, Yoo dedi hatta başlarda öyleydin biraz ama artık değilsin dedi. Gerçekten de işe, düzene alıştıkça sakinleştim ve kendime olan güvenimi toparladım. Ben olsam, biri benimle eskisi kadar sık görüşmüyor olsa -ki zaten küslük falan da yok aramızda, görsek yine selamlaşır konuşuruz- en fazla yanına gider bir sıkıntı yok di mi derim, yok derse üstelemem, seni bu aralar göremeyince merak ettim sen iyi ol da ben yerimdeyim istediğin zaman gelirsin derim. Olması gereken de budur zaten. Fazla samimiyet ve karşımdakinin beklentisi acayip modumu düşürüyor ya. Üstelik biz iş arkadaşıyız sadece, aile ya da özellikle arkadaş olmayı seçmiş kişiler değiliz. İş yerinde denk geldik diye tanıştık büyütmeye gerek yok bence.

Neyse, yine de kendimi seçebildiğim için alnımdan öpmek istiyorum ama öpemiyorum. Dudak benim alın benim neden öpemiyorum ya, elimi öpüp alnıma götürsem öpmüş sayılır mıyım? Ne tuhaf di mi, öpmek, konuşmak, dokunmak, bakmak hep etrafa verdiğimiz hareketler ve sinyaller, yani biz çevremizle var oluyor ve çevremizi var ediyoruz. Diğer yandan düşünmek, duygularımızı yaşamak, hatırlamak, hayal etmek bunlar ise tamamen bizimle alakalı içsel şeyler. Yani insan yalnızlığı da kalabalığı da dengede yaşamalı diyebiliriz, ikisi de dengeli olmalı biri diğerinden fazla ya da az olmamalı bence. Yine psikolojik varsayımlara derin düşüncelere daha fazla girmeden yazımı bitireyim. Gezi için götüreceklerimi listelemeye başladım. Bayram öncesi son haftayı bitiriyoruz. Sizde ne var ne yok? Bayram tatiliniz 9 gün mü? Bizimki değil 🥲 salıya kadar work work work 

2 yorum: