Bazen küçücük bir olay bütün çocukluk yaralarıma dokunabiliyor. Acıdan kaçmak için seçtiğim yol ise genelde uyumak oluyor. Dün eve gelir gelmez kendimi yatağa attım uyudum. Sonra 11 civarı uyandığımda aklıma market alışverişi yaptığım geldi, poşette yoğurt vardı. Kalkıp onu dolaba koyup uyumaya devam ettim. Saçma sapan bir sürü rüya gördüm, iki gündür rüyalarımın hepsi ayrı bir s.zweig ince kitap tadında :))) o kadar çok ve kısa kısalar ki hatırlayamama sebebim hangisini hatırlayacağımı şaşırmamdan ve birbirine karıştırmamdan. Keşke bu kadar travmatik ve kırılgan olmasaydım. Ama o uzun uyku öyle iyi geldi ki, uyku hep iyi gelir zaten, uyuyabildiğinde.
Bugün işyerinde bir yerden bir şey alınması gerekiyordu, işyerinin şoförü ile wpden konuşuyoruz alabilir misin vs. Bu sırada ben de hava almak için dışarı çıkıyordum, merdivendeydim. Dışarı çıkabilmemiz için 5 kat çıkmamız gerekiyor, asansörleri çok kullanmayı tercih etmiyorum hastalar kullansın diye. Çıkana kadar nefes nefese kalsam da ciğerlerim alışsın diyerek vazgeçmiyorum. Şoförle yazışırken farketmeden sekiz kat çıkmışım, kafamı kaldırıp kat numarasına bakınca şok geçirdim. 5 kat çıkarken nefes nefese kalan ben 8 katı ne ara çıktım. Hem de hiç yorulmadan. Demek ki yorulmak da psikolojikmiş.
Hava bugün de yağmurlu, kapalı. Şu an molaya çıktım çocuk parkında oturuyorum. Ama başka bir çocuk parkı buldum, hiç çocuk yok burda. Diğeri curcunaydı. Bazen köpek gezdirme işi yapan bir kadın geçiyor üç tane kediden bile küçük köpekciklerle, bazen bir iki kişi gelip oturuyor dinleniyor o kadar. Bayrama kadar hava böyle olacakmış, bayramda açar umarım. Köpek gezdiren kadın dün telefonda yeni bir potansiyel müşteriyle konuşuyordu. Sürekli fotoğraflarını gönderiyorum, iyi ki size vermişiz diyorlar çok memnun herkes benden, ben onlara gerçek çocukmuş gibi davranıyorum gözlerinin içine bakıyorum falan diyordu. Bir köpeğim olsa ben de bu kadına emanet ederdim çok güven verdi.
Şimdi işyerime döneceğim güzel güzel çalışacağım sjshhshs aklıma Bihter’in sahnesi geldi: “Şimdi dinlenicem, güzelleşicem. Üvey kızım evleniyor, kocamın yanındaki yerimi alıcam. Yüzümde en sahici gülümsememle onların mutluluğunu alkışlıycam.” Ay bana yine aşk-ı memnu izleme perileri geliyor sanırsam. Her sene bu aylarda geliyorlar zaten ajshsh sonra sonbahar aylarında da yaprak dökümü perileri geliyor 😅 gideyim de işimin başına döneyim, bugünün yazısı erken geldi önemli bişey olursa artık yarına ekleme yaparım.

Son satırlara kahkaha attım :)
YanıtlaSilhahah :D
SilYa çok mu çok tatlısın Özlem :)) Hahahah :)) Geçen biri şey yazmış " Sabahları aşk-ı memnu izler o canlı hayatı ve güzel kıyafetleri görüp umutla dolarım. Akşam eve gelince de yaprak dökümü izlerim ki, benden daha kötülerinin olduğunu hatırlar bununla avunurum. :)) Belki bir sonraki aşamadır bu :))
YanıtlaSilHahah evet onu ben de görmüştüm, mantıklı :D
SilRüyalarinin Zweig tadında kısa kısa olması:))) çok tatlı
YanıtlaSilevet :D
SilSekiz katı fark etmeden çıkmanla, çocukluk yaralarının ağırlığı arasında ince bir bağ var sanki.
YanıtlaSilHaklısın evet, var.
Sil