Sayfalar

18 Mayıs 2026 Pazartesi

Kitap alışverişimmmm

Selam canlarım :) bugün nasılsınız bakalım?
Dün çıkıp gezip enerji depolamakta çok iyi etmişim çünkü bugün acayip yorucu bir gündü hiç durmadan çalıştık diyebilirim. Geçen hafta kitap siparişi vermiştim cuma günü yani üç gün önce. Amazon’dan verdim siparişi ve aslında almak istediğim kitap bir(1) taneydi o da fotoda en üstteki kitap. Pucca’nın son kitabı. Bu kadını daha 20lerimizdeyken blogunu okuyarak takip ediyordum, yaşıtız. Sonra instagram çıktı oraya geçti. Hayatını samimi şekilde paylaşmasını, anlatış tarzını seviyorum. Kitapları da keyifle akıp gidiyor. Birazdan başlayacağım kitaba, önce bloguma günün yazısını girmek istedim. Diğer kitapları da kargo bedava olsun diye ekledim. Hepsini tek sipariş yapmama rağmen dört ayrı paket halinde geldiler. Amazon neden tek paket yapmadı anlamadım.

Akşam eve gelirken genç bi çocuk laf attı, uzun zamandır kimse laf atmıyordu şaşırdım ahsajah. Bana çok saçma geliyor bu laf atmalar, ne gibi bir beklenti oluyor mesela dönüp bakıcaz tanışmak mı isticez ya da sinirlendirmek için mi yapıyorlar? Valla hiç özlememişim. 20lerimde o kadar çok laf atan oluyordu ki, çok güzel alımlı bir kız olduğumdan falan değil ha, açık da giyinen biri değildim, genç ve bakımlı olmak yeterli onlar için hatta yok yok dişi olmak yeterli. 40-50 yaşında adamlar gençlerden daha beterdi, müstehcen laflar atıyorlardı reziller. Üniye giderken her Allah’ın günü mü taciz yaşar insan ya. Bi de öyle bi gizleniyorlardı ki kim olduğunu anlamıyordum. Şu toplu taşımalarda arkayı kollamaktan yamuluyorduk artık. Ne günlerdi ya iyi ki geride kalmış hatırlayınca bile gerildim. Bugünkü çocuk şöyle oldu, iki erkek oturuyorlardı yol kenarında bi dükkanın önünde, tam ben geçerken yüzüme baka baka “saf bir güzellik” dedi yüksek sesle, duymazdan gelip adımlarımı hızlandırdım. Böyle durumlarda duymamış gibi çaktırmadan kaçıyorum, siz napıyorsunuz? Dönüp bakış atsam bu bile bir geri bildirim olacak çünkü. Gerek yok gibi geliyor. Bi keresinde de durakta otobüs beklerken biri gelip başımdan aşağı kırmızı gül yaprakları dökmüştü, hiçbir şey olmamış gibi durmaya devam etmiştim. Ben böyle anlarda hep donuyorum galiba.

Neyse ben kitabıma başlayayım. Görüşürüzzzz millet. 

8 yorum:

  1. Arkayı kollamak! HAHAHAH
    Sen bu Stefan amcanın kitaplarını bilerek aldın sanırım değil mi? Çok psikolojik içerikler bu kitaplar. Lyon'da düğün'ü okumuştum, spoiler vermesem de iki aşık insanın idam öncesi teması işleniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evett bilerek aldım. O kitabın yorumları diğerleri kadar fazla beğenilmiş gibi değildi ama yine de almak istedim merak ediyorum ben de ve azıcık bahsetmenden de yola çıkarak beğeneceğimi sanıyorum :)

      Sil
  2. Ben bi laf atanları bi de yanından geçerken arabadaki müziğin sesini sonuna kadar açanları anlamadım hiç, görülme- duyulma ihtiyacı belki de ama yöntem çok saçma :)) Yalnız başından aşağı gül yaprağı dökmek nedir, nasıl bir cesarettir, korkutucu ya... Seda Sayan'a bağlamak istiyor insan :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de anlamıyorum bi şey diceksen gel adam gibi söyle nedir yani :))

      Sil
  3. Bana göre en güzel ve keyifli alışveriş; kitap alışverişi. Keyifli okumalar diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi de her aldığımızı okusak :)) benim kütüphane okunmayı bekleyen kitaplarla dolu. Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. :)))) ay kahkaha attım gözümde durakta otobüs beklerken başından aşağı gül dökülen ve tepkisiz durmaya devam eden bir genç kadın gelince... Tam Türkiye işte yaaaa, güler misin, ağlar mısın :)))))
    Bitti mi bu laf atmalar, sürtünmeler, dokunmalar... hakikaten ne çoktu, çok sevimsizdi çok :( Neden bitti dersin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde memleket meseleleri libidomuzu yok etti :)) ya da ben artık o ünili genç kız olmadığım için yaşamıyorum. Ama eskiden daha çok şikayet edilirdi böyle şeylerden, gerçekten de azaldı galiba. Yeni nesil kendini bastırmak yerine daha rahat ilişki kurabiliyor ve sapıklıklara gerek kalmıyor da olabilir. Gelişiyoruz sanırım.

      Sil