Sayfalar

5 Ağustos 2019 Pazartesi

İyi düşünememe problemi


Bizim 8 Ağustos’a aldığımız bir tur paketi vardı kız kardeşimle. Tedarikçiden kaynaklı sıkıntı olmuş, turun başlangıç tarihini 10 Ağustos’a almışlar. İptal etmek istemedik, tamam dedik ama moraller bozuldu tabi. Biz bu turu bir ay öncesinden almıştık ve heyecanla bekliyorduk.

İkimiz de ilk defa bir tura katılıyoruz. Üstelik Bozcaada Asos turu. O yüzden iki gün beklemeye dahi tahammülümüz yoktu. Üstüne bir de neredeyse tüm kurban bayramını kapsayacak olması da stres yarattı. Ya misafir çok gelirse bizimkiler sorun çıkrırsa falan diye...
Bari beklediğimize değse de güzel geçse turumuz...

Nedense içimde her şeyde sorun çıkacakmış gibi bir his var. Mila’yı aniden kaybetmemin de etkisi büyük tabi ama Mila’yı yeni sahiplendiğimde de vardı bu his. Mila’nın ölümüyle daha da arttı. Kaybetme korkusu ve işlerin ters gitmesi korkusu. Bu korku da tetikliyor olabilir hayatımdaki akışı. Bilmiyorum. Sanki hiçbir şey yolunda değil gibi.

Mesela Limon ağacı almıştık fidancıdan, alttan çıkardığı yeni sürgünleri keseyim de meyveler daha kolay büyüsün dedim ama o kestiğim yerler aşı macununu tutmadı ve bal çıkarıp duruyor. Yapraklarını da dökmeye başladı. Ya meyveler de yetişmeden dökülürse diye ödüm kopuyor.

Sadece her şey ters gidecek korkusu yok aslında bende, her şey benim yüzümden ters gidecek korkusu daha fazla. Ben budadım diye ağaç ölecek korkusu, annemler tatildeyken Japon balığı bırakmıştı bana onu da öldüreceğim korkusu vardı mesela. Şimdi tur için tamam dedik ama yine bir sorun çıkacakmış gibi geliyor, ya yolda bir şey olursa korkusu geliyor arada bir. Çok şiddetli bir korku değil ama aklıma geliveriyor işte. Ya araba külüstürse ve rahatsız olursak, ya oteller kötü çıkarsa vs...

Ama bunun yanında iyi şeyler de oluyor, iyi insanlar sayesinde. 
Mesela YouTube’da Renkler ve Zevkler diye bir kanal var. Videoları çok bilgilendirici gerçekten çok faydalı, severek takip ediyorum. Limon ağacındaki sorunu kime sorabilirim diye düşünürken aklıma geldi, instagramdan mesaj attım. Fotoğraflarını da gönderdim sorunlu bölgelerin. Bir umut diye gönderdim ama kesin görmez diyordum. Cevap yazdı, yoldayım yazamıyorum şu numaradan arar mısınız diye. Aradım, araba kullanıyormuş. Tüm sorduğum sorulara detaylıca cevaplar verdi. İçimi rahatlattı. Narenciye ağaçları dayanıklıdır dedi. Yaprak dökmesinin nedeni açık balkondan kapalı balkona alışımızmış. Çok sıcakta kalınca döküyormuş. Gövdesinde bir sorun yokmuş, biraz bal akar sonra düzelir dedi. Toprakta zararlı böceklenmeye karşı biraz kükürt alıp elle karıştırın dedi. Şeker gübre verin dedi bir tatlı kaşığı yeter o saksı için dedi. Bu kadar bilgiyi bana bedava verişini takdir ettim, her şeyi parayla takas eden bir çağdayız malum. Üstelik hiç tanımadığı, internetten biriyim. Böyle insanlar da var mı hala ya dedim içimden. Çok teşekkür ettim kapattım telefonu. Hemen açık balkona aldım ağacı. Hala içimde lanetli olduğuma dair bir his taşıyor olsam da, belki de o adamın iyiliği hürmetine düzelir diye ümit ediyorum.

O kadar garip bir his ki, sanki çok yoğunlaşırsam elimi değdirdiğim her şeyi mahvedebilirmişim gibi, yakıp yıkabilirmişim gibi bir negatiflikle yüklü hissediyorum. Parmak uçlarımdan kara şimşekler çakıyor sanki. Her şeye zarar verirmişim gibi, karantinaya alınmalıymışım gibi...

3 Temmuz 2019 Çarşamba

Sade Sati dönemi


Yaklaşık bir hafta önce şu adresten Hint astrolojisine göre burcumu öğrenmek için başvurdum. Dün mail olarak cevap geldi. Hint astrolojisine göre yani Vedik astrolojiye göre hem ay burcumun hem de yükselen burcumun yay olduğunu öğrendim.

Vedik astrolojisindeki burcumuzun Batı astrolojisindeki burcumuzdan farklı olması çok doğal. Çünkü Batı astrolojisi, burçları mevsimlere göre sıralarken; Hint astrolojisi takım yıldızlarına göre belirler. Bu sebeple batı astrolojisinde zaman zaman "burçların sırası kaydı, bir önceki burca geçtiniz" ya da "yeni bir burç keşfedildi" diye haberler çıkarken, hint astrolojisinde durum hep stabildir.

Bana gönderilen cevap mailinde sade sati döneminde olduğum yazılmış. Kasım 2014'te girmişim ve Nisan 2022'ye kadar sürecekmiş. Sade sati dönemi hayatımızda gecikmeler, kesintiler, kopuşlar yaşatır. Bir nevi kabuk değiştirme ve olgunlaşma dönemidir ama bu hiç de kolay olmaz. Sade Sati Sanskritçe'de 7.5 yıl demekmiş zaten. Yani sade sati dönemine girince yedi buçuk sene boyunca hayatımızda işlerimiz aksar, ters gider, sabrımız zorlanır.

Satürn'ün doğum haritamızda Ay'ın olduğu evin üstünden geçmesiyle bu zorlu sürece gireriz. Elinden cetveli bırakmayan ve tabiri caizse döve döve öğreten bir öğretmen gibi anlatılır burada Satürn.

Kasım 2014 tam da benim işe girdiğim tarihten bir ay sonrası. O yerde barınamayıp bir buçuk sene sonra bir sürü haksızlıkla başka yere sürüldüm. Aynı dönem, erkek arkadaşımla çok şiddetli bir şekilde ayrıldık. Peşi sıra ufak tefek bir sürü aksaklık, işlerin hep ters gitmesi hep son damla oldu. Bir ara terapiye gittim, "bende bir sorun var galiba ama ne olduğunu çözemiyorum, anlayamıyorum" diyerek. Aylarca süren terapilerde psikolog hiçbir sorun bulamamasına rağmen içim rahat etmemişti... Şimdi düşünüyorum da, neler oluyor böyle, neden oluyor bunlar diye bir türlü anlamlandıramayıp artık kafayı sıyıracak gibi hissetmeme sebep olan şey sade sati döneminde oluşummuş...

Vedik astroloji hakkında Türkiye'de ilk ve en kapsamlı (ve galiba tek) kitabı çıkaran Şebnem Ekşib'in sitesinde gezerken ve youtube videolarını izlerken onun dikkatini çeken şey beni de şaşırttı. Ona danışan, soru soran kişiler genelde sade sati döneminde oluyormuş. Çünkü kişi bir değişim istiyor, kurtulup çıkmak istiyor bu dönemden ama tabi öyle kaçıp gitmek mümkün değil. O 7,5 sene öyle ya da böyle geçecek.

Son birkaç haftadır Can Aydoğmuş ile başlayan astroloji merakım son hafta vedik astrolojisine yöneldi. Can Aydoğmuş'un vedik astrolojisi ile çalıştığını duyunca araştırıp buldum vedik'in ne olduğunu aslında. Sonra Şebnem Ekşib'in sitesi ve videolarına denk geldim. Hatta iki kitabını da aldım n11'den. "Vedik Astroloji" ve "Daşalar" kitaplarını. Bütçem müsait olsa danışmanlık da almak istiyorum ama çok da zorlamak istemiyorum kendimi, özellikle de 'sade sati'deyken riskli davranışlar yapmak istemiyorum. O yüzden kitapları alıp önce kendim uğraşmak istedim. Bilgisayara programı da kurdum ama adam akıllı bakmak için daha fırsat bulamadım.

Yani sonuç olarak bir geçiş dönemindeyim. Dualarınızı beklerim.

1 Temmuz 2019 Pazartesi

Bu haftaki aramalar



Haftalık aramalara bir bakayım dedim az önce, sonuç bu.

Ara ara bakıyorum böyle, hep muntazam şekilde aranıp da gelinmiş oluyor. Bazen başka sitelerde komik arama şekilleri görüyorum, bendekiler neden bu kadar düzgün acaba yoksa gerçek değil mi diye düşünmüyor değildim açıkçası.

Bugün şu üçüncü sıradaki sorguyu anlamak için bir kaç kere okumam gerekti. Anlayınca da gülmeden edemedim, çok sevimli değil mi :))

Bu şekilde aradığı halde bloguma gelebilmiş olduğu için sorgulayan kişiyi ve bu aramaya karşılık verebilen blogumu tebrik ediyorum. Kobege bant yapisturmak önemli :))