Sayfalar

31 Aralık 2023 Pazar

Hoş geldin 2024

Çok zorlu bir 2023ten sonra şifa gibi bir yıl olsun dilerim. 

Yaralar tamamen kapanmaz belki ama daha katlanır hale getirilebilir ve yaşama devam etmek daha kolaylaşabilir. 

Mutluluk, umut, neşe, sağlık, zenginlik, huzur dolu bir yıl olsun. Her şey hep yolunda gitsin, hep olması gerektiği gibi olsun. Adalet yerini bulsun. Hakeden hakettiğini bulsun, yüreği yananların yüreği ferahlasın. Kızgın kumlardan serin sulara atlayıp tertemiz mavilikte süzülmek gibi geçsin gitsin inşallah.

——

Bu yıl için kendime hedeflerim;

- En az 1 yurt içi şehir gezisi

- 1 yurt dışı gezisi

- 1 konser

- 1 tiyatro

- 1 sinema

- 1 yeni hobi edinmek / kursa gitmek

- En az 3 seminere ya da etkinliğe katılmak

- En az 10 kitap

- En az 5 film

- Sağlıklı ve güzel bir ilişkiye başlamak 

- Düzenli günlük/ajanda tutmak (blog dahil)

- Yeni arkadaşlar edinmek, yeni çevre yapmak

- Herkese her şeyimi anlatmamak

- Dedikoduyu sıfıra indirmek

- Sağlıklı beslenmeye devam etmek

- Sporu hayatıma entegre etmek

- Kilomu 60ın altında tutmak 

- Önceliği kendime vermek

- İş arkadaşlarıyla mesafeyi korumak

- Evin fazla eşyalarını çıkarıp olabildiğince minimalist olmak

- Programlı yaşamak/günleri programlamak 

- Ve tekrar söylüyorum: Önceliği kendine vermek. Kimse için kendinden ödün vermemek. 

Cesaretin var mı aşka (film)

Ahmet Mümtaz Taylan ile Empati başlıklı YouTube videolarını izlediniz mi? 

Bugün Hazal Kaya ile olan bölüme denk geldim. Güzel bir konsept oluşturulmuş bence. Yaşanmış hayat hikayelerini kimlik belirtmeden anlatıp, konuğun kendini bu hikayedeki kişi yerine koyup ne düşündüğü ne hissettiği soruluyor sen olsan ne yapardın deniyor ve en sonunda da bu hikayedeki kişinin kim olduğu açıklanıyor. 

Arada da konuk ile kendi hayatı ile alakalı muhabbet ediyorlar.

Hazal Kaya’ya en sevdiği film soruldu, o da biraz düşündükten sonra “Cesaretin var mı aşka” dedi, Türkçeye böyle çevrilmiş adı dedi ama orjinal adını söylemedi. Ben de rasgele seçmektense beğenilmiş bir film izleyip kafa dağıtmak istiyordum. Video bitince filmi bulup hemen izlemeye başladım. 

Pek beklediğim gibi değildi ama bu kötüydü anlamına gelmesin. Çok farklı bir ilerleyişi var ve bu aslında hoşuma gitti. Klasik filmlerden farklıydı. 

Aşk, gurur, nefret, kararsızlık, pişmanlık, özür, çaresizlik her şey var filmde. 

En çok da, daha kendileri bile ne yaşadığından bir türlü emin olamayan ve kuru yaprak gibi savrulup duran iki insanın  çırpınışlarını izlemek, onların ne düşündüğünü ne hissettiğini anlamaya çalışmak ilgi çekiciydi. Psikolojik test gibi bir film. 

Vurdumduymaz, karasız, başına buyruk olmanın hayat akıp giderken kişiye ne kattığını ya da kişiden ne aldığını anlamak zor. Sürekli ders alarak, tecrübe ederek öğrenme yoluyla yaşamak yıpratıcı. Hayat çok fazla savurgan olmak için hiç konforlu bir yer değil ama gözü kara olmak marifet sanıyoruz. 

Sen hayatı yumrukladıkça o da seni yumrukluyor, bir tarafın alttan alması gerekiyor ve bu taraf sen olmak zorundasın. Hayat, tamamen içgüdüsel davranan, korkunçluğu aslında sığlığından gelen koca bir yaratık gibi. 

Bir sonraki izlemek istediğim film ise Limitless. Çok defa izlemeye niyetlendim ama vakit yaratamadım. İzleyip izlemediğimden de çok emin değilim aslında ama izlesem hatırlardım herhalde. 

Bu arada burnum neredeyse tamamen iyileşti. Hala bantlı ama yarın çıkaracağım artık bantları da. Doktor banyoda sıcak suyla çıkarırsın demişti. Arada çok az masaj yapıyorum. Yamuk sandığım yer de eskisi gibi yamuk görünmüyor gözüme, ödemdenmiş galiba gerçekten. Şiş indikçe yüzüm küçülüyor ve oturuyor. Burun spreylerim bitti, doktora sordum ne yapayım diye çünkü bişey kullanmam lazım burnum çok tıkanıyor. Kanlı parçalar çıkıyor hala. Okyanus suyu kullan dedi. Eczaneden aldım, bir kere kullandım baya rahatlattı gerçekten fısfıs artık işe de yaramıyormuş temizledi baya bu. Ama ikinciye kullanamadım çünkü sprey başlığı bozuldu. Pazar günü olduğu için bugün, değiştirmeye de götüremedim. Beyaz sprey başlığı çıkarıp siyah çubuğu tırnağımla bastırarak çok manuel bir şekilde kullanmaya çalışıyorum ben de.

Salı günü iş başı yapacağım. 

Bir de hayatımda farklı yaşam alanları oluşturmak istiyorum. İş ve ev dışında zaman geçirdiğim başka yerler olsun istiyorum. Biraz bunun üzerine düşüneceğim.

Son olarak bugün çok farklı bir hissiyat oluştu içimde. Anne olmak istediğimi düşündüm. Annelik hep bana korkutucu ve asla yapamayacağım bir şey gibi gelirdi ve evlensem bile anne olmayacağımdan neredeyse emindim. Hatta karşı taraf çocuk ister diye evlenmekten hep kaçtım. Ama bugün biri tarafından gerçekten koşulsuz sevilmek, sevgisinden şüphe duymadan, sana muhtaç olan bir varlığın olması çok muazzam geldi. Hep yeteri kadar sevilmediğimi düşünüp kendimi üzen biriyim ama annelikte çocuğun ne olursa olsun seni sevmekten vazgeçmeyeceği gerçeği bu açıdan çok iç rahatlatıcı değil mi? Sadece bunun için çocuk sahibi olunur mu, ne kadar sağlıklı olur bilmiyorum ama böyle düşünmek bi an anneliği sevdirdi bana. Erkeklere asla tam anlamıyla güvenip sevginin karşılığını alamıyorsun maalesef. Eşim olsun seveyim sevileyim yeter diye düşünsen de öyle olmuyor. Hatta fazla sevince cozutuyorlar pişman ediyorlar insanı. Ama bu içimdeki büyük sevgiyi çocuğa verip onu sevgiye doyurabilir ve hayata dayanıklı bir birey olarak yetiştirebilirim gibi geldi bi an. Yaşım 35ten 40a doğru gidiyor diye böyle oldu belki de. Biyolojik saatim “yaşın geçmeden iyi düşün” diye beni dürtüyor sanırım. Nasip.

25 Aralık 2023 Pazartesi

Rinoplasti -2

Tamponlar çıktıktan sonra rahatladım. Nefes alabiliyorum artık arada bir tıkansa da spreylerim var onları sıkıyorum. 

İlk defa o çıktığı gece biraz daha uyudum nihayet. Sonraki geceler de sabaha kadar rahat bir uyku olmasa da nispeten daha iyileşti uykularım. Hala biraz diken üstünde yatıyorum, ya burnumun üzerine yatarsam diye. 

Banyo yapamamak çok gerdi bir de beni. Yıkanamadıkça ağırlık çöktü sanki üstüme. 

Bugün tam 1 hafta oldu. Sabah atel alındı, aynadan burnuma baktım gayet güzel. Ama biraz sola kayma var gibi. Doktora söyledim, çok görünür bir şey değil dedi. Dikişleri aldı, ben kendi erir diye beklerim sanıyordum ama duramadı doktorum o görüntüye sanırım. Biraz acıdı, kanlanmıştı çünkü. Bir yerde bıraktı gerisini sen temizlersin dedi. 

Sonra bantlar yapıştırdı burnumun üzerine ve yapılacak masajları anlattı. Masajlar diyorum çünkü bana iki tane masaj verdi, burnum azıcık sola kaymış galiba dediğim için sanırım. Kendisi burnumda uygularken baya canım acıdı. Çatır çatır sesler geliyordu burnumdan, kemiklerden. 

Masajlardan biri, işaret parmaklarıyla yanlardan yuvarlak masaj yapmak. Gün içinde 3-4 kere birkaç dakika dedi yanlış hatırlamıyorsam. 

Diğer masaj ise burnu yana katlama masajı gibi bişey. Nasıl anlatayım bilemiyorum internetten de bulamadım. Baş parmağını burnumun sağ yanına bastırıp işaret parmağıyla sol tarafı kökten uca aşağı doğru eğdi hilal görüntüsü oluşana kadar. Bunu bir kaç kere yaptı. 

Tüm bu masajlarda gözlerimden yaşlar geldi. Kendim nasıl yapacağım hiç bilmiyorum. 

Burun spreylerinden birini fazla kullanıyormuşum yanlışlıkla, ama bişey olmaz bundan sonra doğru devam edersin dedi. Spreylere devam edeceğim, antibiyotiği bitireceğim, prednol günde 2ydi 1e indirdi sabah tok. Ağrı kesiciyi bırakabilirsin dedi  

Banyo yapabilirsin dedi, sauna, hamam, havuz yok gözlük kullanma ve çok sıcak banyo yapma dedi. Artık başımı öne eğmemde de sıkıntı yokmuş. Pazar günü de banyo yapıp bantları çıkarabilirmişim banyoda sıcak suyla. 

Burnumun alçısını çıkarırken biraz ödem var ama çok değil dedi. Yüzüm aşırı ödem yapmadı çok şükür. Çok fazla buz uyguladım doktor nasıl dediyse öyle yaptım o baya etkili oldu ödem konusunda bence.  

Doktorun odasından çıkarken biraz başım dönüp midem bulandı. Burnumla böyle oynanabilir olması tuhaf hissettirdi ve zorlandığım için kötü hissettim biraz ama toparladım kendimi. Hala düşünüyorum nasıl yapacağım bu masajları diye. Olmazsa o C gibi, hilal çizer gibi olanı yapmam yani napayım. Bi de korkuyorum çünkü onu yapayım derken başka bişey çıkarsa diye. 


————

Banyo yaptım geldim. Buraya yazarken bir arkadaş mesaj attı ona resim atıp yamukluktan ve masajlardan bahsettim. Ödemden olabileceğini, güzel göründüğünü söyledi. Ödem inince düzelir dedi. Doktorun da böyle demesini bekliyordum aslında ama adam direk masaj verdi :) muhtemelen hastalardan bunu duyunca sonra ben demiştim diyip şikayet edenler olduysa bi önlem olarak hemen masaj veriyor da olabilir. Doktorumu sevdim aslında, hiç şikayetim yok, elinden geleni yaptığına eminim ve bence o da çok dikkatli olmaya çalışıyor.

Sonra kız kardeşimle konuştum o da pek yamuk göremedi çok çok az var dedi ama şişliktendir dedi. Onun bir arkadaşının burnu da yapılıydı onda da varmış, şimdiye kadar farketmemiş ben ameliyat olunca farketmiş biraz yamuk olduğu. Sonra başka bir arkadaşının kardeşininki de yamukmuş. Eğer burun normalde yamuksa ameliyat ile dümdüz olamıyor illa biraz yamuk kalıyormuş. Neyse, dediğim gibi ben memnunum şu an çok şükür. İnşallah daha da güzel olacak. İnternetten araştırınca bazı doktorların artık masaj önermediğini okudum. Sürekli yapmak şart değil ama arada bir yapılmalı bence ödemin kolay atılması için. Ben böyle yapmayı düşünüyorum. 

Bir arkadaş grubumuz var whatsappta onlara foto attım onlar da ödemden öyledir dedi. 

Bunlar içimi rahatlattı. Bugün burnuma pek dokunamıyorum belki akşam masaj yaparım belki yarın başlarım. Günde 20 kere 5 dakika değil de 3-4 kere yaparım herhalde. Bakıcaz artık. 

Banyo yapmak o kadar iyi geldi ki, yenilendim resmen. Ferahladım, rengim açıldı resmen. 

Burnuma su alıp sümkürebilirmişim artık, bir hafta sonra ilk defa sümkürerek burnunu temizlemenin rahatlığını da yaşadım. 

Ameliyat zor iş. Mecbur değilseniz girişmeyin bence. Estetik ameliyatı olmak çok daha stresli çünkü sürekli kontrol edip bir şeyler buluyorsunuz. 

Geçen sene bir arkadaş “burnumu çok seviyorum ama kemik var onu aldırmam gerekiyor. Ya şeklini bozarlarsa diye çok korkuyorum o yüzden yaptıramıyorum” demişti. Şimdi daha iyi anlıyorum onu. Düzelttirme istemiyorsanız yapmıyorlar tabi ama yine de kemikler alınıp kapatılınca bir şekil değişimi olur mu bilemiyorum. Mesela çok düzgün güzel bir burun ameliyattan sonra yamuk gibi görünüyorsa ne kadar gerilir insan. 


Neyse bitti gitti şükür bu ameliyat işleri. Üç aydır beklediğim ameliyatı oldum. Zorlu geceler geçirdim. Atel çıktı, banyo yaptım, dikişler çıktı, bant da çıkacak, normal hayatıma döneceğim 🙏 

Şimdi tek sıkıntı masajlar kaldı, onu da kolaylıkla geçireceğim inşallah 🙏