Sayfalar

9 Haziran 2023 Cuma

Geçmeyen alerji ve iç dökme


Valla bu nedir ya bitmiyor. 

Dün eksik kalan ilacı aldık eczaneden, Narisat ismi, gece başladım. Hiç bir etkisini fark etmedim henüz. Bir günde etki eder yazıyor nette halbuki. Bu ilaçların tek faydası burun akıntımın ve hapşırmamın tamamen durması oldu ama zaten hastaneye gittiğim gün de sadece 2 ya da 3 kere burnumu silme ihtiyacı hissettim ciddi oranda azalmıştı. Hapşırık hiç yoktu ya da eve gelince bir iki kere hapşırdım sanırım. İşyerindeki tozdan uzaklaşmama bağladım ben bu azalmayı.

Bugün odamı biraz temizledim, süpürdüm, kışlıkları çıkarmıştım yıkamak için bir kısmı kalmıştı onları hallettim toz moz bişey kalmasın dedim hapşırık burun akıntısı yok artık ama yine de kaşınıyorum. 

Bahar alerjisi olan arkadaşlarım bahar mevsiminden nefret ettiklerini söylerlerdi de çok anlamazdım. Onlara bir şey demesem de içimden “alerji olunca ilaç içerler geçer zaten bi daha da çıkmaz neden bu kadar büyütüyorlar ki” derdim. En sevdiğim mevsimdi bahar ve alerji olsam bile sevmeye devam edeceğimi sanırdım. Ama siz sevseniz de bahar sizi sevmiyor. Çıkma dışarı diyor, gelme yanıma, eğlenme, gezme, yine mi sen diyor. Karşılıksız sevda olunca da ızdıraba dönüyor.

İşyerindeki arkadaşa sormuştum bu sene benim alerji daha net bir şekilde başlayınca “ya bu meret ilaç içince geçip bitmesi gerekmiyor mu” diye, çünkü hapşırık falan tuttu ilaç içtim geçti sonra yine ufaktan bu sefer kaşıntı başladı benim, sonra da böyle önünü alamaz hale geldim işte. O da demişti ki “yook bitmiyor ilacı bırakıyorsun 2-3 gün sonra yine başlıyor burnumu koparıp atasım geliyor kaşıntıdan” demişti. 

Gerçekten yaşamayana anlamsız gelebiliyor. Abartılıyor gibi gelebiliyor ama değil. Bahar gibi güzel bir mevsimden bile nefret ettirecek raddeye getiren bir şey bu düşünün. Hayat kalitesini aşırı düşürüyor. İşe gidemiyorum, alışverişe çıkamıyorum, yemek yiyesim de gelmiyor tadım tuzum kalmadı neyin alerji yaptığını da bilmiyorum, bahar okey ama ekstra bişey de olabilir kaşıntı kabarma yoktu hiç arkadaşlarda. İki gündür yine parmaklarımda minik kabarcıklar çıkmaya başladı sakin kalmaya çalışıyorum ama cidden yeter da.

Bu ilaçlar niye etki etmiyor ya. Daha geçen hafta üç tane iğne vuruldum neden bitmedi ya. Tam oh dedim söndü kabarcıklar bitti gitti şükür dedim bir hafta sonra sıfırdan başlıyor gibiyim.

Acaba soğuk algınlığı yüzünden mi tetiklendi yeniden bilemiyorum.

Bu arada kan tahlili sonucum çıkmış, enabızdan baktım alerjim var çıkmış. Biliyordum zaten, doktor emin olmak istedi herhalde ya da beni boş yollamak istemedi bari bi kan alalım dedi.

Bayram tatili 9gün olmuş, o bağlanan pazartesi günü hastaneler açık olur mu acaba o güne alsam randevuyu? İşten izin almaya çekiniyorum artık.

Bi de bir hafta önceden ilacı bırakmam lazım yine. Hoş içsem de fayda etmiyor gibi geliyor yarın da bırakasım var.

Ya bu kaşıntılı alerji için ilaç dışında bi çare bilen varsa söylesin lütfen. Duş almak iyi gelir denmişti ama pek bir şey fark etmiyor. Çok stresli olduğumda (ama sakinim sanıyorum o an) acayip artıyor. Kendi kendimi çok iyi yanıltıyormuşum onu fark ettim. Kafaya takmıyorum, düşünmüyorum sanıyorum ama içimde volkanlar patlıyormuş. Mesela seçim akşamı sessiz sedasız geçirdim güya ama yatmadan önce bi kaşıntı krizi tuttu beni komple tüm bacaklarım göbeğim kollarım kıpkırmızı oldu kaşımaktan ve kendimi engellemek de istemedim artık yetti gari diyip Allah ne verdiyse giriştim ben de. Hem seçimde görev almışım yorgunum hem sonuç vs neyse…

Ayrıca bu sene Maraş depremi de psikolojik olarak çok etkiledi, babalatv’nin videosunu hala izlemeye cesaret edemedim mesela çünkü biliyorum başından sonuna kadar salya sümük ağlayacağım. Psikolojik olarak iyi hissetmediğim için düşündüğüm herhangi bir olumsuz senaryoda bile ağlamaya başlıyorum. Ben kendimi çok çok çooook mu sıktım çooook mu baskıladım duygularımı acaba…

YouTube’da Nami adında Japon bir kızın sessiz vloglarına bakıyorum arada bir. Bugün de açtım birini izledim, çok sakinleştirici bir etkisi var videolarının. Tek yaşıyor, neler yaptığını çekiyor, altyazı var sadece. Endişelerden uzak hissettim, uykum geldi huzurlu bir uyku hali…

Benim böyle bi güzel kafamı boşaltmam, düşüncelerden uzaklaşmam, sakin, huzurlu ve anda kalmam lazım. Meditasyon deneyebilirim belki.

Geçen sene yine böyle kaşıntılı alerjim olmuştu da iki gün tatile gidince mucize gibi geçivermişti diye hatırlıyorum ama alerjinin etki süresi geçmiş de olabilir temmuz ortası falandı çünkü galiba. Denk gelmiş de olabilir. Ama yine de o tatile gittiğim gün durmuştu mesela. Bunları düşündükçe İstanbul daha da basıyor beni sanki, dışarıdaki sesler, havadaki toz, kalabalık, kirlilik, üstüme üstüme geliyor her şey. Nasıl yaşıyorum ya ben burda diyorum, neden çekiyorum bunları bu kısa ömrümde. Bir kere geliyorum dünyaya ve doğduğumdan beri buradayım, bunu mu istiyorum gerçekten. Bu kalabalık, bu stres, bu insanlar beni bu kadar boğarken bu kadar sabırlı olmak zorunda kalmak, tahammül etmek, bunlar zor şeyler ve bi şekilde vücut uyarı veriyor işte. Zaten hassas yapıda bir insanım hem ruhen hem fiziken her ne kadar güçlü olduğum söylense de o gücü korumakta zorlanıyorum artık. 

Ha bu arada annem dün kendi yaptığı sarı kantoron yağından verdi biraz kaşınan yerlere süreyim diye ve gerçekten de kaşıntıyı kesiyor. Ama krem geçince kaşıntı yine başlıyor. Yine de şiddetli kaşıntılarda ilk müdahale olarak kullanılabilir bence baya rahatlatıyor. Unutmayayım da yarın çayını demleyip içeyim sarı kantoronun belki içerden de etkiler. Benim içten bi şeyler yapmam lazım çünkü bunun kökü içerde belli ki. Sivilce tedavisinden sonra başladı bunlar hep.

Son olarak da dün müydü evvelsi gün müydü hatırlamıyorum ama günlük yazdım yeniden defter kalem ile. Bir seneye yakın zaman olmuştu yazmayalı. Bana günlük yazmak her zaman çok iyi gelmiştir ama yazdıklarımı görmek istemediğim için bırakmaya çalışıyordum günlük tutmayı. Çok şikayet dilinde yazmamaya çalıştım, olan biteni anlattım sadece. Biraz zihnimi sağaltmış oldum iyi oldu.

Şimdilik gidiyorum, geç oldu. İyi geceler. 

7 Haziran 2023 Çarşamba

Alerji testi yaptıramadım

Bugün alerji testi için randevum vardı. 

Dün çok kötüydüm. İşyerinde akşamı zor ettim, eve geldiğimde de dermanım kalmamıştı. Sürekli hapşırmaktan ve burnumu silmekten yorulmam bir yana, ateş de başlamıştı. 38 dereceydi. 

Alerji testi yaptırıcam diye soğuk algınlığı ilacı da içmedim, içmemek gerekiyormuş. Hem alerji hem de soğuk algınlığını birlikte yaşadım çok zorlandım. Nefes almakta zorlanıyordum artık. Neyse sirkeli sular adaçayları falan bi şekilde geçirdim. Gece rahattım. Hapşırmam durmuştu, burnum ara ara akıyordu ve ateşim yoktu. Galiba dün işyerinde ortamın tozundan etkilendiğim için atak geçirdim uzun sürdü ama gece geçti. 

Sabah erkenden kalkıp hastaneye gittim. Baya da uzak bir yerdi, her hastane yapmıyor testi çünkü. Kadıköy’den 16Bye binince önünde indiriyormuş, trafik yoktu yarım saat erkenden oradaydım. Gittiğim yer Maltepe, Süreyyapaşa göğüs hastalıkları Başıbüyük. İlk defa gittim baya büyük bir hastaneymiş. Sonradan annemden öğrendim ki rahmetli amcam ve annemin rahmetli dayısı da burada tedavi görmüşler. Hiç duymadığım farklı farklı bölümler vardı. 

Hastaneyi hiç sevemedim. Koskoca hastane ama ufacık odalara koymuşlar poliklinikleri, herkes oralara yığılmış haliyle. 

Bir de aldığın saatin hiçbir önemi yokmuş onu öğrendim. Ne ekranda adım yazıyor ne sistem üzerinden birbirlerine haber veriyorlar hiç teknoloji uğramamış gibiydi yani. Ben İsmet beye almıştım İsmet Bulut’tu galiba adı. İnternetten araştırınca çok iyi bir doktor olduğunu okumuştum ama oraya gidince doktorun sadece adının orada olduğunu fark ettim. Bir kaç odada onun adı yazıyor ama içeride hep başka doktorlar var sanırım asistan doktorlar. Bir odada iki doktor var hatta ve ikişer hasta alıp birer birer bakıyorlar. 

Randevu saatimden bi yarım saat kadar sonra çağrıldım sanıyorum. Girdim içeriye şikayetlerimi sıraladım. Doktorlar bilgisayar başında oturup dinliyor, ben söyledikçe doktor ekrana giriyordu. Dün ateşimin olduğunu söyleyince alerji ateş yapmaz dedi, soğuk algınlığı ihtimali olduğu için test yapamayız dedi. Sadece kan testi ile alerjiye bakılırmış, soğuk algınlığı için ilaç yazdı bir ay sonra randevu al yeniden dedi ve randevudan bir hafta önce alerji ilacını kes dedi. Rapor istedim alerji bölümünden veremiyoruz kbbye gitmen gerek dedi. Acile gideyim o zaman dedim olur dedi. Çünkü durumum acil yani işe dönsem yine başlayacak biliyorum. Kan verdim. Acile gittim durumu anlattım bugüne ve yarına rapor aldım ama cumaya vermedi o kadar veremezmiş. “Yarın işe döndüğünde atak gelebilir diye yarına verdim” dedi sonra ilaçla geçer diye düşündü herhalde. Buhar aldın mı hiç dedi yok dedim. Sarı oda diye bir yer varmış oraya yönlendirdi, hasta yatağına yatıp bir süre buhar aldım bitince kalktım eve döndüm.

Bugün de yıllık izin almıştım, yarın sağlık ocağına gider iki gün rapor alır haftasonuna bağlarım diyordum ama sağlık ocağında da randevu kalmamış. Acil de bugün ve yarına verince işyerine mesaj attım bugünki izni iptal etsinler raporum var diye. İptal ettiler ve izni cumaya aldık. Bugün ve yarın rapor, cuma izin oldu.

Bu hastane çok yeterli görünmedi gözüme. Mesela acildeyiz doktor o kadar küçük bir kızdı ki, belli ki çok yeniydi bilgisayara bişeyler girerken bile telefonundan fotoğrafını çektiği örneklerden yardım alıyordu. Buhar almak için gittiğim yerde bir sürü yatak ama tek hemşire vardı ve dolayısıyla yetişemiyordu. Ve buhardaki ilaç sürekli duruyordu doğru düzgün bir verim alamadım yani. Alerji bölümü ana baba günüydü ve asla bir düzen yoktu isimler karışabilir sıralar karışabilir ya da arada kaynayabilirler gibiydi.

Bir dahaki randevumu Göztepe hastanesinden almaya çalışacağım. Bugün işimi halledemedim ama en azından gidip hastaneyi görmüş oldum ve mecbur kalmadıkça orayı seçmemeye karar verdim. Hem yeri ters hem de çok karışık. 

Bugün dünden iyiyim. Üstelik ilaç vs almadığım halde. Dışarıda uzun süre kalmak sanki rahatsız etmeye başlamıştı tam zamanında geldim eve. Ama sanki dışarıdan çok metro, hastane daha çok rahatsız ediciydi. Benim alerjim direkt toza galiba ya. 

Bu iki ilacı aldım eczaneden, bir tane daha vardı ama o ellerinde yokmuş yarın getirecekler yarın alacağım. Biri soğuk algınlığı ilacı diğeri burun spreyi. Üçüncü neydi bilmiyorum, reçeteyi de aldı eczacı. E-nabızda da farklı şeyler yazıyor theraflu, mucovit falan yazıyor. Anlamadım kafalarına göre mi yazıyorlar, veriyorlar… 

Bu arada doktora elimde çıkan kaşıntılı kabarcıkları söyledim o alerji değildir cildiyeye baktırman lazım dedi. Cildiyeye gittim zaten o alerji testine yönlendirdi dedim bişey demedi. 

Geçen hafta üç tane iğne vuruldum geçti kabarcıklar, bu alerji demek olmuyor mu?

Ay bu sağlık ne önemli şey ya valla dün de akşam çok zorlanınca baya ağladım. Ağladıkça da ateşim çıktı. Nefret ediyorum hasta olmaktan dedim sanki millet bayılıyor da. Allah tüm hastaların yardımcısı olsun çok zor. Ve bir tek çeken biliyor ne kadar zor olduğunu.

Ve ben çok inanıyorum ki hepsinin olmasa da %90nının sebebi stres. Stres bağışıklık sistemini çökertiyor ve türlü türlü hastalıklar başlıyor maalesef…

Mutsuzluk, depresyon, stres, öfke…

Ayrıca kalabalık, kirli hava, kirli ortam, egzoz gazı, işlenmiş gıdalar…

Ohooo o kadar çok şey var ki sayılacak, bedenlerimiz iyi bile dayanıyor valla…

3 Haziran 2023 Cumartesi

Mevsim geçişi

Biz ne ara böyle keskin geçişler yapar olduk. Hani bizim baharlarımız. Bir tek alerjiyle kendini gösteriyor artık. Bir anda sıcakkkk bastırıyor ama öyle böyle değil nefes alınmıyor. Bulutlar çıktı biraz bu akşama doğru, belki yağar gece. Yağarsa rahatlar biraz belki hava.

Kıyafetlerimi ayıklıyorum. Kışlıklar, yazlıklar… Hepsini döktüm sırayla makineye atıp yıkıyorum. Hurçtakileri ayrı hurca koyacaklarımı ayrı… 

Giymediklerimi ayıklayacağım, belki Dolap uygulamasına koyup satarım. Ama artık şans vermeyeceğim o kesin, bi kere giymediysem ya da ilk aldığımda giydim ama ikinciye giymiyorsam bir daha da giymiyorum onu fark ettim. Sadece giydiklerim kalacak artık, belki bir gün giyerim dediklerim değil.

Siz dolabınızın devir teslimini yaptınız mı? :))

Ayyy boğazım da bi acayip, dün akşam ve bu sabah burnum da akıyordu. Bu sene bahar mevsimi ne biçimdi ya herkesin alerjisi başladı olanlarınki de geçmek bilmedi. Seçim stresi falan da eklenince bağışıklığımız düştü baya.

Şu an makinede yıkanıyor ilk posta kıyafetler. Hepsini yıkayacağım artık bu hafta full çalışır herhalde. Sonrası rahatlık, mis koku, huzur, azaltma ve hafiflik… umarım :)