Dün çok kötüydüm. İşyerinde akşamı zor ettim, eve geldiğimde de dermanım kalmamıştı. Sürekli hapşırmaktan ve burnumu silmekten yorulmam bir yana, ateş de başlamıştı. 38 dereceydi.
Alerji testi yaptırıcam diye soğuk algınlığı ilacı da içmedim, içmemek gerekiyormuş. Hem alerji hem de soğuk algınlığını birlikte yaşadım çok zorlandım. Nefes almakta zorlanıyordum artık. Neyse sirkeli sular adaçayları falan bi şekilde geçirdim. Gece rahattım. Hapşırmam durmuştu, burnum ara ara akıyordu ve ateşim yoktu. Galiba dün işyerinde ortamın tozundan etkilendiğim için atak geçirdim uzun sürdü ama gece geçti.
Sabah erkenden kalkıp hastaneye gittim. Baya da uzak bir yerdi, her hastane yapmıyor testi çünkü. Kadıköy’den 16Bye binince önünde indiriyormuş, trafik yoktu yarım saat erkenden oradaydım. Gittiğim yer Maltepe, Süreyyapaşa göğüs hastalıkları Başıbüyük. İlk defa gittim baya büyük bir hastaneymiş. Sonradan annemden öğrendim ki rahmetli amcam ve annemin rahmetli dayısı da burada tedavi görmüşler. Hiç duymadığım farklı farklı bölümler vardı.
Hastaneyi hiç sevemedim. Koskoca hastane ama ufacık odalara koymuşlar poliklinikleri, herkes oralara yığılmış haliyle.
Bir de aldığın saatin hiçbir önemi yokmuş onu öğrendim. Ne ekranda adım yazıyor ne sistem üzerinden birbirlerine haber veriyorlar hiç teknoloji uğramamış gibiydi yani. Ben İsmet beye almıştım İsmet Bulut’tu galiba adı. İnternetten araştırınca çok iyi bir doktor olduğunu okumuştum ama oraya gidince doktorun sadece adının orada olduğunu fark ettim. Bir kaç odada onun adı yazıyor ama içeride hep başka doktorlar var sanırım asistan doktorlar. Bir odada iki doktor var hatta ve ikişer hasta alıp birer birer bakıyorlar.
Randevu saatimden bi yarım saat kadar sonra çağrıldım sanıyorum. Girdim içeriye şikayetlerimi sıraladım. Doktorlar bilgisayar başında oturup dinliyor, ben söyledikçe doktor ekrana giriyordu. Dün ateşimin olduğunu söyleyince alerji ateş yapmaz dedi, soğuk algınlığı ihtimali olduğu için test yapamayız dedi. Sadece kan testi ile alerjiye bakılırmış, soğuk algınlığı için ilaç yazdı bir ay sonra randevu al yeniden dedi ve randevudan bir hafta önce alerji ilacını kes dedi. Rapor istedim alerji bölümünden veremiyoruz kbbye gitmen gerek dedi. Acile gideyim o zaman dedim olur dedi. Çünkü durumum acil yani işe dönsem yine başlayacak biliyorum. Kan verdim. Acile gittim durumu anlattım bugüne ve yarına rapor aldım ama cumaya vermedi o kadar veremezmiş. “Yarın işe döndüğünde atak gelebilir diye yarına verdim” dedi sonra ilaçla geçer diye düşündü herhalde. Buhar aldın mı hiç dedi yok dedim. Sarı oda diye bir yer varmış oraya yönlendirdi, hasta yatağına yatıp bir süre buhar aldım bitince kalktım eve döndüm.
Bugün de yıllık izin almıştım, yarın sağlık ocağına gider iki gün rapor alır haftasonuna bağlarım diyordum ama sağlık ocağında da randevu kalmamış. Acil de bugün ve yarına verince işyerine mesaj attım bugünki izni iptal etsinler raporum var diye. İptal ettiler ve izni cumaya aldık. Bugün ve yarın rapor, cuma izin oldu.
Bu hastane çok yeterli görünmedi gözüme. Mesela acildeyiz doktor o kadar küçük bir kızdı ki, belli ki çok yeniydi bilgisayara bişeyler girerken bile telefonundan fotoğrafını çektiği örneklerden yardım alıyordu. Buhar almak için gittiğim yerde bir sürü yatak ama tek hemşire vardı ve dolayısıyla yetişemiyordu. Ve buhardaki ilaç sürekli duruyordu doğru düzgün bir verim alamadım yani. Alerji bölümü ana baba günüydü ve asla bir düzen yoktu isimler karışabilir sıralar karışabilir ya da arada kaynayabilirler gibiydi.
Bir dahaki randevumu Göztepe hastanesinden almaya çalışacağım. Bugün işimi halledemedim ama en azından gidip hastaneyi görmüş oldum ve mecbur kalmadıkça orayı seçmemeye karar verdim. Hem yeri ters hem de çok karışık.
Bugün dünden iyiyim. Üstelik ilaç vs almadığım halde. Dışarıda uzun süre kalmak sanki rahatsız etmeye başlamıştı tam zamanında geldim eve. Ama sanki dışarıdan çok metro, hastane daha çok rahatsız ediciydi. Benim alerjim direkt toza galiba ya.
Bu iki ilacı aldım eczaneden, bir tane daha vardı ama o ellerinde yokmuş yarın getirecekler yarın alacağım. Biri soğuk algınlığı ilacı diğeri burun spreyi. Üçüncü neydi bilmiyorum, reçeteyi de aldı eczacı. E-nabızda da farklı şeyler yazıyor theraflu, mucovit falan yazıyor. Anlamadım kafalarına göre mi yazıyorlar, veriyorlar…
Bu arada doktora elimde çıkan kaşıntılı kabarcıkları söyledim o alerji değildir cildiyeye baktırman lazım dedi. Cildiyeye gittim zaten o alerji testine yönlendirdi dedim bişey demedi.
Geçen hafta üç tane iğne vuruldum geçti kabarcıklar, bu alerji demek olmuyor mu?
Ay bu sağlık ne önemli şey ya valla dün de akşam çok zorlanınca baya ağladım. Ağladıkça da ateşim çıktı. Nefret ediyorum hasta olmaktan dedim sanki millet bayılıyor da. Allah tüm hastaların yardımcısı olsun çok zor. Ve bir tek çeken biliyor ne kadar zor olduğunu.
Ve ben çok inanıyorum ki hepsinin olmasa da %90nının sebebi stres. Stres bağışıklık sistemini çökertiyor ve türlü türlü hastalıklar başlıyor maalesef…
Mutsuzluk, depresyon, stres, öfke…
Ayrıca kalabalık, kirli hava, kirli ortam, egzoz gazı, işlenmiş gıdalar…
Ohooo o kadar çok şey var ki sayılacak, bedenlerimiz iyi bile dayanıyor valla…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder