Sayfalar

30 Ağustos 2022 Salı

“Joker” filmi


Bugün Joker’i izledim fena değildi ama amacını pek anlamadım. Ne anlatmaya çalışılmış? Mesaj ne? İzleyip çok beğenmiş olanlar varsa beni aydınlatabilir mi?

Çocukluğu ağır travmalarla geçmiş bir adamın akıl sağlığını kaybetmiş olması, duygu durumunu ifade edemeyince kahkaha krizine giriyor olması içindeki acının büyüklüğünün kahkahayla dengelenmeye çalışması aslında. Tamam ama mesaj ne? Benim beklentim biraz fazlaydı sanırım filmden.

Genelde öyledir ya zaten, en çok gülenler en çok yaralı olanlar olur derler. Acıyı bastırmak için ya ağlarsın ya da gülersin bi tepki vermek gerekiyor dışarı atabilmek için o yoğun duyguyu. Ağlamak daha fazla acınmayı, küçümsenmeyi, güçsüz görülmeyi getirdiği için kahkahayla, gülerek ayaktayım ve keyfim yerinde imajını vererek dışa atmak en azından savunmasız hissettirmiyor kişiyi.

Film sokakların çöplerle dolu olması, hastalıkların ve farelerin artmasıyla alakalı haberlerle başlıyor. İnsanların artık delirmeye başladığı söyleniyor. Joker de doğduğundan beri gün yüzü görmemiş bir karakter olduğu için delirmenin hakkını en iyi verenlerden. İşlediği bir iki suç da onu kahraman yapıyor çünkü herkes artık delirmiş malum. Zenginlere düşman olunmuş.

Sahneler güzeldi, sonda oluşan karakter, tv show’daki kendinden emin hali güzeldi. Ama bana yeni ufuklar açan, bir şey katan filmleri daha çok seviyorum sanırım. 

Psikolojik gerilim filmleri bu düşüncede bırakıyor beni bitirdiğimde: “Ne kattı şimdi bu film bana?”. Split filminde de öyle olmuştu. O da psikolojik korku türünde bir film. Geriliyorsun, şaşırıyorsun, ne fena şey akıl sağlığı ne önemli vs diyorsun ve gerildiğinde kalıyorsun. 

Bir süre psikolojik film izlemeyeyim ben en iyisi :) 

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Film tavsiye: Koç Carter


Hırslandıran, harekete geçme hevesi veren çok beğendiğim bir film. Disiplinle, istikrarla bir çok şeyin aşılabileceğini anlatıyor...

22 Haziran 2022 Çarşamba

Doğum günüm bugün

Selam. Ocak’tan beri yazmamışım. Bugün doğum günümdü. Doğum günlerim genelde hüzünlü geçer, bu sefer mutlu geçti şükür. Bu senem komple hüzünlü geçtiği için de olabilir. Allah bari bugün yüzü gülsün dedi herhalde. 

Yeni yaşıma hevesle girdim. Umutla girdim.

Hem sıradan bir gün gibi hem de mutlu olmayı kovalayarak geçirdim. Pasta üfleyeceğim dedim, şunu bunu istiyorum dedim. Yaptım. Çok riske atmadım yani, kontrol bendeydi genelde.

Ama bir durum var ki beni hem çok şaşırttı hem de çok sevindirdi. Mesainin ilk saatlerinde servis arkadaşım aradı bugün serviste yoktun yerinde misin diye aradım dedi, bir emanet var da onu göndericem dedi. Bugün servise binmemiştim. Yerimdeyim dedim tamam dedi. Bir süre sonra bir kız elinde bir kutuyla geldi. Hiç açmadan koydum dolaba, iş çıkışında o arayan arkadaşa vericem sanıyorum. Aradım aldığımı söyledim. O senin dedi. Selamlaşırız ama çok samimi değiliz, “benim mi? Bana mı aldın?” diye bi şaşırdım. “Yok ben değil, she is the man gönderdi” dedi. Ben şok :) “Nasıl yani? Sen nerden biliyorsun? Nerden tanıyorsun?” falan ne soracağımı şaşırarak bi ton şey sordum. “Sen kimsin biz seninle nerden tanışıyorduk” diyesim geldi. Bi an oturtamadım kafamda. Meğersem onunla okuldan arkadaşmışlar, canım sheistheman bana kutu hazırlayıp arkadaştan rica etmiş bana vermesi için :’) Ben sürpriz diye buna derim:) Günün bombası oldu. Seramik bardaklarında gözüm vardı, bir tane de ondan yollamış canım benim. İş arkadaşlarım da bayıldı. Tekrar teşekkür ederim canım.

Bloggerlığa ara ara mola veriyor olsam da burası ve buradaki arkadaşlıklarım başka. Burayı ve buradaki herkesi gerçekten seviyorum. 

Yazmaya ara verdiğimin de farkındayım, çok boşladım ve huzursuzum. İçimi dökmem, yazmam lazım benim. 

Bu yazıyı girmeden önce, önceki yazılarıma göz gezdirdim. Acaba kitap çıkarsam okunur muydum diye bi düşündüm. Bazen çok iyi konulara değinmişim ama uzatmamışım. Uzun uzadıya yazsam güzel kitap olur okutur kendini aslında diye düşündüm. 

Kısmet. 

36 oldum bugün. Yeni yaşım eskisini aratmasın inşallah. 35 zordu. Komple, baştan sona zordu. Bir çok alandan zorlandım. Aile arkadaş iş aşk. Sürekli bir kafa karışıklığı. Neyse geçti gitti.

Daha çooook yeni yaş yazıları paylaşacağım burada inşallah. Şimdilik gidiyorum. Görüşmek üzere :)