Sayfalar

28 Şubat 2018 Çarşamba

Google Reklamları



Sağ tarafta bulunan reklamları fark etmişsinizdir.
Ben bu reklamları koymuştum ama pek önemsemiyordum çok bir şey kazandırmıyor diye (tık başına 10 kuruş veriliyor sanırım).

Geçende bir arkadaş her gün benim bloğa girip reklamlara tıklayıp çıktığını söyleyince "zahmet etmeseydin zaten bir şey kazandırmıyor parmaklarını yorma" demiştim ama sonra biraz takip edince o arkadaşın her bir tık'ının damlaya damlaya göl olduğunu gördüm. Derken, deneyeyim bi bakayım amacıyla işyerinden kendim bir iki tık attım, arkadaşa da tık'lattım. Ertesi gün 2 liraya yakın bir kazancım olduğunu görünce bu tıklama olayını çok da hafife almamam gerektiğini düşündüm.

Bugün reklamlara tıklamanın az da olsa bir şeyler kazandırdığını görünce arkadaşlarla gaza geldik, sürekli tıklamaya başladık. 15 liraya kadar çıktı günlük kazanç. Acaba aynı ip'den seri tıklama olunca google bunu yiyor mudur gerçekten diye bir düşündüm, araştırdım hayır yemiyormuş tabi ki. Zaten daha sonra sayfayı yenilediğimde kazancın git gide azalmakta olduğunu farkettim. Hala iniyor, 2 liraya kadar indi şu an. Organik kazanca kadar inecek galiba. Benim kendi sitemdeki reklamlara tıklamam da yasakmış ayrıca. 
Burdan şu dersi çıkarıyoruz, Google ile oynanmaz.

Sonuç: Birkaç gün sonra hesabım banlandı.

27 Şubat 2018 Salı

Zoretanin ile 4 gün


Sonunda kararttım gözümü ve başladım bu ilaca. 5-6 yıldır bir türlü bitmeyen, türlü türlü ilaçlar ve doktorlarla bazı dönemler kurtuldum sandığım ama sonra yeniden başlayan sivilce serüvenime artık kökten son veriyorum.

Ne lisede ne de üniversitede yaşadım sivilce sorununu. Aksine, arkadaşlarım makyaj yapıyorum sanarlardı, ne zaman ki 25 oldum başladılar birer birer baş göstermeye. Bir türlü kabullenmedim senelerce, hayır ya bir şey dokundu herhalde geçer diye diye doktora gitmeyi bile reddediyordum. Artık fotoğraflarda da belli olduğunu görünce kabullendim. Tam geçti derken tekrar etmesi, başka dermatoloğa gitmem ve o tedavi de önce iyi gelirken sonra her şeyi yine eskiye çevirmesi döngüsünden sonunda kendimi çekip çıkardım. Doktorların verdiği ilaçlardan bana iyi gelenleri ayıklayıp aralarından seçerek kendimce bir bakım programı uygulamaya başladım. Deneme tahtası olmaktan yorulmuştum.

Ama artık her gün sabah akşam bakımlar yapmaktan da yoruldum, bir gün bile aksatsam yüzümde beliriveriyorlardı sivilceler.
Bir türlü kendimi zoretanin ya da roaccutane kullanacak seviyede de göremiyordum geçer yaaa bişey yok diyordum. Belki de gururuma yediremiyordum ama artık yeter...

Geçen hafta salı günü dermatoloğa gittiğimde doktor "6 aylık bir ilaç var" der demez "evet evet onu istiyorum ben" diye atladım. Kan verdim, testler yapıldı ve sonuç olarak tedaviye uygun görüldüm. Geçtiğimiz cumartesi akşamı ilk hapı içerek başladım. Aslında ilacı perşembe günü aldım ama haplar bitmeden kontrol tarihine yetişeyim diye hesaplayınca haftasonu başlamam daha uygun oldu.

Benim sivilceler öyle büyük değiller. BB krem ya da fondoten ile çoğunlukla kapatabiliyorum çok azıtmadığı zamanlarda. Ama biraz ellemeye başlasam tüm cildim kabarıyor resmen. Ara ara büyük sürprizler de olmuyor değil tabi, tam üçüncü göz yerinde koca bir sivilce mesela.

Bir önceki hafta yüzüme tonik niyetine gül suyu sürüp yatıp, sabah yanağımda koca bir sivilceyle karşılaşmış ve bir haftadır da yanağımda barınmasına izin vermek zorunda kalmıştım. Normalde de bu ilaç bu derece etkili mi yoksa bende mi bu kadar çabuk etki etti bilmiyorum ama, Zoretanin'in 10mg'lık ilk hapını içip yattığım gecenin ertesi sabahı kalkıp elimi yüzümü yıkadıktan sonra şöyle bir göz ucuyla aynaya baktım ve anında dönüp ikinci defa daha yakından baktım. Sivilce yok olmuştu, yanağımdaki minikler de gitmişti. Baya pürüzsüz görünüyordu.

1.Gün ilaca başlayıp yattığım gündü
2.Gün sabah yüzümü görünce şaşırdığım gün (Pazar)

3.Gün de dündü, yani pazartesi. Dün en çok farkettiğim şey sağ bacağımın ağrısıydı. Gece yamuk mu yattım naptım bilmiyorum ama öyle bile olsa bu kadar ağrıdığını hiç hatırlamıyorum bacağımın. Bir süre hareketsiz oturup kalktığım zaman yürümekte zorlanıyordum, her an düşecek gibiydim. Sabah sadece bacak ağrısı vardı ama öğlene doğru saatler geçtikçe tüm eklemlerimin ağrısını hafiften hissetmeye başladım. Sonradan öğrendim ki, hareketsiz kalmak baya eklem ağrısı yapıyormuş bu ilacı kullanırken. Normalde de uzun süre hareketsiz kalmak ağrı yapar ama bu ilaçla o sürenin çok uzun olmasına gerek kalmıyor. 
Öğleden sonra sırt ve bel, daha sonra da omuz ve boyun ağrım çok fazlaydı. Galiba kendimi işe kaptırıp çok uzun süre hareketsiz kalıyorum, bunu da böylece fark etmiş oldum.
Akşama doğru yanaklarım ve gözlerim yanmaya başladı.

Bugün 4.Gündü. Dünden dersimi aldığım için bugün iş yerinde elimden geldiğince hareket etmeye çalıştım, çok uzun süre oturur pozisyonda hareketsiz kalmamaya çalıştım ve ağrılarım olmadı. Ama bugün burnum kanadı ilk defa. Bütün yan etkileri ilk haftadan göstermek zorunda mıyım acaba diye düşünmedim değil. Psikolojik mi diyeceğim ama bu ilaç uyku da yapıyormuş bende tam tersi uykusuzluk yaptı. Psikolojik olsaydı uyku yapardı, demek ki gerçekten de ilk haftadan tüm yan etkileri elden geçiriyorum.
Gece bir sürü renkli rüyalar gördüm, ama gece boyunca dört defa uyandım. Ben normalde en fazla bir kere uyanırım, yattığım gibi kalkarım sabah, gece uyku bölünmesi pek hoş bir şey değilmiş.
Uykuya dalmakta da zorlanmam normalde ama dün akşam dön dön uyuyamadım bir süre. 

Bir de bu sabah yüzüm gözüm biraz şişmişti ve kaşınıyordu. İlaç alerji yapmış olabilir mi diye korktum açıkçası. Çünkü zamanında çok cildiyeci geçmişim olduğu gibi, alerji geçmişim de oldu. Yüzümün balon gibi şiştiği ve bir hafta iğne yedikten sonra anca toparlandığı zamanlar...
Ayrıca farkında olmadan sürekli dişlerimi sıkıyorum, fark edince gevşetsem de sonra yine sıkmış oluyorum. Bu sabah uyandığımda da dişlerimi sıkmış şekilde uyandım. İlaçtan mı başka bir şeyden mi bilmiyorum.

Son olarak, dün akşam gözlerimi ovuşturduğumdan beri kirpiklerim dökülüyor. Dünden beri 10 tane kesin düşmüştür. Gözlerimi çok hafif ovuştursam bile dökülüyor inşallah böyle devam etmez.

Tüm detayları ile yaşadıklarımı yazdım, hem merak edenlere bilgi olsun hem de geriye dönüp bakmak istersem kayda geçmiş olsun diye.
Şimdilik bu kadar. Zaman zaman gelip gelişmeleri bildireceğim :)

23 Şubat 2018 Cuma

İnsan ne ile yaşamaz?


Mesai bitimine dakikalar kala, "yemin ediyorum bıktım artık istifa edip defolup gidicem burdan" diyerek gelen iş arkadaşımı, onunla benzer ruh halini yaşadığımdan mütevellit hoşgörü ile karşıladım. 
Bir süre sisteme olan öfkeyi birlikte kusup alternatif kazanç yollarını 947746362728282820.kez yeniden düşündük.

Kendimizi sirkte esir tutulan hayvanlara benzettik. 
Bu benzetme ile kendimizi hayvan yerine koymuş olsak da, bacağından parangalanmış bir fil yavrusunun sırtlanlar arasında kalması gibi bir histi benimkisi. Ve hayvan olmak zararsız ve sevimli bir fil yavrusu olmak demekse, ben olabilirdim.

İnsanı hayatta en yaşatmayan şeylerden biri de kendi yeteneğini farketmesinin engellenmesidir. Kendini keşfedemezsen, sürekli kısıtlanırsan hayat çekilmezdir. Ya Hulk'a dönüşüp kabuğunu tek seferde kıracaksın ya da "aman Ali Rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın" deyip baskıların seni felç etmesini kabul edeceksin.

Hayat hıpızlı geçiyor ve bizim en büyük zevkimiz haftasonunu iple çekmek. İşe git, eve gel, haftasonunu değerlendirmeye çalış ve yeniden haftaya başla. Resmi tatiller için gün sayıyor, izinlerimizi en kârlı şekilde kullanmaya çalışıyoruz, bu kadar. Sonra bir bakıyoruz günler, yıllar geçmiş. 
Ve yaşadığımıza inanıyoruz. Hayat bu mu gerçekten?