Sayfalar

31 Aralık 2017 Pazar

365 / 365

Bitti. İnanamıyorum ama bitti. 365 günü de hiç aksatmadan, pes etmeden bitirdim. Çok farklı bir deneyim oldu, buralar gözümde başkalaştı. Herkes ömründe bir sene denemeli bence tavsiye ederim :))

Sıradan bir blog değildi burası benim için, hayatımı buraya döktüm koca bir yıl. Hüznümü, sevincimi, acı tatlı tüm günlerimi paylaştım. Yapamam, tamamlayamam diye çok düşündüm. Özellikle yaz aylarında :) tatilde olurum yazamam internet olmaz ya da ben boşveririm diyordum ama tatil, deniz, güneş dinlemeden hep yazdım. 

Aslında bana iyi geldi, siz de söylediniz çevremdekiler de aynı şeyi söylüyor ama biraz da inzivaya çekilmek istiyorum artık. Bu kadar kendimi açmak yetti, gizemli halime geri dönmem lazım biraz. Kafa dinlemek, kendimle kalmak, içimde yaşamak istiyorum bir süre bir şeyleri. Çok açılmak da iyi olmuyor çünkü, herkesin bir fikri olabiliyor kafa karışıklığı olabiliyor, sağlıklı karar alamayabiliyorsunuz, etkileniyorsunuz vesaire vesaire... 

Neyse, kapanışı kendi fotoğrafımla yapayım dedim. Kim bilir tekrar ne zaman gelirim... Şaka şaka dayanamam yazarım yine bir kaç güne. Ama yarın bir şey yazmak zorunda hissetmeyeceğim için şimdiden rahatladım :)) 

Ya bu YouTuberlar nasıl her günü istikrarlı devam ettiriyor. Hepsi değil de bazısı. Yıllardır her gün 15 dakikalık video ekleyenler var nasıl yapabiliriyorlar, insan bir gün bile aksatmaz mı? Hayatları bu olmuş, herkesle paylaşmak. Hiç sadece kendilerine ayırdıkları bir günleri yok. Ne kadar iyi bir şey bu tabi orası tartışılır. Ama acayip, şaşılası. Hastalık gibi, ya da bağımlılık.

Bugün kızkardeşim ile dışardaydık. Kapanışı kahve eşliğinde, bol sohbetli yaptık. ilk defa bu kadar derin konuşup beyin jimnastiği yaptık. İnsanın aynı cinsiyetten bir kardeşinin olması çok güzel. Bir kız bir erkek olsun der ya evliler çocuk düşünceleri için genelde, bence iki kız ya da iki erkek olmalı en azından, tek kalmamalı aynı cins olanlar. Çok farklı çünkü erkek beyni ile kadın beyni. Bir yere kadar ortak düşünebiliyorlar sonra kopuyor. Ya da kardeşi gibi en az bir arkadaşı olmalı insanın. Evlenince de kocaya bağlanıp kız arkadaşlardan kopmamalı mesela kadınlar. Erkekler de erkek arkadaşlarından aynı şekilde. İnsan olmak ne zor ya :) insan psikolojisi çok zor. Yalnız kalamıyorsun ama herkesle de anlaşamıyorsun illa ki fikir ayrılığı oluyor, kırılıyorsun bozuluyorsun kendi kendini tamir etmen gerekiyor bazen. 

Vay be, 2018i de gördük he. 2017yi aratmasın bize inşallah.
Herkese musmutlu, harika bir yıl diliyorum. Huzur, sevgi, mutluluk, aşk dolu günlerimiz olsun. Hepiniziiii seviyorummm ❤️

30 Aralık 2017 Cumartesi

364 / 365


Stefan Zweig benim yazarım olabilir mi diye düşünüyorken bu kitabı ile bu düşüncemden vazgeçtim. Bir kısmına kadar okuyup gerisini atlayarak okuyup kalanını da sadece göz gezdirerek bitirdim. Zweig, bir kadının bir şey anlatırken lafı ne kadar dolandırıp aynı şeyleri tekrarladığını mı göstermek istemiş acaba diye de düşünmedim değil. Adamı karşısına aldı tek bir günü anlattı da anlattı, kitabın sonunda "kadın konuşmasını bitirdi ve ben de sessizce kalkıp oradan uzaklaştım" diye bitirse tam olurdu. Zira ben olsam beynimin içine edilmiş hissedeceğim için tek bir kelime bile söyleyemeyip sadece oradan gidebilirdim.
Kitap bana uymadı, beğenenler vardır ama ben beğenmedim.

Hava bugün yağmurluydu, geçenlerde aldığım şemsiyeyi ilk defa kullandım. Şemsiyem de olsa yine de ıslandım yağmur garip bir şekilde her yandan yağdığı için. Kar da bir yağmadı gitti bu arada.

Kızkardeşim ile çi'nin yeni bölümünü izledik. Can Manay delirmeye başladı, ürkütücü.

Günün jesti olarak, erkek kardeşim gelip yüzümü iyice bir sevip sonra ellerini kendi yüzüne sürdü ve "yüzünün güzel nuru bana da bulaşsın canım ablam" dedi, gel de erime gel de bitme :) 

Ve son basamak, bugün 364. Yarın benden uzun uzadıya bir bitiş yazısı beklemeyin yazmayacağım. Canım istemiyor ayrı bir yazı yazmak çünkü, ama 365.yazı ne içerikte olur bilemem belki uzun olur.

Son olarak, ben bir ara kulağımı deldirmiştim buraya da yazmıştım. İki gün önce mi neydi, bir baktım arkası kan toplamış şişmiş benim haberim olmadan. Gümüş, halka küpe takmıştım. Ya gümüş alerji yaptı ya da halka olduğu için yatarken çok hareket edip iyilesmeyi engellediği için öyle oldu sanırım. Neyse çıkardım küpeyi tentürdiyot sürdüm temizledim falan. İki gündür takmıyordum bir şey. Bugün acaba kapanmış mıdır diye korku girdi içime. Tam da kapanmak üzereymiş, azıcık acıtsa da bir küpe geçirdik. Ne zaman iyileşecek bu ya, hep yara mı kalacak böyle? Gece küpeyi çıkarıp sabah takmayı düşünüyorum yine uykuda delik zedelenmesin diye. Sorun olmaz inşallah.

Çok çenem düştü, yeter bu kadar. Kendimi Zweig'in yazdığı kadın gibi hissettim. Yarın görüşürüz.

29 Aralık 2017 Cuma

363 / 365


Bugün iyi ki yaptım, yaptığım şeyleri.

Bugün neredeyse, biten ilişkimi bilen tüm arkadaşlarım beni teselli etti. Hepsine o kadar minnettarım ki. 

Bugün ilk defa annemle bir ilişkimin her kafama takılan ayrıntısını paylaştım ve çok iyi geldi. Dün, ilişkiyi bitirirken de annemi yanımda istedim özellikle. Beni yönlendirmedi, takip etmedi. Destek oldu sadece. Keşke tüm ilişkilerimde böyle yapsaydım, tek başıma kalmazdım, o kadar yıkılmazdım. Ama dinlemiyor insan çok sevince maalesef hiç bir mantıklı konuşanı. Duymak istemiyor gerçekleri, bariz bir şekilde görünenleri görmek istemiyor.

İki gündür odaklanamıyorum işe. Konsantre olamıyorum bir türlü. Ve sanki inadına, işyerinde herkesin bana bir şey söyleme, sorma, anlatma sevdası tuttu. Her yerden birileri laf atıyor ve ben algılamakta zorlanıp kalan son enerjimle karşılık vermeye çalışıyordum. Bugün baktım bu böyle olmayacak, önümüzdeki hafta için izin aldım. 

Şoktan galiba, sürekli midem de bulanıyor zaten iki gündür. Sürekli bir iştahsızlık. Ama şimdi iyiyim. Hatta iki gündür dolapta bekleyen, kardeşimin doğum günü pastasını bile yiyebildim. Yemeden önceki hali fotoğrafta :) tabi ki yanında zencefilli yeşil çay ile. İki gündür doyasıya içiyorum. Sevgili varken, "erken uyuyorsun içince, içme" diyordu ama artık yok. İçebilirim.

Dünkü yazıma yaptığınız yorumlar için de çok teşekkür ederim. Siz de iyi ki varsınız. Seriye devam et demişsiniz, yine kararsız kaldım ama şimdi yaa. Ama yok, seri olmasın da ben gelip yazarım yine çok bırakmam burayı.

Uzaktan ilişki zormuş gerçekten. Şimdiden bu kadar zordu ilerde daha zor olurdu. Nişan, düğün hazırlıklarında da hep yalnız kalırdım. Yapan yapıyor tabi her uzak ilişki bitmiyor ama bence bu aradaki sevginin büyüklüğünden ziyade kişilerin yapısı ile alakalı. İkimiz de su gurubuyduk zaten. Gelgitler, vesveseler, endişeler...  Bize göre değilmiş. Hayırlısı olmuştur ve olur inşallah.