Sayfalar

3 Mart 2026 Salı

Holter sonucu temiz

Merhaba herkese.

Bugün holter sonucumu gösterme günümdü, kontrole gittim. Doktor inceledi ve hiçbir sorun olmadığını söyledi. Şükürler olsun. Doktora holteri taktığım gece çok rahatsızlandığımı söyledim “bak ona rağmen normal çıkmış” dedi. Peki dedim acaba önceki günler olan çarpıntım vücut virüsle savaş verdiği için miydi? Olabilir dedi. Holteri taktığın sürece çarpıntın olmamış olabilir, bazen gerçekten de stres kaynaklı çarpıntı yaşıyor olabilirsin. Ben sana bir ilaç yazacağım, kendini iyi hissetmediğin zaman istersen o ilaçtan yarım içebilirsin dedi. İlacı aldım, araştırdım, dideral ismi. Anksiyete yatıştıran bir ilaçmış.

Ama büyük ihtimalle ben işyerinde yalnızlık çektiğim için strese girmiş de olabilirim. Bir süredir rahatım şükür, artık çok kişiyle de tanıştım. Daha rahat ilerlerim ilaca da gerek kalmaz diye düşünüyorum. Umarım.

Bu sabah uyuya kaldım. Servis grubunu yöneten kız aradı ben de alarm sanıyorum aa alarmımın sesi mi değişti diye kapatmaya uzanırken telefonumun çaldığını fark ettim. Açıp uyuyakaldığımı söyledim. “Hass..tir” diye bi kalktım yataktan her şeye nefretle baka baka hazırlandım. Çünkü servisi kaçırınca zor oluyor, işyerim ters yerde. İki aktarmayla anca gidebiliyorum. Burdan otobüse bindim, bu kısım nispeten kolaydı. Aktarma yapacağım yerde indim ama doğru yerde beklediğimden emin olmak zordu. Çok karışık bir yerde aktarma yapıyorum ve duraklar arası baya mesafe var. Neyse ki biraz yürüyerek doğru yerde beklemeyi başardım. Sonra otobüsüm geldi ama o kadar doluydu ki beni almadı. Diğer otobüsler boş boş gelirken benimkiler hep full. Bir sonraki de full doluydu ama şoför acımış olacak ki arka kapıyı açtı ben de sıvışıverdim. Bir durak sonra bi trafik başladı. Dur kalk dur kalk… ineceğim durağa gelip indiğimde yürümekte zorlanıyordum. Yürürken ayaklarımın altında yaylar varmış gibi garip bi his vardı. Tam 09:09da kartımı bastım. 

Çalıştığım odada durmamaya çalışarak geçti bu gün, tahammülüm azdı. Sürekli orda burda zaman öldürmeye çalıştım arada bir yerime geçip işleri tamamlayıp çıkıyordum. Çıkışa doğru da erkenden çıktım. Meğer zaten herkes erkenden çıkıyormuş ben boşuna yanımdakine uyup da tam çıkış saatini bekliyormuşum. Çıkıp dışarıda denk geldiğim yeni tanıştıklarımla ayaküstü konuştum biraz. Kendimi aştım ben bu işyerinde mecbur kalınca. Gidip zorla tanışıp kendimi tanıtıyorum. Muhabbeti uzatıyorum falan. Ama herkes halinden memnun görünüyor. Yeni biriyle tanışmak onlara da iyi geliyor. Ne kadar konuşkan olduğumu düşünüyor olabilirler halbuki sessiz, sakin biriyim. Şu an kendime network oluşturuyorum, harıl harıl çalışıyorum bunun için. Sonra durulacağım ve gerçekten kurulan bağlantılar kendini belli edecek :)

He bi de bugün isg uzmanıyla karşılaştık, emin olmak için sordum evet benim dedi. Kendimi tanıttım su ile alakalı konuşmuştuk dedim su diyince zaten hemen hatırladı. O gün gergindim size de yansıttıysam kusura bakmayın dedim yooo hiç öyle yansıtmadınız dedi. Ben gidip müdürle konuştum ayarlayacaklarını söylediler ayarladılar sanıyordum ayarlamamışlar mı dedi yok dedim. Haklısınız bu konu gerçekten hassas dedi. Önceki çalıştığı yerden örnek verdi o da, orda biraz su vermesek çay kahve verilmese ortalık karışırdı, dedi. Madde var mıydı ben bulamadım dedim çok geniş bir madde var dedi ama yöneticilere direkt kanun bu gibisinden gidilince her zaman gerginlik yaratır hiç onu söylememek gerekir dedi. Ben de konuşurken hiç kanundan maddeden bahsetmiyorum dedi. 

Burada işler nasıl yürüyor biliyor musunuz, kim nereden ne koparırsa yanına kalıyor :))) mesela dolaba mı ihtiyacın var istiyorsun istiyorsun veren yok ama ortalıkta bir dolap gördün sahipsiz duruyor alıp kullanırsan da kimse neden aldın kullandın demiyor. O sebil olan odaları söyledim onlar nasıl almış dedim, bir yerde sahipsiz bulup almışlardır dediler :))) damacana pompası için ilgili birimden bir kızla arkadaş oldum zaten ve ayarlayacağını söyledi “tabi tabi ben ayarlarım merak etme” dedi ama tekrar hatırlatmadım henüz, yanına gidip söylediğimde bir tane verir nasılsa diye düşünüyorum. Burda işler böyleymiş yani. Anam babam usulü :)

2 Mart 2026 Pazartesi

Haftayı başlattık


 Bu gece iş yerindeki bi kız rüyasında beni görmüş. Doğum yapmışım oğlum olmuş. Doğum yapmak sıkıntılardan kurtulmak erkek çocuk da müjde diye biliyorum ve kabul ediyorum oldu oldu 777 başka bir şey diyor muyduk :))))

Sabah sahur yapıp hazırlanıp işe gittim gerçekten de kahvaltı yapıp çıkmış gibi oldum. Hiç zorlanmadım diyemem ama tahminimden kolay geçti.

Saat 10 olmadı ama uyku bastırdı bile. Erkenden uyuyacağım sanırım yine.

İşyerinde biriyle konuştum dertleştim biraz, o da şu anki abla için “onunla mesafeli kalmanı tavsiye ederim” dedi. Her yeni tanıştığım kişi öncekini bokluyor yav. Anlaşıldı tek tabancayız burada. Bu konuştuğum kişiyle işe başladığım ikinci hafta işim düşüp de tanışmıştım ama sonra hiç konuşmamıştık. Bugün görünce yanına gidip içimi döktüm, matrak bi çocuk, güvenilir geldi ne bileyim burada en kafa olarak kendime yakın hissettiğim o oldu. Kızın taklidini yaptı falan çok komikti. Ama aşksal meşksel bişey değil arkadaşım olsun istiyorum şu an böyle bir arkadaş çeşidine ihtiyacım var.

Yanımdaki kıza dışarıdaki birkaç işi onun yapması gerektiğini söyledim. İtiraz etti. İstemiyorsan ik ile görüşelim başka bi görevli daha yollasınlar bana, ben koşturamam o işlere dedim. Bu kız geleni yollaya yollaya kendini iyice buranın hakimi bellemiş meydan ona kaldı diye at koşturuyor beni de avucuna alıyor. Bi de öncekilerle öyle yapıyorduk falan diye yalan atıyor bana. Kabul edeyim diye. Sordum soruşturdum öyle bişey yokmuş. 

Mızmızlanmaya devam etti ben gidip konuşcam olmaz böyle falan dedi bende git konuş dedim ama konuşmadı. Herkesin anladığı dili tek tek öğrenicem durun siz.

İlk defa decaf yani kafeinsiz kahve çekirdeği aldım. Bitter çikolata, zencefil, karanfil notaları olduğunu siparişim gelince farkettim. Bitter notası gerçekten hissediliyor içerken ve çok hoş. Çok beğendim. Bunu içmeme rağmen uykum var şu an, gerçekten de uykumu kaçırmayacağına güveniyorum. Kendimi rahat hissediyorum. Çarpıntım falan da yok. Bu arada benim o çarpıntılar galiba hastalanmadan önce vücudun virüsle savaşı da olabilirdi. Son günlerde hiç olmuyor maşallah. Yarın sonuç gösterme günü. Bakalım ne diyecek doktor. Yarın görüşürüz ❤️ 

1 Mart 2026 Pazar

Bir pazar günü

 Dün iftarda hiçbir şey yiyemedim, midem bulanıyordu. Kalkıp yatağa girdim, yatmışım. İki saat sonra babam aradı, telefonu nasıl açtım ne dedim hatırlamıyorum. “Neden öyle konuşuyorsun?” dedi, “uyuyordum kafamı toplayamadım” dedim. Sahura kalkarım diye alarmı kurup geri yattım. Alarm çalınca kapatıp yatmaya devam ettim. Hem uykumu bölmek istemedim hem de bişey yiyesim yoktu hala. Sabah 8 gibi uyandım. Mide bulantısı ilacını içip mutfağı topladım önce çünkü yarım saat bir şey yememek gerekiyormuş. Sonra kahvaltı hazırladım ama yine pek bişey yiyemedim. Tekrar yatağa girip yattım. Öğleden sonra 3e kadar uyumuşum. Sonunda yataktan kalkacak gücü nihayet toparlayabildim. Midem de daha iyiydi. 

Yarın oruç tutacağım. Zaten 6:20 normalde alarm saatim. Bu sefer 5:40a kurarım, ezan okumadan bişeyler yerim. Sonra da rahat rahat hazırlanır işe giderim. 

Bugün biraz kitap okudum nihayet. “Ölmek istiyorum ama tteokbokki de yemek istiyorum”u bitirmemiştim. Psikiyatristin her şikayete yeni bir ilaç eklemesi uyuz etmişti beni. Tavsiyeleri de profesyonel gelmemişti. Devam edememiştim bu yüzden. Ama başlamışken bitireyim istedim. Aşağıya eklediğim yazıda kendimi gördüm. 

Kitabın son sayfalarında psikiyatristin de yorumu var o da kendini eleştirmiş zaten. Neyse spoiler vermeyeyim ama çok illa da okunacak bir kitap değil. Adı ve kapak resmi sayesinde popüler olduğunu düşünüyorum. Ya da bana hitap etmedi.


Sütlü filtre yapıp Masumiyet Müzesi’ne devam ettim. Kaç gündür kahve de içmiyordum doğru düzgün. Belki de o da olumsuz etkilemişti beni. İçtikçe kendime geldim.

Bir de, mineralli su iyi gelir diye sodaya marketten aldığım Osmanlı Şerbetinden ekleyip içtim. Rengin tatlılığı çok hoşuma gitti.



Bugün aslında bu kitaba devam edecektim. Son zamanlarda psikolojik olarak ciddi anlamda zorlandığımı hissediyorum. Ama elime alıp koltuğa koyup fotosunu çekip geri bıraktım, planım böyle değildi. Rafta duran diğer kitabı görünce önce bunu bitirmeliyim diye şartlandım. 

Yine de bir an önce bu terapi kitabına da dönmem gerektiğini hissediyorum.

Bugün ne temizlik yaptım ne çamaşır vs… iki haftadır evi boşladım. Bitiğim bu aralar. Neyse ki zaten öyle çok bi aciliyeti de yok. Bir hafta daha idare ederiz. Mental ve bedensel sağlığıma öncelik veriyorum şu an. Umarım sizler de iyisinizdir. Benim pazar günüm böyleydi. Yarın görüşmek üzere. 💐