Sayfalar

14 Kasım 2023 Salı

Durum güncellemesi

Ben geç vakitte kahve içmemeliyim. Bundan bu gece bir daha emin oldum. Hele iki gün peşpeşe akşam kahvesi hiç içmemeliyim. Sütlü olup olmaması fark etmiyor, geriyor ve huzursuz hissediyorum. 

Bir tek o değil tabi sebebi. Çok yoğun bir iş günü geçirdim. Biraz sağlıksız beslendim ve tabi menstrüasyon döngüsünde hormonlar… derin bir depresyon hissi. Neden yaşıyoruz soruları. Hayata anlam yüklemekte zorlanma…

Böyle olunca çok canım sıkılıyor. Genelde pozitif biriyken bu kadar negatife batmak bazen korkutuyor. Ya artık hayattan hiç tat alamazsam korkusu basıyor. 

Bayadır buraya yazmamışım. Farketmemiştim. Önceden bir iki ay yazmayınca yıllardır yazmamış gibi hissederdim, şimdi ise aylardır yazmamışım ama sanki daha dün yazmışım gibi. Kendimle çok uğraşmak zorunda kaldım çünkü. Bir çok şeyin üstüste gelmesi artık psikolojimi de zorlamaya başladı. Bir iki aydır terapiye gidiyorum. Son yıllarda hayatımda tutunacak bir şey bulamaz oldum. Hep yıkım, başarısızlık, hayal kırıklığı yaşadım ve bir yerde dengemi sağlayamamaya başladım artık. Hayat gerçekten zormuş, ve yaş ilerledikçe daha da zorlaşıyormuş. İnsan bir yerde çektiklerinin mükâfatını görür sanıyor ama öyle bir şey yok ne yazık ki. Sürekli bir sınav verme hali…

Bilmiyorum ne olacak böyle. 

Hem kendim için çok endişeleniyorum, hem de sevdiklerimi çok fazla düşünüyorum. Terapist açık açık, başkalarını düşünme kendini düşün diyor artık bana. Ama kendim diye birini bulabiliyor muyum? Kendimin varlığını görebiliyor muyum? Kendimi kabul edebiliyor muyum? Seviyor muyum? Belki de sorun budur. Kendi varlığımı hissedememek. 

Bu menstrüasyon dönemlerinde ciddi depresyona giriyorum bazen. İnternette B6 ve magnezyum eksikliğinin buna sebep olabileceği yazıyor. Bir doğruluğu var mıdır acaba bilen var mı? Geçen bi doktora sordum bişey diyemedi. Bi tek onlar sebep olur diyemeyiz bir çok şey olabilir vs bir şeyler genelledi gönderdi beni. Kadın doğuma gidin falan dedi ne alakası var kadın doğumla. Ben psikolojik olarak ne kadar değiştiğimi ve karamsarlaştığımı söylüyorum bunun yüksek ihtimalle bir vitaminle bir kan değeriyle alakası var. Sonra da biz b6 bakmıyoruz dedi. Ben de aldım çantamı çıktım. Valla hiç kimsenin umrunda değiliz ya. Baya yalnızız şu hayatta. Kimse kimsenin umrunda değil. 

Alerjim de yeniden nüksetti. Malum, mevsimsel. Ama hiç sonbaharda olmamıştı, daha çok yeni olduğum için alerji hastalığında… Art de huile nin akar spreyi varmış. Anlaşmalı eczanelerden hazırlattırabiliyormuşuz. Geçen hafta aldım. Her sabah yatağın nevresimlerini çarşafını çıkarıp yastık, yorgan ve döşeğe sıkıp akşama kadar beklettim ve akşamları nevresimleri geçirip yattım. Gerçekten de biraz rahatlatmaya başladı. Hala kaşınıyorum ama günde 1-2 defa hafif kaşıntı oluyor mesela. Deriyi kazımak istercesine bir kaşıntı çok olmuyor artık çok şükür. 7 gün her sabah yaptım, şimdi haftada birkaç kere yapıcam. Şikayetlerim azaldıkça azaltıcam. Böyle giderse 3 ayda bir sadece hatırlatmak için sıkacak hale gelebilirmişim. Hadi inşallah. 

Bende durumlar böyle. 

Hayat devam ediyor. Hala nefes alıyoruz. Bazen çok anlamsız gelse de yaşıyoruz işte. 

Dün instagramdan takip ettiğim bir influencer vefat etti “Ayşenur Parlak”. O da biraz kötü etkiledi beni. Ölümü tekrar hatırladım. Ne tuhaf, bir varız bir yokuz. Ayşenur artık yok. Bir daha geri gelmeyecek. Bir daha sesini duymayacağız, yüzünü görmeyeceğiz… zamanla yokluğuna alışılacak. Hayat çok acımasız. Zaten bir kere ölüyoruz, bari ölen herkese öleceği mesela bir saat önceden bildirilse ve sevdikleriyle vedalaşma imkanı verilse. Ölümün böyle keskin bir şekilde olması acımasızca geliyor… Zaten şu Hatay depremi öyle bir şok etlisi yaptı ki ülkece hepimiz hala o şokun etkisindeyiz bence. Sizde de öyle mi bilmiyorum ama bende bazen içten içe hissettiğim bir anda her şeyi kaybetme korkusu oluştu. Sevdiklerimi, eşyalarımı, her şeyi. Birden dımdızlak ortada kalma korkusu. Offf çok kötüydü çok. Ortak travmamız oldu maalesef. 

Gelmişken yazdıkça yazdım. Yine konudan konuya atladım. 

Geçmişe Yolculuk filmini izliyordum YouTube’dan, az kaldı bitmesine ama o da bi gerdi beni. Belki bırakırım, bitirmem bugün. Papatya çayı yapmıştım, buraya yazınca onu unuttum soğumuştur şimdi. İçeyim de biraz rahatlatır belki, okuduğunuz için teşekkürler. Görüşmek üzere canım blogum ve blogger ailem. 

15 Ağustos 2023 Salı

Ev akarına ve kediye alerji

Dün doktora gidip test yaptırdım. Ev akarları ve kediye alerjim varmış. Sonra doktor sen zor nefes alıyorsun bi de tomografi çektirelim dedi çektirdim. Ama sonucu bir ay sonra gösterebiliyormuşum. Alerji ilacına devam et dedi, tomografi sonucunu da görünce ona göre bi tedavi verecekmiş. 

Zyrtec’e başladım dün gece yine. Eğer yetmezse sabahları da bilaxten’i eklerim. İnşallah gerek kalmaz. 

Cumartesi günü bir arkadaşımın düğünü var şehir dışında. Birkaç arkadaş birlikte gidicez arabayla. Erken gidip gezelim önce dedik, sonra dsi misafirhanesinde kalıcaz bi gece yer ayırttık. Güzel geçer inşallah yolunda olur her şey. Ben daha kıyafet almadım, yarın çıkıp bakıcam inşallah bulurum. 

YouTube’daki international çiftlere sardım bugün. Bi video çıktı karşıma, siyah tenli Amerikalı bir kadın ve Koreli erkek evlenmişler ikiz çocukları var. Çocukların yüzü Koreli gibi çekik gözlü falan ama ten renkleri esmer. Tam bir karışım olmuş. 

Merak eden olursa önerilenlerde karşıma çıkan videonun linki: https://youtu.be/EDUNPuX801M

Bunların dışında, çok sıkıcı geçiyor günlerim. Çok iyi hissedemiyorum. Egzama ile geçen zorlu sıcaklar beni yıprattı sanırım. Toparlanma sürecindeyim hala bence. Ve bu ilaçlarla yaşayacak olma düşüncesi de canımı sıkıyor olabilir biraz. İlacı bırakınca başlıyor yine çünkü. 

Ev akarlarına alerjisi olup nasıl önlemler aldığını paylaşmak isteyen olursa yorumlara beklerim :)

Şimdilik hoşçakalın…

13 Ağustos 2023 Pazar

Alerji ilaçlarını bıraktıktan 10 gün sonra

Uzun zaman oldu buraya bilgisayardan yazı girmeyeli. İnterneti genellikle telefonda ya da tablette kullanıyorum artık. Koca bilgisayarı açmaya üşeniyorum. İş yerinde de durumlar baya karışık olduğu için bilgisayar başına geçip sakince yazı yazmak hayal oldu, boşladım buraları gelemedim bir türlü. Şimdi evdeki laptopu açtım oradan yazıyorum.

İlacı bırakalı bugün 12.gün. Doktor ilacı bıraktıktan en az 10 gün sonra test yaptır dedi daha önce yaptırırsam sonuç tam çıkmazmış ilacın etkisi hala devam ettiği için. Gerçekten de 10.günü tamamlayınca benim kaşıntılar yine ufaktan kendini hissettirmeye başladı. İlaç ile uyuttuğumuz noktalar uyanışa geçti.

Fotoğrafta da kızarıklıklar biraz görünüyor. Hep aynı aşamalarla ilerlediğini fark ettim, önce ense tarafında saç diplerinde kaşıntılar ve sivilce gibi şeyler çıkıyor, aynı zamanda durup dururken gün içinde 2-3 defa hapşırıyorum. Ve gün geçtikçe hem kaşınan alan genişliyor hem de hapşırmalar artıyor. Bu sırada parmaklarımda kaşıntılı kabarcıklar çıkmaya başlıyor, fotoğrafta da çok az belli oluyorlar, daha büyümemiş halleri bunlar. Sonra kasıklar başlıyor ve en zoru en geçmeyeni burası oluyor maalesef. Ayrıca hafif de olsa nefes darlığı da yaşıyorum.

Yarın Süreyyapaşa Devlet Hastanesine gidip alerji testi yaptıracağım, eğer çıkmazsa özele gideceğim daha kapsamlı yaptırmak için. Önümüzdeki haftasonu arkadaşımın düğünü var. Bu hafta izinliyim, çıkıp elbise ayakkabı çanta almam lazım. Düğün için giyecek pek bir şeyim yok çünkü.

Sanırım düğünden önce yine ilaca başlamam gerekecek çünkü kaşıntı yeniden başlıyor gerçekten...