Sayfalar

3 Haziran 2019 Pazartesi

154- Ramazan ayı bitti


Yarın Ramazan bayramı. Şimdiden bayramınız kutlu olsun.
Mübarek günde de böyle bir alıntı seçmem pek uygun olmadı belki ama son zamanlarda akraba konusunda çok doluyum hiç birini görmek istemiyorum aşırı sevimsiz geliyorlar.
Geçen sene bir akrabanın kızı kocaya kaçtı. Ama çevreden biri değil, ailesi istemiyordu sonunda kaçtı kız. Babası baygınlık geçirdi annesi günlerce beddua etti falan, geçen gün annesinin face’inde toplu fotoğraflarını gördüm iki taraf ailece bir masada. Kız kazandı resmen. Bazen diyorum ne akıllı kızmış, hem kimseye eyvallah etmeyip sevdiğiyle evlendi hem de akrabalardan kopuk yaşıyor. Sadece anne babasını görüyor işte bir de canı kimi görmek isterse... Gerçi hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir diyorlar.

Dün çikolata falan yemeyi bıraktığımdan bahsetmiştim ya hani Ramazan dolayısıyla. Bütün aklıma geldi bir tartılayım dedim iki kilo vermişim. Çok sevindim!

Bayram temizliği yaptım biraz bugün, camları sildim offff cam silmek ne zormuş kollarım koptu koptuuu. Sonra bir de poğaça yapacaktım yarın sabah için, onu yaptım. Çok yoruldum valla ama poğaça çok güzel oldu. Karaköy poğaçası diye bir tariften yaptım NefisYemekTarifleri uygulamasındaki. Fırını doğru ayarlayamamıştım galiba ki birden yanık olmaya başladı üstü, hemen hemen kapatıp çıkardım baya üzüldüm olmadı diye. Sonra bir ısırık aldım mmmm muhteşem :))

2 Haziran 2019 Pazar

153- Yeme düzeniyle değişen hayat


Ramazan’dan önce hem paketli gıdaları hem de kahveyi baya abartmıştım. Neredeyse iki günde bir starbuckstan kahve alıyor her akşam da ya Türk kahvesi ya da filtre kahveyi illa ki yapıp içiyordum. Günde mutlaka en az bir çikolata ve bir kaç bardak da çay... Abarttığımın farkında olup yine de engel olamıyorum kendime.
Ramazan boyunca oruç vesilesiyle iş yerindeki abur cuburlar (yani paketli gıdalar) son buldu, starbucks bitti. İftardan sonra da uzun bir zaman kalmadığı için anca yemek yiyip belki bir bardak da çayla mideyi çok zorlamamaya çalıştık. Her gün bardak bardak kahve içen ben, günlerce ne kahve ne de çay içmedim. Günlerce çikolata, bisküvi tarzı hazır paketli gıda tüketmedim. Ve birkaç gün öncesinden fark ettiğim ama bugün de emin olduğum şey şu ki vücudumda kaşıntılar olurdu önceden ve bu kesildi. Göbeğimde bir iz çıkmıştı hatta. Şaka gibi ama birkaç gündür resmen orası kabuk değiştiriyor. Önce kaşıntı sonra ize dönüşmüştü, doktora gitmiştim ilaçlar kremler denemiştim ama bir türlü geçmemişti. Kendi haline bırakmıştım çoktan beri. Soyulmasını hiç beklemiyordum. Omzum ara sıra kaşınır ve pütür pütür olurdu o da bitti. Parmaklarımda bazen sivilce gibi şeyler çıkardı o da bayadır yok. Ama son iki gündür yine filtre kahveye başladım, çikolataya abandım biraz da ve şu an işaret parmağımda yan yana iki sivilce gibi bişey var. Kaşıntı yok sadece görüntü var. Kolumda hafif kaşıntı var.
Filtre kahveyi bir süre daha içmesem iyi olacak galiba. Türk kahvesinde bir şey olmuyor ama, filtreyi çok abartmıştım birkaç aydır ondan tepki veriyor herhalde. Ve tabi ki çikolatayı da hayatıma çok dahil etmemem gerek.
Yeme içmenin hayatımıza etkisi müthiş değil mi? Şoklardayım.

1 Haziran 2019 Cumartesi

152- 9 günlük tatilin ilk günü


Lgs bitti gitti sonunda, bakalım inşallah güzel yerlere yerleşir çocuklar. Sınav sistemi liselere girişte bile iki oturumlu olmuş. Sabah 9:30 da başlayıp(zorla 9 da içeri alınıp) 10:50 gibi çıktılar sonra 11:15 gibi yine içeri alınıp 1e doğru çıktılar. İlk oturum sözel ikincisi sayısaldı. İlk oturumdan çıkınca hepsinin yüzünde güller açıyordu çok kolaydı diye, ikincisinde yüzler bir karıştı. Malum matematik, her sınavda en eleyici ders.
Sonra ordan Koçtaş’a gittik boy aynası alacaktık ama pek seçenek yoktu, olanları da biz beğenmedik. İki tane güneş enerjili bahçe lambası alıp saksılara sapladım, biri çalışmıyor :( İnşallah yeterli enerjiyi toplayamadığı için sadece bir seferlik böyle olmuştur da normalde çalışıyordur, iadeyle değişimle hiç uğraşmak istemiyorum.
Ondan sonraaa başka noolduu, he bir de A101’e girip ev alışverişi yaptık ikiyüzlü lira tuttu ya. Öyle her şeyden de almadık yani. Gerçi çamaşır deterjanı 15er liradan, peynir 20 lira falan derken elimizde dört poşet vardı, 200 lira gitti. Hayat çok pahalı çooookk.