Sayfalar

6 Kasım 2022 Pazar

Kelebeğin Rüyası

 

Aslında dram pek sevmem ama Yılmaz Erdoğan'ın filmleri çok acıya boğmuyor, o yüzden onun filmlerini seviyorum. 

Dün akşam instagramda gezinirken bir hikayede bu filmden bir sahneye denk geldim, açtım baktım Netflix'te de varmış. Hemen izlemeye başladım. 

2.Dünya savaşı döneminde Zonguldak'ta kömür madeninde çalışanları konu alıyor daha çok. Tüm erkeklerin, çocuk yaşta olanlar dahil, madende çalışması zorunlu. Çalışmayanlar da havadaki kömür tozu ve kirlilikten verem oluyor. Behçet Necatigil'in iki şair öğrencisi de verem hastası. Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu. M.Tayyip Uslu'nun veremle tanıştığında yazdığı şiir:

KAN 

Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama, iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü
Maviydi alabildiğine
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi âlemine...

Filmi çok beğendim, özellikle gerçek bir öykü olması beni çok etkiledi.

Filmde bir de bir tao hikayesinden bahsediyor, şöyle ki bir adam rüyasında bir kelebek olduğunu görür ve uyandığında kendini rüyada kelebek olarak gören bir insan mı yoksa rüyasında insan olarak gören bir kelebek mi olduğunu düşünür. Kararsız kalır. Filmde Rüştü Onur öldüğünde "Kelebek uyandı mı şimdi?" diye bir replik vardı, böyle düşününce ölüm daha bi kabul edilesi geliyor sanki.

Rüştü Onur 22 yaşında, Muzaffer Tayyip Uslu 24 yaşında veremden hayatlarını kaybetmişler.

4 yorum:

  1. Ben bu yazarların kitaplarına bakmaya niyet etmiştim filmden sonra unuttum gitti. Bak ne güzel oldu bu yazı bakayım hemen. :)

    YanıtlaSil
  2. Benim de merak ettiğim filmlerden bir tanesi. Kısmet olmadı bir türlü izlemek. Detaylara girmeden aktarmanız da çok güzel ve ilgi çekici olmuş.

    YanıtlaSil