31 Mart 2019 Pazar
Kitap: Otuzların Kadını
Otuzlarında bir kadın olmam hasebiyle tabi ki öncelikli olarak beni çeken şey kitabın adı oldu: Otuzların kadını.
Sonra yazarı dikkatimi çekti: Tomris Uyar.
Hiç okumamıştım bu yazarı. Dikkatimi çeken bir kitabına denk gelmem belki de işaretti onu okumam için. Bir de dört şairin aşık olduğu bu kadını merak diyordum, nasıl şeyler yazıyordu ve nasıl anlatıyordu mesela.
Tomris Uyar’ın okuduğum ilk kitabı bu oldu.
Doğrusu kitap bitene kadar ne okuduğumu anlamadım. Bittiğinde de çok anladım sayılmaz. Yarısına gelince arka kapağını okumak aklıma geldi, hafif bir aydınlanma yaşadımsa da sonuç olarak kitap bana pek uymadı.
Tomris Uyar kitaplarında hep üstü kapalı anlatımlar yaparmış, hatta bu kitabı diğer kitaplarına göre daha açıkmış. O yüzden herkes okuyup sevemezmiş. Herkese hitap etmezmiş yani.
Otuzların kadınında sekiz ayrı hikaye ve her hikayede bir otuzlu kadın var. Bu kadınların öykülerinde ise Tomris Uyar ile bazı benzerlikler var.
Çok fazla isim geçmiyor. Genelde hikayedeki kadına Otuzların kadını diye hitap ediyor. Otuzların kadını şöyle yaptı, otuzların kadını böyle dedi gibi... diğer karakterler de otuzların kadınının kocası ya da kızıl saçlı kadın vs şeklinde.
Güzel kitap ama bana ağır geldi sanırım. Hiç okumadığım farklı bir tarzı var. Alışamadım.
Neden dört şairin birden Tomris Uyar’a aşık olduğunu da anladım, çünkü fazla gizemli bir kadın. Kitaplarındaki anlatımı bile üstü kapalı; açık ve net değil. Erkeklerde onu keşfetme isteği uyandırmış olmalı. Üstelik ulaşılmaza sevdalanmaya ve acı çekmeye can atıp bundan beslenerek şiirler ve öyküler üreten sanatçılar için tam aşık olunacak kadın tipi Tomris Uyar olsa gerek.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder