Sayfalar

25 Ocak 2019 Cuma

25- Boş durmak doğamıza aykırı


Son iki gündür neredeyse hiçbir şey yapmıyorum. Bu hafta izinli olduğum için gezip tozucam düşüncesiyle zaten pek bir şey yapmadım ama gezmediğim zamanlarda da elime bir şey almak istememem beni huzursuz etmeye başladı.

Böyle zamanlarda hemen bir kısır döngüye giriyorum ve eminim siz de aynı şeyi yaşıyorsunuzdur; hiçbir şey yapmak istememek ve hiçbir şey yapmadığın için sıkılmak ama hiçbir şey yapmadıkça daha fazla hiçbir şey yapmak istememek.

Bugün son izinli günüm olunca sabah kardeşimle kahvaltıya çıktık. Nevmekan Sahil'e gittik, gayet güzeldi. Oradan çıkınca sahilde biraz yürüyüp sahil kenarındaki bir cafeye girdik, Hollywood adı ve dekorasyonu bizi cezbetti. Çok da kahve için hevesli değildik ama güleryüzlü, ilgili, saygılı çalışanları ve lezzetli kahvesi iyi ki girdik buraya dedirtti.

Daha sonra eve geldiğimde elime yarım kalan atkımı aldım, bir süredir başladığım ama daha bir top ip bile bitiremediğim atkım. Ördükçe rahatladım ve bir şeyler yapıyor olmanın hazzını yaşadım. Yaşadığımı, bir şey üretebildiğimi, sadece tüketici değil üretici de olabildiğimi, bir şeyler alırken bir şeyler de verebildiğimi gördükçe rahatladım.

İnşirah süresinin 7.ayetinde de demiyor mu "boş kaldığında yine kalk ve yorul" diye. Bizi yaratan, hamurumuzu, çamurumuzu, her halimizi bizden daha iyi bilen yaratıcımız böyle diyorsa aksini iddia etmek mümkün mü?

O zaman boş durmak yok, işleyen demir pas tutmaz. Her zaman elimizde yapılacak işler olsun, hobilerimiz olsun ve yarım bırakmadan devam edelim mümkün olduğunca. Yoksa yarım bırakılmış işlerin enerjisi hep sırtımızda yük olur, yavaşlatır.

Boş durmak bize yaramıyor, bereketli güzel günlerimiz olsun...

4 yorum: