16 Kasım 2016 Çarşamba
Hayatın gelgitleri, dolunaydan mı acaba?
Aslında bloguma olumsuz, mutsuz şeyler yazmak istemiyorum ama çok üzgünüm. Belki sonra silerim bu yazıyı bilmiyorum...
İş yerinden bir abinin ısrarıyla, durduk yere diskalifiye edildiğim çalışma alanına geri dönebilmek için tekrar şansımı denemeye karar verdim. Geri dönmemem için hiçbir sebep yoktu, çünkü çıkarılmama da elle tutulur bir sebep gösterilememişti...
Neyse, çok kararsızdım ama bu kişi beni cesaretlendirdi.
Gittim konuştum, tamam denildi.
Sonra ses seda çıkmayınca dün de gittim konuştum ve hayır denildi...
Sebep olarak kesin bir şey bulamayınca karakterime kadar laf edildi. Her şeye bir cevabım vardı evet, çünkü öne sürdüğü şeylerin elle tutulur yanı yoktu. Sonunda kişiliğime de laf gelmeye başlayınca sesim titremeye başladı. Gittiğime pişman oldum.
Hayırlısı olsun diyoruz tabi ki, ama bu kişinin bana bu kadar kinlenmiş olmasını anlayamadım...
Dolunay'a ve o kişinin o gece eve gidemeyip iş yerinde kalmış olmasına bağlıyor ve Allah'a havale ediyorum...
Ben kendimi biliyorum. O öyle dedi diye benim öyle olduğum anlamına gelmez bu, ama yine de insan üzülüyor işte...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Evet insan üzülüyor ama o anlık üzüntünü devam ettirmemek en doğru yol. Sanırım sende onu Allah'a havale ederek bu yola girmişsin bile :)
YanıtlaSilevet zor ama deniyorum :)
SilBlogumda cekilis war son gun bugun. Beklerim
YanıtlaSilbakayım :)
SilBazen hiç nedensiz, anlamsız böyle gariplikler olabiliyor. Böyle olduğunu baştan göstermiş olması da ileride belki de başka üzüntülerin önüne geçmiş.
YanıtlaSilDaha iyi ve mutlu edici gelişmeler dilerim.
Belki de.
SilÇok teşekkür ederim.
Öncelikle karakteri sağlam ve iyi bir insan olduğunu söylemeliyim. Sonra bu aymaz adama gelince tam bir kadın düşmanı ve toplumda kadının yerini kabullenemeyen yoz ve karanlık zihniyetin temsilcisidir.dolunayla ilgisi yok.bakisacisi zaafı. Sen asla yılma.
YanıtlaSilTeşekkürler. Evet kadınlara karşı çok önyargılı...
Sil