Sayfalar

31 Mayıs 2026 Pazar

Pazar günüyle birlikte tatil de bitti

Selam herkese yeniden. Yatağımda uyumak, uyanmak, dışarı çıkıp koşturmadan bir gün geçirmek iyi geldi ama yorgunluğumu da daha fazla hissetmeye başladım. İyi ki pazar gününü kendime dinlenme günü olarak bırakmışım. 

Üsküp'te tüm yaptıklarımı fiyatlarına kadar paylaştığım bollll fotoğraflı uzun bir yazı hazırlıyorum. Bu gece yayınlayacağım. Bence güzel bir yazı oldu. Kendime ve ihtiyaç duyacak birileri olursa onlara rehber niteliğinde. 

Yarın işbaşı yapıyoruz, bugün sabiha gökçen rekor yolcu gelişi yapacakmış diye bir şey okudum 18bin yolcu mu ne giriş yapacakmış içeri. Yollar da çok kalabalıkmış. Allah yardımcısı olsun dönüşü bugüne bırakanların.

Üsküp'ten getirdiğim süt kremasıyla filtre kahve içtik, güzeldi.

Dinlenmeli bir gün geçirdim. Bir duş alıp yatmayı planlıyorum. Kolay bir hafta geçiririz umarım, bayram sonrası ne kadar kolay olabilirse :)

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

30 Mayıs 2026 Cumartesi

Hellö

Merhaba bebişlerrrrr! The Queen is Back!
Ben İstanbul’a döndümmmmm. Planladığım yoğunlukta bir fotoğraf paylaşımı yapamadım ama ya bu akşam ya da yarın çektiğim fotolardan bir post hazırlayacağım. 
Dönüş kombinimmm fotisi, fit check.

İnanamıyorummmm resmen gittim geldim. Ellerim titreye titreye aldığım biletler, kaldığım yeri ayarlama vs interneti, esim’i, yeme içmeyi nasıl ayarlayacağım derken bir şekilde hepsi halloldu işte. Oh be! Aferin kız Özlem. Artık tutmayın beni akajajsh. 

Dün ve bugün çektiğim videoları da birleştirip atıcam. Sabah Üsküp’te kipper markete girdim son kez, oranın abur cubur markalarından birkaç bişey aldım. Evde bizimkilerle denedik çok keyifliydi ama çekemedim çünkü istemediler :))) farklı ülke aburcuburlarını deneyen videoları izlemek hoşuma gidiyordu, denemek de bi o kadar eğlenceliymiş. 5 parça ürün aldım az az denedik midem bulandı sonunda :) ballı ve soğanlı bir kraker vardı mesela çok değişikti. Buraya onları da fotoğraflayıp eklerim. 

Havaalanında bi çocukla tanıştım o da tek gelmiş, neler yaptığımızdan falan bahsettik, bir türlü düzgün fotoğraf çeken bulamadım dedim keşke karşılaşsaydık ben çekerdim dedi. İnsanlarının tavırlarını, neler yaşadığımızı, nereye gittiğimizi anlattık. Onu çekenler çok iyi çekmiş, o da başkalarını çekmiş. Sadece havalimanı arkadaşlığı yaptık sosyal medya falan hiçbir şey paylaşmadık, aslında o instagramını gösterdi ama ben ekleyelim falan demeyince bişey demedi. Sadece o anlık konuştuğum biri olarak kalsın istedim. Hani filmlerde olur ya bazen, hayali bir karakter miydi yoksa gerçek miydi gibi, öyle bir an olarak kalması çok mistik değil mi. Tam benlik. Yine de bi şekilde denk gelir ve burayı okursan seni tanımak güzeldi Oğuzhan :)))) Baya sosyal biriydi yolculuk boyunca bir sürü insanla tanışmış. Ben de aksine insanlardan kaçtım ahahshd şaka yapmıyorum hadi birlikte takılalım vibe’ı veren herkesten uzaklaştım, kimseyle muhabbeti uzatmamaya çalıştım. Kısa diyaloglar, soru cevaplar, bitti. Yalnız gezmek için geldim ben beni yalnız bırakınnn enerjisi yaydım ve yalnız başıma harika bir seyahat geçirdim. Müthişti ya. Tek zorluk, her kararı kendin vermek zorundasın, muhakkak bir karar vermek zorundasın, ve kararın sorumluluğu tamamen sende. Ben çok zorlanınca aman birileri halleder diyip salardım, öyle yapamadım mesela. Özlem buna şu an senden başka kimse karar veremez bir şey seçmen gerek noktasına geldiğimde zorlandım yalan değil. Ama zaten solo travel’ın olayı da bu. Kendinle tanışmak, dümeni eline almak. Kendine dönmek zorunda kalmak. Harika bir deneyim. 

Bir de havalimanına otobüsle birlikte gidip, aynı uçağa bindiğimiz bir çift vardı. Havalimanında uçağı beklerken erkek olan sürekli bir şeyler konuşup kendini çekip internete atıyordu. Ya instagram ya da TikTok ama muhtemelen TikTok hesabı vardı. “Evet bilgilendirmeler bitmiyordu, pasaport kontrolünden de çok kolay geçtik bir şey sormadılar…” vs. Sonra kıza dönüp “çok güzel şeyler paylaştım he kimse bir çoğunu paylaşmıyor benden öğrenecekler” tarzı şeyler söyledi. Komik geldi ya. Herkesin ortasında birden telefonu yüzüne tutup bağıra bağıra konuşuyo bi de, sosyal anksiyete sıfır. Ben utandım, kullanıcı adınız ne diye bile soramadım merak etmeme rağmen akahsh.

Yarın günün yazısı dışında bol fotolu bir post ile de burada olacağım umarımmm yarın görüşürüzzzzzz

29 Mayıs 2026 Cuma

Üsküp 2.günnn

Herkese yenidennnnn merhaba. Dün çektiğim videoları birleştirdim bir tane de arada kendimi çekerek konuştuğum bir video koydum umarım sonradan ne gerek vardı diyip pişman olmam akshshgs geçen koyduğum ses kaydı da belki çok saçmaydı ama uzun uzun anlatmak istedim ne bilim belki ilerde dinlerim ya da gizlerim videoyu bilemiyorum. 
Yeni video yükleniyor şu an. 

Bugün erkenden uyandım ama alarmla değil, kendim. Bu otel iyi hoş da duvarlar biraz ince sanırım, diğerlerinin kapı çarpması telefon alarmı falan duyuluyor ben de tavşan uykusunda olduğum için hemen uyanıyorum. Neyse ki uykumu da almış gibiydim erken başlayayım güne dedim, giyindim hazırlandım kahvaltıya börek yemeye gittim. Asıl olay bizim bu Osmanlı tarafındaymış ya. O internette videolarda anlatılan yerler hep buralarmış. Çarşılar, tatlılar, yemekler. Bi de herkes gerçekten de Türkçe konuşuyor, konuşmayan da canı konuşmak istemediği için konuşmuyor ama normalde biliyorlar hep. Kozmosta kurufasülye ajvar ve peynirli salatadan yedim üçüne de bayıldımmmmm. Yer yoktu çok sıra vardı benle bir kızı (bize de sorarak tabi) aynı masaya oturttular. Sohbet edeyim dedim kızla ama kız ingilizce bilmiyormuş, çok az Türkçe biliyorum dedi Arnavut’muş Türklere benziyordu ben Türk sanmıştım. Türkçeyi de sohbet edecek kadar bilmediğini farkettim. O yüzden konuşmadan masa arkadaşlığı yaptık biz de. Aslında sohbet etmek istesek bir yolu bulunurdu da kız pek konuşkan değildi ben de üstelemedim. Kozmosta kredi kartı geçmiyor dinar ya da euro. Euro verdim para üstünü dinar olarak verdiler. 10 euro verdim 40 dinar aldım yanlış hatırlamıyorsam. Yani 400-500 arası tuttu Türk lirasına göre. Oradan çıkıp trileçe için Rigara’ya gittim ama burda hiçbir yer internetteki adıyla bulunmuyor. Rigara’nın r’si yok tabelalarda. Gelen geçen Rigara mı diye soruyor zaten, çalışanlar da buyrun rigara burası diye sesleniyor kapıdan. Yine gayet Türkçe konuşan bir işletme, trileçe lezzetliydi bizimkilerden aman aman bir farkını hissetmedim ben. İki de Acıbadem kurabiyesi aldım ama daha yemedim evdekilerle bakarız tadına. Kurabiye tanesi 1.5€ trileçe 2€ hepsi 5€ tuttu ve burda da kredi kartı yok. He bunlardan önce de kahve içmeye gittim bi cafeye. 
Sonra yoruldum otele döndüm, akşam yemeğine kadar dinlendim hava da çok sıcaktı zaten. Ve çok yorgundum. Canım hiç kültürel gezmek de istemedi müze, kale falan. Benim gezme stilim sokak gezmesi ve yeme içme :))) ülkelerin geçmişi pek ilgimi çekmiyor ya, tarihim de hep berbattır zaten. Ben şu an olan atmosferi daha çok merak ediyorum. 
Bugün akşam vaktini de dışarıda geçirdim, otele uğrayıp geri çıkacaktım güya ama otele girince çıkasım gelmedi. Yolu da yine uzattım sanırım hem geç oldu hem yoruldum hem de ıssız yollara denk geldim tedirgin oldum. Şimdi oteldeyim pijamalarımla. 
Dünün videosu yüklenmiş YouTube’a, linkini vereyim: tık tık

Ya bu arada ben ne zaman birilerinden beni çekmelerini rica etsem hiç güzel çekemiyorlar, kendim telefonu bir yere koyup çektiğimde daha güzel çıkıyor ama çok kaliteli çekmiyor ön kamera olduğu için. Bi de kadınlardan rica ettiğimde hiç sormadan bir sürü çekip arasından beğendiğimi kullanırım diye veriyorlar, ben de başkasını çektiğimde öyle yapıyorum tek bir tane çekmiyorum. Ama erkekler sadece bir tane çekiyor. Bi adam vardı sadece çekebilecek etrafta, ondan rica ettim ok dedi ama only one or two diyor, multiple dedim ahshhs five six dedim anlamıştır herhalde diye poz verdim her çektiğinde ok? diye soruyor ben yine poz veriyorum yine ok? diyor 3 tane çektirdim tamam okey okey dedim aldım elinden thank you dedim youre welcome diyip hemen hızlı adımlarla uzaklaştı ahahahah 

Ayy yan odadakiler geldi ya. Bi anne kız var sürekli kavga ediyorlar, kız öfleyip püflüyor şikayet ediyor falan. Ama sadece ikisi değil gibi. Bi kız daha var galiba. Karadenizliler mi acaba? Karadenizli olanlar lütfen alınmayın ama bağıra çağıra kavga eder gibi konuşmayı biraz seviyor olabilir misiniz? :))

Tam alışmaya başladım yarın gidiyorum yaaaaa keşke beş gün falan kalmalı alsaydım. Ama yok sıkılırdım o zaman. Ya da yorulurdum çok. Çok benziyor bizim ülkeye, sadece dil farklı ve heykel çok :)) sabahki yol veren arabalardan akşam eser yoktu bi de, tam Türkiye gibi koştur koştur geçtik karşıya akşam. 

Saat 22:33 şu an. Yarın merkezden 10:30 otobüsüne bineceğim. Oraya giderken de marketten yerel markalı birkaç abur cubur almayı düşünüyorum denemek için. Umarım bulurum farklı bişeyler. Bugün biraz baktım avmdekine de baya bizim markettekiler var pek değişik bişey görmedim. Marka farklıysa bile içerik aynı. 

Hadi yarın görüşürüzzzz