Merhaba bebişlerrrrr! The Queen is Back!
Ben İstanbul’a döndümmmmm. Planladığım yoğunlukta bir fotoğraf paylaşımı yapamadım ama ya bu akşam ya da yarın çektiğim fotolardan bir post hazırlayacağım.
Dönüş kombinimmm fotisi, fit check.
İnanamıyorummmm resmen gittim geldim. Ellerim titreye titreye aldığım biletler, kaldığım yeri ayarlama vs interneti, esim’i, yeme içmeyi nasıl ayarlayacağım derken bir şekilde hepsi halloldu işte. Oh be! Aferin kız Özlem. Artık tutmayın beni akajajsh.
Dün ve bugün çektiğim videoları da birleştirip atıcam. Sabah Üsküp’te kipper markete girdim son kez, oranın abur cubur markalarından birkaç bişey aldım. Evde bizimkilerle denedik çok keyifliydi ama çekemedim çünkü istemediler :))) farklı ülke aburcuburlarını deneyen videoları izlemek hoşuma gidiyordu, denemek de bi o kadar eğlenceliymiş. 5 parça ürün aldım az az denedik midem bulandı sonunda :) ballı ve soğanlı bir kraker vardı mesela çok değişikti. Buraya onları da fotoğraflayıp eklerim.
Havaalanında bi çocukla tanıştım o da tek gelmiş, neler yaptığımızdan falan bahsettik, bir türlü düzgün fotoğraf çeken bulamadım dedim keşke karşılaşsaydık ben çekerdim dedi. İnsanlarının tavırlarını, neler yaşadığımızı, nereye gittiğimizi anlattık. Onu çekenler çok iyi çekmiş, o da başkalarını çekmiş. Sadece havalimanı arkadaşlığı yaptık sosyal medya falan hiçbir şey paylaşmadık, aslında o instagramını gösterdi ama ben ekleyelim falan demeyince bişey demedi. Sadece o anlık konuştuğum biri olarak kalsın istedim. Hani filmlerde olur ya bazen, hayali bir karakter miydi yoksa gerçek miydi gibi, öyle bir an olarak kalması çok mistik değil mi. Tam benlik. Yine de bi şekilde denk gelir ve burayı okursan seni tanımak güzeldi Oğuzhan :)))) Baya sosyal biriydi yolculuk boyunca bir sürü insanla tanışmış. Ben de aksine insanlardan kaçtım ahahshd şaka yapmıyorum hadi birlikte takılalım vibe’ı veren herkesten uzaklaştım, kimseyle muhabbeti uzatmamaya çalıştım. Kısa diyaloglar, soru cevaplar, bitti. Yalnız gezmek için geldim ben beni yalnız bırakınnn enerjisi yaydım ve yalnız başıma harika bir seyahat geçirdim. Müthişti ya. Tek zorluk, her kararı kendin vermek zorundasın, muhakkak bir karar vermek zorundasın, ve kararın sorumluluğu tamamen sende. Ben çok zorlanınca aman birileri halleder diyip salardım, öyle yapamadım mesela. Özlem buna şu an senden başka kimse karar veremez bir şey seçmen gerek noktasına geldiğimde zorlandım yalan değil. Ama zaten solo travel’ın olayı da bu. Kendinle tanışmak, dümeni eline almak. Kendine dönmek zorunda kalmak. Harika bir deneyim.
Bir de havalimanına otobüsle birlikte gidip, aynı uçağa bindiğimiz bir çift vardı. Havalimanında uçağı beklerken erkek olan sürekli bir şeyler konuşup kendini çekip internete atıyordu. Ya instagram ya da TikTok ama muhtemelen TikTok hesabı vardı. “Evet bilgilendirmeler bitmiyordu, pasaport kontrolünden de çok kolay geçtik bir şey sormadılar…” vs. Sonra kıza dönüp “çok güzel şeyler paylaştım he kimse bir çoğunu paylaşmıyor benden öğrenecekler” tarzı şeyler söyledi. Komik geldi ya. Herkesin ortasında birden telefonu yüzüne tutup bağıra bağıra konuşuyo bi de, sosyal anksiyete sıfır. Ben utandım, kullanıcı adınız ne diye bile soramadım merak etmeme rağmen akahsh.
Yarın günün yazısı dışında bol fotolu bir post ile de burada olacağım umarımmm yarın görüşürüzzzzzz