Sayfalar

31 Ocak 2026 Cumartesi

Metro mu otobüs mü

Bugün eve metroyla geldim. Normalde otobüsle iki aktarma geliyorum. Metroyla da aynıymış, iki aktarma. İkisinde de süre aynı oldu. Bir saat sonra evdeydim. Metroyla gelince yürüme mesafem arttı hatta, daha yorucu oldu sanki, aktarma yaparken yer altında da yürüme mesafem vardı. Pek fark olmadı yani, otobüsle en azından etrafı görebiliyorum, otobüsle devam ederim herhalde.

Bu resmi yapay zekayla oluşturdum. Van Gogh tarzında oluştur dedim. Beğendim.

Yağışlı ve kapalı bir gündü yine. Cumartesi iş rahat olur deriz ama neredeyse çıkamayacaktım. Çok acil olmadığını anlayınca çıktım. Pazartesiye kaldı. 

 Yarın iyice dinlenip haftaya iyi başlamayı umuyorum.

30 Ocak 2026 Cuma

Hayat ne verdiyse yaşıyoruz

 

Odayı temizlemeye gelen abla Yozgat’lı olduğunu söyledi. Pek Yozgat’lıyla karşılaşmıyorum dedim. “Yozgat 50 yıllık kalkınma cezası aldı ya Yozgat’lılar geçinebilmek için hep yurt dışına gidiyorlar” dedi. “Biz de İstanbul’a geldik işte ama genelde yurtdışındadır Yozgat’lılar” dedi. Hiç bilmiyordum öyle bir yasak olduğunu dedim. O gidince internetten araştırdım, Atatürk Konya, Yozgat ve Kayseri’yi cezalandırmış diye yazıyor ama şehir efsanesi diyen de var. Bir de Wikipedia’da Yozgat Ayaklanması diye bir başlık var. Daha önce duyan oldu mu? Aranızda Yozgat’lı var mı doğru mu bu acaba?

Sabah baya yağışlıydı. Çarşambaya kadar yağış gösteriyor hava durumu, hatta pazartesi kar da varmış. Fotoğrafı servis beklerken çektim, durağın ötesinde bekliyorum normalde ama yağmurdan korunmak için bugün durakta bekledim.

Bugün cuma olmasına seviniyorum, yarın da iş var ama olsun, haftasonu en nihayetinde. Çok bunalınca kendime tamam seneye istifa edersin azıcık para biriktir de öyle çık en azından diyorum...

Akşamları izlediğim dizi, program hiç yok tv’de. Önceden Bahar, Kıskanmak, Kızılcık Şerbeti ve Kral Kaybederse’ye bakardım. Bazıları bitti, bazıları da saçmaladığı için izletmiyor artık kendini. Bugün kızılcık şerbeti var, izlesem mi diye düşünüyorum ama o kadar saçmalıyorlar ki keyif alamıyorum. Masterchef ve Survivor da sevmiyorum. Yine YouTube ya da telefon kalıyor geriye. Her hafta merakla yeni bölümünü beklediğim dizleri izlemek ne güzeldi. Diziler mi kötüleşti yoksa biz mi hiçbir şeyden keyif alamaz olduk bilmiyorum. 

Yemekhanede çalışan bir kıza, başka birimde çalışıp yemeğe gelen biri buradan memnun olup olmadığını sordu. Kız da memnun olmadığını ama mecburen çalıştığını söyledi. Merdivenden inerken de başka bir çalışan abi ile yol üstü konuştuk. Hem bu kadar az para veriyorlar hem de tek çalıştırıyorlar yetişemiyorum dedi o da. Burada herkes bir dokun bin ah işit modunda. Ben de çok yoğun olup yetişemediğimizi, iki kız başımıza erkek işini de yapmak zorunda kaldığımızı söyledim. Kolileme yapıyoruz, yani 2025 dosyalarını sırayla kutuluyoruz sonra o kutuları odadan dışarı çıkarıyoruz. Hem kutu yapmaktan el bilek ve parmaklarım ağrıyor hem de kutu doldurup taşımaktan ayaklarım, dizlerim ve belim… yaşlanıyorum galiba hakkaten sorgulaması yaşıyorum ağrılarım olunca. 

29 Ocak 2026 Perşembe

İşlerde eksik olunca tepenin atması

İnsanlar işini tam yapmayınca çok sinirlenmenin psikolojide bir karşılığı var mı?
Bugün oryantasyon eğitimi vardı, haftalar öncesinden haber verildi ve dün de tekrar hatırlatıldı. Sabah gittim katıldım, daha başlayalı beş dakika olmadan “özür dileriz şimdi bitirmek zorundayız bi saat sonra devam edeceğiz” denildi. Meğerse denetim ekibi gelmiş, hepimizin çalışma yerlerine tek tek uğrayıp incelediler. Bir saat sonra aradım ik’yı, geleyim mi diye. Çünkü aramızda 19 kat var boş yere gitmiş olmak istemiyorum. Biz size haber vereceğiz denildi. Sonra ya aramadılar ya da yemek molasındayken aradılar. Ben de kimse aramadı diye iptal olduğunu düşündüm. Çıkışa bir saat kala bir iş için birini aradığımda “eğitimde” cevabını alınca ik’yı tekrar aradım, eğitim bitti dediler. Bana haber vericez denildi ama verilmedi dedim. Her ay oluyormuş zaten bir sonrakine katılırmışım. Sinirlendim çünkü normalde çalışma yerimde çok yoğunum zaten ve anca ona göre ayarlamıştım kendimi. Ayakkabılarımı bile ona göre giymiştim plan değişince rahatsız bir şekilde çalışmak zorunda kaldım. Neyse vardır bir sebebi diyorum ama sinirlenmeden de edemiyorum. Mail attım sorumlu kişiye, dönüş yapılmayınca iptal olduğunu düşündüğüm için imza atmış olsam da katılamadım bilginize, diye. Çalıştığım yeri de merak ediyorum doğal olarak, kime neye çalışıyorum amacımız ne vs. Bu aralar da çok yoğunuz zaten biraz dinlenmiş de olacaktım ne güzel, en çok da bu yüzden üzdü sanırım. Şu an çok yorgunum.