Sayfalar

3 Ekim 2018 Çarşamba

Youtube kanalı olan Blogger komşularım

Sabah işe gelirken bir arkadaşla karşılaştık ve bana YouTube kanalımın ne alemde olduğunu sordu, eski kanalı kapatıp videoları yeni kanala taşıdığımı anlattıktan sonra Adsense'e ye bağlanıp bağlanamadığımı da sordu anlattım. Para kazanmanın açılması için 4000 izlenme ve 1000 aboneyi bekliyorum, kabul edildi ama para kazanmaya açılmadı dedim. O da bana internetten çok cüzi bir miktara abone ve izlenme alabileceğimi, kendisinin de bir zamanlar bu şekilde kanalını para kazanmaya açtığını hatta ayda 2000tl kazandığını anlattı. Sonra ban yemiş kapatmış teliften dolayı ama bu sitenin güvenilir olduğuna getirdi konuyu yani.

Sitenin adresi https://www.qqtube.com/ . Tamamen ingilizce. Denemeniz için üye olduktan sonra ücretsiz 1000 izlenme ya da 50 abone veriyor. Ben izlenme aldım.

Size iki ekran görüntüsü aldım yaparken:


Tabi karşılıksız vermiyor bu 1000 izlenmeyi, üye olduktan sonra mail adresinize gelen aktivasyon linkine tıklamanız gerekiyor. Sonra mail grubuna üye oluyorsunuz, sonra twitter'dan takip edip ettiğinizi onaylatıyorsunuz. En son olarak da Ben Robot Değilim diyip video linkinizi ekliyorsunuz.
Aşamaların hepsi yukarıdaki ekran görüntüsünde adım adım görünüyor.


Daha sonra sol menüden Orders seçeneğine tıklayarak eklediğiniz videonun izlenmesini takip edebiliyorsunuz.

Benim kaç izlenmem vardı hatırlamıyorum ama 32 değildi galiba videoda. 32de kalmış. Ne zaman yükselecek bilmiyorum, bekliyorum.

Ne kadar sürede olur onu da bilmiyorum.

Bir de Türkçe olarak https://youtubemarket.net/ var. Tamamen Google Search ile bulduğum, deneyenler var mı bilmediğim bir site. Belki buna da bakılabilir.

Yalnız bu izlenme abone alımlarında youtube ters bir şey sezer ve anlarsa banlayabiliyormuş, dikkat. O yüzden izlenme sayısı, abone sayısı yavaş yavaş geliyor diyorlar. Bakalım... Gelişmeleri paylaşırım.

Siz ne düşünüyorsunuz?

1 Ekim 2018 Pazartesi

Avokado'nun palmiyeye evrilişi


Palmiyeyi anımsatıyor bana görüntüsü. Kocaman yaprakları aşağı doğru inmiş. Bir yazımda, yaprakların uçları çürümeye başladı diye yazıp, fazla sulamaktan böyle olduğunu öğrenip sulamayı kesmiştim. Bu sefer de fazla susuz mu kaldı acaba? Ama toprağı çok kuru değil, belki de yapraklar çok büyüdüğü için aşağı sarkıyordur :) Tepesinde ve yaprak köklerinde yeni tomurcuklar var.

Bu arada top gibi yusyuvarlak olan ikinci çekirdek hala aynı. Açılma yok. Alt kısmında sanki bir şey var nasıl desem böyle çekirdeğin çevresi yosunlaşmaya başlayacakmış da zemin hazırlanıyormuş gibi bir sümüksüleşme belirtisi... Bıraktım çekirdeği kendi haline, atmıyorum, bekliyorum. Bakalım ne zaman ne olacak.



Karışık bir günlük yazısı, iç dökme


Dün iki pantolon bir gömlek ve bir iki şey daha ütüleyince stres bastı. Genelde herkes kendi kıyafetini ütüler, babam ve erkek kardeşiminkini annem ütüler ama annem dizinden operasyon geçirdiği için dinleniyor, ben ütüledim. Çok bunalınca, bittiğinde oturdum bir ton tatlı yedim, yanına da bitki çayı aldım ki fazla kilo yapmasın :)) Son lokmayı vicdanımı daha fazla susturamadığım için yiyemedim.

Bir de o tatlıları dolaptan çıkarıp donmuş yağlı halleriyle yedim oturdular mideme. Vicdanım bir yandan midem bir yandan rahatsız etti. Rüyamda balıkçıl kuş yakalamaya çalışmaktan bir o tarafa bir bu tarafa koşturup durdum, keşke gerçek hayatta da spor yerine geçse bu. Yaksa fazla yağları.

Sabah işe gelene kadar, serviste mide bulantımı unutmak için nereye bakıp ne düşüneceğimi şaşırdım. Hala midem bulanıyor ve hala dünkü tatlı tabağı gözümün önünde.
Acaba gerçekten midemi mi bulandırdı yoksa psikolojik olarak kendime ceza mı veriyorum bilmiyorum ama huzursuzum.

Ekim ayının Pazartesi ile başlaması ne güzel değil mi? Tam da takıntılı insanları mutlu edecek bir sebep.

Fazla karbonhidrattan mı, sonbaharın gelişinden mi bilmem, beni hüzünlendirecek şeyler düşünesim geliyor. Mesela normal insanlara bir kapı (hadi bilemedin iki olsun, üç olsun) kapanıp yenisi açılırken benim kapılar neden hep kapanıyor, hiç açılan kapı yok diye düşünüyorum bugün.

Senaryo yazarlığı dersinde hep hayatın kırılma noktalarını işliyoruz mesela, benim kırılma noktaları neden hep başka kırılma noktalarına yöneliyor. Bir şeyler de yukarıya, ileriye gitse keşke...

Off niye böyle oldum ya :) Sonbahar naptın bana :))

Aslında iyiyim, her şey yolunda çok şükür.

Bazen, (ilkbahar-yaz aylarında mesela) sonbahar kış aylarındaki yazılarıma bakıp "niye böyle karamsar yazmışım ki" diyorum, kendime yakıştıramıyorum. Bu da o yazılardan biri oldu :))

Sizde ruhsal durumlar nasıl?


*Not: Fotoğraf temsilidir.