Kendime notlar. Sizinle de paylaşmak istedim.
Hayattaki en önemli şeyler 1-Ruh sağlığı 2-Para 3-Sağlıklı beslenme 4-Kaliteli çevre
1- Hayatın nirvanası nedir? Kendinle barışık olmak. Kendinle konuşabilmek, ihtiyaçlarını duyabilmek, kendini avutabilmektir.
Hiç kimseyle değil, öncelikle kendinle geçinmeyi bilmeyi öğrenmeye geldik bu hayata. İnsan-ı kamil kişi bence kendisiyle tanışmış ve kendisini olduğu gibi kabul edip sevmiş insandır.
Sevginin bir ölçüsü varsa bunun en yüksek seviyesi kesinlikle “hatalarıyla birlikte sevmek”tir. Bir anne bile bazen bir çocuğu hatasıyla sevemeyebilir. Biz kendimizi ne zaman ki hatalarımızla da seversek, kabul edersek o zaman gittiğimiz her yerde çiçek açarız.
Ruhumuzla bağlantımız açık kaldıkça ruh sağlığımız da korumamız altında olur.
Elbette ki bizim dışımızda gelişen travmatik olaylar, istemediğimiz kötü şeyler yaşayabiliriz. Her zaman güllük gülistanlık olmayacak hayat. Ama ruhumuzu tanıdığımız ve onu yalnız bırakmadığımız için bu aşamalardan geçmek bir nebze daha kolay olur.
2- Kim ne derse desin para ile dönüyor dünya, her sıkıntının altından para çıkıyor öncelikle. Ruh sağlığının yerinde olduğunu varsayarak söylüyorum. İkinci madde kesinlikle para.
Miktarına takılmadan düzenli bir geliri olmalı insanın. 10-20 lira bile olsa kenara para koyabilmek, bunu alışkanlık haline getirmek önemli. Yani bir yatırım yapılmalı her daim. Var olanı tüketip anlık yaşamak çok da doğru değil. Yarınını da düşünerek hareket etmek daha güvende hissettirir. Hayatı, elverdiği kadarıyla, maddi olarak da güvence altına almak gerek.
Pasif ya da aktif, bir şekilde düzenli bir para akışı sağlamak da hayatın amaçlarından biri olmalı.
3- Bunu kaçıncı madde yapacağıma karar vermekte zorlandım, aslında maddelendirmeden hepsine azar azar dahil etmek de mantıklı olabilir.
Bağırsaklarımızın duygusal beynimiz olduğu söylenir. Ruh sağlığımızı da etkileyen, fiziksel hastalıkları da tetikleyen aslında bağırsaklarımızdaki bakteriler.
Şahsen ben her gün bir bardak kefir içmeyi alışkanlık haline getirdiğimde stres seviyemin düştüğünü, daha mutlu ve sağlıklı hissettiğimi kendimde farkettim. Ne zaman ki 2 gün üst üste hamur, yağlı ve kızartma türü şeyler yesem içime sıkıntı bastığını da fark ettim.
Bizim maddi yakıtlarımız yemek, su ve hava. Vücudumuza en kaliteli yakıtı doldurmamız gerekmez mi? Bizi hayat boyu taşıyacak, kim bilir kaç sene daha birlikte yaşayacağımız bu bedene iyi bakmak zorundayız. Acı çektiğimizde o acıyı bir tek biz hissediyoruz başkasına devredemiyoruz. Biz söylemeden kimse bilemez hasta olup olmadığımızı, acı çekip çekmediğimizi. Öncelik her zaman kendimiz olmalıyız.
4- Sev, saygılı ol, kendini bil. Sen kendine güven, kendine yet, mutlu ol ve kimseyi zorla yanında tutmaya çalışma. Seninle olmak isteyen senin yanında olur zaten.
Zorlanma varsa orda bir sıkıntı vardır. Zaman yanlıştır, tekamül düzeyleri eşleşmiyordur, geçilmemiş dersler vardır. Zorlama.
Kendin de kimsenin yanında kalmaya çalışma. Su akar yolunu bulur. Akışa bırak olması gereken kendiliğinden olur.
Herkesi almaya gerek yok hayatımıza. İnsanları seviyor olabiliriz ama bu hepsini kucaklamak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Çevremizi oluştururken titiz davranmak zorundayız, çünkü muhatap olduğumuz insanlara benzeriz zamanla. Nasıl bir hayat ve kişilik istiyorsak öyle olan ya da ona yakın bir kişilik ve hayat tarzına sahip insanları tutmak daha mantıklı. Mesela mutlu bir ilişki mi istiyoruz, mutlu ilişkisi olan kişilerle, zengin olmak istiyorsak parayı nasıl kullanacağını bilenlerle zaman geçirmek gibi.
Bu hayatı, dünyayı, her şeyi senin gözlerinle bir tek sen görüyorsun. En çok sen lazımsın sana. En çok kendine iyi bakman lazım. Sen iyi ol ki sevdiklerin, çevren, yaşamın da iyi olsun. Kilit nokta sensin, kendi ruhuna dokunabildin mi? Onu bir kontrol et başkalarının ruhunu dokunmaya çalışmadan önce.
Enerjinin ana kaynağına başarılı bir şekilde bağlantı kurulduğunda veri akışı aksamadan devam eder ve ahenkle yaşarız.
Hepimizin bu tatmini yaşayarak hayatlarımıza devam etmesini diliyorum tüm kalbimle 🙏💖
Görsel: Pinterest


