Sayfalar

20 Aralık 2023 Çarşamba

Rinoplasti -1

 Merhaba

Ben ameliyat oldum çıktım bugün 3.gün. 

Her şey yolunda çok şükür. 

Telefondan girdiğim için yorumlara cevap yazamıyorum en kısa zamanda gelmeye çalışacağım. 

Pazartesi günü sabah doktorun asistanı aradı, sizden önceki ameliyat iptal oldu şimdi gelebilir misiniz dedi biz de zaten yoldaydık. Geliyoruz dedim. Gider gitmez danışmadan yatış işlemleri yapıldı. Anestezi doktoruna gidip anesteziye uygun olup olmadığıma bakıldı, yani form dolduruldu. Devamlı kullandığın ilaç var mı, kalıcı rahatsızlığın var mı, hamilelik var mı, öksürük var mı vs. En son ekg sonucuna da baktı tamam uygunsunuz dedi. Tam odaya çıkacakken doktorumla karşılaştım. Herkes hasta tüm randevular birbirine girdi dedi. Ben de hastalanmamak için baya direndin dedim. Ailece gitmiştik hep birlikte asansöre bindik doktorla benim odaya geçtik. Yüzümün fotoğraflarını çeşitli açılardan çekip ne işlemler yapacağını anlattı. Tamam dedim. Hemşire gelip doldurmam için bir sürü kağıt bıraktı, hızlı hızlı doldurdum. Anesteziden vs doğacak şeyleri kabul ediyorum falan yazıyordu. 

Önlüğü giydim, saçımı arkadan ördüm rahatsız etmesin diye. Alt çamaşır hariç her şeyi çıkartmak gerekiyormuş. Hemşire gelip damar yolu açtı. Sedye geldi yatırıldım ve asansöre binip ameliyat katına giderken hemşire damar yolunda sakinleştirici enjekte etti. Ondan önce de daha odadayken ilk damar yolu açtıktan sonra bir şey enjekte etti, kolay akışkanlık olsun diye mi ne dedi hatırlamıyorum şu an. 

Ameliyathaneye indik, içeri girdik, koridorda ağzıma sarı bi maske uzatıldı. Kötü bi kokusu vardı, bir kaç saniyede gitmişim. Kimse bişey konuşmadı, bir şey sormadı. Bayılmışım. Millete hangi şarkıyı açalım diye sorarlar, 10dan geriye say derler benimki alelacele oldu :) ama iyi de oldu bi yandan, beklemek tedirginliğimi arttırabilirdi mutlu girdim mutlu çıktım. Uyanmadan önce bir kaç rüya görür gibi oldum. Ailemi gördüm herkes mutlu ve hareket halindeydi sanki güzel bir koşuşturmamız var gibiydi. “Özlem. Özlem. Özlem!” Diye gittikçe yükselen bir sesle uyandım. Sol tarafımda önlüklü bir adam, benim doktor değil belki anestezici belki de hemşir bilemiyorum. “Bitti, çok güzel oldu” dedi gülümseyerek ve gitti. Tekrar yanımdan geçerken “her şey yolunda gitti di mi” dedim evet dedi. Çok şükür diyip durdum. İki de bir etrafıma bakıp şükür çektim. Bittiğine inanamadım. Gerçekten çok tuhaf, gözünü kapatıyorsun, açıyorsun bitmiş. 

Sonra iki hemşire geldi beni ordan çıkarırlarken kapıda kız kardeşimin beklediğini gördüm. Hemşire “çok güzel oldu, zaten güzel” dedi. Kardeşim de “evet fotoğrafları gördüm” dedi. Asansörle odaya çıktık. Yatağıma yatırıldım. Çok üşüyordum. Üstüme montumu ve sabahlarımı da örttüler. Sonra iş yerinden arkadaşlar geldi ziyarete sağolsunlar. 

Uyandığımda bilincim tamamen yerindeydi, her şeyi net hatırlıyorum ama bazı şeyleri çok tekrar tekrar sormuşum. Sorduğumun da farkındayım aslında ama sanki bi inanamamazlık vardı. Mesela kardeşime 4-5 kere ameliyatın kaç saat sürdüğünü sormam gibi. 

Ağrım sızım yoktu. Sadece sersemlik vardı. İki saat sonra bir şey yiyebilir demişler. Yemek geldi çorba ve hoşaf. Çorbadan biraz yedim sadece. Bir tane de refakatçiye yemek geldi onun menü daha fazlaydı.

Bu arada ameliyat sonrası ilk uyandığımda burnumdan nefes aldım, burundan alma dediler. Delikli tampon nasılsa diye düşünmüştüm ama zaten daha sonra o kadar kan doldu ki orası istesem de nefes alamıyordum. 

Burnum kapalı olunca da bir şey yiyip içmekte çok fazla zorlanıyorum o yüzden pek yiyip içemedim. Nefes alırken de ağızdan almakta zorlanıyorum biraz. 

Odaya geçtikten bir süre sonra doktorum geldi, nasılsın dedi her şey yolunda gitti dedi hem sağlık olarak hem görüntü olarak tam istediğimiz gibi oldu dedi. Teşekkür ettim. 

Ben çıkmadan önce de doktor gelip bilgi vermiş bizimkilere. Fotoğrafları atmış. Kemikleri aldık demiş. Her şey yolunda demiş. 

Burnumun altına deliklerden akan kanlar toplansın diye pamuk yapıştırmışlardı o dolunca hemşireyi çağırdık. Odada arkadaşların getirdiği çiçekler vardı, hemşire abla gülerek dedi ki bu çiçekleri bırak boşver napıcan daha 17 yaşındasın zaten. Kardeşime dönüp “di mi” dedi güldü. Refakatçim kızkardeşimdi annem eve geçmişti. “Ben hala tam algılayamıyorum galiba” dedim. “Kız kardeşin sana anlatır” dedi giderken. Meğerse benim yaşıma inanamamışlar. Nasıl 37 olabilir falan demişler çok küçük gösteriyor demişler. Zaten ilk görüştüğüm hemşireye de yaşımı sorduğunda 37 dediğimde şaşırmıştı “ben de reşit mi acaba diyorum” demişti. Kardeşim “herkes yaşından bahsediyor nazar değecek calla” dedi. Biraz abarttılar ama tamam küçük gösteriyorum ama 17 de değil yahu :)

Akşama kadar damar yolu sol elimde takılı kaldı. Akşam 17:00de çıkış yapılabilir dendi. Doktorun asistanından rapor istedim 10 gün yazdı, 10 gün bitince haftasonuna 2 gün kalıyor diye 12 gün istemiştim 12 günü toplu yazamıyorlarmış. 10 gün bitince ara 2 gün daha yazalım dedi. 

Parayı da nakit verdim bu arada. 

Saat 5r doğru yine yemekler geldi, bu sefer benimki de tam menüydü. Babamla annemin bizi almasını beklerken ben biraz yemeye çalıştım ama çok az yiyebildim. Burnum tıkalıyken çok zorlanıyordum. 

Neyse çıktık hastaneden, eve geçtik. Hastanede 2 saat kadar sonra buz tutmaya başlamıştık. Yarım saat buz tutup yarım saat tutmuyorduk. Buna evde de devam edin dediler. Buz tutarken başımı aşağı yatırıyorum ki buz kaymasın yüzümde dursun, buzu kaldırınca yine hafif oturur pozisyona geçiyordum. Evde de, gece boyunca da devam ettik. Annem sağolsun yardımcı oldu. Ama sabaha kadar da neredeyse hiç uyuyamadık. Yarım saat o kadar çabuk geçiyordu ki. 

Eve gelirken eczaneden ilaçları da almıştık, antibiyotik, ağrı kesici, kortizon, iki burun spreyi ve teramisin. Spreyleri tamponlar çıktıktan sonra kullanacaksın dedi hemşire. O akşam hapları içtim. Teramisine ertesi sabah başladım. 

Alarm kurarak aksatmadan buz koyduğumuz için olsa gerek, korktuğumuz kadar şişip morarmadı yüzüm. Doktor cildimin çok hassas olduğunu ve gözlerimin şişlikten kapanabileceğini söylemişti. Ameliyat sonrası fotoğrafı çekerken bile burnum biraz şişmişti. 

Çok şükür o kadar kötü olmadım. 

Ertesi gün bir iki lokma anca kahvaltı yapabildim antibiyotik içebilmek için. Buza devam ettik. Yine akşam olunca hem uykusuzluk hem beslenmemiş olmam ve sürekli ağızdan nefes alıp vermekten boğazım uyuşmuş gibi hissetmemden dolayı biraz kötüleştim. Sanki boğulacakmışım gibi, nefes alamayacakmışım gibi hissettim. Artık aşırı uykum vardı ama uyuyamıyordum. Sabaha kada yine uyuyamadım, buz tutma işimi biraz savsakladık bıkkınlık geldi çünkü. Sabaha doğru biraz uyumuşum o beni azıcık kendime getirdi. 

Tam uykuya dalıyorum burundan nefes vermeye başlıyorum ve aniden uyanıyorum. Hep böyle oluyordu. En sonunda bayıldım mı noldu bilmiyorum uyudum azıcık. 

Sabah 7 gibi hastaneye gidip tamponları çıkaracaktık allahtan.  Bir gün-gece daha dayanacak gibi değildim. 

Birinci gün, yani ameliyat günü ve gecesi en zoru olur sanıyordum ama ikinci gece en zoruydu. 

Şimdilik burda bırakıyorum. Devamı sonra. 

17 Aralık 2023 Pazar

Son 1

Yarın ameliyat günü. Ameliyat sebebi burun kemiğimin burnumu kapatmasından kaynaklı. Önceden çok sıkıntısını çekmezdim ama son bir kaç yıldır alerjim başlayınca nefes alamaz olduğum için doktor ameliyat olman gerekiyor dedi. 

Bugün daha iyiyim, dün yorgana sarılıp uyudum gün boyu neredeyse. Ve şundan kesin emin oldum ki hastayken gün boyu yataktan çıkmayıp mümkünse terleyip iyice dinlenmek şifaymış. Özellikle hastalık ilk belirtilerini verdiği an bunu yaparak ağırlaşmadan atlatılabilir bence. 

16 Aralık 2023 Cumartesi

Burun ameliyatı

Herkese merhaba. 

Pazartesi günü burun ameliyatı oluyorum inşallah her şey yolunda giderse.

Bugün biraz hasta gibiyim de maalesef. 

Doktora bir şey yazmadım internetten araştırdım gripken ameliyat olan bile varmış. Çok kötü değilim bu halim engel olacak kadar değil aslında.

Üç aydır bu günü bekliyorum şimdi son dakika hasta olmak biraz moralimi bozdu ama direncimi kaybetmemeye çalışıyorum. 

Dün akşam biraz kuru öksürmeye başladım. Sabah yine biraz geniz akıntısı var gibiydi. Bugün gün içinde az az öksürüğüm oluyor ama sanki ateşim çıkıyor gibi ve o tedirgin ediyor beni. 

Sabah güzel bir kahvaltı yaptım. Kızılcık şerbetinin dünkü bölümünü izlemeye başladım. Baktım daha fazla duramıyorum yarıda bırakıp yatmaya gittim, yorgun hissediyordum. Ama dön dön yatamadım. Sonra kalktım bi mandalina yedim bir de Türk kahvesi içtim kendime geleyim diye. Bir de nebülizatöre içme suyu damlatıp ondan tuttum burnuma. Ama sanki bu beni yeniden öksürttü. Pek fark etmedi bişey. Psikolojik mi gerçek mi anlayamadım bu hastalık hali. İki de bir de tuvalete çıkıyorum, annem heyecan yaptığın için diyor ama bilemiyorum.

Üç aydır gerim gerim geriliyordum ameliyat nasıl olacak ilk defa ameliyat olacağım diye, şimdi de ya ameliyat olamazsam korkusu başladı. 

İşyerinde cuma günü etrafımda bir sürü hasta oldu bir anda. İnsanlar öksürüyor, halsiz hissediyor falan. Evde babam da hasta, hatta bugün erkek kardeşim de hastalık başlangıcında gibi.

Ameliyat açısından harika bir tarih ama böyle hastalık riskini hiç düşünmemiştim çünkü ben çok sık hasta olan biri değilim normalde. 

Tamamen stres ile bağışıklık sistemi arasında bir şey bu bence.

Birazdan bi banyo yaparım. Sonra ibucold içer yatarım. Azıcık terlesem toparlarım herhalde. Yarın pazar. Evden çıkmamayı düşünüyorum. Pazartesi sabah da ameliyat inşallah.🙏 

Dualarınızı beklerim.

Salı günü gidip tetkikleri vermiştim, ses çıkmadığında göre ters bir durum yok. Ekg, akciğer filmi ve 5 tüp kan verdim. Pazartesi sabah da anestezi için kontrol yapılacak sanırım. Herkes diyor ki bi bayılacaksın sonra gözünü açacaksın bitmiş olacak. Asıl sonrası biraz zor diyorlar. Allah kolaylık verir inşallah. 

Buraya da durum güncellemesi yaparım. İnşallah her şey sorunsuz, yolunda ve kolay geçer.

Görüşmek üzere. 👋