İlkbahara girdik, yaz yaklaşıyor. Güneş koruyucusu arayışları da başladı beraberinde.
Ben güneş kremini yüzümü parlatıyor, sivilce yapıyor vs diye kullanmayı pek sevmezdim. Aslında o etkilerin nedeninin çok da araştırmadan ya da son kullanma tarihine bakmadan kullandığım ürünler olduğunu düşünüyorum şimdi. Bir de kim ne uzatırsa onu sürmek de cilde çok iyi gelmiyor. Kişinin kendine özel bir kremi hep olmalı bence.
Zoretanin tedavisinde doktorum renkli güneş koruyuculardan tavsiye etmişti. Cildimi pürüzsüz göstermesi hoşuma gittiği için tedaviden sonra da alıp kullanmaya devam etmiştim ama yüzümü parlattığını fark edince hızla soğumaya başladım bu kremden.
Sivilce tedavisinde yüz çok fazla kuruduğu için rahatsız etmiyordu ama cildim nem dengesine geri dönünce her sürdüğümde lamba gibi parlamaya başladım. Ve bıraktım.
Belki çok fazla kuru ciltliyseniz renkli güneş kremleri size göre olabilir ama yağlı ya da karma ciltliyseniz sevemeyebilirsiniz.
Çünkü renkli güneş kremleri tam olarak cilt tarafından emilmiyor, biraz yüzeyde kalıyor gibi. Yani fondöteni ya da kapatıcıyı kremle karıştırıp sürmekle aynı şey. Krem biraz emilse de renk veren kısım kremlenmiş ve parlatılmış şekilde yüzeyde kalabiliyor :) Belki de benim cildim karma olduğu için öyle görünüyor. Dediğim gibi, kuru ciltlerde daha iyi görünebilir.
Fotoğrafta tüpün eski olduğu belli oluyor, içi aslında neredeyse yarısına kadar dolu ama bir kaç kere daha şans versem de kullanmaya dönemedim. Ben yüzümün parlaklığına tahammül edemiyorum galiba. Bi de tabi kremin ömrü de bitti ben beklettikçe. Fotoğrafını çektikten sonra çöpe uğurladım anlayacğınız :)
Ben bu sene için Bioderma'nın klasik(renksiz) 50 faktörlü güneş koruyucusunu aldım, turuncu kutulu olan. Onu kullanacağım. Şimdilik memnunum. Çok güzel emiyor yüzüm, parlaklık yok :)
















