Sayfalar

9 Ekim 2018 Salı

Biraz canınızı çektireceğim


Pazar günü evde kardeşler olarak tek kalınca pizza sipariş ettik Yemek sepeti - Little Seazers'dan. Hemen geldi ve sıcacıktı. Ara ara yapıyoruz böyle güzel oluyor. Bayadır yapmamıştık bu kaçamağı.


Ertesi gün, yani dün oluyor, servis arkadaşım kahvaltıyı Sarıyer Börekçisi'nde yapalım deyince yiyebilir miyim diye düşünmeden koca bir porsiyon sipariş ettim. Zor bitirdim ama çok lezzetliydi.
Ve dün akşam bir kaşıntı başladı, midem yanıyor aynı zamanda.
"Ben hiç zararlı beslenemeyecek miyim yaa" diye bir üzüntüye kapıldım. Üzüldüğüm şeye bak. Hemen bir iki tane de sivilce çıktı zaten ona da uyuz oldum. Neden bu kadar çabuk tepki veriyorsun canım bedenim. Kendi içinde halledip yok etsene zararlı şeyleri.
Akıllanmadım ve bu sabah da poğaçayla kahvaltı yaptım. Neden böyle yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok.

3 Ekim 2018 Çarşamba

Diş kökü kanal tedavisi-1


Fotoğrafın yazıyla alakası yok, fotoğrafçılık kursundayken çektiğim bir Balat fotoğrafı. :)

İlk defa kanala başladım. Gün boyu akşamı bekledim korkarak. İşten sonra direk dişçiye gittim. Bazı dişçilerin zibilyon defa odaya girip çıkmaları ve benim kurbanlık koyun gibi o dişçi koltuğunda beklemem iyice gerginlik yapıyor. Bekledikçe gerildim. Tam geldi başlıyoruz diyorum hop geri çıkıyor doktor. Son defa geldi, bilgisayardan yabancı slow bir müzik açtı gitti. Tam telefonu çıkarıp instagrama dalacaktım ki geldi ve hadi başlıyoruz dedi. Yarım saat sürecek dedi. İçimden bir haydaaa nidası yükseldi dışımdan neey o kadar uzun mu sürecek yaa demekle yetindim. Bana 10-15 dakika demişti. Yarım saat boyunca ağzım açık mı kalacak yani. Dişçiye gitmenin en zor kısımlarından biri bu. Ama neyse ki korktuğum kadar zorlanmadım, koltuğu baya rahat hale getirdi ve ön diş olduğu için ağzımı çok açmam gerekmedi.

Başladı bir şeyler yapmaya, ben gözlerimi kapattım sürekli. Oraya hangi aletleri götürdüğünü yüz ifadesini falan görmek istemedim. Ama doktoru göreceksiniz nasıl keyifli nasıl zevkle yapıyor işini. Müzik de hala açık bu arada. Arada bir mırıldanıyor ritim tutuyor falan. Neredeyse kalkıp iki vals yapıp geri oturacak.

Herşey iyiydi güzeldi ağrım sızım olmadı ama ilaç koyma kısmında biraz işler ters gitti. Doktor tezgaha dönüp bir şeyler alırken cık cık cık diyor bana dönüp dişe bir şeyler yapıyor cık cık cık diyor mırmırmır maskenin arkasından bir şeyler mırıldanıyor. Acaba şarkıya ritim mi tutuyor şarkıyı mı mırıldanıyor dedim önce ama sonra “neden böyle oldu ya cık cık cık” dediğini anladım. Hafif bir panik oldum Allah Allah ne ters gitti acaba bir damar mı kesti yanlış ilaç mı koydu çok büyük bir hata mı yaptı sorun ne diye gerim gerim gerildim. Konuşamıyorum, soramıyorum. Asistana ilacı hazırlamasını söylerken çok sakin ama kendi kendine mırıldanırken gergin. Neyse ilaç istediği kıvama gelince diş köküne koydu ve kapattı. Önlüğü çıkarttı asistan, su çalkalayabilirsin dediler. Bitti mi yani dedim evet bitti dedi doktor. Ben suratına bakıyorum ters giden şey neydi dercesine. Sormama gerek kalmadan kendisi söyledi, normalde kanamanın durması gerekiyordu ama durmadı, kan sulandırıcı bir şey mi kullanıyorsun dedi hayır dedim. Bir ay önce zoretanin tedavim bitti ondan olabilir mi dedim yok ondan değildir dedi. Ama bence ondan olabilir sanki, çünkü yaraları da geç iyileştiriyordu o ilaç.

48 saat içinde şişme olabilir, çok şişebilir, şişerse Cuma günü buradayım gel dedi. Yine bir gerginlik sebebi. Şişerse rapor almam gerekir dedim, gelirsin buradan rapor yazarlar dedi. Keşke peşin peşin yazsalardı aslında o amaçla sormuştum ama neyse :)

İki hafta sonra tekrar gideceğim. Dişimin arka tarafı delindi ve köke inildi, ön taraftan biraz daha koyu görünüyor şimdi :( Nokta gibi bir şey var bir de önden bakınca.

Kaç saat sonra bir şey yiyebilirim, dişimi fırçalayabilir miyim, ön dişimle bir şey ısırabilir miyim hiç birini sormak aklıma gelmedi “kan neden durmadı, ya iç kanama olursa” korkusundan :)

Bir de ortodonti tedavim var gece aparey takıyorum onu takabilir miyim diye de sormadım.

Mantıklı düşünüp kendi sorularıma kendim cevap vereceğim artık . 😁🙄

Kesinlikle ön dişlerimle bir şey ısırmayacağım, apareyi de birkaç gün takmayacağım.

İnşallah korkum boşadır da şişlik olmaz. Muhtemelen yarın saat başı aynaya bakıp yüzümde şişlik  başlangıcı var mı diye kontrol ederim...

Ve ilk kanal deneyimimin ilk yazısı bitti. Baya yazmışım, okuduysanız teşekkür ederim :))

Eski blogger'lar yeni Youtuber'lar


Görkem Karman'ın blogunu geziyordum bugün.
Bir gün kendisinin blog sitesini öylesine ziyaret ettiğimde benimle aynı şablonu kullanması dikkatimi çekmişti :)) Bugün de eski yazılarına bakmak istedim ve yorumlardan birinde Meryem Can'a rastladım.



Yok yaa değildir herhalde fanı falandır dedim, yorum bıraktığı yazı 2013 yılına ait.
Blog sitesine girdim (meeryemcan.blogspot.com) sadece bir yazısı var, tarihi 20 Mayıs 2014.




Instagram sayfasını kontrol edeyim aynı isim mi gerçekten dedim baktım evet gerçekten de o. G+ profiline baktım, ilk videosunu nasıl heyecanla paylaşmış:)



Bloggerdan yetişip popülerleşenler ayrı ilgimi çekiyor. Mesela Chiara Ferragni de öyle. The Blonde Salad ile başlamış.
Serrose, Görkem Karman ve bilmediğimiz kimler kimler var acaba? :)