Kız kardeşim evleniyor ve sağolsun hiç bir merasimi es geçmedik. O istemese bile annem istediği için yaptık bazısını da(nişan). Artık abiye giymekten ve makyaj yapmaktan kusacam. Kendi günlük, sıradan, sakin ve sade hayatımı özledim.
Kafalar artık bi milyon. Evde herkes kafası dumanlı gibi davranıyor. Tabak almak için tuvalete giriyoruz, böreğe vanilya koyuyoruz vs.
Dün değil evvelsi gün de ben bi anda telefon şifremi hatırlayamadım. Normalde faceId kullanıyorum ama 72saatte bir mi ne normal şifre de istiyor telefon ki şifreyi unutmasın kullanan kişi diye. Ben de hep giriyorum şifreyi ama o gün ne yaptıysam kabul etmedi telefon. Acaba ben doğru giriyorum da telefon mu hata veriyo diye düşünmeye başladım artık. Birkaç kere yanlış girince kilitlendi. 1 dk sonra deneyin dedi, 1dk geçti girdim yine hatalı dedi 5 dk bekletti sonra yine girdim o da hatalı 15dk. Bu arada telefon tamamen kilitleniyor, kilitli ana ekranı bile göstermiyor hiçbir şey yapamıyorum. 15 dk bitti kesin budur diyip girdim şifreyi o da yanlış dedi 1 saat kilitlendi, sonra 3 saat sonra 8 saat ve ben artık ağlama modundayım. Kendimi salak gibi hissediyorum. Apple desteği aradım başka bi telefondan, yapacak bir şey yok maalesef dediler. Ya şifreyi gireceğim ya da telefon sıfırlanacak. Peki 8 saat de bitince ne olacak devam edecek mi dedim, yok dedi yine şifre isteyecek o da yanlışsa telefon tamamen kapanacak dedi. Gün boyu bu stres sinir ve sıkıntıyla geçti. Zaten stresli bi süreçte olduğum için telefon kafa dağıtmak için iyi oluyordu o da elimden gidince çaresiz kaldım. 8saatlik süre geceyarısı sona erdi ama bu sefer hemen şifre girip denemedim, uyuyayım yarın uyanınca belki otomatikman doğru şifreyi girerim diye umdum. Sabah uyanınca yine çok emin olup bu sefer kesin bu diyip girdiğim şifre de yanlış olunca telefon yine 8 saat kilitlenmeye aldı kendini. Destektekinin söylediği gibi tamamen kapanmadı, ama ben bi sekiz saat daha beklemeye tahammül edemezdim ve zaten o gün kardeşimin kınası vardı telefon hazır olmalıydı. Şifrenizi mi unuttunuz diye bi seçenek var ona basınca telefonu sıfırla seçeneği çıkıyo. Ona basıp iphoneu sildim. Neyse ki her şey iCloud’uma yedeklenmişti. En güncel şekliyle yedeklesin diye wifiye bağlayıp gece de şarjda bırakmıştım, yedeklemiş. Geri yüklediğimde telefonum son haliyle duruyordu. Sadece şu takıldı aklıma, iclouddan geri yükleme yaparken önceki telefonun ekran kilidini girin ekranı geldi. Ben zaten o şifreyi unuttuğum için bu durumdaydım hala istemesi saçma geldi. Bi kere girdim yanlış dedi ikinciye girdiğimde doğru çıktı şaka gibi. En ihtimal vermediğim hayır o olamaz diyip denemek bile istemediğim şifreymiş doğru olan. Hafızam neden inatla onu reddetti bilmiyorum.
Sonra o gün, yani aslında dün, kına öncesi kuaföre gittik kardeşimle. Randevumuz vardı. Kuaförde kadın çok da bizim isteklerimize uygun davranmadı genelde kendi bildiğini okudu, biz de biraz güvendik ne yaptığını bilir herhalde bu işi yaptığına göre dedik. İstediğim saç ve makyaj olmadı ama idare ederim diye düşündüm. İçerdeki ışıklarla da çok kötü durmuyordu ama ordan çıkıp eve geldiğimizde aynadan bakınca modumuz düştü. Tekrar baştan yaptırmaya hem vaktimiz yok hem de uğraşmak istemedik. Aşırı yoğun allık kullanımı, koyu renk fondöten, sade dememe rağmen süslü bi topuz (orda da beğenmediğimi belli ettim ama o saç artık değiştirilemezdi). Tam mahalle kuaföründen çıktığımız belliydi yani. Kardeşim türban yaptırmıştı ve onun da arkası çok uzun olmuştu, topuzu hoş bir şey yapmamıştı yani. Düşünmemeye ve eğlenmeye bakmaya çalıştık. Benim burnumun ucu kıpkırmızı çene yanak dayamış her yere allığı gerizekalı. Kardeşim de öyle, hadi o gelin yine neyse, aynı makyajı bana niye yapıyorsun. Müdahale etmeye çalışınca da bana bırak diyordu. Çene hattım bile boydan boya kırmızıydı neredeyse, çene ucu burun ucu of düşününce bile sinirleniyorum. Neyse bi şekilde kına bitti eve geçtik erkek tarafıyla, ikimiz de hemen yıkadık makyajı duramadık öyle. Düşünün gelin hala o süslü haliyle erkek tarafının karşısında olmak ister normalde ama… Gece de düşünmekten ve sinirden uyku tutmadı beni. En çok da kibar ve naif halimle böyle çirkeflerle karşılaşmak yoruyor. Onların seviyesine inip çingenelik yapamıyorum diye bildiklerini okuyorlar sonra da daha samimi olmaya çalışıyorlar vur kafasına al lokmasını diye gördükleri için. “Sizi çok sevdim her zaman gelin ziyarete de gelin” vs vs. Seversin tabi. Sıfır tehlike, her şarta uyum sağlayan, olumlu bakmaya çalışan, sana iş çıkarmayacak sorunsuz insanı kim sevmez. Kardeşim de uyuyamamış üzüntüden. Sabah konuşunca söyledi. Arayalım mı abla dedi arayalım dedim. Önce o konuştu. Çok abartı yapmıştınız kimse beğenmedi çok koyu yapmışsınız orda anlayamamıştık sonra farkettik nikah için çok endişeliyim dedi(nikah için de randevu almıştık). Kadın bi başladı konuşturmuyor kardeşimi ve kardeşim de benden daha kötü hayır deme konusunda, itiraz etme konusunda. Biz sanıyoruz ki mahçup olacak kusura bakmayın dicek merak etmeyin nikahta daha dikkatli oluruz size sorarak ilerleriz falan dicek… “beğenmeyenler kıskanmıştır hiç de kötü değildi, ben ….marka kullanıyorum en kaliteli marka” bilmem ne. Ben aldım telefonu ben de onu konuşturmadım bu sefer “malzemelerin kalitesi değil nasıl kullanıldığı önemli, ucuz malzemelerle de çok güzel makyajlar çıkarılabilir. Ben size hafif makyaj demiştim nude demiştim her yeri kırmızı allık yapmışsınız farın rengini soruyorum cevap vermiyorsunuz eyeliner istiyorum diyorum kendi kafanıza göre bişeyler yapıyorsunuz eve gelip fazla yerleri ıslak mendille almaya çalıştım olmadı bu şekilde çıkmak zorunda kaldım. Hafif dedim ama bunun bi tık üstü palyaçoluk artık” falan dedim. Hakarete giriyo bu dediğiniz artık dedi palyaço lafına çok alındı. Kardeşim de ordan “iptal edelim pazar gününü” diyodu, “nikah için olanı iptal edelim biz” dedim, var ya kadın öyle bir 180 derece döndü ki. Kusura bakmayın ben özür dilemem gerekiyorsa dilerim bence güzeldi ama demek ki sizin istediğimiz o değildi, ister mecburiyetten ister isteyerek gelin ama ben sizi mağdur etmek istemiyorum dedi. Kardeşim aldı telefonu, diyo ki kardeşime “heee o zaman siz demek ki çok sade bi makyaj istiyorsunuz” gerizekalı biz günlerdir ne diyoruz zaten biraz müşteriyi dinlesene.
Bilen bilir artık pazar günleri kuaförler kapalı, yasak çalışmaları. Sadece düğün için randevu isteyen varsa davetiyesini alıp bakanlığa gönderip o gün çalışma izni alabiliyorlar ve biz davetiyeyi vermiştik önceden randevu alabilmek için. Bugün yeni bi kuaför bulup pazar gününe izin aldırmak mümkün değil yani, bi de resim tatil zaten. Düşünüp geri döncez dedik. Başka bir kuaförü aradık, bu pazara alamayacağını söyledi tahmin ettiğimiz gibi. Bi de düşündük de yeni gideceğimiz kuaförün iyi yapacağı ne malum, belki o da kötü olacak.
Ben bi kaç gündür de baya dolu olduğum için bu sabah o kadar ağladım ki. Birikmiş her şey çıktı sanki. En çok da neden hak edene çingenelik yapamıyorum, yerinde ve zamanında tepki gösterip ortalığı birbirine katamıyorum diye ağladım… Durduramadım kendimi kahvaltı masasından bile bi anda hüngür hüngür ağlayarak odaya kaçtım. Çok ağır geldi her şeyin üstüste olması. Ufak tefek ama birkaç moral bozucu şey de yaşamıştım hayatımda yakın zamanda.
Kadını geri aramadık ama son olarak yine oraya gitmeye karar verdik. En azından sesimizi çıkardığımız için daha özenli davranırlar ve istediğimiz gibi yaparlar belki umuduyla… ama ben yaptırmayacağım saç makyaj, kendim yapacağım. Düğün de değil çünkü, nikah bu ve nikah şahidiyim. Bir kere daha assolist gibi çıkmak istemiyorum sahneye. Zaten kıyafetim yeterince pullu ve süslüydü makyajı özellikle az istemiştim topuzu da en sade balerin topuz demiştim ya. Pavyon şarkıcısına çevirdi yine manyak. “Yine” diyorum çünkü daha önce de bir kere gelmiştik ama başka bi davet için günlük makyaj istemiştik onda bile biz günlük makyajı bile profesyonel gibi yapıyoruz diye öve öve baya ağır süslü bi makyaj yapmıştılar. Profesyonel makyajı daha sade ama yakışan şekilde yaparlar sandık, bu çok özenmeden yapılıyor diye bu kadar renkli sandık meğer ezberlemişler bi yöntemi onu uygulayıp duruyorlarmış yine aynısı oldu. Topuz da neredeyse aynı topuz. İkinci gidişimizdi. Bizim pek kuaför kültürümüz yok açıkçası ailecek, kendi işimizi kendimiz hallederiz genelde. Sadece bazen saç kesimine gideriz ya da farklı bir şey deneyeceksek ona gideriz. Bu kuaföre de bi kere gittik nasılsa çok felaket bişey yapmadılar, yine buraya gidebiliriz siye düşünüp almıştık randevuyu. Pazar günü 3.ve son gidişimiz olur herhalde. Ben gitmicem benim bu gidiş son oldu, ama kardeşim mecbur gidecek çünkü gelinbaşı yaptıracak. Makyajı da kendi yaptığında tam istediği gibi olmuyor o yüzden onu da yaptırır ama inşallah bu sefer tam istediği gibi olur 🙏
Pazar günü evleniyor ve şehir değiştiriyor. İlk defa evden gelin çıkıyor. Aileye yeni güncelleme geldi(damat). Baktı ki ben evlenmiyorum solladı beni napsın o da 30 yaşına geldi artık :) ben de 40 olacağım iki yıl sonra… Aaah ah, hayat.
Geçmiş olsun, umarım pazar günü makyajı istediğiniz gibi olmuştur, yeni evlilere mutluluklar 🌺
YanıtlaSilTeşekkürler. Maalesef korktuğumuz başımıza geldi aksiliklerle dolu ve krizli bir kuaför macerası oldu ...
SilMutluluklar dilerim. Ben de düğün dernek pek sevmem zaten çok sade evlenmiştim 😊
YanıtlaSilteşekkürler. en iyisini yapmışsınız :)
Sil