Sayfalar

21 Mart 2026 Cumartesi

Korkarak yap

Bayramın ikinci gününün ve cumartesinin sonuna geldik. 
Kapalı havalar bir hafta daha devam edecekmiş. İmdat. Yardım çığlıkları!
Güneş görmek istiyorummmmm. 

Kapalı havayla yaşayan avrupa ülkeleri nasıl dayanıyorlar buna… 
Oralarda yaşayan insanlar boşuna o kadar ciddi ve soğuk değillermiş demek ki. Ama İspanyollar öyle mi mesela, adamlar bir anda sokakta müzik açıp dans ediyorlar. 

Bugün evimde vakit geçirdim. Çamaşır yıkadım, astım. Bir şeyler izledim, kahve içtim. Tatilin yarın son günü olduğunu düşünmemeye çalıştım. 

Bir de şey fark ettim, mutsuz olduğumuz zamanlarda bunun sebebi genelde zihnimizdeki konuşmalar oluyor. Zihnimizi susturmayı ya da ne konuştuğuna dikkat ettirmeyi öğrenirsek daha yaşanır olabilir hayat. Onu eğitmek zor olduğu için de genelde bağımlılıklara meylediliyor. Sarhoşluk, madde kullanımı, gece hayatı, hatta bedenine yaptığın ufak tefek acı veren şeyler bile (dudak yolma, saç koparma, bir yerini kanatma gibi) zihni anlık susturduğu için alışkanlık haline geliyor sanırım. Yalnız kalamamak, sürekli birileriyle vakit geçirmek istemek de öyle. Yalnızken daha sesli çıkıyor sesler çünkü, duymazdan gelmek daha zor. Yani hayattaki en önemli derslerimizden biri zihnimizdeki konuşmaları duymak, anlamak ve bize etkisini gözlemleyerek doğru şekilde yönetebilmek olabilir. 

Şu an zihnimden ne geçiyor mesela, sesleri söyleyeyim size. “Yanlış davranıyor olabilir miyim”, “acaba gücendirdim mi”, “eskisi gibi olmamam çok fazla üzmüyordur umarım”, “kedimi suçlu hissediyorum”, “ama bu şekilde yapmak istiyorum”, “kendimi seçmek ne zormuş”, “yalnız kalmaktan korkuyorum ama zaten yalnızım” gibi gibiiiiiii.

Terapiste yalnızlıktan korktuğumu söylediğimde “zaten yalnız değil misin ki” demişti, daha önceki terapiste birinden bahsederken “babamdan çok ona güveniyordum” demiştim “babana güveniyor musun ki” demişti. Yüze vuran gerçeklerden birer kesit :) korktuğum şeyler manasız, çünkü zaten o durumların içerisindeyim ve idare edebiliyorum. Gözümü açıp etrafa baksam ilerlemeye devam edebileceğim. Korkmamak lazım. Bir keresinde de “Ama korkuyorum” dediğimde “korkarken yapacaksın zaten” demişti terapist. Korkuya rağmen. İlerleme, gelişim böyle olur.

Korkmama rağmen yapmayı istediğim neler var… solo travel mesela yurtdışına. Ayarlayıp yapabilirim ama korkudan sürekli erteliyorum. Gerçi iznim yok henüz işyerinde ama mesela kurban bayramına ayarlayabilirim. Belki tek değil de biriyle olsa… ama ya anlaşamazsak ne bileyim bi de ben tek başıma başarmak istiyorum bak kolaya kaçtın diye kendi üzerime gelebilir ve yaptığım şeyi küçümseyebilirim de ay bilmiyorum ya. Gidip oralarda tek başıma yeme içme barınma durumlarını gayet de ayarlayabilirim ama beş yaşında çocuk gibi kalacakmışım gibi geliyorrrrrr offff. Zaten vizem de yok. Yani o kadar çok bahane üretiyorum kiii. Ay ben bu kurban bayramına ayarlayayım bişeyler ya. Sırbistan Bosna Hersek falan bile olsa bi çıkayım şu sınırdan. Şu an gerildim mesela yapamazsın ki diyor kafamdaki ses.

Ay benim bi kuzenim geçen sene ilk defa yurt dışına çıktı hatta ilk defa uçağa bindi ve (çalıştığı yerden dolayı vize alabildiği için) ingiltereye gitti. Çok korkarak, uçakta panik ataklar geçirerek gitse de gitti sonuçta. Üstelik ortak kalınan pansiyonlarda başkalarıyla aynı odada kaldı. Hem de 10 günlüğüne falan. Hemen dönmedi de yani. Ve döndükten birkaç ay sonra yine gitti. Nasıl ayarlayıp gidebildiğini sordum, zaten hep istiyordum ama korkuyordum dedi “şimdi yapmayacaksan ne zaman yapacaksın yaşlanınca mı dedim kendime ve o gün bir anda gözümü karartıp her şeyi ayarladım” dedi. Şimdi canı ne zaman istese ayarlayıp bir yerlere gidiyor. Korkarak yapılan ilk denemeden sonra olanlar budur işte ve korkudan hiçbir şey yapmayıp yerimizde oturmaya devam edersek olan da benim şu anki durumum oluyor. Yıllarca kıçını yerden kaldırmadan olduğun yere çakılmak. Kurban bayramı rotasını inşallah ayarlar yaparım ya hadi kızım göreyim seni. 

12 yorum:

  1. Avrupa ülkeleri adına cevap veriyorum: hepimiz delirdik, buna yaşamak mı denir :)))
    Bence yapabilirsin. Bak ben üni.yi bitirince 2 kız arkadaşımla tüm Türkiye'yi doğuyu karadenizi falan sırt çantalı gezmiştim yıl 2001. Bir önceki yıl da yine aynı arkadaşlarımdan biriyle interrail yapmıştım. Sonra yüksek lisansı bitirince 1 sene aldım çantamı bir çok ülkeye gittim, ortadoğudan afrikaya uzakdoğuya :) Yapabilirsin yani... ilk adımı atmaya bakar.. Kolay bir ülke seç önce mesela yunanistan ya da portekiz ispanya, ingiltere... hatta hırvatistan, çek cumhuriyeti... :) almanya'da pek bir numara yok, ama gelirsen tabii ki misafirim olursun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşimle de seyahat ederken tanıştım bu arada ;) israilde... (senin anlattıklarından sonra işyerinden ümidi kestim de ben hihihihi)

      Sil
    2. Ya harikaymış tebrik ediyorum seni. Keşke ben de yirmilerimde harekete geçip kendi istediğim şekilde yasasaydim neyse en azından şimdi daha fazla zaman kaybetmeyeyim bari.
      Hiç vize almadım, pasaportum da bomboş, vizesiz bi yer deniyim önce diyorum ne bilim bi de vize çıkmazsa stresi yaşamak istemiyorum yaa :) Gizem olsa İspanya çok isterdim ama belki Belgrad ile başlarım ilk.
      Valla iş yerinden ben de umudu kestim haha. Gezerken tanışmak çok tatlı bi olay bence 💜 hem de İsrail'de alman biriyle tanışmışsın çok farklı bir hikaye :) darısı başıma 😄

      Sil
    3. *Gizem yazmış klavye, vizem olsa olacaktı :))
      Bi de Almanya için misafir kabul ederim demişsin coookk teşekkür ederim ☺️🩷 içimi ısıttı yorumun. Almanya pek cezbetmiyor beni nedense 😅 oraya yakın zamanda bi ziyaret düşünmüyorum ama yine de çok teşekkürler 💐

      Sil
  2. Bence Sırbistan rotası güzel olur. Belgrad şehrini gerçekten çok beğeneceksin, bundan hiç şüphem yok. Diğer balkan şehirlerine göre Belgard çok fazla avrupa kokusu veriyor. Belgrad'a iş için gideceğim ancak henüz tarih net değil, kim bilir karşılaşırız orada ahah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy keşke birlikte gitsek yurtdisi harç pulu, eSim internet ayarlama, pasaport kontrol, bagaj falan bir sürü şey var yaaa havaalanı kısmını halledip uçağa binsek indikten sonra herkes kendi yoluna giderdi iyi olurdu :d Üsküp ile Belgrad arasındayım bu hafta karar verip almayı düşünüyorum bakalimm

      Sil
    2. Değil mi? :) Ben de Özlem bi Belgrad gezisi planlasa, beni kullansa diyordum :)

      Sil
    3. Haha ya hayırrr, aksine sen zaten yapman gerekenleri yaparken ben de rahatsız etmeden seni takip ederim sonra iş gezisinde benle uğraşıyor olma diye de yoluma giderim diye dedimmm 😄 bu arada ismimi nereden öğrendin shshjsjs
      Hem zaten ben Üsküp'e karar verdim 😅

      Sil
  3. İnsan kendini hep güvende hissetmek istediği için beyin mi bilinç altı mı hangisiyse artık böyle bir korku salgılayıp güya seni tehlikelerden koruyor. Fakan hiç hareketsiz hep aynı yerde yaşamak daha tehlikeli aalında. Güvenli dediğimiz kozaya ölmeden gömülmek gibi. Seyehatlerde her şey ters gidebilir, aksaklıklar olur, en basitinden bir otobüse binmek bile macera haline gelenilir, ve en güzeli de budur zaten. Yaşarsın, başa çıkarsın ve bakarsın ki yapabiliyorsun. Yaşım ilerledikçe bende de hiç gıpraşmama isteği artıyor her geçen gün. Kendimle savaşıyorum. Ve her defasında da iyi ki çıkmışım diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bilinçaltı bizi koruyor aslında ama bazen fazla abartıyor, onu fark edince zorlayarak da olsa kendimizi harekete geçirmek gerekiyor diğer. Türlü gerçekten ölmeden gömülmek gibi... hayat da bu çıktığımız anlardan oluşuyor neredeyse :)

      Sil
  4. Söylenmesi gereken her şeyi kendine söylemişsin zaten,geriye yapması kalmış:)

    YanıtlaSil